2. bölüm / 5
Kedimin küçük sırrıKıskanç mı?
Bölümler 5Şu an: Kıskanç mı?
- 1 Minik kedi252 kelime
- 2 Kıskanç mı?535 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Kedi mi yoksa bir insan mı?655 kelime
- 4 Kıskanç Brodym.426 kelime
- 5 Brody ile tavuklu sandviç265 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyandım ve üstümü giyindim salona giderken kedimi gördüm
Ben:bebeğim ben işe gidiyorum akşama doğru gelirim.
Ve Brody dönüşür.
Brody:gitti o yokken ne yapsam acaba? Açım,yemek yiyebilirim. Umarım tavuklu bir şeyler vardır.
Andrew:Grace...
Ahh geldi gene.
Ben: ne var Andrew?
Andrew:dün için özür dilerim. Anlayışlı davranmadım. İşin olduğu halde seni yemeğe çıkarmak istedim.
Çok samimi konuştu,bir anlığına kelimelerine hakim olamadım.Belkide yakışılılığından kaynaklıdır.
Ben:seni affediyorum
Andrew:peki... Haftaya müsaitsen yemeğe çıkalım mı?
Ben:Müsait olmaya çalışıcağım.
Ne dedim ben öyle,bu kadar çabuk mu?
Andrew Odasına ilerlerken aklıma iş yerinde 2 kedisi olan Ashley geldi.
Ben: Andrew. Ashley'nin kedisi vardı dimi?
Andrew:Evet,sanırım.
Ben:onu odama çağırabilir misin?
Andrew:tabii.
Odama gittiğimde bir kaç dosya ile ilgilenirken kapının çalmasıyla irkildim.
Ben: Evet?
Gelen Ashley di.
Ashley:beni çağırmışsınız Grace hanım.
Ben: Ashley, sana sormam gereken bir soru var.Sen kedi besliyorsin dimi?
Ashley:Evet 2 tane besliyorum.
Ben:bende beslemeye basladım, ama nasıl besleyeceğim ya da nasıl bakacağım hakkında hiç bir fikrim yok. Yardımcı olurum musun?
Ashley:tabikii. İlk önce.....
Bana orada neler alıcağım hakkında bilgi verdi.
Ben: anladım, teşekkür ederim.
Ashley: rica ederim.
O sırada evde Brody
Brody: ne zaman gelecek acaba?
Dedi ve kediye geri dönüştü. Çünkü eve ben geldim.
Ben: ben geldim! Benimi bekliyordun bebeğim.
Diyip yanağına bir öpücük kondurdum
Ben:acıktın mı? Sana mama,kum ve oyuncak sipariş ettim.
Çok acıkmıştım,dolaptaki sandviçimi almaya gittim.yemeğimi yediğim gibi uyumuşum.
Uyandığımda o günüm Andrew ile randevu günü olduğunu hatırladım ve üzerime siyah dar bir elbise giydim,fiziğim güzel olduğu için çok güzel görünüyordum kahverengi düz saçlarımıda tarayıp aynada son bir kez kendime baktım.
Ben:gerçekten güzel bir elbise,değilmi Brody?gitmiş. Neyse.
Aynada kendime bakarken telefonum çaldı. Bu Andrew di.
Ben:efendim Andrew?
Andrew:hazır mısın seni almaya geliyorum.
Ben:hazırım da hiç uğraşmana gerek yoktu,kendi başıma gelirdim ben.
Andrew:olur mu öyle şey, 15 dakikaya orada olurm.
Görüşürüz diyip kapattık.
Çıkmak üzereydim, Brody'yi çıkmadan önce öpmek için çağırdım fakat gelmedi. Uyumuştur diyerek evden çıktım.
Brody:buluşmaya gidecekmiş kiminle gidiyor?bir adamlamı?? Gitmese ne olurdu yani? Birlikte vakit geçirirdik. Aptal adam...
İndiğimde Andrew siyah bir arabanın önünde
duruyordu. Bir gömlek giymişti üstüne siyah bir tişört altına ise siyah bir kot pantolon. Sim siyah saçlarını ise dağınık bırakmıştı. Çok yakışıklıydı...
Ben:selamm
Andrew:selam,bu arada çok güzel görünüyorsun.
Yemyeşil gözlerine bakarken kendimi kaybettim.
Ben:t-teşekkür ederim.
Bayanlar önden diyerek kapımı açtı ne centilmen ama. Restorana vardık,çok lüks bir yerdi sandalyemi çekti ve sonra kendi oturdu. Siparişleri söyledik şaşırtıcı derecede orada kendimi çok rahat hissediyordum. Zaman su gibi akıp gitti.yemekleri yemiştim ve hesabı ödeyip çıktık.
Ben:(mırıldanarak) çok soğuk.
Andrew:Grace üsüyor musun?
Ben:hayır hayır.
Ve Andrew üzerindeki gömleğı çıkartıp bana verdi.gömleğin altından kasları belli olmuyordu faka çıkarınca adeta kendimden geçtim.
Ben: T-teşekkür ederim.
Ama yinede soğuktu.
Andrew: dudakların titriyor.
Dedi beni kendine çekerek.
Andrew: onları ısıtabilirim.
Ben: N-ne
Cümlemi bitiremeden beni öptü ve....
Andrew: Grace senden hoşlanıyorum,benimle çıkar mısın?
Ben: Evet.
Arabaya bindiğimizde aklıma Brody geldim
Ben: Acaba brody yemek yemişmidir?
Andrew'in suratı astı.
Andrew: Brody?
Ben:benim kedim Brody. Mamasını yemişmidir acaba?
Andrew:kedi besliyorsun demek. Görmek isterim.
Ben: cidden mi?
Andrew: Evet,benden yakışıklımı görelim.
Ben:istersen bir kaç gün sonra gelebilirsin. Hem birlikte vakit geçiririz.
Andrew: çok hoş olur.
Eve geldim.
Ben: yemek için ve beni eve bıraktığın için teşekkür ederim.
Dedim ve beni kendine çekerek.
Andrew: rica ederim bebeğim. Artık sana bebeğim diyebilirim dimi?
Utanmıştım,kekelememeye çalısıyorum.
Ben:evet.
Dedim ve beni yanağımdan öptü.
Vedalaşarak evlerimize gittik.
Bölüm etkileşimi
