5. bölüm · Kazandım ama ne uğruna?
AKADEMININ KAN YEMINI
Xyris: “Neyse, ben devam edeyim. Burada işleyebileceğiniz en büyük suç kesinlikle hiledir. Toplumsal statünüz ne olursa olsun, bir hile yaptığınızı anlarsak prens bile olsanız, yaptığınız hileye **orantılı olarak bir ya da iki uzvunuzu kesmek zorunda kalırız.”
Kalabalık bir anda yüksek sesle konuşmaya başladı; korku ve itirazlar yükseldi. “Bu nasıl bir kural?!” “Bu kuralı daha önce neden duymadık?!”
Xyris: “(Bağırarak) Sessizlik! Bu kuralı bu seneden itibaren koyduk. Eğer kabul etmiyorsanız, siktirin gidin ve bir daha dönmeyin! Bu akademinin en ufak kuralını bile kabul etmeyen içeri giremez!”
Biz asilsizler için sorun yoktu; kurallar bize zaten tanıdıktı. Fakat soylular telaş içindeydi. Hayatları boyunca çoğu işi kolay yoldan halletmeye alıştıkları için kendilerine güvenemiyorlardı. Üstelik bir sorun daha vardı:
Eğer şimdi ayrılırlarsa yüzlerce öğrencinin önünde açıkça, “Hile yapmayı düşünüyordum ama bu kural yüzünden korkup çıkıyorum,” demiş gibi olacaklardı. Böyle bir rezilliği göze alamazlardı.
Bu yüzden mecburen kimse ayrılmadı.
Xyris: “Güzel. Demek ailelerinizi utandırmak istemiyorsunuz. O hâlde sınavı açıklıyorum: Sınav iki aşamadan oluşacak.
1. Aşama: Düello.
Toplamda 400 kişisiniz ve herkes dört farklı kişiyle düello yapacak. Tüm düellolar arasında rakibini en hızlı yenen kişi, sonda istediği biriyle özel bir düello atma hakkı kazanacak. Eğer o kişiyi de yenerse güzel bir ödül alacak.
2. Aşama: Takım Savaşları.
En fazla yedi, en az bir kişiden oluşan takımlar kuracaksınız. Her katılımcının boynunda bir kolye olacak. Kazanmanın yolu, takımınızdaki kişi sayısı kadar kolye toplamaktır.
Yani üç kişilik takımsanız üç kolye, yedi kişilik takımsanız yedi kolye toplamalısınız. En çok kolye toplayan takımın üyelerine özel bir hediye verilecek.”
Xyris: “Takımlarınızı şimdiden kurun ki değerlendirme yeteneklerinizi analiz edelim. Düelloları izledikten sonra herkes güçlüleri kapmaya çalışmasın.”
Herkes hızla takım kurmaya başladı. Soyluların çoğu hemen yedi kişilik büyük takımlar oluşturdu; TS hariç. TS, sadece iki kişilik bir takım kurdu: TS’nin genç efendisi ve Büyücüler Sarayı’nın ikinci prensesi.
Not: Büyücüler Sarayı beş büyük saraydan biri değildir, ancak son yıllarda ülkenin en iyi büyücülerini yetiştirdikleri için beş büyük saray bile onlara karışmaya pek cesaret edemez. Büyücüler çok nadirdir ve savaşların kaderini değiştirebilecek güçte oldukları için dünyada oldukça değerlidirler.
