Kayıp Hayatlar kitap kapağı

2. bölüm / 3

Kayıp Hayatlar

Bölüm - 1

Vaveyla Yazarı: Tumiss

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Bölüm - 1

Bazen düşünüyorum. Neden hep iyilerin kazandığı o aptal masallarda olmak varken kötülerin bizi yönettiği bir distopyada yaşıyoruz? Kendi hayatımızı başkaları belirliyor. Ne kötü değil mi? Evet dediğini biliyorum. Peki o zaman niçin buna bir dur demiyorsun? Hoşuna mı gidiyor kısacık ömrünün bir tiranın elinde olması?

İnsanlar öz iradesi olan ama bunu kullanmayı beceremeyen tek varlık olmalı. Tanrı'nın sana bahşettiği bu harika gücü kullanmamak büyük bir hayal kırıklığı. Ama biz irademizi varlığını bile göremiyoruz çünkü gözlerimize at gözlüğü takıldı. Savunmasızız çünkü bedenimiz halatlarla bir at arabasına bağlandı. Ve sadece koşuyoruz. Duracağımız zamanın belirleyicisi bile onlar. Kısacası hepimiz birer kuklayız. Onlar ise kuklacı.

Düşüncelerimi ansızın kesenin bir el olması irkilmeme neden oldu. Yıllara meydan okuyan ihtiyar süpürgem elimden kayıp çürümeye yüz tutmuş ahşap zemine düştü. Çıkardığı tok ses tavernanın sessizliğinde yankılandı. Yere eğilip geri alacaktım ki aynı el beni durdurdu.

"Korkma, benim." Duyduğum tanıdık, neredeyse yeni uyandığını belli eden sesle omuzlarım gerildi. Sinirlerime hakim olabilmek adına ellerimi yumruk yaptım. Tenime batan tırnaklarım canımı yakıyordu. Derin bir nefes aldım.

"Neden sessiz sessiz yaklaşıyorsun ki?" diye hırladım. Steve hep böyle yapardı. Bir gün gerçekten kalbime indirecekti. Abi kelimesini ona karşı kullanmıyordum çünkü bu kelime ağzımda zehir içmişim gibi bir tat bırakıyordu. Ona olan nefretimi dile getirmek bile midemin bulanmasına yetiyorken abi demek zaten saçmaydı.

"Çünkü savunmasız anlarında seni yakalamayı seviyorum kedicik." dedi. Yine haddini aşıyordu. Her zamanki Steve işte.

"Bir daha bana kedicik diye hitap edersen..." Duraksadım. Devamını getirmemeliydim. En azından yaşayabilmek için getirmemem gerekiyordu. Lanet!

"Yine tehdit mi ediyorsun beni?" dedi. Yüzündeki alaycı sırıtışı görmesem bile hissedebiliyordum ve ağzının ortasına yumruğunu geçirmemek için kendimi zor tutuyordum.

Son dediğini umursamamaya çalışarak süpürgemi yerden aldım. Daha temizlik işim bitmemişti ve sadece yarım saatim kalmıştı. Aslında dert ettiğim şey bu değildi. Buranın paslı demir aromalı yıllanmış alkol kokusu buradaki işimi çabucak bitirmeye uğraşmam için yeterli bir nedendi. "Ne istiyorsan çabuk söyle. İşim var."

Steve önce beni kendine çevirdi, sonra da sırıtışı soldu. Neden bir anda ciddileştiğini anlayamamıştım ama onun bu anı duygu değişimlerine alışmıştım. O gülüşünün ortasında anında canileşip sizi öldürebilecek biriydi. Sanırsam bunu tek bilen kişi bendim.

Sinirlenip tek kelime etmeme fırsat vermeden elindeki eskimiş saman kağıdından, üzerinde kurumuş minik kan damlaları bulunan bir mektubu ellerime tutuşturdu.

"Bu ne?"

"Kör müsün? Mektup." Ona, 'Gerçekten mi? Çok zekisin.' der gibi baktım. Mektup olduğunu ben de görebiliyorum, salak!

"Sabahları ne içiyorsan bana da ver. Mektup olduğunun farkındayım. Kimden, neden gelmiş diye soruyorum." dedim alaycı sakinliğimle.

Steve söyleyip söylememek arasında kalmış gibiydi. Uzun bir süre durdu.

"Söyleyecek mi-"

Sözümü keserek "Annemden." dedi bir anda. "Ya da annen mi demeliyim?" Dondum. Tüm o alaycılığım gitti. Tüm sesler sustu. Sessizliğin ağır bastığı saniyelerde delirmiş gibi gülmeye başladım.

"Hayır... Hayır. Şaka yapıyorsun değil mi?" Steve'den bir yanıt gelmedi. O sadece sustu. Gülüşüm daha gürültülü hale geldi. Gözlerim yaşarmaya, gözyaşlarım bir bir akmaya başladı. "Şaka olduğunu söyle bana. Ş... şaka..." Gülmek ağlamanın son evresiyse ben şu an en beter durumdayım. Ağlarken gülmeye devam ediyordum. Belki de gerçekten deliriyordum. Steve bana doğru tereddütlü bir adım attı. Ama ben geri çekildim.

"Jessica!.. Lütfen dur..." Durmak mı? Böyle bir zamanda bana tek dediği şey dur muydu yani? Ne komik.

Gözyaşlarımı kirli ellerimle temizledim. "Söylesene, Steve. Kaç yıl öncesinden o mektup? 13? 19? 21? Yoksa daha fazla mı?" dedim. Ağzım gülümserken sesim onunla zıt şekilde titriyordu. "Konuş! Ne zamandan beri saklıyorsun bunu benden? Kaç yıldır?"

Steve anında umursamaz ve duygusuz haline büründü. "Söylemek zorunda değilim. Ya mektubu okursun ya da sonsuza dek içinde ne yazdığını merak edersin."

"Ne demek oluyor şimdi bu?"

"Şu demek oluyor; sen okuduktan sonra bu mektubu babama götüreceğim." Ne diyordu bu sürtük? Babasına mı götürecekmiş? Rüyasında.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 2beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18