3. bölüm · KAYIP GÜNLÜK
📖 3.BÖLÜM - KARANLIK KÜTÜPHANE
Kütüphanenin kapısı kapandığında Lina bir an olduğu yerde donup kaldı. Işıklar yavaş yavaş sönüyordu. Rafların arasındaki gölgeler uzuyor, sanki kitaplar bile nefes alıyormuş gibi görünüyordu.
“Birisi var mı?” diye seslendi Lina, ama kendi sesi bile ona yabancı geldi.
Cevap yoktu.
Telefonunu çıkardı ama ekran titredi ve sinyal gitti. Işık tamamen söndüğünde kütüphane artık sadece karanlıktan ibaretti.
Lina defterini sıkıca tuttu.
“Bu… bu sadece tesadüf olamaz…” diye fısıldadı.
Tam o anda rafların arasından ince bir gıcırtı geldi.
Lina geri çekildi.
Ama ne olduğunu göremiyordu.
Dışarıda ise Mert, Lina’nın kütüphaneye girdikten sonra çıkmamasından şüphelenmişti. Kapının kilitli olduğunu fark edince içi daha da sıkıştı.
“Lina!” diye seslendi. Kapıya vurdu. “Orada mısın?”
İçeriden hiçbir ses gelmedi.
Mert hızlıca etrafı kontrol etti. Yan kapıların biri hafif aralıktı. Hemen içeri girdi.
“Kütüphane neden karanlık…” diye mırıldandı.
İçeri adım attığı anda bir şey duydu.
“Buradayım…”
Çok kısık bir ses.
“Lina!” diye bağırdı Mert.
Sesin geldiği yere doğru koştu. Rafların arasından zayıf bir ışık sızıyordu. Telefonunun fenerini açtı ve ışığı takip etti.
Lina, en arka rafta oturmuş, defteri kucağında tutuyordu. Yüzü solgundu ama iyiydi.
Mert nefes verdi. “Beni korkuttun ya… Ne oluyor burada?”
Lina deftere baktı. “Bilmiyorum… ama bu defter bir şey yazıyor ve yazdıkları oluyor.”
Mert kaşlarını çattı. “Şaka yapıyorsun değil mi?”
Lina defteri ona uzattı.
Mert bir an tereddüt etti, sonra sayfaya baktı.
Boştu.
Ama Lina’nın elini tuttuğunda defterde yeni bir satır belirdi:
“Artık yalnız değiller.”
Mert geri çekildi. “Bu… bu normal değil.”
Lina başını salladı. “Biliyorum.”
O an ikisi de aynı şeyi düşündü:
Bu defter sadece olay yazmıyordu…Onları bir şeye doğru çekiyordu.
