1. bölüm / 1
KayıpBölüm 1
Bölümler 1Şu an: Bölüm 1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sınıfın camından dışarıyı seyrediyordum, yine sıkıcı geçiyordu zaman. Bir de baktım ki o gelmiş, kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı. O güzel gözleri nerede görsem tanırım. O zeytin gözler görüş alanıma girince kalbim onu hemen tanıyor ve onun için deliler gibi atıyordu. O bunun farkında değildi ama olsun ben böyle de severim onu. Bu bunaltıcı yaz güneşinden çok o beni yakıyordu. Bir çift göz, güneş gibiydi kavuruyordu. Kayboldum onun gözlerinde. Derken aniden bana baktı ne olduğunu bile anlamadan hemen kafamı eğdim beni görmesin diye. Çünkü, çünkü çok utanıyorum. Daha sonra dayanamayıp tekrardan dışarıya baktım fakat o yoktu, yerinde yeller esiyordu. Ders zili çaldı ve bütün öğrenciler sınıflara doluştu derken zeytin gözlüm içeri girdi ve en öndeki sırasına oturdu. Bir insan hem çalışkan hem de nasıl bu kadar yakışıklı olabilir diye düşündürüyordu insanı. O arkadaşları ile sohbete dalmış, ben ise ona dalmışım. Son dersimiz boştu çok sevdiğim öğretmenim hasta olmuş ve gelmemişti. Kafamı sıraya koydum ve gözlerimi kapattım o an hayallerimin rüzgarları aldı götürdü beni hayaller diyarına...
Uyandığımda sınıfın çoktan boşaldığını gördüm, sessizce eşyalarımı topladım ve çıktım. Bu okula neden geldiğimi bilmiyorum. Her günüm böyle sessiz geçiyor ama diğerlerine bakıyorum; gülerek, konuşarak birbirleriyle sürekli iletişim halindeler. Ama nedense bir türlü ben onlarla iletişim kuramıyorum ya da onlar ulaşılmaz kişilerdi. işte çoğu zaman günlerim böyle geçiyor, sıkıcı. Ama ne zaman o zeytin gözlüm karşıma çıksa işler değişiyor. Resmen günümü güzelleştiren şey onun o zeytin gözleri. Bazen düşünüyorum da aşk böyle bir şey mi? Belki o gözler başkası için sıradandır ama benim için öyle değil. Ben bunları düşünürken fark etmeden evimin yolunu uzatmayı sizce başarmış mıyımdır? Tabiki de evet başardım...
Günün en sevdiğim kısmı ise tam şuan da gerçekleşmekte olan olay. Koşarak odama çıktım ve çantamı yere fırlattığım gibi yatağıma uzandım. Ve tabiki de tavanı seyrettim :)
...
Size kardeşim Can'dan bahsetmiş miydim?
Durun bahsetmedim! O kadar gereksiz birisidir ki kendisi bahsetme gereği bile duymamışım. Neyse hemen bahsediyorum; benden 2 yaş küçük, 15 yaşında ve malesefki aynı lisedeyiz. Bu beyefendi, ay beyefendi dedim pardon! Yani ergenyus can beni sinir etmeyi çok sever, mesela geçen gün kokuşmuş çoraplarını gelmiş ben uyurken tam baş ucuma koymuş. Millet çiçekle falan uyandırılır ben ise kardeşimin kokuşmuş çorabıyla uyandım ve tabiki de hiç merak etmeyin ablalık görevimi yaptım, cezasını kestim. Hahhaha
Neymiş bilerek koymamışmış hahaa tabi canım bende yedim! Bir de gülüyordu ergenyus!
Birazcık kızmış olabilirim kardeşime ama iyi yanları da vardır ya.
İyi yanlarııı??....
İyi yanlarııı?? Neydi lan...
Yokmuş. Hakikaten yokmuş yav. Anam bu çocuğun hiç iyi bir yanı yokmuş ya gı. Resmen eziyet olarak paket halinde gelmiş, kardeş olarakta yutturmuşlar bana yav! Ama bisey diyim mi seviyorum bu şerroyu ya.
O olmasa dünya boştur lo.. Bu cümle de dilime dolandı ya. (Dünya boştur lo:))
Yani biz 4 kişilik bir çekirdek aileyiz anlayacağınız. Annem ev hanımı, Babam ise hem emekli hem de çalışmaya devam ediyor. Ha bir de deccal akrabalarımız falan da var ama onları zamanı gelince konuşuruz. Şimdi güzel bir uyku çekmenin vakti geldi geçiyor bile...
Durun bir saniye zeytin gözlüm bana neden öyle bakıyor? Aa yanıma geliyor
—selam, seninle konuşabilir miyiz, Cansu?
—Tta tabi olur, Yiğit.
Ay noluyo noluyo
—seninle uzun zamandır konuşmak istediğim bir konu vardı da.
–ben seni uzun zamandır...
ABLA! ABLA! UYANSANA YA!!!!
Bölüm etkileşimi
