2. bölüm / 2
Kavuşacakmıyız?~2~
Bölümler 2Şu an: ~2~
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kavuşacakmıyız?
-Karakol-
Polisler hâlâ İso'nun kolundaydı.
İso'yu ifadesini almak için sorgu odasına aldılar.
-Sorgu Odası-
Polis:,Silah neden senin elindeydi?
İ:Ben vurdum.
Polis:Dürüstüz güzel,Peki neden yaptın?
İ:Sevdiğim insanların canına kıymaması için.
Polis:Ne yaptı ki?
İ:4 kişi varlardı.Adil abi karımın abisi,Esme aba yengem,Eleni Adille Esme'nin kızı ve Fadime karım vardı.
İ:Timur Volkov Kadınları sandalyeye bağlamıştı 3 yol ayrımı vardı hepsini ayrı yerlere koymuş ortada Adil abi vardı.
Polis dikkatle dinliyordu.
İ:Ona 3 seçenek sundu..Ya Esme ya Eleni Ya da Fadime birini seçecekti ve diğer iki kişi ölecekti.
Polis:Nasıl ölecekti?
İ:Kadınların arkasında 1'er tane tır vardı. Ben gittiğimde tırlar hareket ediyordu.Ama bunu biz planlamıştık tırlardaki adamlar bizdendi tırlar durdu.
İ:Diğer adamlar karakola getirildi.
Polis:Evet hatırlıyorum,Sonra?
İ:Timur bu sefer silahını çıkarttı.Eleniyi vuracaktı bende Eleniyi korumak için Timur'u vurdum.
Polis:Bir sürü olay olmuş.Eğer Timur'un adamları tır olayını anlatırlarsa cezan hafifler.
İ:Tahmini ne kadar yatarım?
Polis:Timur'un yaşama durumuna bağlı yaşarsa 10 yaşamazsa 20 yıl yatarsın.
Diğer polis arkadaşlar geldi.
Polis2:Kollarını Uzat!
İso kollarını uzattı.
Kelepçe taktılar.
İso'yu mahkemeye kadar (şu tekli aralıklı demirlerin olduğu yer var ya oraya)götürdüler.
Fadime yere çökmüş ağlıyordu.
Esme ve Eleni Fadime'nin yanına gelecekti.
Adil eliyle ikisini de durdurdu.
Fadime'nin yanına çömeldi.
A:Abim.
F:Gitti.
(Ağlamaklı)
F:Senin gibi gitti.Katil oldu.
(Ağlamaklı)
Adil Fadime'yi kendine çekti.
Fadime'nin kafasını göğsüne yasladı.
Başını öptü.
A:Kurtulacak abim.
A:Ben Feride'yi göndericem o kurtaracak İso'yu.
F:Ama kanıt var birde itiraf ettiyse.
(Ağlamaklı)
Adil sustu.
F:Beni ıssız bıraktı.
(Ağlamaklı)
A:Hadi konağa gidelim Feridetle de konuşalım.
Fadime başta biraz itirazın üstüne kabul etti.
-Araba-
Adil Feride'yi aradı ve arabaya bağladı.
Not:Hatırlarsanız Savcı Feride en son avukat olmuştu.
A:Feride hanım yardımınıza ihtiyacımız var.
Fe:Buyrun.
A:İso Timur volkovu vurdu.
Fe:Afferin,bir rahat duramıyormusunuz siz ya?
A:Konumuz o değil şuan İso'yu kurtarmamız lazım.
A:Ne yapabilirsin?
Fadime can kulağıyla dinliyordu.
Fe:Avukatı olurum,Elinden geleni yaparım ama.
F:Ama mı?
Fe:Kurtarma ihtimalim zor çünkü silah kanıtı var bir de teslim olduysa %10 falan.
Adil telefonu içeri aldı.
Ama Fadime duyacağını duymuştu.
Gözlerinden yaşlar hızlıca akıyordu ama ağlamıyordu.
A:Kurtarıcaz ya dimi Feride hanım.
Fadime bu sözlere kanmıyordu.
Konağa geldiler.
Fadime hızla odasına girdi.
Kapıyı kilitledi.
Hava karanlıktı.
Ama ne Fadime uyuyabildi ne de İso uyuyabildi o gece.
Fadime İso'yu düşünüyordu.
İso Fadime'yi düşünüyordu.
Mahkemeye 2 gün vardı.
İki gün zor geçti geçmek bilmiyordu.
Fadime odasından tuvalet harici çıkmıyordu.
En fazla su ve bir parça ekmek yiyordu.
Ağlamaktan ve uykusuzluktan gözleri şişmişti.
İso ise ağlamıyordu ama uyumuyordu da.
Dizlerini kendine çekmiş oturuyordu.
Yemek veriyorlardı yemiyordu.
1 yudum su içiyordu.
-Sabah-
Fadime yataktan kalktı.
Üstünü değiştirdi.
Gece boyunca ağlamıştı.
İso anlamasın diye makyaj yaptı.
Odadan çıktı.
Diğerleri de hazırdı.
Es:Yengem hadi birşeyler ye.
F:Ben tokum.Hadi gidelim gecikmeyelim.
Arabalara atlayıp gittiler.
Polis İso'nun yanına geldi.
Polis:Mahkemeye.
İso'nun kapısını açtı.
Polis:Ellerini uzat.
Kelepçe taktılar.
Mahkeme salonuna götürüldü.
Orda Fadime,Oruç,Esme,Eleni ve Adil kendini bekliyordu.
İso Fadime'ye baktı.
Gülümsedi.
İso yerine geçti.
Oruç kardeşine bakıyordu.
Nasıl bu hale gelmişti o söz vermişti ama yine de buralardaydı.
Hakim salona girdi.
Herkes ayağa kalktı.
İso başını kaldırıp karşısındaki insanlara baktı.
Önce Oruç'a baktı sonra Esme'ye, Eleni'ye, Adil'e...
En son gözleri Fadime'yi buldu.
Fadime'nin gözleri dolmuştu.
İso hafifçe gülümsedi.
Fadime de gülümsemeye çalıştı ama gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Hakim yerine oturdu.
Hakim:Sanık İsmail Furtuna?
İso ayağa kalktı.
İ:Burdayım hakim bey.
Hakim:Oturabilirsiniz.
İso oturdu.
Hakim önündeki dosyalara baktı.
Hakim:Sanık hakkında Timur Volkov'u silahla yaralama ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından dava açılmıştır.
Feride ayağa kalktı.
Fe:Sayın hakim müvekkilim olay sırasında başka insanların hayatını korumak amacıyla hareket etmiştir ve silah ruhsatsız değildir.
Hakim:Savunmanızı dinleyeceğiz öncelikle sanığın tekrar ifadesi alınsın.
İso tekrar ayağa kalktı.
Hakim:İsmail Furtuna olay günü Timur Volkov'u siz mi vurdunuz?
İ:Evet hakim bey.
Salonda bir sessizlik oldu.
Fadime başını eğdi.
Hakim:Neden?
İ:Çünkü Eleni'yi vuracaktı.
Hakim:Silahı neden üzerinizde taşıyordunuz?.
İ:Kendimi ve sevdiklerimi korumak için hep taşırım.
Hakim:Olaydan sonra kaçtınız mı?
İ:Hayır kaçsam burda olmazdım.
Hakim:Silahı teslim ettiniz mi?
İ:Evet.
Hakim dosyaya baktı.
Hakim:Sanık olay yerinde teslim olmuş ve verdiği ifadede ateş ettiğini kabul etmiştir.
Feride ayağa kalktı.
Fe:Sayın hakim müvekkilim olaydan sonra kaçmamış, silahı teslim etmiş ve olayın tamamını açıkça anlatmıştır.
Fe:Ayrıca ateş etmesinin nedeni saldırıyı durdurmaktır olay sırasında Timur Volkov'un elinde de silah bulunduğu ve Eleni'yi tehdit ettiği tanık ifadeleriyle sabittir.
Hakim:Tanıklar dinlenecek.
Adil ayağa kalkıp kürsüye geçti.
Hakim:Olayı anlatın.
Adil:Timur kızları bağlamıştı bizi çaresiz bırakmıştı sonra Eleni'yi silahla tehdit etti İso da onu durdurmak için ateş etti.
Hakim:İso'nun kaçma veya saldırıyı devam ettirme amacı var mıydı?
Adil:Hayır İso'nun tek derdi Eleni'yi kurtarmaktı.
Eleni kürsüye çıktı.
Eleni'nin sesi titriyordu.
El:İso benim hayatımı kurtardı.
Hakim:Size yönelik tehdit var mıydı?
El:Evet,eğer İso ateş etmeseydi ne olacağını bilmiyorum.
Fadime gözyaşlarını silmeye çalıştı.
Son olarak Esme konuştu.
Es:İso'nun babasına verdiği bir söz vardı.
Hakim:Ne sözü?
Es:Katil olmayacağına dair.
Salonda yine sessizlik oluştu.
Es:Ama o gün bir seçim yapmak zorunda kaldı bir insanın daha bu düşmanlıktan dolayı acı çekmesine izin vermedi.
İso başını eğdi.
Feride tekrar ayağa kalktı.
Fe:Sayın hakim müvekkilim olayın ardından kaçmamıştır. Delilleri gizlememiştir ifadesinde gerçeği saklamamıştır ayrıca olayın başlangıcında kendisinin başlattığı bir saldırı bulunmamaktadır.
Fe:Bu nedenle beraatini mahkemeniz aksi kanaatteyse lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyoruz.
Hakim dosyaya baktı.
Bir süre kimse konuşmadı.
Fadime İso'ya bakıyordu.
İ:Ağlama.
Fadime başını iki yana salladı.
Hakim kararını açıklamak için dosyayı kapattı.
Hakim:Sanık İsmail Furtuna'nın olay sırasında Timur Volkov'a ateş ettiği sabit görülmüştür.
Fadime'nin yüzü düştü.
Hakim:Ancak olayın oluş şekli sanığın saldırıyı durdurma amacı,olay sonrasında kaçmaması ve polislere teslim olması dikkate alınmıştır.
Feride dikkatle dinliyordu.
Hakim:Sanığın cezasında takdiri indirim uygulanmasına...
İso gözlerini kapattı.
Hakim:7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Fadime'nin gözlerinden yaşlar boşandı.
Esme ağzını kapattı.
Eleni başını eğdi.
Adil yumruklarını sıktı.
Oruç ise gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
İso hiçbir şey söylemedi Fadime'ye baktı.
Fadime ayağa kalktı.
F:İso!
Polisler İso'nun koluna girdi.
Kelepçeleri taktılar.
Çıkacaklarken Fadime geldi.
Nefes nefese ve ağlamakla konuştu.
F:Müsade edebilir misiniz?
Polisler İso'yu bıraktı.
Fadime sıkıca İso'ya sarıldı.
İso da karşılık verdi.
İso'nun gözünden bir damla yaş süzüldü.
İ:Ağlama.
(Muzip bir sesle)
F:Sende ağlama o zaman.
(Ağlamaklı)
İ:Tamam.
İso kelepçeli elleriyle Fadime'nin göz yaşını sildi.
İ:Beni bekleme kendi hayatına bak boşanma konusunda sıkıntı çıkartmam.
F:Ama ben çıkarırım.
İ:Bekleme beni 7 yıl hayatını mahvetme.
İ:Ben imzalamıştım zaten evrakları.
Oruç geldi.
Oruçla İso sımsıkı sarıldı.
O:Ben seni buralarda mı görecektim abim?
İ:Mecburdum abi.
O:Ama çıkartıcam seni.
İ:Bir suç işledim abi cezasını da çekmem gerek.
İso'nun bu tavırları Eleni'nin gözden yaşlar akmasına sebep oldu.
Koşarak geldi.
Oda İso'ya sarıldı.
El:Sana ne desem az'dır teşekkür ederim hayatımı kurtardın ama...
İ:Ama?
El:Kendi hayatını yaktın.
İ:Ama senin hayatını kurtardım.
Esme geldi.
Es:Ula ayrılın bende sarılıcam.
(Ağlamaklı)
Esme ve İso sarıldı.
İ:Ağlamayın da.
Esme göz yaşlarını sildi.
Es:Tamam ama sende ağlama.
İso gülümsedi.
İ:Ben ağlamıyorum ki.
Polis:Hadi yeter.
Esme ve İso ayrıldı.
İ:Birbirinize emanetsiniz.
Polisler İso'nun koluna girdi.
Tam gideceklerken Adil seslendi.
A:Durun!
Polisler durdu.
A:Bende sarılıcam
Herkes şaşırdı.
Adil İso'nun yanına gitti.
A:Özleyeceğim ula seni.
İsoya sarıldı.
İso da şaşırmıştı.
Oda sarılmaya karşılık verdi.
A:Kızlar bana emanet hiç üzülme.
İ:Sağol abi.
Polisler İso'nun kollarına girdiler.
İso'yu koğuşa götürdüler.(Adını tam bilmiyorum yanlış olabilir.)
İso içeri girdi.
Herkes İso'ya baktı.
İso kimseyle konuşmadan yatağına geçti.
Oturdu.
Ağlamamak için kendini tutmaya çalışıyordu.
İlk defa yanlız kalmıştı.
İsodan:
Yanlız kalmaktan korkardım ve başıma gelmişti.
Herşeyi içime atıyordum.
Kimseye Zayıf ve Güçsüz gözükmek istemiyordum.
Şimdiden sevdiklerimi özlemiştim.
Babamı düşünüyordum.
Sözümü tutamamıştım.
O şuan yaşasaydı belki de bana Tokat atardı.
"Ben sana katil olma" dedim derdi.
Beynimin içini yiyordu bu düşüce.
Aklıma Fadime geldi.
Acaba yemek yiyormuydu?
Ağlıyormuydu?
Ben onun ağlamasını istemiyorum ona kıyamıyorum.
Ya abim?
Abim nasıldı.
Yıllardır birbirimize bağlı ağaç dalları gibiydik.
Birbirimizden başka kimsemiz yoktu.
Var ama yoktu işte.
Devamı gelsin mi?
Bölüm etkileşimi
