1. bölüm / 1
KasırgaKasırga Timi
Bölümler 1Şu an: Kasırga Timi
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1. Bölüm
~ Kasırga Timi~
Karadeniz'in her gün olduğu gibi bugünde sert, soğuk bir o kadar da samimi bir havası vardı. Bugün iki timden birine yeni bir üsteğmen gelecekti... Makara veya Kasırga timine.Onun hakkında tek bilinen kadın olduğuydu.
Kasırga timinden,
Yüzbaşı Ege Köse, timi ile birlikte bahçedeki kütüklerin üzerinde oturup gelecek kişiyi düşünüyorlardı. Sessizliği ilk bozan Uzman Çavuş Baran Ballı oldu.
-Komutanım sizce bu kız nasıldır?
Ege bakışlarını Karadeniz'in eşsiz manzarasından çekip Baran'a sorar gözler ile baktı.
-Nasıl nasıldır Baran?
Söze kahkaha atarak Burak karıştı.
-Ballı söze öyle bir girdi ki kırmızı kart yemek üzere.
-Ne var oğlum hem sen sus çoban ben komutana sordum. Hah ne demiştiniz komutanım açık konuşayım yani kız güzel midir? Yada sizce bizim ekibe mi gelir?
Araya Ömer girdi.
-Yanı komutanım ballı Baran, köyün nazlısı olmuşta kendine kız beğendirmeye çalışıyor. Birazdan şeyde der, ben bu kıza kendimi nasıl beğendiririm?
Ege dışında herkes kahkaha attı.
-Maskaralığı bırakın, ben kızın fotoğrafını gördüm. Şu saatten sonra kimse kıza aşık olamaz bu bir emirdir.
Söze büyük bir hüzünle Baran girdi.
-Ne yani komutanım çirkin mi?
Bu lafın üstüne herkes Baran'a baktı. Eren sertçe kolunu Baran'a çarptı.
-Sus lan sus! Komutan diyor ki 'ben kalbimi ona vereceğim siz hiç boşa umutlanmayın.' diyor.
Baran bu sefer üzülmekten ziyade sevindi.
-Ee komutanım yenge sizce bize mi gelir yoksa-
-Bir kimse ona adı dışında hitap etmyecek. İki evet bizim time gelir. Üç kimse onunla kolay kolay dalga geçmesin cevapları ters olabilir.
-Ee komutanım adı ne? Birde siz hem bizim timi seçeceğinden hemde ters cevap vereceğini nereden biliyorsunuz?
Dedi Eren, hemen ardından Burak konuştu.
-Oğlum tam aynısını soracaktım lan! Bluetoothlandık.
Ege cevap verdi.
-Adını göremedim, bizim timi seçip seçmeyeceğini de bilmiyorum ama bence komutan onu bizim time verir. Çünkü makaralar yedi kişi biz sadece beş.Ters bir kız gibi duruyor. Biraz yani.
-Komutanım son birşey soracağım. Siz tanımadığınız kimseye öyle kolay kolay çırayı yakmazdınız?
Dedi Ömer.
-Tanımadığımı nereden biliyorsun?
Dedi Ege sırıtarak,
-Oooo komutanım e adı ne yengenin?
Eren bu soruyu sırıtarak sormuştu.
- O sürpriz olsun. Ama eğer ben ona birşey demeden siz ağzınızdan kaçırıp bir halt belli ederseniz çok ciddiyim sizi bu uçurumdan sallandırırım. Biliyorsunuz.
Hepsi tek tek ağzının fermuarını kapatır gibi yapıp ellerindeki hayali fermuarı uçuruma attılar. Bu hareket bu timin yemin şekliydi...
-Son birşey soracağım komutanım izninizle, siz sadece bir kıza aşık olduğunuzu söylemiştiniz ,o kız bu kız mı yoksa?
Eren lafını bitirince hemen söze Ömer girdi.
-Ya ben gerçekten bu çocuğun beyni var mı çok merak ediyorum. Ya Eren soyadın Köroğlu değil direkt akılkörü olmalıymış. Tabiki o kız bu kız Ege'nin yıllarca adını söylemeden anlattığı kız.
Eren hızlıca Ömer'e döndü.
-Kardeşim sor bakalım, bunu neden teğit ettim.
Herkes nedenmiş o bakışlarıyla Eren'e kilitlenmişti.
-Otomatik olarak bu kızı makaradaki çapkın Tufan'da biliyor ve hani geçmişten beri Ege komutanımla kavgalı olmasının tek sebebi bu kız yaa.
Burak ve Baran aynı anda ellerini ağızlarına götürdüler. Burak devam etti.
-Hiii, oğlum bu ilk defa doğru konuştu. Ya kavga çıkarsa.
Eren devam etti
-Çıkarsa değil Burak direkt çıkacak gibi duruyor.Baksana komutana.
Bu söz üzerine herkes yeniden Ege'ye döndü.
-Valla o Tufan iti uslu durursa hiçbir bok olmaz ama yok, rahat durmazsa o zaman işler karışır.
Ege kolundaki saate baktı.
-Haydi gidelim İn- kız gelmek üzeredir.
Herkes ayaklandı, ve 'meydan' adını verdikleri yere doğru yürümeye başladılar. En önde Ege gidiyordu.
Baran yavaşça Burak, Eren ve Ömer'in yanına yanaştı.
-Komutan o kadar mutlu ki, heyecandan kızın adını söylüyordu, İn- le başlayan ne adı varya?
Burak gülerek döndü,
-Oğlum az sabret, yıllarca beklemişiz şimdi canlı canlı göreceğiz işte.
Adımlarını biraz daha hızlandırıp meydana geldiler. Ege çok belli etmesede içi kıpır kıpır olmuştu, dıştan sert,geniş omuzlu, uzun boylu, çok olgun bir yüzbaşı olsada içinde tabiki de yaşadığı duyguları vardı.
Hızlıca boy sırasına göre sıralandılar. Hepsinin boyu çok uzundu.
Yüzbaşı, Ege Köse'nin boyu 1.96,yaşı 25'ti.
Üsteğmen,Burak Çiftçi'nin boyu 1.91, yaşı 24'tü.
Teğmen, Eren Köroğlu'nun boyu 1.90, yaşı 23'tü.
Uzman Çavuş,Baran Ballı'nın boyu 1.86 yaşı 23'tü.
Uzman Çavuş, Ömer Özgür'ün boyu 1.84, yaşı 25'ti.
Bu şekilde sıraya geçtiler hemen yanlarına bir kaç dakika sonra gelen Makara timi geçti.
Onlarında boyu ortalama sayılırdı.
Yüzbaşı, Tufan Özyiğit'in boyu 1.90, yaşı 25'ti.
Üsteğmen, Kaan Demirli'nin boyu 1.90, yaşı 24'tü.
Teğmen,Arda Yılmaz'ın boyu 1.89,yaşı 24'tü.
Uzman Çavuş, Emir Ceylan'ın boyu 1.87, yaşı 23'tü.
Uzman Çavuş, Mert Akmaz'ın boyu 1.87, yaşı 24'tü.
Uzman Çavuş, Mustafa Karasu'nun boyu 1.86, yaşı 25'ti.
Uzman Çavuş, Bulut Karadeniz'in boyu 1.85, yaşı 22'ydi.
Hepside gıcığın tekiydi.
Meydanda birkaç dakikadır sessizlik hakimdi. Tufan kollarını göğsünde birleştirmiş sıkılmış gibi bir nefes verdi. Kasırga'dakiler ise 'bu ne yaşıyor yine' dercesine Tufan'a bakıyordu. Sadece Ege'nin gözü nizamiye kapısında sabitti. Dört gözle sevdiğiceğini bekliyordu...
Bu sırada sessiliği Makara'dan Arda bozdu.
-Komutanım bence yeni gelen kız kesin bizim timi seçer? Sizce?
Tufan olduğu yerde biraz kıpırdanıp Kasırga'ya baktı.
-Bana fark etmez.
Arda pis şekilde sırıtıp komutanının kulağına eğildi.
- Sizin umrunuzda olmayabilir fakat Ege komutan hiçte öyle durmuyor. Baksanıza kapıya kilitlendi resmen
-Bilmiyorum,
-Komutanım acaba sizin bahsettiğiniz kız olabilir mi? İnci'ydi sanırım.
-Sanmam, onun hayali asker olmak değil doktor olmaktı.
Arda omuz silkerek önüne döndü. Bu sefer Emir Tufan'a döndü.
-Valla bu Ege nefes almayı unutmuş gibi duruyor. Kız kim acaba?
O sırada nizamiye kapısından Gökhan komutan ve yanında bir kız girdi.
Uzun boylu, kumral saçlarını sıkı bir at kuyruğu yapmış. Üzerindeki kamuflajı hakkıyla taşıyordu. Gözlerindeki kestane tonu güneş sayesinde paha biçilemez bir hal alıyordu. Ege İnci'nin sol gözünün altındaki minicik olan benine kadar hala hatırlıyordu. Hiç değişmemişti. Sadece çocukluğundaki masum ifadesi yerini olgunluğa bırakmıştı, o kadar...
Hala eşsiz,
Hala muazzam bir güzelliğe sahipti...
Tufan'ın yüzündeki umursamazlık anında silindi. Tufan'da timi de kıza dikkat kesilmişti. Herkes dizi izler gibi kızın onların önüne doğru attığı ağır adımları izliyordu. Kız biraz daha yürüyüp her iki timin ortasında durdu. Hemen önünde Gökhan komutanda durdu.
-Rahat!
Her iki timde düşüncelerini bir kenara bırakıp -bırakmaya çalışıp- Gökhan komutana dikkat kesildi.
Gökhan yavaşça arkasındaki kıza dönüp,
-Buyrun Üsteğmenim,
Kız yavaşça başını sallayıp bir adım öne çıktı.
-Üsteğmen İnci Duru Sert. Yirmi dört yaşındayım. Emir-komuta zinciri içerisinde görevimi en iyi şekilde yerine getirmek için buradayım.
Tam o an İnci ve Ege kısa bir süreliğine göz göze geldiler. İnci kısa bir anlığına gülümsedi.
Bunu fark eden tek kişi Tufan olmuştu. Hem sinir hemde kıskançlığından köpürmüştü.
Bu sefer söze tekrar Gökhan komutan girdi.
- Üsteğmen İnci Duru Sert'in görev yeri belirlenmiştir.
Her iki timde nefesini tutmuş, dikkat kesilmişti.
-Üsteğmen İnci Duru Sert görevini...
Bölüm sonu...
Bölüm etkileşimi
