3. bölüm / 3
KASIRGATEKLİF
Bölümler 3Şu an: TEKLİF
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uzun ve zorlu bir görevin ardından Hakkari'daki üsse geri dönmüştük.Yarım saatlik dinlenmenin ardından tim olark Yusuf komutan bizi toplantı yapmak için çağırdağı için toplantı odanının önünde Asım albayı ve Yusuf yüzbaşını bekliyorduk.
Duvara yaslanmış olan Furkan oflayıp konuşmaya başladı "Toplantıyı unutmuş olabilirler mi ?" Mert sert bir ifadeyle Furkana döndü "Sence unutmuş olabilirler mi!"abim genel olarak herkese ve herşeye karşı ciddidir -ben hariç-.Bazen keyfi yerindeyken daha samimi oluyordu ama belirli insanlarla.
Furkan abimin sert ifadesine alışmış olacaktıki sadece kafasını aşağı yukarı sallamakla yetindi.
Aradan on, onbeş dakika geçtikten sonra bu seferde ben konuştum "Arasak mı belki bir işleri çıkmıştır." Furkan hemen lafa atladı "Bencede arayalım yada ben gidiyim bir bakayım."derken koridoru gösterdi.
Abim durdu düşündü ve bize döndü "Aramayada çağırmayada gerek yok,ayrıca gelmeselerdi çağırmazlardı yada haber vermek için bir asker gönderirlerdi."Furkanla birbirimize bakıp sonra abime döndük sadece kafa salladık.Hemen yanımda olan Eyşan kulağıma eyildi "Ayaklarım ağrıyor artık nasıl ayakta duruyorsun?" Ona baktım "Duruyorum bir şekilde istersen kafanı omzuma yasla." dedim. Kafasını sallayıp omzuma koydu.Bende etrafı incelemeye başladım Emir abi ellerini arkasından birleştirmiş duvara yaslanmıştı ve gözleri kapalıydı, yanında Batu vardı ve Furka'na yaslanıyordu Furkan'da ellerini önde kavuşturmuş gözleri kapalıbir şekilde bekliyordu.Başımı sağ tarafa çevirdim Doğa gözleri açık bir şekilde karşıdaki duvara bakıyordu ,büyük ihtimalde arabadaki konuşmaları düşünüyordu.Son olarak abime göz attığımda kapının önünde dik bir şekilde beklediğini gördüm. Tam o sırada bakışlarımız buluştu hafif tebessüm ettim oda göz kırptı.
"Tim hazır ol!" Koridorun başından gelen emirle bir anda herkes toparlandı ve hazır ola geçtik. Albay önde arkasında Yusuf komutan vardı önümüze geçtiler selam verdik. Kafalarını eğerek cevap verdiler. Sonra toplantı odasına yöneldik.
Masada en başta albay sağında komutan onun yanındada sırasıyla Mert ,Eyşan ve Batu vardı.Karşıda ise Ben,Furkan Doğa ve Emir abi oturuyorduk.
Albay hafif öksürerek tüm dikkatiniz kendisine çekti. Herkes ona bakıp anlatacaklarını meraklı bir şekilde beklemeye başladı. Albay konuşmaya başladı “Zorlu bir süreç bizi bekliyor.Bu Kurucu kod adlı it her ne ise bulup diğer örgütler gibi yok edilmeli. Milletimize zeval getirenlere hakkını vermeliyiz. Kısmen diğer örgütlere göre daha gelmişmiş olsalarda bu bir şeyi değiştirmez her örgüt Türk askerinin karşısında güçsüzdür.”
Herkes dikkatle albayı dinliyordu.”İlk kalkıştıkları şey halka korku salıp onlara teslim olmalarını sağlamaktı. Maalesef bir köye yetişemedik fakat başka bir yere yapılacak olan bombalı saldırı etkisiz hale getirildi.”diyip sırasıyla bana ,Batu’ya ve Doğa ya baktı. Gözlerindeki o gururu burdan bile fark edebiliyordum.
“Şimdi dişimizi sıkıp bu illetide milletimizden def etmeliyiz.Şu anda istihbarat bu adam hakkında bilgi arıyor. En son Suriye tarafında görülmüş. Orada güçlenip diğer örgütlerle anlaşma yapmayı düşünüyor. Eğer anlaşma yaparlarsa sınırlardaki halklar tehlikeye girer.İnsanları doldurup gelişmeden onu engellemeliyiz bu yüzden iki gün sonra yani anlaşmadan bir gün önce sizi oraya göndereceğiz.Detayları sonra konuşursunuz şu an gidip güzelce dinlenin önünüzde zorlu bir süreç var.”
Sözlerini bitirim yüzbaşıya baktı sanırım konuşma henüz bitmemişti. Yüzbaşı biraz nefeslenip konuşmaya başladı “Kasırga …”dedi ve yine sustu bize baktıktan sonra bakışları bende ve abimde gezindi.Tekrar nefes alıp devam etti “Bu süreçte maalesef yanınızda olamayacağım”
Ne deme yanınızda olamayacağım? Yusuf komutanı tanıdığımdan beri bize komutan dışında bir baba gibide davranmıştı hatta Emir abinin karısı doğum yaptığında bile bir baba gibi Emir abinin yanında durmuş onu teselli etmişti.
Bana ve abime babam şehit olduktan sonra sahip çıkmıştı sanki gerçek babamış gibi hissettirmişti,ayrıca yaşı ellile ortasında olsada eli güçlü bir adamdı en az altmışlarının sonuna kadar askerliğe devam edeceğini düşünmüştüm.
“Bir sorunum var?”diye sordum endişeyle. Yüzbaşı kafasını olumsuz anlamda salladı “Hayır,bilakis benim için bir şey oldu.”dedi be sözü albaya bıraktı “Yusuf yüzbaşı artık binbaşı rütbesine terfi edildi.”
Heyecanla yüzbaşına pardon yani BİNBAŞINA döndük söylemesi bile heyecanlandırıyor .Yusuf komutan gerçektende bunu hak etmişti.Abim sevecen bir şekilde ama resmiyetini bozmadan “Çok tebrik ederim komutanım .”dedi. Bize gülümsedi.Teker teker tebrik ederken Batu kafasını karıştırmış olan soruyu sordu “Komutanım terfi edildiyseniz neden bir daha askerlik yapamayacakmışsınız gibi konuştunuz?”dedi.
Yusuf komutan biraz durdu,en sonunda devam etti “Arkadaşlar bir sorundan kaynaklı sahaya maalesef artık çıkamayacağım onun yerime burdan size destek vereceğim.”
Yusuf komutan sahada üstün başarılar sergilemiş bir komutandı. Bir daha sahaya çıkamayacak olması çok üzücüydü. Yusuf komutan başını eğerek şıkkınca oturmaya devam etti, albay bu durumu fark edince dostane bir tavırla elini omzuna koyup sıktı.”Üzülmeyin binbaşım belki bakarsınız karşınıza daha iyi bir kısmet çıkar.” dedi.
Komutan sadece başını sallayarak “Amin .”demekle yetindi.
Albay bize dönüp elleriyle kapıyı işaret etti “Evet arkadaşlar toplantımız sona erdi şimdi dinlenip saha anında tam başarı bekliyorum.”dedi ve abime döndü “Mert geçici şekilde timin komutası sende.”
Abim kafasını salladıktan sonra ayağa kakıp odadan çıktık.Sesizce yatakhanelere doğru yürümeye başladık kimsenin gıkı çıkmıyordu. Erkeklerin yatak hanesine geldiğimizde abimle sarılıp iyi geceler dedikten sonra bizde kızlarla yatak hanemize geçtik. Eyşan duş alacağını söyleyip eşyalarını aldıktan sonra odadan çıkınca Doğa’nın yanına gidip oturdum.
Çok durgun görünüyordu sanırım son konuşmamızı düşünüyordu.”Doğa”diye seslendim.Kafasını kaldırıp bana baktı ,gözleri dolmuştu.Elimi omzuna koydum “Nasılsın diyeceğimde saçma olacak ama yinede sorayım nasılsın?”
Burukça gülümsedi “İyim diyeceğde saçma olacak ama yinede söyleyeyim iyiyim.”Lafımı bana geri satmıştı.Gülerek karşılık verdim “Yemezler güzelim.”biran aklıma gelen soruyla duraksadım “Sen şu seninkiyle konuştun mu?”
Kafasını ağır ağır salladı “Operasyona çıkmadan önce konuşmuştum şimdi arayacak gücü kendimde bulamıyorum.”
“Neden?”
“Çünkü en son konuştuğumuzda…”devamını getirmeden önce derin bir nefes aldı “bana evlenme teklifi etti.”
“NE!!”
Duyduğum şeyle resmen şoka girmiştim.Dostum,sırdaşım olan arkadaşlarımdan biri evlilik teklifi almıştı ve ben BEN resmen bunu 6 gün sonra öğrenmiştim.
“Umay ,Umay iyi misin?”
Doğa endişeli bakışlarıyla beni süzerken ona ağzım açık bir şekilde bakıyordum.
“N…ne?”
“Ben…evlilik teklifi aldım.”
“Ve sen bunu bana şimdimi söylüyorsun!”diye yükselerek ayağa fırladım.Oda anında ayağa kalktı.
“Açıklaya bilirim.”dedi telaşla.
Sanki sevgilisi tarafından aldatılıyormuşta son anda yakalamış gibi “Neyi açıklayacaksın ,neyi.” Dedim isyan eder gibi “Senki benim donuma kadar bilen arkadaşım,sırdaşım,dostum evlilik teklifi almış altı gün sonra haberim oluyor!Bunu bana nasıl yaparsın NASIL!”
Doğa gözleri dolmuş halde bana baktı “Yemin ederim söyleyecektim ama fırsat bulamadım.”
Tam ağzımı açıp ona cevap verecekken içeriye Eyşan odaya girdi.Saçını havluyla kurularken kafasını kaldırıp ikimize baktı. Sanırım suratımdaki ifade garip olduğu için kaşlarını çatarak”Doğa bu kıza ne oldu?”diye sordu
Yüzümdeki ifadeyi azda olsa düzeltmeye çalışarak Eyşan’a elimle gel yaptım.”Gel Eyşan gelde bizim minik kuşumuz canımız bir tanemiz Doğa mısın bizden sakladığı şeyi öğren.”Doğa yatağa dizlerini kendine çekerek oturdu.Eyşan kulakları dikleşmiş bir kedi edasıyla hemen yanımıza tabiricaizse uçtu. Eyşan Doğanın çaprazına oturup elini onun dizine koydu. Kafasını kaldırıp bana ne oldu der gibi baktı.Bend ederin bir nefes alarak konuşmaya başladım.”Biz operasyonda iken onun morali baya bozuktu onunla konuştuğumuzda bana ,aşık olduğunu söyledi.”
Eyşan heyecanla lafımı böldü” Ne ve benim bundan yeni mi haberim oluyor.”Eyşan bana kınayıcı bir bakış attı.”Bakma bağa öyle almıyum ayağumun altuna.”diye çıkıştım.
“Neyse ne. Ee ne oldu sonra?”
“Sonra konuştuk onunla aşık olmanın ve aile kurmanın asker olmamıza rağmen yapabileceğini söyledim.Sen banyoya girince gittim yanına konuştuk ve bana”ellerimle kendimi göstererek konuştum “BANA evlilik teklifini aldıktan altı gün sonra haber veriyor!”
Eyşan bir anda Doğa ‘ya baktı,baktı ve baktı aynı zamanda kız biraz beyazlamaya da başladı.”Eyşan?”dedim ama cevap vermedi.Doğa bile hayretler içerisinde ona bakan Eyşan’a daha fazla hayretler içerisinde baktı.
Ne?!Kendi kurduğum cümleyi bile anlamadım ya!
“Eyşan!”dedim bu sefer omzunu dürterek.İ ıh kızdan tık yok.”Ayy Doğa Eyşan’a inmemi indi kız.”dedim korkuyla.
“Ay ama ben bu kadar etkileneceğinizi düşünmemiştimki.”
“Aşkım hem evlenme teklifini ve bunuda altı gün önce aldığını söyleyince tabikide etkileniriz.”
Eyşan’ı biraz daha düttük ama çıt çıkmadı .Benden günah gitti okadar dürttük Eyşa’nın kafasına birtane sille geçirip “Koğuş kalk!”kaşk diye bağırınca Eyşan bir anda sıçradı .Sonra etrafına bakıp sanırım nerde olduğunu anlamaya çalıştıktan sonra tekrardan Doğa ya baktı “Nasılya?”dedi
“Valla ya, bende anlamadım bir anda önümde diz çöktü.”
Olaya bu sefer bende dahil oldum .”Peki sen ne dedin?”
Doğanın gözleri parladı sonra buruk bir gülümsemeyle konuştu.”Ben…”
Bölüm etkileşimi
