1. bölüm / 1
Kasımın Son Aşkı~Önsöz~
Bölümler 1Şu an: ~Önsöz~
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben yazmadan önce yazıya önyargı ile bakanlardandım. "Konuşarak iletişim kurmak varken yazarak neden vakit kaybı yaşayalım?" düşüncesindeydim. Ama fark ettim ki konuşamıyorum veyahut da konuşsam da anlaşılamıyorum..
Ve inanır mısın? Bu düşünceye sahip olduğumu fark ettiğimde 9-10 yaşlarındaydım. Yanlış bir algıya sebep olmamak için şunu söylemeliyim ki konuşan insanlar da yazmalılar.
Beni yazmaya iten şeylerden bir tanesi de aile faktörü oldu. Bir çocuğun anlaşılmadığı yerde onun konuşmasını değil yazmasını normal karşılamak gerekir. Ama çoğu aile bunun farkında olmaz ve çocuk susturulduğu için değil zamanla anlaşılmadığı için susar. "Çocuktur o anlamaz" deyip geçeriz ya aslında geçiştirmek yerine çocuktur deyip yüceltmek gerekir çünkü şu anki zamanın düzenine baktığımızda çocukların bizden değil bizim çocuklardan öğrenmeye başladığımız bir evrende yaşıyoruz.
Benim yazmakla ilgili en büyük dönüm noktam yazdıkça yazmanın bana verdiği hazzı, harcadığım zamanın kağıda döktüğüm kelimelerle kıymetlendiğini anladığım zaman oldu.
Yazarken yazdığının farkında olarak yazmalısın o zaman hem kendine duyduğun gururu hem de kaleminle kağıda döktüğün cümlelerinin farkına varırsın.
Farkında olmak, insanı hayata bağlayan en büyük etkendir. Aslında bir yazarı diğer insanlardan ayıran şey de farkındalıktır.
Bu kitabın sayfalarını çevirirken kitaptaki o duygunun sana hissettirdiklerini yaşayacaksın. Belki de yeni bölüme başlamak için hayatındaki işlerini erteleyeceksin kim bilir bu kitap senin için bir dönüm noktası olacak.. ya da tam tersi yaşadığın olumsuzluklar aklına gelecek ve hüzünle kaplanacak için.. işte bu duyguları yaşamanı sağlayan şey de farkında olan bir yazarın kaleme aldığı kitapları okumaktır.
Duygularını yaşamana izin veren her kitap senin hayata bakış açını değiştirir..
Sayfayı çevir ve duygularını yaşamana izin ver...
Bölüm etkileşimi
