18. bölüm · Karşı balkon

17.Bölüm

Elif Elif

Defne'nin gidişinin üzerinden dört ay geçmişti.

Dersleri yoğunlaşmış, proje teslimleri başlamıştı. Buna rağmen her akşam Ege ile görüntülü konuşmaya çalışıyordu.

Bir akşam telefon çaldı.

Ekranda Ege'nin adı vardı.

"Merhaba," dedi Defne gülümseyerek.

"Bugün seni çok özledim."

"Ben de..."

İkisi uzun uzun sohbet etti. Mahalleden haberler, komşuların dedikoduları ve çocukluk anıları derken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadılar.

Tam telefonu kapatacakları sırada Ege gülümsedi.

"Sana bir sürprizim var."

"Ne sürprizi?"

"Şimdilik söylemeyeceğim."

Ertesi gün Defne üniversiteden çıkıp yurduna doğru yürürken tanıdık bir ses duydu.

"Defne!"

Şaşkınlıkla arkasını döndü.

Karşısında Ege duruyordu.

Elinde küçük bir bavul ve bir demet papatya vardı.

"Ege!"

Defne koşarak yanına gitti.

"Sen... Buraya nasıl geldin?"

Ege gülümseyerek omuz silkti.

"Sana sürpriz yapmak istedim."

Defne gözyaşlarını tutamadı.

"Aylardır seni göremiyordum."

Ege elindeki papatyaları uzattı.

"Özlemek bazen insanın ne kadar sevdiğini anlamasını sağlıyor."

İkisi birlikte üniversitenin bahçesinde yürümeye başladılar.

Uzun zaman sonra ilk kez yan yanaydılar.

Ve Defne o an şunu hissetti:

Bazen en uzun yollar bile, sevdiğin insana ulaştığında çok kısa gelirdi.