3. bölüm / 3
KARANLIKTAKİ IŞIK (Yarı texting)BÖLÜM 2: İmkansızız
Bölümler 3Şu an: BÖLÜM 2: İmkansızız
- 1 GİRİŞ: BEN SENİ29 kelime
- 2 BÖLÜM 1 : EN GÜZEL TON260 kelime
- 3 BÖLÜM 2: İmkansızız1.590 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bugün ailelerimiz birleşecek ve yemek yenilecekti. Acaba onunla yüz yüze konuşma fırsatım olacak mıydı?
Hemen Defne' ye yazdım.
Mavi; Defnoşummm napıyosunn
Defne; Oturuyorum balım sen napıyosuunn
Mavi; Ne zaman geliceksiniz balım sana anlatmam gerekenler varr
Defne; Kız evlerimiz karşılıklı ya 2 dakikaya sizdeyiz ayrıca neymiş anlatacakların meraklandım bak
Mavi; Bekliyorum aşkım
mesaja💗 ifadesi bırakıldı.
Kapı çaldığında heyecanla kapıya koştum. Babam arkamdan kahkahalarla "Yavaş olsana kızım düşeceksin" diye bağırdı.
Kapıyı açtığımda karşımda Ateş abi, Defne, Minel teyze ve Asil amca vardı.
"Hoşgeldinizz" diye neşeyle bağırdım. Asil amca "Hoşbulduk güzel kızım" dedi. Defne bir anda boynuma atladı ve "hoşbulduk aşkım" diyerek beni nefessiz bıraktı. Minel teyze "Hoşbulduk Mavişim" dedi. Beni seviyorlardı ve hoşlandığım çocuğun ailesinin beni sevmesi hoşuma gidiyordu.
En sona Ateş kalmıştı. Herkes içeri doğru yürürken Ateş göz kırptı ve "Hoşbulduk evrenin en güzel tonu" dedi. Bu iltifat acaba bana mıydı? Yoksa ismini taşıdığım renge mi atıfta bulunuyordu. Bu umurumda değildi ama bu cümle gitgide hoşuma gitmeye başlamıştı.
Ben cesur bir insandım bu yüzden yüzene karşı sorabilirdim. Evet yapabilirim diye kendimi cesaretlendirirken Ateş'in kolundan tuttuğum gibi kendime çektim. Aile üyeleri içerideydi yani bizi görmüyorlardı. Ateş'te hazırlıksız yakalandığı için çektiğimde haddinden fazla yakınlaşmıştık. "Mavi ne yapıyorsun" dedi. Şok olmuştu, beklemiyordu. "Ateş yüzyüze konuşalım dedin. İşte karşındayım şimdi konuşalım." dedim ve ona daha çok yaklaştım. "Mavi şimdi olmaz içeride ailelerimiz var" diyerek benden uzaklaştı. Bir adım daha attım ve yanağından öpüp içeriye doğru yürümeye başladım.
Bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Çok şaşırmıştı. Bende kendimden beklemiyordum ama anlık bir cesaretle yapmıştım bunu.
"Mavi" arkamdan seslenmesiyle durdum. Şimdi onu gıcık etme zamanıydı. "Efendim abi" derken abi kelimesine özellikle baskı uyguladım. Acaba benden hoşlanıyor muydu? Bunu anlamak için abi demiştim. Eğer hoşlanıyorsa abi dememe gıcık olacaktı. Ağzından kısa bir cümle döküldü." Abi mi?" hayal kırıklığına uğramış gibi duruyordu.
"Evet abi ne vardı"
"Niye öptün, niye dengelerimle oynuyosun sen Mavi" dedi.
"Ben her abimi yanağından öperim abi. Buna abimin diğer arkadaşlarıda dahil sana özel bir şey değildi yani merak etme" dedim ve tekrar yürümeye başladım.
Salona geçip oturduğumda o da arkamdan gelmiş ve oturmuştu. Yüzünde hala o şaşkın ve tatlı ifadesi vardı. Onu seyrederken telefonuma gelen bildirimle gözüm telefona kaydı. Bildirim Ateş abidendi.
Ateş abi; Kızım sen ne yapmaya çalışıyorsun? Önce öpüyorsun sonra sana özel değildi diyorsun. Sonra da salona geçince herkesin içinde beni izliyorsun. Amacın ne Mavi?
Mavi; Of bilmiyorum seni görünce elim ayağım birbirine dolanıyor.
Ateş abi; Demek öyle :)
Mavi; Evet öyle sana aşığım diyorum hala bir şey söylemiyorsun. Şimdi söyle sen ne olsun istiyorsun?
Ateş abi; Mavi ben sana hiç o gözle bakmadım. Özür dilerim.
Mavi; Dalga mı geçiyorsun? Ben sandım ki
Ateş abi; Ne sandın Mavi aramızda öyle bir şeyin olmasına imkan yok. Dengelerimle oynama daha fazla.
görüldü
yazıyor..
Mavi çevrimdışı
İşte bu gerçekten beni üzmüştü. Onu çok seviyordum ama böyle demesi çok ağırıma gitmişti. Göz ucuyla karşımda oturuşuna baktım. Rahat duruyordu. Ve çoktan babamgilin konuşmalarına katılmıştı. Sanırım gerçekten umrunda değildim.
Annemgilin yanına mutfağa gittim. Annem, Minel teyze ve Defne oradaydı. Bir anda gözümden yaşlar süzülmeye başladı. Onlar tabi meraklanmıştı ve yanıma koştular. Annem " Ne oldu güzel kızım benim" dedi. Minel teyze de annem gibi meraklı duruyordu. "İyi misin Mavişim" diyerek yanıma çöktü. Nasıl diyebilirdim ki oğlundan hoşlandığımı ve onun için ağladığımı.Defne de onlar gibi gelmişti ve " Anlat benim güzel arkadaşım" dedi. Onları çok seviyordum ve gözlerinde değerli olmak beni mutlu ediyordu. Keşke dedim bir an için keşke onun da gözünde değerli olsaydım diye düşündüm.
"Ben.. Ben onu çok seviyorum." Hepsi şok olmuş gibi birbirlerine bakıyordu. Defne "Ne" diye bağırdı. "Kim bu? Biz tanıyor muyuz?" diye sıraladı ard arda sorularını.
Onun bağırışıyla içeriden abim,Ateş abi, babam ve Asil amca geldi. Meraklı gözlerle etrafa bakarken hepsi ağladığımı gördü. O anda babamın gözlerinde sinir gördüm. "Seni kim bu hale getirdi güzel kızım?" dedi. Siniri bana değildi. Beni bu hale getiren kişiyeydi.
Ve o kişi en çok güvendiği insanlardan biriydi.
Ateş
İçeride futbol hakkında konuşurken Defne'nin bağırışıyla hepimiz mutfağa koştuk. Mutfağa girdiğimde gözüm ilk Defne'yi aradı. Ona bir şey oldu sandım. Gözüm bir kaç saniye Defne'de oyalandıktan sonra Mavi'ye baktım. Ağlıyordu. Ve bu gözyaşları benim yüzümdendi. Bundan emindim.
O ismi gibi olan mavi gözlerine baktım. Ağlamaktan gözleri kızarmıştı ve cam gibi parlıyorlardı.
Karan amca "Seni kim bu hale getirdi güzel kızım" dedi. Sinirli gibiydi. Bilmiyordu ki kızının ağlamasının sebebi tam arkasındaydı.
Sevdiğim kızın "Ben.. ben onu çok seviyorum." diyip susuşunu izledim. Onu her şeyden çok seviyordum. Ama arkadaşımın kardeşi olduğu için bunu bir türlü söyleyemiyordum. Zaten kendime bile yeni yeni itiraf etmeye başlamıştım. Defne "Az öncede kim olduğunu sordum Mavi adamı deli etme" dedi. Sinirlenmeye başlıyordu çünkü o da arkadaşını üzen kişiden bunun hesabını sormak istiyordu.
Mavi'nin gözleri beni buldu ve bir kaç saniye bende oyalandı gözleri. Hala herkese birini sevdiğini söylemesinin etkisindeydim ve şok geçiriyordum sanırım.
Mavi bir anda bağırmaya başladı. "Herkes çıksın, beni yanlız bırakın" dedi. Mutfakta ki herkes bir bir çıkmaya başladı. Mavi' nin tersi pisti. Eğer yanlız kalmak istiyorsa yanlız kalmalıydı.
Ve sonunda mutfakta bir tek ben kaldım. Oturduğu sandalyeden kalktı ve karşıma dikildi. Şuan inanılmaz sinirliydi ve bu gözlerinden belliydi.
Ona sarılmak istedim ama mümkün değildi. Hem şuan sinirliydi hem de umutlanmasını istemiyordum. "Sağır mısın Ateş defol git" dediğinde gülmeye başladım. Abi demiyordu ve bu hoşuma gidiyordu. Ama bunu ona belli edemezdim. Boğazımı temizleyip önüme döndüm. Mavi bana öldürücü derecede tehlikeli bakışlarını yolluyordu. Ama bu hali bile bana tatlı geliyordu. "Gülmesene gerizekalı" dediğinde daha çok gülmeye başladım. O da bir anda ciddiyeti kenara bırakıp gülmeye başladı. Bir insanın bu kadar hızlı duygu değişimlerinin olması normal miydi? "Sinirimden gülüyorum şuan" deyip bir anda yine ağlamaya başladı. Belinden tutup kendime çektiğimde çok yakınlaşmıştık. O da gözlerini kırpıştırarak bana bakıyordu. "Benim yüzümden mi?" diye sordum. Mavi gözlerini bana dikti. "Sence?" derken bir kaşı havalanmıştı. Bu canımı yakıyordu. Onu gerçekten ben ağlatmıştım.
Hala ellerim belindeydi. Konuşmak için ağzını açtı ama geri kapattı. Bir kaç saniye sonra tekrar ağzı aralandı ve bu sefer konuştu. "Niye böyle yapıyorsun. Önce umutlanma diyorsun sonra belimi tutup kendine yakınlaştırıyorsun. Neden yani. Gerçekten merak ediyorum. Bu ağlayan hallerim senin hoşuna gidiyor galiba." dedi. Bu kadar açık sözlü olmasını beklemiyordum. Gözlerim yüzünün her zerresinde oyalandı. Her bir noktasını hafızama kazıdım. Tekrar gözlerine baktığımda meraklı gözlerle bana bakıyordu.
"Saçmalama Mavi elbette bu durum hoşuma gitmiyor. Ama abinle arkadaşım işte Mavi. Seninle benim aramda öyle bir şey olamaz. Ki olsa bile buna abin müsaade etmez." dedim.
Yazarın anlatımıyla
Mavi yavaşça kendini Ateş'ten uzaklaştırdı. Ellerini itmişti. Sevdiği kız onun ellerini itmişti.
Mavi bir şey söylemeden mutfaktan çıktı. Ve Ateş sadece arkasından bakmakla yetindi. Gitmeyi çok istedi ama yapamadı çünkü söyleyecek bir şeyi yoktu. Mavi' nin gözlerinden yavaş ve sessiz bir şekilde yaşlar süzüldü. Hayır ağlamamalıyım diyen kız odasına vardığında artık kendini tutamadı ve hızla hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Onu herşeyden çok severken onun böyle demesi çok canını yakmıştı Mavi' nin. Ateş ise salona geçtiğinde herkes ona meraklı gözlerle bakıyordu. Mavi'nin Ateş'i kovmadığını anlayınca onlarda Ateş ve Mavi'nin gelmesini beklediler. Çünkü Ateş kardeşi Mavi'yi sakinleştirebilirdi. Yani en azından onlar böyle düşünüyordu. Ama Mavi Ateş'i kovmayı denemişti. Karan bey Ateş'e dönüp "Ateş oğlum, Mavi nerde?" dedi. Ateş sadece "İyi değil odasına çıktı." diyebildi. Onun da canı çok yanıyordu. Ama diyecek söz bulamıyordu. Defne hemen lafa atladı "Ben bir Mavime bakayım" dedi ve koşarak Mavi'nin yanına gitti.
Defne
"Aşkım iyimisin?" diye sordum kapının önündeyken. Onu çok merak ediyordum. Ama Mavi bir şey demeden sadece kapıyı açtı. Onu gördüğüm gibi boynuna atladım ve "Şimdi kurtuluşun yok her şeyi baştan sona anlatıyorsun." dedim. Mavi kafasını sallayıp anlatmaya başladı. Tabi bu sırada gözlerinden yaşlar akmaya devam ediyordu. Elimle gözyaşlarını sildim. "Defne belki kızacaksın ama ben, ben abinden çok hoşlanıyorum." diyebildi. Cümlesinin ardından maviş gözlerini gözlerime dikti ve cevabımı bekledi. "Aşkım saçmalama elbette kızmadım ben sana nasıl kızabilirim ki?" dedim. Sonra Mavi tekrar konuşmaya başladı. "Defne ben abine ona aşık olduğumu söyledim." Her cümlesinin ardından cevabımı merak edip bana bakıyordu. Yüzümde ki şaşkın ifade önce konuşmama müsaade etmedi. Ama sonra yüzüme bir gülümseme oturdu.
"Ee balım abim ne dedi. Sevgili misiniz şimdi siz?" dedim. Çok heyecanlıydım ama Mavi tekrar ağlamaya başladı. Ağlarken söylediği cümle donup kalmama sebep oldu. "Defne abin imkansız olduğumuzu ve abimin buna müsaade etmeyeceğini söyledi." Abim olacak it en yakın arkadaşımı üzmenin hesabını verecekti. Hemen teselli etmeye çalıştım ama nafileydi. Mavi "Tamam Defne sen git artık geç oldu hem bak annengil sesleniyor" dedi. "Bu burada bitmedi balım abime bunun hesabını sorucam ve yarın konuşucaz" dedim. Mavi sadece kafa salladı.
Mavi
Defnegil gitmişti annemgil yanıma gelmek istesede onları kovmuştum. Telefonuma bakarken üstten gelen bildirimle uygulamaya girdim.
Ateş abi; Mavi ben çok özür dilerim öyle demek istemedim.
Mavi; Tamam.
Ateş abi; Aşağıda Defne de yokken bir kaç şey konuşuldu. Anlatmamı istermisin?
Mavi; Anlat, kısa kes
Ateş abi; Ailelerimizle tatile gidiyoruz
Mavi; Nasıl hep birlikte mi?
Ateş abi; Evet hepbirikte
Mavi; Ay sonunda güzel bir haber ne zaman yola çıkıyoruz?
Ateş abi; Hemen bu gece
Mavi; Ne daha valizim hazır değil
Ateş abi; Koş hazırla valizini
Mavi; Tamam abi
görüldü
Mavi çevrimdışı
Ateş abi çevrimdışı
Mesajdan çıkıp büyük bir sevinçle çıktım ve annemgilin yanına gidip doğruluğunu kontrol ettim. Anneme dönüp "Niye bana söylemediniz?" diye sordum. Annemse gülerek "Söylemeye geldik kızım ama malum odandan kovdun bizi." dedi. "Neyse tamam tamam ben hazırlanmaya çıkıyorum" dedim ve yanlarından ayrıldım.
Odama geldiğimde büyük bir valiz çıkardım ve gün gün giyeceğim tüm kombinleri ayırdım. Uzun süren bir tatil olacaktı o yüzden büyük bir valiz tercih etmiştim. Mutlulukla valizimi hazırlayıp aşağıya koridora bıraktım. Tabi indirmesi zor olduğu için abimden yardım almıştım. Daha sonra odama çıktım ve bir kaç saat sonra yola çıkacağımız için kendimi uykuya teslim ettim.
Bölümü nasıl buldunuzz?? Bu yeni kurgum benim için çok özel çünkü çok eğlenceli. O zaman yolculuk başlasınn. Bölümü beğenmeyi unutamayınn💗💗💗
Bölüm etkileşimi
