Bölümler 3Şu an: Bilim ve psikoloji
- 1 Tanıtım986 kelime
- 2 Bilim ve psikoloji1.242 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 1: Normal Psikolojiye Karşı Karanlık Psikolojiye Genel Bir Bakış1.921 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bilimin ne işe yaradığı (işlevi) konusunda insanoğlu görüşbirliği sağlayabilmesine rağmen tanımı konusunda farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bu tanımlardan birkaçı "...nesnel sağlamlığı olan bilgiler bütünü", "neden-sonuç ilişkilerinin ifade edildiği sistematik bilgiler birikimi" olarak verilebilir. Karasar (2000) Bilimin tanımındaki ayrıntılar yerine "geçerliği kabul edilmiş sistemli bilgiler bütünü" olarak tanımlamanın yeterli olacağı görüşündedir. Bilimin başka tanımları da yapılabilir. Tanımlardaki farklılaşma biraz da tek bir -holistik=bütüncül- biliminden çok farklı bilim dallarının ortaya çıkması ve farklı bilim dallarındaki farklı bakış açısından kaynaklanabilir. Bilimde aydınlanma döneminin sonuna kadar, bilim adamları çeşitli bilim dallarıyla ilgilenir ve çeşitli alanlarda görüş bildirirlerdi. Örneğin Aristo, mantık, matematik, felsefe, astronomi gibi bilim dallarını bilir ve görüş bildirirdi. İbn-i Sina hem tıp hem fizik hem de sibernetikle ilgilenmekteydi. Günümüzde alt bilim dalları vardır ve bilim adamları, bu alt bilim dallarından biri üzerinde uzmanlaşmaktadırlar. Alt bilim dallarında en çok uzmanlaşma tıp, biyoloji, kimya, fizik ve davranış bilimlerinde gözlenmektedir.
Bilimin tanımında sağlanamayan görüşbirliği, bilimin türleri için de geçerlidir. Örneğin bazı bilim adamları matematiğin bilim dalı sayılamayacağını çünkü "soyut" olduğunu dolayısıyla nesnel ve gözlenebilir olmadığını ileri sürerek, matematiğin "bilimler üstü" olduğunu vurgulamaktadırlar. Diğer yandan Goblot, matematiğin en gelişmiş bilim olduğunu çünkü nesneden bağımsızlığını ilan ettiğini, dolayısıyla diğer bilimlerin matematiğe öykündüklerini ileri sürmektedir (Alıntı kaynağı: Bacanlı, 2000).
Şimdi de psikolojinin bir bilim dalı olarak fantastik kurgulardan uzak, hem bir örnek hem de tanımına bakalım.
17 yaşında lise son sınıf öğrencisi Demirhan ile Psikolojik danışma uzmanı arasında aşağıdaki konuşma geçiyor:
Demirhan: Bu kızla ne zaman karşılaşsam psikolojim bozuluyor.
Danışman: Çok etkilendiğini ve heyecanlandığını mı söylemek istiyorsun?
Demirhan: Onunla ne zaman karşılaşsam her şey değişiyor. Normal düşünemiyorum. Söyleyeceğim kelimeleri hatırlayamıyorum, kekeliyorum.
Danışman: (Susuyor).
Demirhan: Aslında ben heyecanlı biri değilim. Bu durum başka. Kalbim deli gibi çarpıyor. Bedenimi ateş basıyor.
Danışman: Çok farklı duygular yaşıyorsun çünkü bu kızla ilgili duyguların yoğun.
Demirhan: Hem de nasıl daha önce hiç böyle şeyler hissetmemiştim. Bir sakarlık yapmaktan korkuyorum. Korktuğum başıma geliyor. Ellerim titriyor.
Danışman:..........
Genel psikoloji denilince öğrenci soruyor "hocam siz hipnotizma yapıyor musunuz?" diğer bir derste başka bir öğrenci "ruh çağırma var mı, varsa siz hiç katıldınız mı?" bu örnekleri çoğaltmak mümkün, psikoloji günlük yaşamda değişik anlamlarda kullanılmaktadır. Bu terimlerin bazıları psikolojinin çalışma alanı dışındadır.
Psikolojinin yanlış anlamlarda kullanılmasının ya
da ilgi alanının yanlış bilinmesinde "psikoloji" terimini oluşturan latince kök sözcükler olabilir. Latince "Psycho" ruh, "Logy" bilim demektir. Dolayısıyla Psychology - Ruh-bilim gibi bir anlam ortaya çıkmaktadır. Maddenin karşıtı olarak "ruh" nesnel bir olgu değildir ve bilimin çalışma alanı dışındadır. Psikoloji terimindeki ruh, ruhla ilgili olmayıp ruhsal durumu ifade etmektedir (Bacanlı, 2000). Başka bir bakış açısından duyguları, bilişsel süreçleri ve hareketleri etkileyen durumlardır.
Psikoloji, bireyi anlamaya ve tanımlamaya çalışır. Tanım olarak; bireyin davranışlarını ve bu davranışları etkileyen değişkenleri inceleyen bilime psikoloji denir. Psikoloji bilimi yalnızca insan davranışlarıyla ilgilenmez, hayvan davranışlarıyla da ilgilenir. Hayvan davranışlarıyla ilgilenen bilime etoloji denir. Psikoloji daha çok insanı konu edinir. Bireyin davranışlarını ve bu davranışların nedenlerini açıklamaya çalışır. Ruh çağırma, hipnotizma gibi nesnel olmayan konular modern psikolojinin ilgi alanına girmez.
Psikolojik danışman ile öğrenci arasında geçen diyaloğa baktığımızda öğrencinin psikolojim bozuluyor ifadesiyle anlatmak istediği, öğrencinin davranışlarındaki değişmedir. Davranış, bilişsel, duyuşsal ve motor bir "tavrı-oluş" durumunu belirler. Bilişsel davranışlarımız her zaman dışardan gözlenemeyebilir. İçsel bir süreç olarak yaşarız. Danışman-öğrenci diyaloğunu incelediğimizde davranışın üç temel boyutu olduğunu gözleriz. Bunlar biraz önce sözünü ettiğimiz bilişsel, duyuşsal ve psikomotor boyuttur. Yukarıdaki örnekte de Demirhan'ın söz konusu ettiği kız öğrenciyle ilgili algısı, düşünceleri davranışın bilişsel yönü ile ilgilidir. Davranışın bilişsel yönü algılama, hatırlama ve düşünme gibi süreçlerle ilgilidir. Davranışın bu yönü, çoğu zaman dışardan gözlenemez, ancak davranışlarımızı kuvvetle etkileyen ve şekillendiren özelliğe sahiptir.
Davranışlarımızın duyuşsal yönü duygularımızla ilgilidir. Sevinç, mutluluk, kaygı, öfke vb. heyecansal tepkilerle ilgilidir. Her davranışın duyuşsal boyutu olmayabilir. Duyuşsal davranışlar sözel veya sözel olmayan yollarla ifade edilir. Çocukken yaşadığınız babanızla ilgili bir anınız gözlerimizin dolmasına neden olabilir. Bir matematik problemini çözerken duyuşsal bir davranış gözlenmeyebilir. Ancak bir öğrencinin matematik dersi veya matematik öğretmeni ile ilgili tutumunun duyuşsal boyutu vardır. Tutumlarımızın duyuşsal boyutu davranışlarımızı etkiler. Öğretmenler öğrencileriyle iletişimde bu boyuta dikkat etmelidirler. Öğretmenine karşı olumlu duygular taşımayan bir öğrenci, öğretmenin verdiği derse karşı da olumlu duygular geliştirebilir.
Davranışlarımızın psikomotor boyutu, davranışın bilişsel ve duyuşsal yönüyle tutarlı olarak ortaya çıkar. Bedensel hareketlerle ifade edilir, gözlenebilir ve ölçülebilir. Demirhan'ın ellerinin titremesi, arkadaşımız Alinin öfkeyle bağırması davranışın psikomotor yönüyle ilgilidir.
Konuyu biraz daha anlamanız için bir örnek verelim.
Hasan Bey, o gününü kitap raflarını düzenlemeye ayırmıştı. Kitapların tozunu alıyor, sonra kitapları konularına göre ayrı ayrı raflara yerleştiriyordu. Kitaplığın alt gözlerinden birinin arka tarafından tozlu bir kitap aldı. Kitap ortaokulda okuduğu bir çocuk romanıydı. Sayfaları karıştırırken yere bir fotoğraf düştü. Eğildi fotoğrafı aldı. Fotoğrafta şalvarlı, başında rengarenk işlemeli örtüsü olan 25-30 yaşlarında bir kadının yanında kasketli, bıyıklı esmer bir adam vardı. Üzerinde beyaz yakalı siyah okul önlüğüyle 10 yaşlarında bir erkek çocuğu kadınla erkeğin arasında duruyordu. Çocuğun omzunda eski bir okul çantası vardı. Arkada kapısı açık, küçük pencereli bir sokak bakkalının bir kısım görünüyordu. Hasan Bey bir süre fotoğrafa daldı. Sonra gözleri kısıldı ve iki damla yaş sessizce yanaklarından aşağı süzüldü. Burnunu çekti, fotoğrafı dikkatle masanın üzerine bıraktı.
Psikolojinin İnsan Davranışına Bakışı
Pekçok kişi bir davranışın psikolojide tek, belli bir açıklaması olduğuna inanır. Ancak psikologlar aynı davranışı (örneğin saldırganlığı) farklı bakış açılarından ele alırlar. Bu farklı bakış açıları aynı zamanda psikolojinin bir bilim olarak tarihsel gelişimini de ortaya koyar.
Bilimsel anlayışa uygun ilk psikoloji çalışmalarının 1876'da Almanya'da Wundt tarafından başlatıldığı hatırlanırsa, psikolojinin tıp, biyoloji, felsefe gibi diğer bilim alanlarına göre ne kadar yeni bir bilim olduğu kolayca karşılaştırılabilir. Önceleri felsefenin bir alt dalı olan psikoloji, yöntem olarak "içebakış" yöntemini kullanıyordu. İçebakış yöntemi, daha çok sezgisel verilere dayanıyordu. Wundt, psikoloji laboratuvarını kurarak, insan davranışının gözlenebilir ve ölçülebilir yönleriyle ilgilendi. Bu yöntem, psikolojinin insan davranışına bilişsel yaklaşımının öncüsü Psikolojinin insan davranışlarına bilimsel anlamda yaklaşımı 20. yüzyılın başlarında hız kazandı.
Psikolojinin Alt Dalları
Psikoloji, diğer bazı bilim dallarına göre daha yeni bir bilim dalı olmasına rağmen daha hızlı gelişmektedir. Günümüzde, Amerikan Psikoloji Birliği (APA) tarafından onaylı 30’dan fazla psikolojinin alt dalı vardır. Dünyadaki sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni psikoloji dalları ortaya çıkmaktadır.
Deneysel psikoloji dışında psikolojinin diğer alt dalları kabaca sağlık, eğitim, endüstri, yardım becerileri ve sosyal alanlarda uygulamalı olarak iş görmektedir. Psikolojinin bazı alt dalları aşağıda kısaca tanıtılmıştır.
Deneysel Psikoloji
psikolojinin uygulamalı olmayan tek alt dalıdır. Uygulamalı diğer psikoloji dalları için bilgi üretir. Uygulamada karşılaşılan problemlere cevap arar. Günümüzde deneysel psikoloji çalışmaları daha çok fizyolojik psikolojiyle yakın ilişki içindedir (örneğin, uyarıcı ya da uyuşturucuların algılama ve dikkate etkisini araştırmak gibi).
Fizyolojik Psikoloji
Bireyin davranışlarını ve duygu durumunu etkileyen bedendeki fizyolojik olayları (kan basıncının artması ya da azalması, adrenalin salgısı, hipoglisemi, stres vb.) inceleyen alt dalıdır.
Gelişim Psikolojisi
Çocukluk, ergenlik ve yaşlılık gibi gelişim dönemleri ve bu dönemlerdeki gelişim özellikleriyle ilgilenir. Hangi değişkenlerin gelişimi nasıl etkilediğini tanımlamaya çalışır.
Danışma Psikolojisi
Öğrenme süreçlerini ve bu süreçlerin nasıl optimize edilebileceğini inceleyerek, eğitim ortamlarının geliştirilmesine katkı sağlar.
Klinik Psikoloji
Psikolojik rahatsızlıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenir. Terapi ve danışmanlık hizmetleri sunarak, bireylerin psikolojik sağlıklarını korumayı hedefler.
Endüstriyel Psikoloji
Endüstri ve örgüt psikolojisi; çalışanların verimliliğini artırmak ve iş ortamını geliştirmek amacıyla, insan davranışlarını iş hayatına entegre eder. İşe alım, eğitim, performans değerlendirme, liderlik ve motivasyon konularında çalışmalar yapar. Bu alandaki psikologlar, iş yerinde stres yönetimi, iş-yaşam dengesi ve çalışan memnuniyeti gibi konularla da ilgilenir. Endüstri ve örgüt psikolojisi, bireylerin iş yerindeki davranışlarını ve bu davranışların örgütsel sonuçlarını inceleyerek, hem çalışanların hem de işverenlerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefler. Bu şekilde, hem bireysel hem de örgütsel performansı artırmayı amaçlar.
Sosyal Psikoloji
bireyin grup içindeki davranışlarını inceler. Tutum, tutum değiştirme, sosyal çekicilik, önyargılar ve ayrım, kişiler arası iletişim vb. konular sosyal psikolojinin ilgi alanlarından birkaçıdır.
Bölüm etkileşimi
