9. bölüm · Karanlık Dosya

Sessiz bir itiraf

Anormal Asker

Pars Ve Miranı Gördüğümde Hızla Ayağa Kalktım.
"Rahatsız mı Ettik?"
Alaz'ın Yüzünde Küfür Etmek istercesine bir İfade belirince Gülümsedim.
"Hayır, Rahatsız Etmediniz. Sadace Sizi Beklemiyorduk. Değil mı Alaz?"
Alaza Dönünce Yüzünde Aynı Ciddiyet vardı.
"Ben Odamdayım birkaç tane Evrak İmzalayacağım, Sonra İstersen senide Eve Bırakabılırım Savcı Hanım?"
"Olur, Çok güzel olur Bende Birazdan Geliyorum."
Alaz Başını Aşağı Yukarı Sallayınca, Bende Minnik bir Tebessüm ettim.
Alaz Damdan Aşağıya İndiğinde Pars'ta Alazın Peşinden Gitti.
"Savcı Hanım, Komiser bey?"
Miran Kendini Damda'ki Koltuğa Attığında Bende Sinirlenmiştim.
"Miran Hanım Acaba Buradan başka Yer Mi yoktu?"
Küfür Edercesine Sorduğum için miran Yüzünü Buruşturdu.
"Nöbet Olduğu için karakoldan Çıkamazdık Bizde Dama Çıkalım Dedik, Sonra mükkemel bir Çifte Rastladık!"
Mirana Yanımda ki yastığı Alıp çakma isteğimi zar zor Susturdum.
"Arya Ama Alazı Nasıl Konuşturmayı başardın Çok merak ediyorum Biz Burada 2 Yıllık arkadaşıyız bize 2 Laftan Fazlasını etmedi. Sen Daha 2 Günlük Arkadaşısın Bülbül gibi Konuşturdun Alaz komiserimi."
Alazı Konuşturmama Fırsat Mı Var, Alaz Tam Konuşacak Bir Olay Oluyor.
Ya Göreve Gidiyor, Yada Telefonu çalıyor.
Bu akşamda Siz Böyle Başımızı Sardınız, Konuşamadık.
"Arya Sen Alaza mı Aşıksın bak Söyle Yemin ederim kimseye söylemem Senin sırrın benim sırrımdır."
Gözlerim Büyüdüğünde Bu Sefer Yastığı Alıp Miranın Omzuna Çaktım
"Ne diyorsun Kızım Ya! Alaz Komiser Hakkında Düzgün Konuş, Savcın Olarak Benim hakkımda'da!"
Yastığı Koltuğun üstüne bırakıp, Ayağa kalkarak Alazın Odasına Doğru yürümeye başladım.
"Çok Yakışıyorsunuz Ama Yalan Söyleyemem.
Bayılıyorum sizin Uyumunuza Hatta Şöyle diyim;
Mavi kiz kara Çocuk gözleri boncuk boncuk
Ben sevdali bir diken sen açmamış tomurcuk
Göz bebeğim mavişim
tek dileğim mavişim
seviyorum mavişimm öleceyim!!"
Miran Kulağıma İbrahim Tatlısesin tonunda Söyleyince Daha sinir oldum.
Koridorda Yürümeye başladığımızda Alaz Siyah Kombini ve Kehribar Gözleriyle Bana Bakınca kısa Süreliğine nefesimi Tutmuştum, Tek bakışıyla Kalbimi delmişti.
Miran Kıkırdamaya başlayınca Mirana Döndüm.
Miran Susarak Hızla Yanımızdan Uzaklaşınca Tekrar Alaza Döndüm.
"Komiser bey."
"Savcı Hanım"
İkimizde birbirimize Küçük Adımlar Atarak Karşı Karşıya Durunca Gülümsedim.
"Eve Bırakacağımı Söylemiştim Hazır mısınız?"
"Evet Hazırım Ceketimi alıp Hemen Geliyorum"
Alaz Başıyla Onaylayınca Odama Hızlı adımlar Attım.
Miranı Görünce Gözüm üzerinde işaretini yapıp Odama girdim.
Masamdan Siyah Çantamı Ve Deri Ceketimi alarak Odadan Geri çıktım.
Alazın Beni beklediğini görünce Yavaş Adımlarla Koşmaya başladım.
"Geldim, Hadi gidelim."
Alaz Yürümeye Başlayınca Bende Arkasından Yürüdüm, Aramızda Büyük bir Sessizlik vardı.
"Komiser bey?"
Alaz Derin bir nefes Vererek Sakince Cevapladı;
"Buyurun. Savcı Hanım"
Alaz Sakındı, Dudaklarımı ıslattım.
"Ciddi Anlamda birşey soracağım, Ama Dürüst Cevap Verin. Lütfen"
"Soruya Bağlı."
Arabanın Yanına Geldiğimizde Binmeden Önce Alazın Gözlerine baktım.
"Cidden İyi misiniz?"
Alaz Gözlerime Bakarken, Gözlerinin Buğulandığını görebiliyordum.
Alaz Kapımı açtığında Sessizce Bindim.
Alaz Yanıma Bindiğinde sessiz Kaldım.
Alaz Radyonun sesini Yükselttiğinde -Cevdet Bağca / Söylemedim - Adlı bir şarkı Sözleri Yükselmeye başladı.
"Mınji dur ji te heskır
Nıkaribum bejım
Mınji dur ji te heskır
Nıkaribum bejım"
Kürtçeydi Anlıyabiliyordum.
Seni uzaktan sevdim
Söylemedim
Diyordu, Alaza baktığımda Yola Odaklanmıştı.
"Mın nefesate bedenk maçkır
Nıkaribum bejım
Mın nefesate bedenk maçkır
Nıkaribum bejım"
Alaz Şarkı sözlerini Bilircesine Mırıldanıyordu.
Alaz'a Baktığımda Kısa bir bakış Attı.
"Mı jıtere helbestan gotinan mezınkır
Mı jıtere biharan havina mezınkır
Mı jıtere evine talez mezınkır
Nıkaribum bejım"
Kırmızı Işık Yanınca Arabayı Sarsmadan Yavaşça Durdurdu.
"Savcı Hanım, Siz Kürtçe biliyor musunuz?"
Alaz'tan Böyle bir soru beklemiyordum, O yüzden kısa Bir An Sustum.
"Tabii ki biliyorum, Hatta Ben 6 Dil biliyorum. Siz kaç biliyorsunuz?"
Alazın Gözleri büyüdüğünde Hafifçe Tebessüm ettim.
"6 Dil Maşallah. Ben 4 Dil biliyorum.
Türkçe, Azerbaycan, Türkmençe, Birde Kürtçe"
Kürtçe'Yi Ağzının içinde Yuvarlayarak Söylemişti.
4 Dilin Hepsininde Türkçe olduğuna Şaşırmıyordum, Alaz'tan Beklediğim haraketti. Alaza Sorsak Hepsinin değerli olduğunu Söylerdi.
"Siz Hangi Dilleri biliyorsunuz?"
"Ben İngilizce, Arapça, Rusça, Çince, İspanyolca, Kürtçe biliyorum."
Alaz Başıyla Onaylayınca Bende Dışarıya bakmaya Devam Ettim.
Alaz Camı açtığında İlk Önce Tenime ılık Bir hava çarptı, Gülümsemem Genişledi.
"Hava Çok güzel, Bir dondurma Yer miyiz?"
Alaz Bu Cevabıma Tebessüm etti.
"Dondurma Olur."
Dışarıya Bakarken En Sevdiğim pastanenin önünden Geçiyorduk ki Hızla Alaza Döndüm.
"Alaz Şurada Durabilir misin?"
Alaz Pastane'nin Az ilerisinde durduğunda Arabadan indik.
"En sevdiğim pastanede, Biraz Tatlı Yiyelim sonra Dondurma Ve birde Kahve?"
Alaza Döndüğümde dudaklarında ilk defa geniş bir Tebessüm gördüm.
"Tatlı Krizine Girmeyinde Savcım."
Pastaneye Girdiğimizde Alaz Pastanede gözünü gezdirdi. Tatlı yiyen insanlar, Kahkahalar Ve Birbirinden Güzel Gözüken Tatlılar vardı.
Minik Pastalar Ve Tatlıların Yanına Giderek Daha yakından baktım.
"Buyurun efendim Ne İstersiniz"
Kasa Görevlisi Memnuniyetle Gülümseyerek bize bakarken Alaza Döndüm.
"Alaz Ne istersin?"
"Kahve."
Gözlerimi devirdim, O kadar Güzel Tatlılar vardı.
"Ben Kakaolu Puding, Çikolatalı Ekler, Çikolata Damlacıklı Kurabiyeler, Kremalı Donut, Kruvasan Ve Çikolatalı Latte istiyorum Bir Tanede Türk Kahvesi Alalım"
Alaz Bana Bakarken Cüzdanını Kontrol etti.
"Tabii Yenge, Hesab Kimin adına olacak?"
Alaz Çalışana Çatık kaşlarla baktığında, Bende Şoka Uğramıştım.
"Koçum! Yenge Derken, O Benim arkadaşım."
"Özür dilerim efendim Sizi Çok yakışırdım.
Hesab Kimin adına Olacak acaba?"
Alazla Birbirimize Baktığımızda Çantamdan Cüzdanımı Çıkarttım.
"Benim adıma Olacak."
"Hayır Arya Hanım Benim adıma Olacak"
İkimizde Cüzdanımızı uzattığımızda, Alazın cüzdanını alarak Alaza geri uzattım.
"Arya Hanım bizim Erkekliğimizde Kadına Hesab Ödetmek yazmaz.
Koçum sende Şu Ödemeyi yap!"
Alaz Benim elimden Cüzdanı Alarak Çalışana Uzattığında Çalışan Ödemeyi alarak Alaza Geri Cüzdanı uzattı.
"Siz bir masaya oturun Efendim, Tatlılarınız Birazdan Gelecektir."
Cüzdanımı geri alarak Çantama Koydum, Alazda Cüzdanını Aldığında Gözüme Kızıl saçlı, Güzel Bir kız Resmi çarptı.
Alaz Hızla Cüzdanını cebine Koyduğunda, Hafif Gülümsedim.
"Sevgilin mi?"
"Bir zamanlar..Öyleydi"
Alaz Bana Masaya Oturmak için yol verdiğinde Yavaş Adımlarla Bir Masaya Oturdum.
"Sana birşey sorabilir miyim?"
"Sor"
Alazın Acısını Körüklemek istemiyordum ama Merak etmeye başlamıştım.
"Sevgiline ne oldu?"
Alaz ilk Saniyeler sustu Gözlerini benden Kaçırdı, Ağzının İçinde Varla yok arası Bir ses Duydum.
"Şehit Oldu, Vatan sağolsun.."
Dudaklarımdan Sessiz bir nida döküldü;
"Vatan Sağolsun.."
Başka birşey söylemezdim, Lina Komutanım İle İlk konuşmamızda Onunda Anne Ve Babasını Öldürdüklerini öğrenmiştim O Zamanlarda Üzülmüştüm Ama Bu kadar Üzülmemiştim..
"Tatlılarınız Geldi Efendim"
Sesiyle İkimizde İrkildik, Tatlıları Görünce Gülümseyememiştim Bile, Büyük bir Tepside Tatlılar Önümüze Koyulurken Baya bir Bol Ve Çok şeyler Söylemiştim.
"Afiyet Olsun."
Garson Geri Çekildiğinde Tatlılara baktım, Nasıl Yiyecektim. Kalbim Çok Acıyordu.
Alaz Tatlılar baktığında bana Döndü;
"Yemeyecek mısın, Bak Sonra Paramı Boşa harcattı diye Yalın Komutanıma şikayet ederim seni"
Gülümsedim. Alaz Benim Üzüntümü hafifletmek için Tebessüm ettiğini görünce Gözlerimdeki pınarları Sildim.
"Sende yiyeceksin ama Tamam mı?"
İtiraz Etmeden Cevapladı;
"Tamam Yiyeceğim."
Alaz bir kurabiye Alarak Yemeye Başladığında bende Donut Yedim.
"Of! Çok Lezzetli, Bir daha Hep Buraya Gelelim."
Alaz Başını kahveden Kaldırdığında Bana Baktı
"Şey.. Yani Bir daha Geliriz Diye dedim. Gelmez miyiz?"
Sustum Ve Etrafa bakınmaya Karar verdim.
"Geliriz"
Alaz Tatlı Yemeye Devam Ederken, Bende Bu Cevaba Sevinerek Yemeye Devam ettim.
Yalın Abim Bizi görse İlk Önce Alazı Sora Beni Buraya Gömerdi, Tekrar Etrafa Bakındım. Abim Yoktu, Ekipten Birisinin olmadığınıda Gördüğümde Keyfim Artmıştı.
"Çikolata Güzel Tercih."
Alaz Çikolatalı Pudinge baktığında Sağ Tarafımda ki Kaşığı alarak Puding Doldurdum
"Uçak Geliyor Komiser bey"
Elimde Tuttuğum Kaşığı Alazın Ağzına Doğru götürdüğümde Alaz İlk defa Sesli Kahkaha Atmıştı.
"Hadi Ham yapıyoruz!"
Alaz Ağzını açtığında Kaşığı Ağzına Götürerek Yedirmiştim.
Alazın Ağzından Kaşığı Geri Çıkarttığımda, Bende Minik bir kahkaha Attım.
"Koskocaman Komiseri ne Hallere düşürdünüz Savcı Hanım."
Alaz Peçeteyle Ağzını sildiğinde bende Aynı kaşıktan Pudingin Tadına baktım.
"Hmm.. Güzelmiş!
Siz Beğendiniz mi Komiser bey?"
"Güzel yapmışlar beğendim"
Sessiz Romantik bir müzik çalarken, Ben ise Bu Şarkı eşliğinde Tatlılara baktım Sonra Alaza..
"Dondurma Yiyecek mısın?"
Bu kadar Tatlıdan Sonra Dondurmayı Duyunca Biraz Duraksadım.
"2 Top? Sen yiyecek mısın."
"Hayır Yemeyeceğim, Bu kadar Yeterli."
Alaz Ayağa kalktığında Bende Ayağa kalktım. Dondurma Çeşitlerine Bakmama bile Gerek yoktu.
"Ben Kakaolu ve Çikolata parçacıklı Dondurma Alabilir miyim?"
"Tabii."
Kahramanmaraş Dondurmacısı olduğu için Biraz Eğleneceğim Görünüyordu Ta'ki Alaz Dondurmayı Direk Alıp bana Uzatana kadar.
"Nimetle Oyun olmaz Savcı Hanım."
Alaz Dondurmacının Parasını Ödeyerek Oradan Doğru yürümeye başladığımızda Bütün hevesim Kırılmıştı.
"Ne Oldu Hevesin mı Kırıldı?"
Alaz Gözüme baktığında Gülümsedim.
"Uçan Balon almamı ister misin?"
İllerimizde Uçan Baloncu bir Amca vardı.
"Gerek Yok, Teşekkürler.."
Alaz Başıyla Onaylayınca Etrafa Bakındım.
"Hava Çok güzel değil mi?"
"Evet Çok güzel.."
Adana'nın Havası bugün Ilıktı, Ne Çok sıcak Ne'de Çok soğuk tam Ortaydı.
"Sen Adanalı mısın? Savcı Hanım"
"Hayır Ben Adanalı değilim abimle biz Karadenizliyiz. Ben Trabzon'da Doğdum orada büyüdüm."
Damarlarımda Karadeniz Kanı Dolaşıyordu, Horon sesi Duyduğum an Horon tepmeye başlardım, Küçükken Ben Zaten Emeklemeden önce Horon Tepmeyi öğrenmişim Sonra Emekleyip yürümeyi..
"Ben Buralıyım Adanalıyım.
Yalın komiserimde Bu arada İnatçılık damarı var gibi Karadenizli olduğunu öğrenince Biraz Şaşırdım."
"Yalın Abim inatçılıkça bir numaradır.
İnatçı Keçiyle Abimi Yan Yana Koy hiçbir Fark yok Tek bir Fark Var O'da birisinin Keçi olması Birisinin insan olmasıdır.
Abim birşeyi yaparım derse Yapar, Yapmam Derse Yapmaz."
Alaz Beni dinlerken Ben İse Çikolatalı Dondurmamı yiyordum.
"Bu arada herşey için çok teşekkür ederim.
Kesene Bereket, Bir Daha'kine Ben öderim."
"Rica Ederim Savcı Hanım."
Alaz İle Arabaya Doğru yürümeye başladığımızda Dondurmamı bitirmiştim.
Arabaya Bindiğimizde Bu Sefer Radyoya Dokunmadık, Ben Telefonuma Baktığımda Saat Yavaş Yavaş 1 buçuğa geliyordu.
Lina'dan Bir mesaj vardı, Açtım.
"Yalın Abin seni soruyor, Miranın Yanında Bu gece Onlarda Kalacak Dedim, Sen neredesin kaç saattir Çok merak Ettik seni!"
Derin bir nefes verdim, Miran Şuanda Horluya Horluya Uyuyordur Bundan Şüphesizdim. Mecbur olarak Eve Hırsızmışım gibi girecektim.
"Yalın komiserim mı yazmış?"
Alaz Gözlerini telefonuma Değdirdiğinde Hızla kapattım.
"Yok, Lina Yazmış."
"Ne dedi? Gece'de Saat Geç oldu. Seni eve bırakayım"
Alaz Arabayı Çalıştırdığında Sessizce Camdan Dışarı baktım.
Yalın Abim uyurdu sabah Anca 9 gibi kalkardı Bu yüzden birazda olsa Sanşım var gibi görünüyordu. İnşallah Uyumuştur niyetiyle İlerlemeye Devam ettik.
Alaz Arada Bana Bakıp Sonra Tekrar Yola Odaklanıyordu.
"Sende birşeyler var Gibi Savcı Kız."
Alaza Döndükten sonra Tekrar dışarı Döndüm.
"Yok birşey."
Sadace ölüm fermanım imzalanıyor o kadar Yanı ciddi birşey yok.
Derin bir nefes daha Verdim, Eve Yaklaştığımızda Korkumdan altımı pislemiş olabılırdım.
"Yarın Tekrar Görüşürüz."
Ölmezsem Görüşürüz!
Herşeye Rağmen Gülümsemeye Devam ettim.
"Görüşürüz Komiser Bey"
Arabadan Hızla İnerek Kapıdan Değil'de Evi Dolanarak Kendi odamda ki Camdan içeri Atlamaya Çalışmıştım.
Koskocaman Savcının düştüğü hallere bak, Camdan İçeri atlamaya Çalışıyordum ki, Dengem Kayarak İçeri Düştüm.
Kendimi sırt Üstü Yerde Yatarken Bulduğumda Büyük bir gürültü Kopmuştu, Sorun bu olsa Kurban Kesebilirdim.
Yatağımda İki insan Gördüm, Karanlıktı kim olduklarını seçemedim ama Boku yediğimin farkındaydım.
"Arya?" Duyduğum sesle Gözlerimi kapattım, Beni Yattığım yere gömselerdi daha iyi olurdu.
"Abi.."
Yalın Abim başımda Duran Lambayı Açınca Far görmüş kedi misali gözlerim açılmıştı.
Arya Kızım Sıçtın Ölü taklidi yapsanda kurtulamazsın Artık Yalın Abimin arkasında lina'yı gördüğümde Sana mesaj atmıştım İfadeli bakışını Attı.
Miranın Evine gitsem Ne olacaktı?
Ben Miranın Horlamasını Çekemezdim.
"Lina Bunun Burada Ne işi var?
Arya Sen Miranın evinde Kalmayacak mıydın."
Lina Benim yerime Derin sinir dolu Bir nefes verdi.
"Abi, Miran Çok Horluyordu bende Geri geldim. Biliyorsun Ben Horlayan insanların yanında Uyuyamam."
Yalanın bu muydu kızım, Maşallah hiç belli olmuyor.
Tırnağımı Avuçumun içine batırdım.
"Ya Ne Demezsin Sen kim horlamak kim?"
Abim Alaycı Bir şekilde söyleyince Kaşlarımı çattım.
"Abi ayıp ediyorsun!"
Savcı Olmaya Çalışırken Çok yorulduğum için horluyor olabilirdim.
Araba Çalışma Sesi Geldiğinde Gözlerimi kapattım.
Barış Manço misali içimden Tek bir Cümle Geçti; Ayı!
Kafamın içinde Barış mançonun Ayı Şarkısı Çalıyordu.
"O araba Sesi ne?"
Lina Ve Yalın Ayağa kalktığında zar zor Ayağa kalktım, Ayağımı burkmuştum.
"Birşey Yok Komşudur."
Alazın Gitmesini Niyet Ediyordum ama Bozulmuş araba Sesi Devam ediyordu.
Lina üstüne Kıyafetini geçirdiğinde Lina'nın çıplak olduğunun bile farkında değildim.
Yalın Abim Camdan Dışarı baktığında Alazın Arabası bozulduğunu anlamıştım Koltuktaki Yastıkla Kendimi boğsam kurtulabilir miydim?
Deneyemedim Alaz Arabadan Çıktığında Yalın Abim Bir Bana Birde Alaza Baktı.
"Komiserim araba Bozuldu!" Diyen Alazın sesiyle Yastığı Alıp Kafasına Fırlatmak Vardı, Lina camın önüne kurulduğunda büyük bir kahkaha Attı, Alaz İse Bana bakarak Ellerini iki yana açtı.
Arabanın altında kal inşallah Alaz!
Dertli bir nefes verdim.
"Komiserim Hava Soğuk bu araba'da burada kaldı Acaba içeri girebilir miyim?"
Lina Hemen Kabul Etti.
"Gel Aslanım, Sana'da bir Yatak sereriz Gel!"
Lina gülmesine Devam ederken Sinir dolu Bir bakış Attım.
"Gel Koçum, Gel."
Abim bile Kabul ettiğinde Ayağımı yere vurarak Odama Doğru yürüdüm.
Yalın Abim Peşimden Geldiğinde Alaz Gittikten sonra Kesin bana Bağırıp Kızacaktı.
"Arya Sen mi alaza Seni bırakmasını söyledin, Hem Alazla Ne işin var senin?"
Derin bir nefes Vererek Abime Döndüm.
"Alaz Benim sadace Arkadaşım abi!"
Başka Şeylerinde olabılır. Diyen İç sesimi susturmaya Çalıştım.
"Akşam Dosyalara bakmaya başladım saatte 1 Olmuştu Alaz'da Karakoldaydı beni eve kadar bıraktı. Hem ona Sor, Beni eve Bırakmasını bile Söylemedim."
Alazı Ele verecektim Ama Kendimi Ancak Böyle savunabilirdim. Yoksa Babamın Yanına Gönderilirdim.
Kapı Açılma Sesi Geldiğinde Abim Kitlediği bakışlarını benden Kopardı.
Lina Alazı İçeriye Davet Ettiğinde, Alaz Bana Dönerek Gözlerimin içine Baktı.
"Hoşgeldin Alaz"
Lina Alazı İçeri Soktuğunda Alazın Gözleri sadece Benim üzerimdeydi.
Dudaklarımı dişleyerek Saçlarımı Savurarak düzelttim.
"Hoşbuldum Komiserim"
Lina Benim odamı işaret Ettiğinde Hayır Dercesine Başımı Salladım.
"Sen Arya'nın odasında Yat Alaz."
Yalın abim bana baktığında en büyük cezayı verdiğinin farkında değildi.
"Siz Arya ile beraber yatın koçum."
Gözbebeklerim büyüdüğünü görünce Abim Sözünü en iyi şekilde Ekledi;
"Yani sen Yatakta yatarsın misafir olarak Arya'da yerde yatar."
Ben bunu Daha'da beğenmemiştim.
"Gerçekten gerek yok Arya Hanım yatağında yatabilir. Ben koltukta'da yatabilirim."
Ben bu fikri sevmiştim ama Yalın abim zar zor Alazı yatak Odama soktuğunda Kaşlarım hafif çatılmıştı.
Odam Posterlerle kaplıydı, Pembe yatak kılıfım Ve oyuncak yastıklarla dolu bir Yatağım vardı.
Alaz odamı incelendiğinde Kendime yer Yatağımı yapıp birkaç tane oyuncak yastığımı Yanıma Aldım.
"Odanızı beğendim Savcı Hanım"
"Teşekkürler Alaz Bey"
Alaz Yatağın üstüne oturduğunda bende yere yatmıştım.
"İsterseniz ben yerde Yatabilirim Yer Soğuktur üşütmenizi istemem"
Yalın Abim benim yatakta yatıp Alaz'ın yerde Yattığını görseydi Tek Abim değil Lina'da kızardı.
"Teşekkürler Gerek yok Alaz, İyi uykular."
Yastığıma sarılıp Gözlerimi kapattığımda bir bedenin beni kucaklayıp Yatağıma koyduğunu hissettim, iki Yanıma Oyuncak yastıklarımı Koyup benim rahatımı sağlayan Alazın kokusunu Hissetmiştim ama Gözlerimi açmadım.
Soğuk hissetmiyordum daha çok ilk Defa sıcak hissediyordum.

🖤

Sabah olduğunda Alazı Yatakta değilde kendimi yatağımda ve Etrafımı saran Oyuncaklarla Görmüştüm, Yere baktığımda Alazı Yerde Gerçek dünyasını rüyasına bile yansıtan Çatık Kaşlarını ve Sert İfadesini gördüm.
Bu ifadeye gülmemek, Zordu.
Ayak Seslerini duyduğumda, Bu sefer ölü taklidini enine boyuna oynamıştım.
Kapı Açılma Sesi Geldiğinde Gözlerim kapalıydı kim olduğunu görmemiştim Ama Nefesinden anlayabiliyordum.
Yalın Abim..
Alaz uyumaya devam ederken, Bende uyuma taklidi yapmaya devam ediyordum.
"Uyuyorlar mı?"
Lina Kapı eşiğine Geldiğinde birimizin Yatakta uyuyup Birimizin yerde uyuduğunu görünce Şaşırdığına Emindim, Bende uyandığımda kendimi Yatakta gördüğüme şaşırmıştım.
"Arya.."
Abim Sinirli ve dertli bir nefes verdiğinde bütün minnoşluğumu Kullanarak yatakta Uyuyor numarası Yapmaya devam ettim.
"Demek ki, Alazın gönlü arya'nın Yerde yatmasına el vermedi."
Lina Ve Yalın bizi izlemeye devam ederken Abim Derin bir nefes Aldı.
"Koğuş Kalk!"
Abim ne zaman uyusam uyandırmak için bu Taktiği uygulardı.
Alazın bu sesle İrkilip uyandığına Emindim.
"Komiserim?"
Hislerim Her zaman doğrudur, Uyanmıştı.
"Yat sen koçum Yat Benim derdim seninle değil."
Abim Benim üstüme Doğru yürürek Geldiğini hissettim.
"Arya Savcı Hanım!"
Abim kulağımın Dibinde Bağırdığı için, Ürpererek Gözlerimi Açtım.
"Günaydın."
Başını Aşağı Yukarı sallayarak Gözlerini bana diktiğinde hiçbirşeyden Haberim yokmuş gibi Etrafa Bakındım.
"Gün mü Aymış?"
Pencereye baktığımda Güneş Gerçekten Doğmuştu.
"Gün Aydı, Birtek sen uyanamadım."
Yatağın Suçuydu, Bir Yatak bu kadar Sıcak mı olur.
"Yarım Saate ikinizi karakolda dövüş sahasında bekliyor olacağım!
Sizin gibi bir ikili bulmuşum bırakır mıyım?"
Alaz'a baktığımda damarları bile belli oluyordu, Ben mi buna Yumruk Tekme Atacaktım bu beni Çiğ çiğ Yerdi.
Alaz'ın Bakışları benim bakışlarımla buluştuğunda Alaza melül melül bakıyordum
"Abi Hayır.."
Sesim ağlamaklı Çıkmıştı, Alazla Aynı odada kalmak bile cinayete Teşebbüs olmak demekti Hızla Ayağa kalkarak Odadan çıktım.
"Abi Ölmemi istiyorsan ben kendimi balkondan atarım merak etme."
Abim Üniformasını giymiş, Botunu bağlıyordu.
"Yarım Saat sonra, Karakolda bekliyor olacağım.
Balkondan Atlamaya kalkma, Bunu sen istedin sonuçta bende istediğini Veriyorum."
Abim silahını Beline Koyarak düzelttiğinde Lina'ya öpücük Vererek sözümü dinlemeden gitmişti.
Mutfağa doğru yürürken Odama baktım, Alaz Kalkmış Saçlarını düzeltiyordu.
Tip bir bakış Attım, Beni Abim niye Her konuştuğum erkekle dövüştürüyordu.
Mutfağa ilerleyerek Arıtmayı açarak Suyumu içtim.
Lina mutfağa girdiğinde, Derin bir nefes daha Verdim Bardağı Bulaşık makinesine Atarak, Balkona çıktım.
Dün gecenin azarını birde Linadan çekemezdim.
Lina beni uzaktan izlerken ben ise Tip bakışlarımı sürdürüyordum.
Dün gece sadace kahve içtik diye bu'da Yapılmazdı, Haksızlık Yapılıyordu.
Alaz Benim sadace Arkadaşımdı, Bunu neden Anlamıyordu.
Rüzgâr Adlı sevgilimi zaten, Kovalayıp benden kaçırmıştı.
Sıra Alaz'da mıydı Belkide uzak durmalıydım.
Abimi Anlıyordum, Beni korumak istiyordu ama onunda beni anlamasını istiyordum.
Lina Yanıma gelince bakışlarımı yere gömdüm.
"Arya benimle konuşur musun?"
Bakışlarımı yerden kaldırmadım, Hatta Konuşmadım bile yüzüne bile bakmadım.
"Yüzüme bile bakmıyor musun?"
Bakmadım, Lina ise Yumuşak bakışlarını bana dikmişti.
"Arya.." son Harfi uzattığında Yavaşça Bakışlarımı yerden Kaldırdım.
"İyi misin Ablam? Bak buradayım yanındayım, Yalın abine değilde bana Bağırıp kızabılırsın.
Seni her zaman dinlerim, Bağırıp kızsan bile ama lütfen bir kelime söyler misin?"
Birkaç saniye Linaya baktım, Onun suçu yoktu.
Ona bağıramazdım, Kızamazdım. Birkaç saniye birbirimize baktık.
"Sarılabilir miyim?"
Lina Kollarını açtığında Kendi Kollarımı ona Sararak Başımı Omzuna Koydum.
"Teşekkürler.."
Lina Sırtımı sıvazlayıp, Saçlarımı Okşadığında, belki günler sonra İlk defa böyle rahatlamıştım.
"Sana bağırıp sinirlenemem ki ben..
Sen benim Ne zaman zorlansam Arkamda çınar gibi duran lina'msın..."
"Sende benim Arya'msın.. Komik eğlenceli başına buyruk Arya'm. Sen Yıkılacağım dayanamıyorum de. Yine seni bırakmam Arkanda dağ olur kimseye yıktırmam. Hayata küstüm de. Hayatla seni tekrar barıştıp Elini Tutarım. Ben Bir abla olarak burada değil Öz kardeşin'miş gibi duruyorum Anladın mı?"
Lina Yüzümü avucuna alıp okşadığında, Başımla Sessizce Onayladım.
"Arya Yirmi dakikamiz kaldı Yalın komiserimden Azar Yemek istemiyorum, Hazırlanmaya başlar mısın?!"
Lina Gülümseyerek Alazın olduğu yere Döndüğünde Bende o yöne Döndüm.
Parmağıyla Siyah Saatini gösteriyordu.
"Geliyorum Alaz.."
Lina saçımın bir tutamını kulağımın Arkasına sıkıştırdığında, Hafif bir Tebessüm ederek Eve doğru yürüdüm.
Alaz'ın yanından geçerek Lavaboya Geçtim.
Aynadan Yüzümü inceledim, Sivilcelerim Artmıştı.
Bu halime iç çektim, Sivilcelerim alnımı kaplamışlardı.
"Merak Etme sen hala çok Güzelsin" Diye Seslenen Alaz'la Gülümsedim.
Kapatıcımı yüzümle Kaplayarak Hafif sadece bir makyaj yaptım.
Siyah Olan sportif Takımımı Giyerek, Saçlarımı At kuyruğu yaptım.
Lavabodan çıktığımda Lina'yı hâlâ pijamasının içinde görünce Kaşlarım çatıldı.
"Sen Karakola Gelmiyor musun?"
"Benim bir işim var Gelemeyeceğim ama Yalına Söyledim sizin videonuzu gönderecek."
Sessizce Onayladım, Beyaz Ayakkabılarımı Giyerek son Defa Lina'ya Sarıldım.
"Kendine iyi bak sonra döneceğim."
Lina'nın bakışları gergindi sebebini sormadan beni bekleyen Alazın Arabasına bindim.
"Arya." Diye mırıldanan Alaza Döndüm.
"Efendim?"
"Abin Dövüşeceksınız Falan dedi ama benim Elim hiçbir Kadına kalkmaz."
Dik bir bakış Attım Alaza Sonra dışarı Döndüm.
Alaz ise Arabayı Karakola Sürmeye başlayınca, Tekrar Alaza Döndüm.
"Sen Telaşlanma hem, Sen beni dövemezsen ben senin üstünde stresimi atarım."
Stres Atmak için Alazın bedenini kullanmak iyi bir fikir değildi.
Karakola Geldiğimizde Yalın Abim Bizi Dövüş sahasında bekliyordu.
Alaz 'la Birbirimize Son defa baktığımızda, Sahanın içine girdik.
"Abi Yol boyunca düşündüm ama bulamadım, Bizi Horoz gibi dövüştürmen ne gibi kattı sağlayacak?"
"Öğreneceksin Kardeşim Ama Şimdi değil."
Abimin bir bildiği vardır diyip Sustum.
"Alaz sen sadace gelen hamlelerden kendini savunacaksın kardeşime Vurma gibi bir hamlen olsun bu sahaya seni gömerim."
"Emredersiniz Alaz Komiserim"
"Arya sende Alaza fazla zarar vermeyeceksin, sadace Alaz sana doğru hamleleri öğretecek Fakat bunu öğrenmen için önce Alaza bir sağ kroşe At görelim."
Benim Buna Boyum yetişmiyordu, Yumruğum nasıl yetişsin Alaz önümde durunca dişlerimi Sıkarak Sağ Kroşemi Alazın yüzüne savuracaktım ki elim havada kaldı.
Alaz Sağ Yumruğumu tutarak Bedenimi bedenine yaslayınca, Kulağıma Eğildi sıcak nefesimi Tenime değince istemsizce Gözlerimi kapattım.
"Kural Bir; Düşmanından 3 adım Geri dur"
Alazın yumruğumu kavrayan Elimi tutarken Yüzüne geri bir Kafa attım.
"Kural İki; Düşmanını hiçbir zaman Hafife alma."
Alaz Kafa Attığım burnunu Tutarken ben İse Sol karın boşluğuna bir tekme atacaktımki bacağımı Elimle Tutarak Vurmama Engel oldu.
"Kural üç; Düşmanınla Temastan kaçın."
Alaz Beni Yere Düşürünce Üzerime eğilmeden Karnına bir tekme attım.
Alaz Geriye doğru savrulurken Hızla Ayağa kalktım.
Alaz Yüzüme yumruk atmak için hazırlanırken Hızla Yere eğilerek Yumruktan kaçındım.
Abimin Bizi izleyen bakışlarını fark ettiğimde, Sinir dolu Bir nefes verdim.
Alazın Bacağına bir tekme atarak Geriye doğru savrulmasını sağlayınca Karnına bi yumruk İndirdim. Alaz yere düştüğünde Abime bakmıştım ki Alaz Bedenimi Tutup kendine çekince alazın üstüne düşmüştüm.
"Kural Neydi küçük hanım?
Düşmanınla temastan kaçın."
Alaz Beni Yere yatırıp İki Kolunu başımın Yanına koyduğunda Kısa süre birbirimize Baktık.
"Kaçış yok, Savcı Hanım."
Alazın Yanında duran bacaklarımla, Alazın boynuna bacağımı sardım.
"Kaçış yok Komiser bey."
Alaz Gülümseyerek Bana bakarken Hamle yapamadan ikimizde bir öksürme Sesi duyduk.
"Komiserlerim?"
Miran şaşkınlıkla bize bakıyordu.
Yalın Mirana Dönünce ikiside tekrar bize döndü.
Alaz üstümde yatıyordu, Ben ise bacaklarımı Alazın boynuna Sarmıştım.
Alaz'la Kısa süre gözlerimiz buluşunca Hızla bacaklarımı boynundan Çözerek Alazı üstümden ittim.
Alazın ve benim saçlarım karışmıştı, İkimizde saçlarımızı düzelttik.
"Birşey Yok az önce çok güzel bir an Yaşanıyordu Ama kaçırdın."
Sinir dolu Bir bakış Atarak Dövüş alanından çıktım.

🖤

Etrafa bakınırken Şifreyi çözmeye çalışıyordum.
Gizli bir Alandaydım Burada Dünyanın On güçlü mafyanın Hayatı Geçiyordu.
Hızlı olmalıydım Her yerde korumalar vardı.
Şifreyi çözmeyi başarmıştım ki, Dosyayı Alamadan Kafamda bir silah Hissetmiştim.
"O Dosyalara dokunmaya cüret bile etme."
Kısa bir süre Başımdan Silahımı çekmedi ama ben Silahını düşürerek Ayağımla Silahı ittirdim ve Karnına sert bir tekme atarak Alabıldığım kadar dosyayı Elime alarak Yangın merdivenine Doğru ilerlemeye başladım.
Merdivenlerden Gelen korumalarada aynı şekilde tekme atarak merdivenden geriye doğru düşürdüm.
Üst kattan birisi Silahıyla inerken Gizlenerek adamın yaklaşmasını bekledim adamın silahının namlusu görününce ilk önce silahını düşürdüm sonra sert bir kafa atarak merdivenlerden Aşağıya yuvarladım.
Dosyaya baktığımda hâlâ benim Yanımdaydı, Merdivenlerden attığım insanlara baktığımda hepsi baygın ve yaralıydı, Dosyayı daha sıkı tutarak Merdivenlerden Aşağıya inmeye Devam ettim.
Bir Adam daha görünce Derin bir nefes verdim, Adamı duvara yaslayarak bana ulaşamaması için Ayakkabımla boynuna son güçüme kadar baskı uyguladım, Ellerimle duvari ittirerek daha çok baskı uygularken Adamın elleri bana ulaşmaya çalışıyordu, Adamın gözleri kapanmaya başlarken ben ise Son Güçümü uygulayarak adamı bayılıttım.
"Her insan mı salak olur?"
Dışarı çıktığımda Depodan uzaklaştım.
"Lina!" Derin bir nefes verdim o kadar Adamdan kurtuldum bir tek senden kurtulamadım, Yalın Koray.
Sakın olmaya çalıştım Ama Yalın sakın değildi.
Gözleri Buz mavisine Dönmüştü, Bu Şu Anlama geliyordu ki sinirden Delirmişti..
"Efendim?" Dedim en masum halimle Dosyayı Ceketimin Arkasına Saklamaya Çalışırken Yalın Dosyayı Alarak İncelemeye Başladı.
"Sen Cidden Dünyanın en Tehlikeli Mafya Adamları Dosyasını mı çaldın?"
5 Tanesini alabilmiştim Diğer 5 tanesi ise hala orada kalmıştı.
"Bir gün başına Çok tehlikeli birşey gelmesinden korkuyorum Lina."
Ben ise Ölümle burun buruna Geliyordum Yinede korkmuyordum Zaten az önce öleceğimi bile bile oraya girmemiş miydim? Girmiştim.
Tehlikeli Olup olmaması bile fark Etmiyordu Onlar için Her yere Dalabilirdim.
Yalından Dosyayı Aldığımda Selinay Kara Ve Alpay Kara yazısını Aramaya başlamıştım.
Yalın 4. Dosyayı Açmamı beklemeyerek Dosyayı elimden Aldı.
"Eve gidip öyle bakmaya Devam ederiz Güzelim Hem 2 Tane kaldı."
Derin bir iç çekerek Yalının Elini tuttum.
"Benim Yanımdan'da ayrılma bir daha Tamam mı?"
Sessizce Onayladım. Bütün dikkatim, Dosyanın içindeydi.
Arabaya bindiğimizde Radyoyu açtım.
"Ekip seni merak etti, Arya bir işinin olduğunu söyledi ama işinin böyle birşey olduğunu bilseydim bütün Emniyeti yığardım buraya."
"Emniyete gerek yoktu.. Senin sesin bile Bazen En büyük Hediyem oluyor Yalın birşey soracağım."
Derin bir sessizlik oldu.
"Sadace içimde bir his var.. Belkide onlar yaşıyorlardır sadace Yüzleri değişmiştir?"
Yalın Sessiz kaldı.
"Öld-"
"Ölmemişlerdir! Belkide Beni korumak için gelmiyorlardır.. Ya onu geçtim hayatta insanın Anne ve babası ölür mü Yalın Bana cevap ver.."
Gözlerim dolmuştu, İnsan hem Yetim hemde öksüz olamazdı.
Yalın bu soruma Sessiz kalmıştı, bu sorunun belkide yanıtı yoktu.
"Öksüz ve Yetim lina Kara..." Diye mırıldandım.
Kardeşim bile yoktu hayatta kimsem yoktu Sadace Yalın ve Ekipim vardı.
"Yalın'nın Linası.."
Bakışlarım Yalına döndü ondan başka Dalım yoktu belki, Tutunacak tek dalım o vardı.
"Bizim Birbirimizden başka kimsemiz Yok,
Lina'nın Yalını.."
Yalın benim elimi tuttuğunda, Sıcak parmaklarımı benim soğuk parmaklarımı ısıtıyordu.
"Senin ben tek gözyaşına ölürüm, ölür.
Yalın senin tek yaşına kurban olsun."
Dudaklarım istemsizce iki yana kıvrılmıştı, Yalın dudaklarıma doğru yaklaştığında telefonuma bir mesaj düşmüştü.
Mesajı tam boşvermiş bende yalının dudaklarına yaklaşıyordum ki sanşıma tüküreceğim anda telefonum çalmaya başlamıştı.
"Boşver" diyerek Yalın gözlerini kapatarak yaklaşmaya devam ederken, Yalının dudaklarından geçilmiş yalın ise benim dudaklarımı değil koltuğun bir kenarını öpmek zorunda kalmıştı.
Telefonu açtığımda, Yalın kendi sanşına sövmekle meşguldü.
"Lina 2 saattir ortalıkta yoksun neredesin sen kızım illa belediyeye haber verip yer yer seni aratmak zorunda değiliz biz, Bizimde işlerimiz var herhalde senin sayende işimizi gücümüzü bırakıp 2 saattir seni beklemek zorunda değiliz ki biz!"
En yakın dirdir'cım olan konuşmadan durmayan Miran'ım yine susmadan bütün kelimeleri bir dakika içine nefes almadan sığdırmayı başarmıştı.
"Mirancığım işim vardı ya... ondan dolayı haber veremedim hiçbirinize hem geliyorum şimdi." sesim sevecen olduğu kadar yalınla Yakınlığımızı engelleyen miran yüzünden sinirliydi.
"Kızım sen yokken neler oldu neler!" Diye heyacanla konuşuyordu ki bir sesle bakışlarım dışarı döndü.