2. bölüm / 2
Karadeniz'e Sevdaluk2. Bölüm
Bölümler 2Şu an: 2. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bi an nefes alamıyorum sandım . Demek herkesin öve öve bitiremediği efendi ama bı o kadarda kafasında var olan . Sarhanlar'ın küçük oğlu Emir buydu demek ...
Göz göze gelmemizle ikimizde ilk bı yutkunmuştuk . Onu bilmem ama ilk defa bu erkeğe istemsizce değil isteyerek , yarın yüzük takacağım adam olduğunu bilerek baktım.
Az önce mescitten çıktıktan sonra da karşıya baktığımda siyah gömlekli siyah pantolonlu abdest aldığından dolayı kolları ıslak olan ve saçlarından şu damlası damlayan adamdı bu .
Derin bi iç çektim .
İçerde neler oluyordu bende bilmiyordum .
"Hazal kızım eyi misin daldın gittin da ."
"Şey evet baba iyiyim ."
Bakışlarını benden geri çekmişti. Herkes sohbeti kesip oynayanlara odaklanmıştı.
Ben ise o na
Tam anlatıldığı gibiydi sanki ne eksiği vardı ne fazlası.
Birden bakışlarını bana çevirmesiyle utanıp elimdeki bardakla uğraşıyor gibi yaptım.
Kafamı tekrar kaldırdığımda Ali amcanın gözleri mekik dokuyordu aramızda .
" Cemil rızan varsa çocuklar bı dışarı çıkıp konuşsunlar ."
Ne konuşmak mı? Kimle ? Onla ? Ben nasıl konuşacaktım ki? Ne konuşacaktım? Olmazdı.
Babam gözlerini biraz benim üzerimde gezdirip daha sonra kafasını salladı.
Hayır baba hayır.
Tek başıma hiç tanımadığım bir erkekle ne konuşacaktım?
" Mercan'da yanlarında gidecekse olur ."
İyi bari Allah'tan mercan'da gelecekti . Küçük falan ama yinede biraz olsun utanmami azlatirdi .
Ali amca Emire bakarak kaş göz yapmıştı.
"Hayde kalkinda gidin bakalum."
Babama bakmamla kafa sallamisti .
Emir'e baktığımda o da bana bakıp ayağa kalkmıştı.Bende kalkıp çıkışa doğru ilerledim . Emir de arkamdan geliyordu .
Salondan aynı anda çıkmıştık.
" Abla Emir abi bizi nereye götürüyor?"
" Bilmiyorum da sen nereden tanıyorsun onu?"
Mercan cevap vermeden Emir konuşmuştu.
" Özel olarak gitmek istediğin ya da yemek istediğin bir şey var mı oraya gidelim?"
Yoktu ki yani nereye gidebilirdik ki ?
" Yok."
Benden cevap alamayınca Mercan doğru eğilip ona sordu .
" Senin küçük hanım? Nereye gitmek istersin yada ne yemek istersin?"
" Ben aç değilim ama ablam tatlı çok sever tatlı yemeye gidelim Emir abii."
Naptın sen Mercan?
Birden bana bakmasıyla gözlerimi kaçırdım.
" Ablan şimdiden utanayı desene Mercan."
İkisinde bana bakıp gülmüştü.
" E hadi o zaman tatlı yemeye ."
Ne yani ben tatlı seviyorum diye tatlı mı yemeye gidecektik ?
Mercan'ı kucağına alıp ilerlemeye başladı önümden .
" Buralarda güzel tatlıcı yok, başka bı yere gitmemiz uygun mudur? Sorun olur mu senin için?"
Nereye gidecektik ki ? Ben niye hiç bir soruya doğru düzgün cevap bulamıyordum.
" Yani bilmiyorum ki."
Durdu gözümün içine baktı. Bişey demeden bakışlarını çekti.
" O zaman tatlı sözüm olsun size şimdi şurda çay içelim sadece ."
Onaylamamı bekler gibi dönüp tekrar baktı. Başımı salladım sadece. Fark etmezdi ki zaten .
Sokağın başında kafe gözüküyordu. Büyük ihtimalle oraya gidiyorduk .
"Ne diye arkamdan yürüyorsun , yanıma gelsene ."
Yan?
ına mı? Allah'ım sana geliyorum . Derin nefes alıp adımlarımı hızlandırdım .
" Mercan"
" Efendim Emir abi ."
"Senin bu ablanın dili var mı ben pek göremedum da ."
Mercan pek belli etmek istemese de gülmüştü.
Sonra Mercan Emir'in kulağına eğilip bir şey dedi .
Ne işler dönüyordu burda ?
"İstenmeyen kişiysem ha geri döneyim bu yolu. Ne sessiz sessiz konuşaysın Mercan?"
Emir birden durup bana bakmıştı. Çok değişik bakıyordu anlayamıyordum .
"Uheyyy Mercan senin bu ablan daha evlenmeden kıskanmaya başladı desene . Hadi gel seni indireyim geldik sayılır zaten ."
Mercan'ı kucağından indirmişti ama bana bakmaya devam ediyordu . Yanlış bir şey mi demiştim ?
Mercan kafenin bahçesindeki parkı görünce koşarak bizden önce girmişti .
Keşke demeseydim öyle ya şimdi yalnız kalmak hiç olmadı . Oy oyy .
Birden durup bana dönmüştü, ellerini cebine koyup konuşmaya başladı.
"İstenmediğin için değil istendiğin için şu an yanımdasın ve o yüzden konuşmaya gidiyrız. Ha bu kadar kıskanacağını bileydum en baştan almazdım mercanı ."
Ben daha bişey demeden göz kırpıp önüne bakıp yürümeye devam etti .
Ne demişti şimdi bu ? Ben niye kıskanayım bunu ?
Gerçekten her konuşmamla daha çok batıyordum . Ama dediğinde de haklıydı . İstendiğim için konuşmaya gidiyorduk zaten . O mu istiyordu acaba beni ? Ama ben daha önce hiç görmemiştim ki onu o beni nerde görmüştü?
"İlerde olurda kavga edersek de mi hep böyle susacasun? Ben Karadeniz kızlarını asi kıskanç sürekli karşılık veren diye biliyordum . Sana sadece kıskanç özelliği yüklenmiş olmalı. "
Arkasına bakıp gülümseyip tekrar önüne dönmüştü.
"Çok mu var ?"
Durdu.
"Neyden ?"
"Çok mu var diyrım konuştuğun kız nereden bilıysın ha bunları."
Birden gülümseyerek yüzüme baktı . Ve bir adım yaklaştı . Boyu bana göre çok uzundu . Niye yaklaşmıştı şimdi .
"Utanmayasan gel içime gir ne bu yakınlık?"
Gözlerini kısıp daha çok baktı gözlerime . Birden dibimden ayrılıp yürümeye devam etti .
" Bilmem saymadım."
İçimde bir şeyler kırıldığını hissettim sanki . Yutkundum . Ne yani ben bu zamana kadar sadece evleneceğim adama özel olayım diye kimseyle konuşmadım o da ..
" Boşuna düşüncelere dalma saymadım çünkü hiç yok !"
" Aman banane olsa ne olmasa ne kendi hayatın."
Durdu yine . Bu çocuk niye sürekli durup devam ediyordu?
Gözlerimin içine baktı ve yine yakınlaştı.
" Az önceki yüzün hiç öyle demiyırdı ama neyse ."
" Sen her bişey söyleyeceğin zaman benim dibime mı giriceksin ha böyle."
" Bilmem hoşuna gidiyorsa girerim niye girmeyeyim ."
Ben daha bişey demeden sesli bir sekilde gülüp kafeye girdi .
Sabır Allah'ım sabır.
Bende arkasından girip oturduğu masaya oturdum .
"Hoşgeldiniz abi ne alırsınız ?"
Birden bakışlarını bana çevirmesiyle bende ona baktım.
Bı kaç saniye baktiktan sonra tekrar garsona baktı.
"Biz karar verelim seni çağırırım aslanım."
Garson bı şey demeden geri çekildi .
"Çok ilginç birisin her an ne yapacağını ne diyeceğini kestiremiyorum . Değişiksin yani ."
Derince gözlerime bakıp gülümsedi. Yapma şöyle söyler diyorum.
"Bilmem sen öyle diyorsan belki de öyleyimdir ."
"Niye ben öyle diyorsam? Baskası dede ona damı aynısını diyecesun?"
Bakma bakma gözümün içine bakma .
"Cık, banane başkasından ."
Etrafa bakmaya başladım. Acaba gerçekten beni sevdi de o yüzden mi evlenmek istiyor? Yoksa beni tanımıyor bile mi ?
"Çok çabuk utanaysın ."
"Gözlerime kim öyle baksa utanırım."
Birden yüzü düştü, yutkundu . Kolundaki saatiyle uğraşır gibi yaptı , nolmuştu birden bire ?
"Oldu mu hiç?"
"Ney ?"
" Gözüne bakan erkek ?"
Geçmişimin olup olmadığını merak ediyordu . Haklı olarak ama birazda kıskandırsam bence zarar gelmezdi .
"Bilmem olmuştur ."
"Olmuştur ?"
"He olmuştur ?"
Yüz hatları geriliyo gibiydi .
"Kaç tane?"
"Bilmediğim şeyi nasıl sayayım?"
Birden kafasını kaldırıp gözümün içine baktı.
"Nasıl yani?"
Hafif bi gülümseme oturmuştu yüzüne.
"Nasıl'ı bana laf yetiştireysun ama sende az kıskanç degilsın demek ."
Bu sefer gülüşünü saklamadı gözümün içine bakarak güldü.
" Olmadı mi yani hiç birisi yada sevdalanduğun biri?"
"Fazla soru soraysın ."
Kafamı çevirip dışardan meracana bakmaya başladım. Yüzü fena düşmüştü . Kim bilir ne düşünüyordu
"Siz birşey istemeyince çay getireyim dedim abi afiyet olsun ."
" Sağol aslanım ."
Sesinde değişmişti .
Yalandan öksürüp dikkat çekmeye çalıştı , bakışlarımı ona yönelttim .
Gözümün yine derinlerine daldı ama bu sefer duygusuz bakıyordu benim konuşmama göre duygusu belli olacak gibiydi .
" Oldu mu ? Sevdalumusun birine ? Eğer öyleys-"
" Değilim yok kimse ."
Derin bir nefes aldı ve etrafa baktı.
"Çok korktum ya yüreği dolu olan biriyle evleniyorsam diye ."
"Senin ?"
Anlamsızca bakış atmıştı bu sefer .
"Senin gönül ne alemde diyrım uşağım kafan gitti herhalde ."
"Yok , yok yani kimse sadece sen varsın , ilk kez senle konuşuyorum , ilk kez bı kızla karşılıklı çay içiyorum ilksin yani yok başka biri . Zaten olmazsda olmadi da-"
" Sakin ol ne bu heyecan tamam ilk kez biriyle konuşaysın da e ben hiç böyle degilum az sakin ol ."
Hala gülüyordu.
" Ben ne bileyim çok korktum ya birisi olduğu halde benle zorla evleniyors-"
" Yok ne gönlümde ne hayatımda yok kimse ."
Yüzü oldukça neşeliydi . Çayından bı yudum alıp bahçeye baktı.
" Sevdum bu işi ."
"Gerçekten dedikleri gibi varmış kafanda biraz ."
Birden kafasını çevirip baktı . Daha sonra gözleri biraz aşağı indi , gülümseyen dudağıma."
Saniye sürmeden bakmayı kesip boğazını temizledi .
Tekrar gözlerime baktı.
"Ben kabulüm sende tamam dersen ."
Biraz kendini zorlayarak söylemişti, utanmış gibiydi . Gözlerini kaçırdı.
"Ablam da kardeşimde olmayınca dediğim gibi pek konuşmayı nasıl davranacağımı bilemem . Ama elimden geldiğince mutlu etmeye çalışırım şu romantiklik mı her ne haltsa o işleride bilmeyrum ama düşünürüm olmaya çalışırım . "
Baya kendini kaptırmış konuşuyordu .
" Başka olarak sinirlendiğimde sevdiğim insanlara çatmam geçerum Karadeniz'in karşısına ona bakarım olurda sevdiklerime sinirlenirsem yine bişey diyemem . Sabır çekerim. Kendi kendime konuşurum sonra gider namaz kılarım sakinleşirim . Namaz demişken günlük 5 vakit namazımi kılarum duamu ederim küçüklükten beri e seni de gördüm bugün sende kılaysın maşallah . Başk-"
Resmen nefes almadan hızlı hızlı heyecandan bana nasıl biri olduğunu anlatıyordu .ve çok tatlı gözüküyordu.
" Emir tamam sakin ol ne bu heyecan ?"
Birden nefes alıp sustu .
" Yok canım kim heyecanlı ben şey ettim sadece işte olanlar-"
" Kabul ediyorum büyüklerinde rızası varsa."
Gözlerime baktı yine tam bişey diyecekken telefon çaldı.
" Hay ben bu telefona ! Efendim Fatih ?"
" Sabır ya sabır tamam Fatih geleyrum kapat da "
" Ula kapat şu telefonu, tövbe estağfurullah."
Telefonu masaya koyup bana baktı.
" İş hallolduğuna göre kalkalım mı ordan çağırıyorlar. "
Çayımın son yudumunu içip kafa salladım .
*
Salona girip annemlerin olduğu masaya doğru gittik .Masadaki herkes bize bakıyordu.
Biraz utansamda belli etmemeye çalıştım resmen yarın istemeye geleceklerdi.
"Emir uşağım naptınız?"
Emir 'in tam karşısında oturuyordum . Bana baktı ve ardından babama döndü.
"Rızanız olursa , eviniz müsaitse yarın gelelum Cemil amca ."
Birden masadaki herkesin yüzü gülmüştü. Emir 'in annesi yanımda oturuyordu . Birden elini omzuma atıp sarıldı.
"Oyy sen şimdi benim gelinim olacasın ha ?"
Sadece gülümsemekle yetindim . Karşı tarafa baktığımda Ali amca ve babam konuşuyordu . Emir'e baktığımda içten bir şekilde gülümseyip telefonuna gelen mesaja baktı.
"Emir olum gelsene la horona başlayacaz ."
"Tamam siz başlayın gelirum ben ."
"E oğlum seni beklıyırız hadi da."
Emir sinirle bakıyordu Fatih'e.
"Ha ben anladım sen masadan kalkmak istemıysın."
Fatih bı anda dönüp bana bakmıştı sonra emir'e dönüp kaş göz yaptı.
"Cemil amca , Ali amca müsaadeniz varsa Emir'i alayım mı horon tepecez da ."
Babam ve Ali amca kafasını sallamasıyla Fatih bana baktı.
"Sende izin listesine yarından itibaren ekleneysın Hazal hiç öyle bakma bugün son bekar gününü yaşasın çocuk."
"Fatih! Hayde gidelum hayde kapat o çeneni."
Emir Fatih'i tutup götürmüştü.
"Fatih haklı kızım yarın isteyecez inşallah seni ."
Allah'ım bugün utanma günü falan mı!
Babam beni anlamış gibi konuyu degiştirdi .
"Abimin oğlu diye demıyrım Fatih'te çok eyi çocuktur ."
Şükür ya rabbi.
Herkes Fatih hakkında konuşmaya başlayınca bende piste baktım .
-Rapatma4(Livera ) - çalmasıyla salonda sessizlik olmuştu . Herkes piste odaklanmıştı. Emir'e baktığımda tam ortada duruyordu . Ceketini çıkartmıştı.
Müziğin başlamasıyla onlarda başlamışlardı. Bana bakıyordu ama çok farklı bı bakmaydı sanki . Çok güzel oynuyordu. Bı ara bakışlarımı çekip tekrar ona baksamda gözünü benden çekmeden oynuyordu.
Birden telefonuma gelen mesajla telefonu alıp açtım.
053**; Ula bende o uşağın sana bakan gözlerini oymazsam banada idris demesunlar !
Yine başlamıştık. Bitmiyordu bu salgın saçmalıkları bitmiyordu . Direk engelleyip telefonu kapattım . Ne kadar engellesemde her seferinde erinmeden üşenmeden yeni hat alıyordu . Manyaktı gerçekten .
Telefonu masanın üzerine koyup tekrar horon tepenlere baktım.
Emir'in yüzü bı tık düşmüş gibiydi . Nolmuştu ki ?
Bölüm etkileşimi
