1. bölüm / 3
Kapalı kapıların ardında bir kalp1. Bölüm
Bölümler 3Şu an: 1. Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hava bugün baya yagmurlu bu yüzden gelen geçen kafeye sığınıyor. Kafede büyük bir yoğunluk var dört kişi kafede kosusturuyoruz, Lia'yi hayatımda hiç bu kadar gergin görmedim kız terlemiş bu soğuk havada Leo hiç umursamiyor, yogunuz ama o normal şekilde hizmet ediyor mıy mıy bu da Lia'yi çıldırtıyor. Kafenin sahibi Gökçen ama en çok patronluk taslayan Lia bir türlü anlayamıyorum bu işi, Gokcen'de hiç fark etmiyor bunu.
Gökçen Türk ama bir İngiliz adamla evlendiğinde dolayı İngiltere'ye taşındı ve kafe açtı çok tatlı bir kız naif ve kibar herkes tarafından da sevilir ama biri hariç Lia onun sevdiğini hiç zannetmiyorum o yaranmaya çalışıyor yapmacık. Bunu Leo'da fark etti.
"Bir bakarmisiniz" kaba bir ses bana seslendi arkamı döndüğümde sarı saçlı ela gözlü dovmeli bir adam vardı iri yarı olmasına rağmen kibar gorunuyordu "sıcak bir şeyler içmek istiyorum" dedi ne kadar kibar konuşmaya calissada sesi kaba çıkıyordu "tabiki ne isterseniz" küçük bir gülümsemeyle yaklaştım. Adamda küçük bir gülümseme yapıp "salep alabilir miyim?" Başımla onayladım "tabiki" diyip oradan hızlıca uzaklaştım. Uzaklasmama ragmen gulumemem hala yüzümde kalmıştı fark etmedim. Salepi hazırlarken Gökçen geldi yani "ne o kafenin bu halinden memnun musun?" Dedi yüzünde tatli bir tebessümle, hemen başımı ona çevirdim "çok" bardağı elime aldım "götümden terliyorum" diyip oradan uzaklastim Gökçen'nin küçük kahkasini duydum giderken.
Masaya geldiğimde gülümseyerek bardağı masaya bıraktım "buyrun" adam sinirli bir şekilde etrafa bakıyordu beni görünce gülümsedi "teşekkürler" dedi gülümseyerek. Geri oradan uzaklastim elime bir bez alarak boşalan masaları temizlemeye başladım, kafe yavaş yavaş boşalıyordu yağmurda diniyordu zaten yorgunluktan gebermek uzereyim, bazen çaktırmadan o adama bakiyorum çok sınırlı duruyor belli ki bir şey olmuş, ama konuşmaya cesaretim olmadigi için gidip konuşmadım zaten tanımıyorum etmiyorum ne deyim adama.
Yerleri supururken bir sandalye gicirtisi duydum "kasaya bakarmisiniz" o adamın sesiydi heme kasaya koştum. "Üç dolar" adam cebinden kağıt para çıkardı ve bana uzattı şaşırıp kaldım "yalnız bu beş dolar" adam kendinde değil belliydi oda şaşırdı, omuz silkti "dalmışım iki dolar fazla bir şey olmaz" dedi gülümseyerek bende ona gulumsedim "para ustunuzu veriyim bekleyin" dedim ama adam bunu onaylamadi "büyük bir para değil bir şey olmaz" dedi ve çıktı. Yüzümde bir gülümseme kaldı lia geldi yanıma bizi izlemiş"bakıyorum da etkilendin sanki" kendini bilmiş bir tavırla, bu kız beni siniyor "of lia adamin davranışına güldüm" lia kaşlarını kaldırdı inanmadı belli "işine baksana sen" diyerek tersledim onu terslemeyi sevmem normalde ama kız hak ediyor.
Kafeyi sonunda kapattık, çok yorgunum hemen eve gidip duş alip yatmak istiyorum sadece. Gece vakti sessiz sokakta tek başıma yürüdüm eve geldiğimde sevinçle kendimi koltuğa attım adamın yüzü gülüşü hala aklımda unutmadım "umarım yarında gelir" diye dua ettim.
Bölüm etkileşimi
