3. bölüm / 3
Kanun ve kurşun2 bölüm
Bölümler 3Şu an: 2 bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mert ateş Aksoy
Sabahın köründe yine sinirlerim tepeme çıkmıştı
Kenan ın başı öne eğik bir şekilde karşımda duruyordu
Ulan ne işe yarıyorsunuz siz Bir adamı bulamayacaksanız ne işe yarıyorsunuz
Abi vallaha her yere baktık yurt dışına kaçmış Bulacağız merak etme
Bulacaksın tabi Sen bulmayacaksan ben mi bulacağım Bütün bu beceriksizliğiniz yüzünden oldu Anlamıyorum bunu nasıl yaptın Kaç yıldır yanımda çalışıyorsun Böyle bir şeyi nasıl fark etmedin Adam yurt dışına kaçarken sen neredeydin
Abi Vallahi suçum olduğunu biliyorum ama Böyle bir şey olacağını tahmin edemedim. Yıllardır bizimle çalışıyordu O yüzden güvendim
Kenan benim kardeşim gibiydi Yıllardır yanımdaydı. Ama yaptığı hata affedilecek gibi değildi
İki yüz elli milyon doları araştırmadan bir şerefsize nasıl teslim edebilirdi
Adamla yaptığın sözleşmeyi getir
Kenan başını biraz daha eğdi
Abi.. Şey
Konuş
Adamın imzası yok
Ne demek imzası yok
Kızının imzası var
O an beynimden aşağı kaynar sular döküldü.
Sen nasıl böyle bir salaklık yaparsın Kenan Adam senden para alıyor sen ise senetleri kızının üzerine mi düzenliyorsun
Abi Borcu kızım ödeyecek dedi Ben de
Kim bu kız
Mira Demir
Hemen araştır. Adı ne ne iş yapıyor, nerede yaşıyor ne yer ne içer Bana her şeyi getireceksin Bir tek ayrıntıyı bile atlamayacaksın
Bir an durup gözlerinin içine baktım.
Bir de Özkan Demir in ailesini araştır Kim varsa Hepsini Doğdukları güne kadar her şeyi öğreneceksin ne duruyorsun hadi Tamam abi hemen Kenan odadan çıktıktan sonra tam sinir küpüydüm o Özkan bir bulayım onu Allah ına kavuşturacagim onuda kızında beni dolandirmalarinin bedelini ağır ödeyeceklerdi sandalyemden kalktım ceketimi aldım ve giydim çalışma odamdan çıkarken homurdaniyodum bir de bu çıktı başima eğer kim benim o adımı öldürüğüme dair polise ihparda bulunup belge verdiyse bunun bedelini Canile ödeyecekti Bir de gidip polise ifade vermekle uğraşacaktık aşağı inerken emir i gördüm o abi nereye bir git seninle uğraşamayacağım sabah sabah zaten cinlerim tepemde niye nolduki Özkan piç var ya evet noldu ki 250 milyonu almış kaçmış bizim salaklar farkında bile olmamış ne oha bizim bildiğimiz korkak Özkan mı nasıl olmuş o adam korkudan nefes alamıyordu nasıl o kadar parayı alıp kaçmış dedi ve gülmeye başladı o güldüğünde sinirlerim tepeme çıktı piçkurusu hiç utanmadan birde ayağına vurarak katila katil gülüyodu ne gülüyosun lan abi abi hhaa diye bir daha gülmeye başladı o güldükçe ben sinirleniyorudum koluna vurarak onu geriye doğru sendeletim git defol gözüm görmesin seni bir tane çakacagim yoksa hala gülmeye devam ederken ben arkamı döndüm ve aşağıya indim ben aşağı inerken diğer merdivenlerden koşa koşa inen salak kardeşimi gördüm çok geç kaldım diye yemek salonuna gidip ağzına bir şeyler tıkmaya başladı ona ters ters baktim okula geç kalacağım o zaman erken kalk abi bu ne sinir ya diyerek ağzındaki lokmaları çignemye çalişiyodu agıznda yemek varken sana kaç defa konuşma diyeceğim off tanam ya agizinda yemek varken doğru düzgün konuşamiyodu ona ters ters baktim arkamı döndüm ve kapıya doğru yürümeye başladım dışarı çıkip adamlarıma gideceğimizi söyledim Kenan ben ve adamlarmla yolaçiktik iki arabayla normalde iki arabadan fazla oluyordu ama karakola giderken konvo gibi gitmek istemedim karakola gittim ifademi verdim ve bu konu hakkında araştırma yapacaklarını söylediler ve yurtdışı yasağı koydular yurt dışında bir toplantım verdi ve ben yurt dışına çıkamıyordum adami öldürdüğüme dayir daha fazla kanıt bulmamaları gerekiyordu yoksa bu kadar kolay yırtamazdım kenan'a döndüm daha fazla kanıt falan yok değil mi Kenan yok abi o gün bizden başka hiç kimse yoktu bizden başka kimse yoksa kim ihpar etti içimizde hayinmi var yoksa yok abi bizden hayin çıkmaz ya ya çok biliyosunda sen zaten ayıp ediyorsun abi alıngan bir şekilde kafasını cama çevirdi sen utanmadan aliniyormusun bide diye çıkıştım ona abi sen bu aralar benim çok kalbimi kiriyosun ama resmen bana trip atıyordu hay senin abini hay senin abini neydi Okan şerefsiz nin kızının adı Mira mıydı neydi evet abi Mira onun hakkında ne buldun abi hakinda bir dosya oluşturuyorum bu akşam elinde olacak hakkında ne varsa ne yoksa getireceğim çok az kaldı güzel eve gidelim şirkete gitmeyecek miyiz abi yok bugün gitmeyeceğiz eve sür eve geldiğimde çalışma odasına çiktim çalışma odasındaki işlerimi halletmeye başladım baya bir zaman geçtikten sonra kapım çalındı saatime baktığımıda akşama doğru geliyordu gel Kenan içeri girdi abi hani Özkan'ın kızı mira'yı araştırmamı istemiştim ya bu dosyada kızla ilgili şeyler var tamam koçum masayı bırak Kenan masaya dosyayı bıraktıktan sonra odadan çikmak yerine yine her şeyi burnunu soktuğu gibi buna da burnunu soktu abi bakmayacak mısın sanene oğlum istediğim saate bakarim ya ne olur baksan dediğinde Allahın cezas her şeye burnunu sokmadan olmuyo degilimi olmuyor dedi hafiften gülerek kovacağım seni diye homurdadim yok sen bana kiyamsin oğlum sen benim sevgilim misin niye sana kıyamiyim abi sus sus konuşma rica ediyorum konuşma dedim ve dosyayı alıp bakmaya başladım dosyayı açtığım an bir kadının fotoğrafı vardı Mira Mira Demir siyah saçları yeşil gözleri buğday teni küçük bir burnu çilleri vardı dudağının kenarında küçük bir ben vardı güzel bir kadındı çok güzel bir kadındı merhaba minik kelebek diye fisldadim içimden bir ses bu kadın uzun süre hayatımdan çıkmayacağını söylüyordu ve benim hayatımda kadınlar uzun süre kalmaz di hep tek gecelik olurdu ilişkilerim hiç kimse yanimda bir kadın görmemiştir hiç kimse bir kadını bir defadan fazla yanımda görmemiştir çünkü ne ben bir kadını mutlu edebilirdim ne bir kadın beni mutlu edebilirdi kadınlar güvenilmezdi o yüzden hiçbir kadın hayatımda bir geceden daha fazla kalmaz di minik Yıldız dediğimde Kenan ne dedin Mira isminin anlamı Yıldız demek minik Yıldız kızın üzerinde gözlerim haddinden fazla gezdigini fark ettim ve diğer sayfaları geçtim kenan gerçekten Mira ile ilgili her şeyi bulmuştu boyu 1.68 kısaymış yaş 25 minkmiş dosyada göz gezdirmeye devam ederken avukat olduğunu fark ettim gözlerimi kenana kaldırdım avukat mı evet abi çok başarılı bir avukat medyada ismini duyurmuş ve neredeyse girdiği her davayı kazanmış ceza davalarında bile çok büyük başarıları var bu kız 25 yaşında değil miydi evet abi 25 yaşında peki nasıl ceza davalarında kazanabilecek kadar başarılı olabiliyor bilmem herhalde işini iyi yapıyor he he işin çok iyi yapıyor öyle iyi yapıyor ki beni dolandırmış Kenan gülümsemesini benden saklamaya çalışıyordu kız kardeşi Derin Mete ile aynı okulda mı evet abi aynı okuldalar bu okul avukat hanımın karşılamayacağı bir meblağ tabi insanları dolandırmıyorsa kız kardeşi %70 burslu geri kalanında ablası ödüyor yani maaşının yarısını kız kardeşini okutmak için veriyor şerefsiz Özkan parayı alıp kaçacağına kendi kızının okul parasını verseymiş dediğin gibi abi şerefsiz bugün minik kelebeği bir ziyaret edelim bakalım dosyay baktığım sırada telefonum çaldı karakoldaki adamım arıyordu telefonu açtım alo alo Mert bey size bir şey söylemem lazım söyle bugün kimliğini saklayan biri tarafından sizin cinayet işlediğinize dair kanıt gönderdi yarın sabah siz gözaltına alacaklar ne diyorsun sen ne demek ihbar ettiler bilmiyorum efendim bana sadece gözaltına alınacağınız söyledi benimle başka bilgi paylaşılmaz sinirden hırildiyodum kimd neydi ne ciydi bilmiyorum ama beni ihbar ettiğine pişman edecektim onun uzunlarını tek tek arayacaktım Mert bey Benim acil kapatmam lazım bana bak dosyamı karıştırıyorsun ne yapıyorsun bilmiyorum ama beni kimin hipar ettiğini buluyorsun anadinmi beni diye kükürememle adamın yerinde sıçradığına yemin edebilirim ta tamam efendim telefonu adamın yüzüne kaptmam la telefonu duvara fırlatmam bir oldu sikiyim masamdaki her şeyi yere fırlatım kenan a duydunmu hani bir şey bulamazlardı diye adeta küküredim Kenan yerinden siçradi abi ben nasıl kes kes ne olduğunu bilmeyeceksen boş boş konuşmanın anlamı yok ellerimi masaya bastırarak masaya doğru baktığımda Mira ile ilgili dosyayı gördüm ve aklımdaki çarkılar dönmeye başladı o kızı avukatım yapacaktım madem işinde bu kadar iyi bir işe yarasın bu sayede babasını bulacaktım içimden bir ses Özkan şerefsizin kızıyla iletişime geçeceğini söylüyordu kafamı kaldırıp kenana baktım bana minik kelebek le ilgili bir dosya hazırlamani istiyorum minik kelebek kim Mira Demir saatler sonra adamlarımi geride bırakarak minik kelebeğin evine doğru yol aldım açıkçası evine girmek o kadar da zor olmayacaktı apartmanın anahtarını kopyalatirmiştim üçüncü Kata oturuyodu minik kelebek apartman kapısını anahtarıla açtıktan sonra üçüncü kata adeta bir gölge gibi çıktım ve adamlarımın yaptırdığı anahtarla kapısını açtım dediğim gibi buraya girmek çok kolaydi aslında buraya anahtar olmadan da girebilirdim ama kapıyı zorlayarak girmek istemedim gece gece minik kelebek kapı yaptırmakla uğraşmasın Mira Demir masadaki dosyayı aldım açımak istemiyordum ne vardı o dosyada beni ona mahkum bırakacak biliyordum ki boş konuşmadığını ve o dosyayı açarsam hayatımın geri dönüşü olmayan bir yola girecegıni biliyordum dosyanın kapağını açtım ve okumaya başladığımda başımdan aşagiya Kaynar sular döküldü o dosyada benim hayatım bitirecek belgeler vardi beni tehdit ediyordu dosyada avukatlığımı bitirecek belgeler vardı yetmezmiş gibi beni mahkemeye vereceğine dair belgeler vardı bu belgelerle işimden olmam yetmezmiş gibi tutuklanabilirdim böyle bir şey yapamazsın dedim sesim titriyordu dudağının kenarinda beli belirsiz bir tebessüm yer aldı tehditkar bir sesle öyle bir yaparım ki aklin şaşar minik kelebek eğer Benim avukatım olmazsan senin canını almadan o minik boynunu sıkmadan senin canını öyle bir alırım ki yaşarsin ama aslında ölüsün dediğinde tüylerim diken diken oldu bana yavaştan sinir yüklenmeye başladı sen kimsin kendini ne sanıyorsun da benim evime gelmiş beni tehdit etme ücretinde bulunuyorsun diye bağırdığımda gözü seyirmeye başladı birden o da asıl sen kim oluyorsun da benim paramı çalma cürretinde bulnuyorsun diye bağırdı onu gördüğümden beri ilk defa bağırıyordu ve bağırması ile yerimden sıçramam bir oldu ve yetmezmiş gibi bana bağırma cüretinde bulunuyosun sen kendini ne sanıyorsun minik kelebek zaten bir kelbeklik canın var caninami susadın sen asıl kimsin ve kendini ne seniyosun sen kimsinde bana bagirabiliyosun ve yetmezmiş gibi evime gelip beni tehdit ediyosun ve avukatlığımı elimden almak la tehti ediyosun ya sen kimsin kim diye bağırmam la keşke bağırmasaydım dedim içimden çünkü gerçekten beni öldürecek gibi bakıyordu ve üzerime yürüdü mink adımlarda degil bilidigin koca adımlarla üzerime geldi o gelırken ne yapacağımı bilemeyerek ve anın getirdiği korku ve refleksle arkaya adımlar atmaya geri geri gitmeye başladim beni kolumdan tutup kendine çekti ve ben neye uğradığımi şaşırdım böyle bir şey beklemiyordum ve aramızdaki mesafe kapandı eli bilegimde canımı acıtacak şeklide sıkmadı ama bileğimi kurtulamayacağım şekilde sıkı tutuyodu yüzümüzün arasında bir kaç santim kalmişti kalbim korkuyla atmaya başladi
Bana bak hadini aşma diye adeta tisladi sana yeteri kadar müsama gösterdim bir daha bana o sesini sesini yükseltirsen o dilini keserim anladın mı beni sen kimsin diyecektim ki şşit süs ve beni dine dedi açıkçası konuşmaya cesaret edemedim benim avukatlığımı yapacaksın çünkü baban ve sen benim paramı çaldınız ben çalmadim dedim sen yada baban orasını bilemeyeceğim ama senin baban parayı aldı ve kaçti ve evraklarda senin imzan var ve sana üç seçim sunacağım herkese akıbetini seçtirmem ama senin için bir istisna olsun bir ya benim avukatlığımı yaparsın iki ölürsün üç bu dosyalari gider polise veririm hem avkatiligini elinden alırım hem de dolandırıcılıktan muhtemelen hapıse girersin ve kardeşini okul masraflarni kim ödiyecek hı minik kelebek seçim senin kardeşin dediğinde ilk defa gözümden bir damla göz yaşi aktı gözleri akıp giden gözyaşımı takip Eti ilk defa sesim yenilmiş ve kırılgan çikti yapamasın dedim tek kaşını kaldırdi Emin misin yapabileceğini bilyodum yapma dedim ben bir şey yapmıyorum seçim senin yarın sabah beni gözaltina alacaklar yarına kadar sana süre eğer yarin sabah beni almadan orda kapmda olursan anaştik demek ama eğer beni alırlarsa ve gelmesen yada seçimini belirtmezsen sana ne yapacağıma ben karar veririm ya seni öldürürüm yada seni mahkemeye veririm ama bence ikincisi dedi ve sırti kolumu sinirle çekmeye çalıştım şşit sakin dedi ama gülüyordu ve elini bileğimden çekti yarın sabah görüşürüz dedi kapıya doğru gidiyordu ha bu arada hani dedin ya evime nasıl girdin diye cebinden anahtar çikardi hiç zor olmadı dedi gözlerim kocaman açıldı böyle bu kadar kolay girebileceğini tahmin etmemiştim şaşkınlığım sinire dönüştü sen kimsin benim evimin anahtarını çıkartıyorsun benim evimin anahtarını nasıl çıkartabiliyorsun sen kimsin dedim bana alaycı bir şekilde bakıp senin müvekilinim dedi ve bukadar sinirlenme çabuk yaşlanırsın dedi ve anahtarı bana doguru atı az kalsın yüzüme geliyodu son anda tuttum resmen yüzüme Fırat'ı yüzüme geliyodu mal ne ne anlamadım bir şeymi dedin yüzüme geliyodu dedim ama gelmedi sanki başka bir şeyde dedin sanene istediğimi derim defol evimden aaa ayıp misafir hiç kovulurmu hiç yakışıyor mu sana üstelik ben senin müvekkilinim sen benim müvekilm falan değilsin ama olucam olmayacaksın sen öyle san hiç yakışıyor mu ama sana bu hareketler dedi alaycı bir şekilde sanene ben ne istersem o yakışırbana titi ama avukat hanım siz sürekli bağırıyorsunuz böyle beni nasıl savunacaksınız ama kınıyorum sizi seni savunmayacağım aa ne ara seni beni konuşmaya başladık sen yani siz hemen evimden gidiyorsunuz hemen zaten gidiyorum ama dediklerimi unutma en mantıklı karar vereceğine eminim ama sen yinede akılı ol sabah sekizde kapımda ol ama en geç bir dakika bile gecikirsen senin için hiç iyi olmaz Karar senin iyi geceler minik kelebek evden çıkıp gittiğinde nepicagimi şaşırdım ben ne yapcaktim az önce ne yaşadığımı farkına var Maya başladım elim ayağım titremeye başladı gözümden bir damla yaş aktıgında agıladıgımın farkına var dım masadan aldığım vazoyu yere fırlatım elime ne geçerse yere atmaya başladım nasıl olur bu nasıl bana bunu yapar bana daha ne yapıcak ki daha ne yapabılır ya daha ne yapacak dıye bağırdım sanırım sınır kırızı geçırıyodum nefret ediyorum senden nefret ediyorum baba senın benden nefret etıgın gibi benden annemı aldın duvara bir şey atım ama ne atıgımı bilmiyorum benden çocuklugumu aldın daha ne alicaksın ki yeter artık kalbımın atişlar hızlandı elim kalibime gittiğinde yere yığıldım hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım yeter dıye yer elimi vurdum çocuklugumdan beri bitmek bilmeyen bir döngünün içindeyıdım sürekli hayatımı mahvetmenin bir yolunu buluyordu Allahm nolur ölsün nolur artık yeter yerde ne kadar kaldım bilmiyodum yerden kaltıgımda boynum belim ağrıyordu kendımı koltuğa atıgımda berbat bir haldeydim elim kanıyordu nasıl olmuştu bilmiyodum ölmeyı seçsem kardeşime ne olacaktı yaşamayı seçsem mesleğimi elimden alacak ti bir avukat olarak biliyorum ki beni dava edip hapıse bile attırabilirdi ve derin okulundan olur yüzde yetmiş bursuluydu ama yüzde otuzu bile maşimin yarısından fazlaydı herşeyi zor yetiştiriyordum kendıme bir şey aldığımda bile taksit le alıyorum marka olmasaydı taksitle ödemek zorunda kalmazdım ama ben marka seviyorum taksitle alıyorum tek seferde ödemeyeceğim anlamına gelmiyor onun yerine derin için yatırımlar yapıyorum bana bir şey olursa onun hayatını garantiye almak için param harcıyorum ama en iyi koşullarda yaşatıyorum en azından yaşatmaya çalışıyorum o benim her şeyim bu hayataki tek varlığımdi iyiki derin bu gece burda degildi onun avukatı olmak istemiyorum ama geriye onun avukatı olmak tan başka çarem kalmıyordu onun avukatı olacaktım göz kapaklarıma ağırlaştığını hissettim sanırım uyuya kalmıştım gözlerimi vuran Güneş ışığıyla gözlerimi ayırmaya çalıştım güneşin ışığından gözlerini korumaya çalışarak elime gözüme tuttum ve saatime baktım saatime baktığımda 7.30'du resmen yerimden sıçradım geç kalmıştım Allahm ben nasıl yetişeceğim ayağa kalkınca banyo doğru koştum suyu açip elimi yüzümü yıkamak için elimi suya verdiğimde elimde de çok kötü bir acı hissettim elime baktığımda elim kesilmiş ve kurumuş kan vardı avucumun içindeki kurumuş kanları temizleyip sargı beziyle sardım yüzümü yıkamak için aynaya baktığımda korkunç görünüyodum gözlerim şişmiş ve ağılamak tan kançanagina dönmüştüler bir elimle yüzmü hızlıca yıkadım dişimi firçaldim banyodan çikip odama geldim dolabını açip bir takım saçtim siyah bol paça kumaş pantolon üzerime tam oturan bir bileyzir ceket siyah stiletto ayakkabılarım la mükelek ötesi görünüyodum makyajımı yapıp evden çıktım 10 dakikam kalmişti arabama koştum ve Aksoy malikanesine doguru yola çıktım 7 59 da bir dakikam kalmişti malikaneye girdigimde polis ler gelmişti içeri girdiğimde daha doğrusu adamlar beni içeri kabul ettiğinde bütün gözler beni buldu yanlarına gidip merhaba polis bey siz kimsiniz ben Mira Demir mert ateş Aksoyun avukatiyim müvekilimi ne gerekçeyle aldığınizi sorabilir miyim mertle göz göze geldiğimizde tam zamanında minik kelebek
Bölüm sonu
Bölüm etkileşimi
