12. bölüm · Kanından yazgı

Veda

Mabell .

Sabah başımı yiyip bitiren bir ağrıyla uyandım "bu ne ağrı ya , nöbetde bu kadar ağrımadı"diye söylenerek uyandım . Uyku sersemi bulunduğum yeri anlamam biraz zaman aldı ,gözlerimi ovuşturduktan sonra nerede olduğuma baktım . Karşımdaki duvarda iki resim vardı , biri onurun ailesiyle konak önünde çekilmiş bir resim .Diğeri ise onurla ben ,kavga ederken rıza amcanın çektiği bir fotoraftı . Suratımdaki sırıtışı fark edince ciddileştim , benim onurun evinde ne işim var .Allah'ım ben ne yaptım ,alkollüyken .Yorganla yüzümü kapayıp ,ne yaptığımı düşünmeye başladım "rezalet , Allahım şuan yok et beni"dedim , kıvrınarak . Masanın olduğu yerden çıkan sesle kafamı kaldırdım" ettiğin duaya dikkat et , sen yok olursan ben nasıl var olayım"diyen onurun sesini duyunca gözlerim daha çok açıldı , ben dün bir şey mi dedim acaba .
Ayağa kalkıp ,onurun olduğu tarafa doğru yavaş adımlarla gittim . Mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu , kapının eşiğine yaslanıp ona baktım " Şey... yüzbaşı ben dünü hatırlamıyorum ,birazı aklımda . Dün acaba ne oldu ?"dedim tatlı bir tonda , onur elindeki tavayı ocağa koyup bana yandan bir bakış attı " hatırlamazsın tabi, öyle bir içtin ki . "diyip önüne döndü , başımı geriye atıp sabır diledim ." onu bende anlayabiliyorum , ben başka şeyleri merak ediyorum . Mesela niye senin evindeyim ,benim dairem karşıda ya uzakda değil . Ya da ben sana bir şey yapıp ,bir şeyler mi söyledim ?"dedim , çekingen bir tavırla . Allahım ne olur duygularımı söyleme salaklığında bulunmuş olmayayım .Onur tavanın içine doğradığı dometesi döküp ,bana doğru yavaş adımlarla gelmeye başladı " söylediklerini de mi hatırlamıyorsun ?"dedi kısık bir sesle , o bana yaklaşırken ben geri adımlarla uzaklaştım ." hatırlasam sorar mıyım ,yüzbaşı . Yaklaşamasana uzakdan da söy..."geri adım atarken ayağım halıya takılınca tökezledim , cümlemle beraber bende havada kaldım ." dün yaptıklarınla bela değilmişsin gibi bir de canıma okudun doktor . Senin yüzünden sinir hastası oldum , en yakın zamanda tedavi etmezsen beni, burakgillerin katili de olucam " dedi suratıma yakın şekilde , göz hizamda olan dudağını görünce yutkundum . Burak ne alaka ya , ben kim bilir ne yaptım . Gögüs kafesimi parçalamaya yemin etmiş kalbim , öyle hızlı atıyordu ki yerinden çıkacakmış gibi . " domatesler yanıcak "dedim son şans , onur gözlerini dudaklarımdan alıp gözlerime baktı " benim içimdeki yangını kim söndürecek , doktor hanım"dedi , çekici bir sesle . Söyliycek bir şey bulamayınca ,bakışlarımı kaçırdım .Onur geriye çekildi , ayağımın altında katlanmış halıyı düzeltip ocağın başına geçti .O uzaklaşınca bende tuttuğum nefesimi geri verdim "banyo nerde , bir yüzümü yıkıyayım"dedim ,panikle . Onur domatesleri karıştırırken" kolidorun sonunda"dedi , hızlı adımlarla banyoya girdim . Kapının arkasına sinip , elimi beni amansızca yıpratan kalbimin üstüne koydum ." ben de senin yüzünden kalp hastası olucam"dedim fısıltıyla , nabzımı düşürüp çıktım banyodan .
Onur mutfaktaki ,masayı kurmuş yaptığı menemini de ortaya koyup oturmuş beni bekliyordu . " ben gideyim , malum akşam yolcuyum "dedim ,düz bir sesle . Onur karşısındaki sandalyeyi gösterdi " buyur otur , yedikten sonra gidersin . Hem sana çay borcum vardı , aramızda borç kalmasın"dedi , o öyle diyince oturdum . " burak dedin de ben anlamadım, o ne alaka "dedim ekmeği koparıp ,onurun kaşları çatıldı . Sırf ben görmeyeyim diye de arkasına döüp çiceklere baktı " sevgilinmiş , elini tuttup götürmeye çalıştın" diyince dudağımı ısırdım , o sen bir gün gelirsin diyeydi . Menemene bandırıp tadına baktım " o eskidendi şuan sadece arkadaşız"dedim dolu ağzımla , yediğim en lezzetli menemeni onur yapıyor . " eskiden arkadaş olmaz ama sen bilirsin "dedi önüne dönüp ,ona aldırış yapmadan menemeni yedim . " ya sen bunun içine ne koyuyorsun , her seferinde daha güzel oluyor"dedim tıkınırken, onur sırıttı . " o devlet sırrı , canın ne zaman isterse söyle ben yaparım " dedi , onu onaylayıp menemeni yedim . Onu yedim ama çayı mahsustan içmedim , bir gün gelirsem bahanem olsun diye .
Menemen bitince ayağa kalktım , masaya bakıp" çayımı içemedim"dedim dudak büzüp , onur çaya yan gözle bakıp bana döndü "borç kaldı desene "dedi , sırıttıp . Başımı salladım " artık hakkariden dönünce içerim bir çayını "dedim ,alttan gülüp . Onurun dudağının kenarı kıvrıldı " komşuma hep açık evim ne zaman istersen , gel"dedi , onu onaylamak için başımı salladım ." nasipse gelirim, o zaman ben gideyim . "dedim ,düz bir sesle . Onur kapıya kadar eşlik etti " orda başını belaya sokma , görevini yap dön "dedi bin defa , başımı salladım . " ben zaten öyle biriyim , işimle ilgilenicem sadece "dedim hatırlatma yapıp , onurun suratı düşüktü ." sen kesin başına iş açıcan,askeriyeye gidip hakkariyede görevlendirilen askerlerle konuşucam . Ayrılmasınlar senin başından , nerde bozuk insan sen hemen orda"diye söylendi kendi kendine , o söylenirken içimden gelen sesi dinleyip , onura sarıldım . Onurun bir anda fısıltıları durdu , kollarımın sardığı beden buz kesti . Kokusunu içime çektim , çiğerlerimde hapis ettiğim kokuyla ayrıldım . Bana donuk bakışlarla bakan adama " merak etme , gidip gelicem . Askerliğinin verdiği sevdiğine zarar gelir korkusunu benim üzerimde kullanmana gerek yok . Zaten çok güvenli bir ortam oluşturulacak bizim için , daha fazla üsteleme . Asıl sen kendine iyi bak yüzbaşı , görüşürüz bir hafta sonra"dedim tebessümle , onur bana donmuş şekilde bakarken ben eve girdim . Üstümü değiştirdikten sonra ,küçük bir bavulla arabama bindim . Semalarla konuşurken dış kapıdan bana bakan onura baktım , son bir defa el sallayıp uzaktan vedalaşıp gittim .