1. bölüm / 1
KANIN GÜMÜŞ RENGİGİRİŞ
Bölümler 1Şu an: GİRİŞ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen hissettiğin tek şey kan olurdu.
Bugün Dünya'nin da hissettiği sadece kandı ve bundan sonra seçilmiş kişilerin de hissedeceği sadece kan olacaktı.
Herkes gözlerini kapatmış, kendini uykuya teslim etmişti. Tüm krallıkta çığ gibi bir sessizlik vardı ve bu sessizlik krallığı yutmuştu. Bazıları bu sessizlikte huzur buluyor fakat yanılıyorlardı. Bu sessizlik fırtınadan önceki türdendi.
Bir ölümsüz adam, Dünya'nın Kanı'nı çalmak için Gümüş Orman'ın derinliklerindeydi. Etraftaki güvenlik önlemlerini aşmış olması şaşırtıcıydı. Çünkü daha önce kimse Gümüş Orman'a yaklaşamamıştı bile. Yaklaşmaya çalısanlar da ruhunu teslim etmekten geri çekilememisti. Ölümsüzün Dünya'nın Kanı'na nasıl yaklaştığı elbette merak konusuydu fakat Dünya'nın Kanı'nn etrafindaki büyüleri nasıl asacağı daha da merak uyandırıcıydı. Dünya kendini koruyordu elbet.
Ölümsüz aradığını bulmak üzereydi. Yürek Odası'na yaklaşmıştı. Yolu azdı fakat oraya varmak için Dünya Muhafızı'nı geçmeliydi.Ölmsüzün karşısına çıktığında ölümsüz elini gözlerine siper etti. Çünkü Dünya, muhafızına bir güzellik bahşetmişti. Göz kamaştırıcı bir güzellik. Siyah, uzun saçları; onu görenin tekrar dönüp bakacağı beyaz ve sade yüzü...
Muhafiz önce düşündü. Ne işi vardı onun burada? En yakın dostlarındandı bu ölümsüz. Tabii, Dünya onu muhafiz seçmeden önce.
Dünya, muhafızlarını yüz yılda bir seçerdi. Aynı zamanda yüz yılda bir, bir insan kanından beslenirdi. Bu insana ölümsüzlük bahşeder, dünyalar arası herhangi bir araç olmadan geçme
şansı verirdi. Ama o insanı tüketmekten de geri durmazdı. O insanın içine işler, hiçbir suçu yokken onu suçlu gösterebilirdi. Ondan her şeyi alır, daha sonra her şeyi başkalarıyla değişirdi. Mesela Dünya, onun yanından kendi korumasını çekmezdi.
Muhafızlar, yüz yıl boyunca Dünya'yı korumakla yükümlü olurlardı ve bu muhafızlar ölümsüz türlerden seçilirdi. Büyü güçleri en iyi olanlardan... ve bu güçlerini kendi hırsları uğruna ziyan etmeyenlerden...
Kendi muhafızımıza dönelim.
Eski dostunu görmenin hem heyecan hem de hüznü vardı üzerinde. Hiç değişmemişti aslında. Yüz yıldır göremiyordu onu.Özlemi içini sarıp saçmalamıştı şimdi. Ama onun burada olma sebebi sadece bir şey olabilirdi.
Muhafızın değişme zamanı gelmişti; muhafız her an ortadan kaybolabilir, yeni muhafız onun yerini alabilirdi. Bu farkındalık onu telaşlandırdı.
Ölümsüz, elini gözlerinden çekerek muhafızın yüzüne baktı. Küçük, alaylı bir gülümseme dudaklarından firar etti. Eski dostunu görmek güzeldi elbette, ayrıca işini kolaylaştıracak bir güzellikti bu. Onu ikna etmenin kolay olmayacağını biliyordu, inatçılığıyla bilinirdi aralarında. Ama zamanın geldiğini biliyordu, planının bir parçasıydı bu. Bunun için dakikaları saymıştı. Dünya, bu gibi konularda gecikmezdi. Ne bir salise geç ne bir salise erken...
Ölümsüz sordu."Bugün muhafızın değişeceğini sanıyordum?"
Muhafız cevabı geciktirmedi. Eski dostunu iyi tanıyordu."Bugünü bekledin,öyle değil mi? Sonuçta bunu almak için uzun zamandır plan yapıyordun."
Ölümsüzün gülümsemesi genişledi. "Beni tanıyorsun. Planlarım kusursuz, büyülerim güçlüdür."
Muhafız ona yaklaştı. "En çok istediğin şey, bir gün Dünya Muhafızı olabilmekti. Ama Dünya seni değil, beni seçti. Neden, biliyor musun?"
Ölümsüz yüz ifadesini korumaya çalıştı. Planı işliyordu. "Aslında, hayır. Aydınlat beni."
Bu sefer alaycı ifade takınma sırası muhafızdaydı. "Kalbindeki sevgiyi kaybetmiştin, büyülerini kötü amaçlar uğruna kullanmıştın. Sen kötü biri olmuştun." Dilini birkaç defa damağına vurdu. "Sonra Dünya seni seçmedi ve sen de intikam almaya karar verdin. Ve şimdi de buradasın." Muhafız ölümsüze daha da yaklaştı. "Dünya'nın Kanı için." Daha sonra kaybolma sırasının geldiğini fark etti.
"Evet, buradayım. Ama sen..." muhafızın ruhunun silikleşmesini izledi,"artık burada değilsin." Muhafız tamamen yok olmuştu. Yeni muhafız gelmeden işini halletmeliydi. On dakikası ya var ya yoktu.
Muhafızlar beraber koruyucu büyülerde yok olmuştu. Yeşilliklerle kaplı odaya rahatlıkla girdi. Ölümsüz zekiydi, yıllardır bu planı yapıyordu.
Oda tamamen yeşil bitki örtüsüyle kaplanmıştı. Dünya'nın Kanı, kalp fanusun içinde duruyordu. Onu canlı kanından ayıran şey, rengiydi. Gümüş...
Etrafı yeşil bitkilerle çevrili düz kayanın üzerinde duran hedefe, Dünya'ın Kanı'na, yaklaştı. Hançerini belindeki kınından çıkardı ve düşünmeden kalp fanusa sapladı. Muhafız yoktu, büyülerde.
Gümüş Kan etrafa yayılmadan yer sarsılmaya, toprak yarılmaya, gök gürlemeye başlamıştı. Zaten az olan canlılar şiddetle uyanmış, kıyametin kurbanı olmuşlardı. Dünya, yeniden doğacaktı. Anka Kuşu gibi küllerinden..
Ölümsüz hırsızın da Dünya'dan kaçışı yoktu.
Bölüm etkileşimi
