1. bölüm / 1
Kan ve Şifa1. BÖLÜM
Bölümler 1Şu an: 1. BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi açtığımda güneşin ışığı gözüme vuruyordu,içim kısa bir süreliğinede olsa huzurla dolmuştu.Gerçekten kısa bir süreliğine.Ardından kardeşimin ve ablamın hiç eksik olmayan tartışmalarını işitmeye başladım.Her sabah böylelerdi.Alara ablam en büyüğümüz olmasına rağmen Lana ile sürekli didişirdi,Lana ise ablama karşılık verip inatçılığını sergiliyordu.Ve ben ortancaları olarak içlerinden en sakiniydim.Lana ve Alara'ya göre yanlarında daha sakin kalıyordum,normalde beni sakin bir şekilde gören birisi kıyamet kopar sanardı.Tersim tersti,bazı anlarda sinirlenmeden durabilmem mucize idi.Yani üç kardeş tam bir baş belasıydık.Tamam alışmış olabilirim ama uyuyan kişiyede saygı olmalıydı.Tam sessiz olun diye bağıracakken annemin o ninni gibi güzel ve nahif sesini duydum;
"Kızım." dedi kapının yanından başını çıkararak.Bu kadını bir gün yiyecektim,çok tatlıydı."Uyandın mı papatyam?" Her zaman ki agresifliğimi konuşturarak "Bu kadar sese uyanmamak mümkün mü anne?" Gözümü ovuşturarak üstümde ki yorganı çekip yatakta oturur pozisyon aldım"Yine neden kavga ediyorlar." Tam konuşmaya başlıyacaktı ki sözünü kestim "Dur tahmin edeyim,Lana yine bir eşyasını mı kullanmış?" annem keşke bunun için tartışsalardı der gibi baktığında merakım arttı ve konuşmaya başladı."Yaklaştın ama değil.Geçen okul çıkışında Lana'yı almak için Alara'yı gönderdim,arkadaşının yanında utandırmış." şaşırmadım,arkadaşlarımın yanında yatağın altına attığın kokuşmuş çorapları kirli sepetine at dediği bile vardı.Konuşmaya devam etti "Lana'da intikam olarak Alara'nın bir arkadaşına Alara'nın arkasından atıp tuttuğunu söylemiş ve küsmüşler.Bu sabah Alara Lana yüzünden arkadaşıyla küstüğünü öğrenmiş." Bir dakika falan öyle bomboş bir suratla anneme baktım,acaba kardeş değil de deccal mi barındırıyorduk evimizde?Olabilirdi,boyu küçük bücür şeytandan çok şey beklenirdi.Şanslıyım ki bana bulaşmıyordu."Anne bir çocuk yerine bir şeytan doğurmadığına emin misin?" diyerek ciddi bir yanıt almak istiyormuşçasına anneme baktım."Hepiniz ayrı bir şeytansınız.Lana ayrı Alara ayrı sen ayrı.Başımın belaları" tatlı tatlı baktım "Ama biz senin evlatlarınız sultanım,deme öyle ayıp oluyor."gözlerini devirerek dün gece yorgunlukla yere bok torbası gibi attığım doktor önlüğümü aldı."Bak kırıştırmışsın yine.Ben ütülemekten yoruldum sen karıştırmaktan yorulmadın Lavin.Koskoca 24 yaşında kadınsın artık düzenli olmalısın." Yine o klasik sözünü söylerek söylene söylene kapıyı kapatarak odadan çıktı.Odadan çıktıktan sonra kapanan kapıya bir iki dakika sadece baktım,son günlerde gözüm çok dalıyordu.Misafir gelecek derlermiş,ama gelmesinlerdi.Misafir sevmeyen birisi olarak herşeyi eleştiren o teyzelerden ve misafir çocuklarından nefret ederdim.Saate bakmak aklıma geldi,çok şükür ki fazla uyumamıştım.Saat on birdi ve ben işe ikide gidecektim.Canım anamın kahvaltıyı hazırladığını bildiğim için ayıcıklı terliklerimi giyerek mutfağa ilerledim.Ve evet,menemen,iki tane haşlanmış yumurta ve bir tane ballı süt vardı.Doğru tahmin etmiştim kahvaltım hazırdı.Sütü görünce mutlu olmuştum çünkü ne zamandır ballı süt içmiyorum ve ballı sütü çok severdim.Kabul ediyorum menemenin yanında ballı süt kombinasyonu biraz garip gelebilir ama her insanın zevki farklıdır yani.Babam hep ballı süt içtiğin için gözlerin bal gibi der,ve bu benzetmeye çok seviyorum.Babamdan gelen bal sarısı gözlerime hayrandım.Tersimdir ama kendime hayran olabilen bir kadındım.Menemeni daha fazla soğutmak istemediğim için hemen masaya oturdum.Ama ekmeği göremedim.Ayağa kaltım tezgaha baktım sofraya baktım ekmek poşetine baktım fakat bulamadım.Ben ne ile yiyecektim bu menemeni?Kaşıklayıp yiyecek halim yok ya.Markete gitmeye çok üşendim,Lana'dan istesem alırdı,almak zorundaydı zaten.Çünkü evi en küçüğü oydu."Lana!yanıma gel." diye duyabileceği bi ses tonuyla bağırdım.Bekletmeden yanıma geldi. "Noldu abla?" cebimden fazladan para çıkartarak elini tutup kendime çektim ve avucunu açıp parayı avucuna sıkıştırdım."Yürü bakkala, iki tane ekmek al,kalan parayla da ne istiyorsan onu al." tam itiraz etmeye başlıyacaktı ki "İki defa söylettirme Lana." dedim ve dik dik baktım.Yemek masasının önüne gidip parayı masanın üstüne bıraktı ve tekrar yanıma geldi."Hep ben gidiyorum,o koca götünün kaldır git kendin al abla." İnatçı demiştim,bir dakika.O bana koca götlü mü demişti?Basenlerim büyük olabilirdi ama kalçalarımın büyük olduğunu kabul etmiyordum.Ensesine şamar atıp masanın üstüne koyduğu parayı aldım ve askılıkta ki ceketime doğru yürüdüm.Ensesine şamarı yediği için homurdandı ama umursamadım."Hayırsız kardeşsin,ama hele bir benden birşey iste,o zaman ben sana ne yapıyorum gör Lana." dedim ve ceketimi giyip evden çıktım.Bakkal evin sadece biraz uzaklığındaydı,ama karşıda kalıyordu bu yüzden karşıdan karşıya geçmek zorundaydım.Işıklarda bekledikten bir süre sonra karşıya geçmek için adımımı attığım an bir korna sesi duydum.Sanırsam bir araba biraz sonra beni ezecekti.Gözlerimi kapatıp arabanın bana çarpmasını bekledim ama bana hiçbirşey çarpmadı,yolun ortasında gözlerim kapalı bir şekilde dikiliyordum.Gözlerimi açtığımda siyah bir arabanın tam dibimde olduğunu,frene biraz daha geç basar ise bana çarpacağını gördüm.Arabanın içindeki adamı göremiyordum çünkü camlar filmliydi.Büyük bir sinirle arabanın ön camına doğru yürüdüm ve sert bir şekilde camı tıklattım.Camı indirdiğinde ilk dikkatimi çeken simsiyah gözleriydi.Hatta bir an lens olabileceğini düşündüm.Gece gibi siyah saçları ve buğday bir teni vardı.Yakışıklıydı ama şuan bu umurumda değildi,yeşil ışık yanmıştı ve bu araba durmayıp az kalsın bana çarpacaktı."Yeşil ışık yandı görmüyor musun kardeşim sen?Trafik kurallarını bilmiyorsan trafiğe çıkma abicim!" adam bir bana birde trafik lambasına bomboş gözlerle baktı.En son gözleri beni buldu ama aptalmışım gibi bakıyordu."Dilini mi yuttun acaba?Alo az daha beni eziyordun!" adam derin bir nefes aldı ve simsiyah gözlerini bana dikti."Hanımefendi yeşil ışığın yandığını ben değil siz görmüyorsunuz galiba." eliyle trafik lambasını işaret ederek konuşmaya devam etti."Kırmızı ışık yanıyorken yola bodoslama girdiniz." Kırmızı ışık mı?Trafik lambasına baktığımda gerçekten yeşil değil Kırmızı ışık yandığını gördüm.Adamın suratına mal gibi bakmaktan başka birşey yapamadım çünkü adama suçsuz yere bağırmıştım.Birşey demeden arabanın önünde dikilmekten vazgeçip karşı kaldırıma geçtim.Utanmıştım ama bu durumda utanmak en doğal hakkımdı.Adama bakmamaya çalışarak bakkala doğru yürümeye başladım.Tam bakkala geldiğim ve kapıdan içeri gireceğim anda arkamdan bir korna sesi duydum,o adamdı."Papatya çayı için bence bayan.Hatta size papatya tarlası iyi gelir." sırıtarak dediği sözlere yine sinir oldum,tam birşey diyecektim ki arabayı sürmeye devam ederek uzaklaştı.Bakkaldan iki tane ekmek birde kendime meybuz alarak çıktım.Yirmi dört yaşında olabilirdim ama bu meybuz yememe engel olamazdı.
*
Eve geldiğimde hala yaşadığım olayın utancı içerisindeydim.Ama bir dakika ya,zaten bu adamı bir daha görmeyecektim.Hem zaten arabası lükstü ve görebildiğim kadarıyla takım elbisesi kaliteli bir markaydı.Böylesine zengin bir adamın benimle bir daha aynı ortama gireceğini sanmıyorum.Mutfağa geçtim ve yeniden yemek masasına oturdum.Sonunda menemenimi yedim ve ballı sütümü içtim.Ben bakkala gidip yemek yiyene kadar saat bir olmuştu bile.Bir saat sonra işe gidecektim.Odama gidip aynanın karşısında durdum ve kombinime baktım,işe giderken giydiğim her zaman ki klasik kombinimi giymiştim.Üstümde gri bir sweatshirt,altımda mavi baggy bir pantolon ve boynumada kulaklığımı takmıştım.Otobüsle hastaneye gidiyordum ve yol boyunca kulaklığımı takıp müzik dinliyordum.Müzik dinlemek en sevdiğim şeylerden biri olabilirdi.Altıma ise normal bir spor ayakkabı giymiştim.Evden çıkmadan önce annemin yanına gidip yanağına küçük bir öpücük kondurdum ve çantamıda alıp evden çıktım.Dışarısı bugün normalden daha soğuktu ve ben mont giymeden dışarı çıktım.Aklım neredeydi benim?Neyse,zaten otobüsle gidecektim fazla üşümezdim.
Bölüm etkileşimi
