KAN VE SANCAK kitap kapağı

2. bölüm / 2

KAN VE SANCAK

2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Tuana Sinemler

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 2. Bölüm

*bazı Bazı hikâyeler daha en başında eksik başlar. Küçük yaşta yaşanan kayıplar ve ardından gelen sessizlik, çocukluğun yerini erken olgunlaşmaya bırakır. Zaman geçse de bazı boşluklar dolmaz; sadece onlarla yaşamayı öğrenir insan. Dışarıdan bakıldığında güçlü görünenlerin ardında, çoğu zaman kimsenin bilmediği uzun bir geçmiş vardır.*

Sancak timi ile bağlantılı bir şekilde boş bir eve girdik evde hiç kimse yoktu yıkık dökük bir yerdi. Arkamda Alp vardı bende etrafa bakınırken yerde bir yuvarlak bir metal vardı elime aldım üstünde kuş tüğ vardı baya inceledikten sonra alp'e dönecektimki Alp elimden aldı direk

Alp'in her zamanki keskin gözleri önce bana baktı sonra timdeki diğer üyelere "bu yezit'in örgütünün sembolü"dedi sonra bizi acele ile askeri aracımıza bindirdi.

Alp tim'e hiç bişey demeden albaya rapor etmeye gitti alp sanki bizden bişey saklıyordu ama ben dururmuyum tabiiki sorucaktım. Alp,albayın odasından çıkarken hemen önünü kestim "komutanım noldu? bize bişey söylemeden rapor vermeye gittiniz" Alp onun önünü kesmenin etkisinden çıkmadan konuştu "zamanı gelince anlatırım biraz sakin astsubay neyi sorup neyi sormayacağını ölç" öfkelendim ama belli etmedim.

"Komutanım-" Alp beni dinlemeden geçti gitti ona yetişmeye çalıştım yetişemedim, timin yanına geri döndüm. Alp bugün karşımıza çıkmamaya çalıştı dememe kalmadan gür sesi yankılandı askeri üs'de

bütün sancak timini topladı hepimizi teker teker süzdü tabii ben hariç "bugün izin veriyorum hepinize." Dedi ve gitti.

tim ile hazırlandık herkes dağıldı bende askeriyenin kapısında arkadaşımı bekledim tabii alp'i görene kadar bileğimi tuttu "komutanım napıyorsunuz!"

Beni serçe tutup köşeye çekti ama yüzünde garip bir sırıtış vardı anlam veremedim

"sen herşeyi çokmu merak edersin astsubay yoksa bana mı özel? " Diye soru sordu bu soru beni afallattı öylece baktım "komutanım yanlış anlamışsınız beni ben sadece merak ettim oyüzden sordum bu anlamı çıkartmayın bidaha" bu sözü öfke ile söylemiştim ne kadar belli etmemeye çalışsamda anlamıştı Alp güldü "sakin ol astsubay yanlış anlamışım demekki"

arkadan bir ses yükseldi Dicle ev arkadaşım gelmişti "yazgı!" Hemen bileğimi alp'in bileğinden kurtardım görüşürüz demeden arkadaşımın arabasına bindim.

Dicle bana döndü gülerek "ooo yeni manitanmı? Benim niye haberim yok?" Buz kestim yutkundum "hayır yanlış anlamışsın imkanı yok bunun" dedim ama bunu derken büyük bir nefret vardı sesimde Dicle anlamıştı "tamam kapatıyorum konuyu" dedi ve evin yolunu tuttu eve varmıştık ve ben alp'i düşünmekten anlamamıştım bile biri dürttü, dicleydi tabii o olacakti kim olacaktı Başka

"iş hadi sene geldik" başımla onayladım kapıyı açmaya çalıştım "lan bu niye açılmıyor!" Dedim dicleye bakarak bir yandanda kapı kolu ile savaşıyordum Dicle kendi kendine güldü"ya gel ve şu siktiğimin kapısını aç!" Diye isyan ettim.

meğerse Dicle yanlışlıkla kapıyı kilitlemiş Dicle hemen kapıyı açtı "ay yanlışlıkla kilitlemişim" dedi dalga geçer gibi. "Yenimi anladım mal" dedim sinirle sonra arabadan inip kapıyı sertçe kapattım.

Dicle bana güldü,içimden bir sabır çektim merdivenlerden çıktık sonra Dicle anahtarını çıkarıp kapıyı açtı çok yavaştı,arkasından iç çektim "lan sen normalde bu kadar yavaşmısın yoksa bilerekmi yapıyorsun"dedim sinirle diclede bana döndü,

"açıyorum ya tamam sakin ol bu ne gerginlik" dedi. Ben omzumda bir el hissettim arkamı döndüğümde buz kestim. Abim... Soner'di karşımdaki "abi sen ne işin var burda nerden buldun evimi" dedim gerginlik ile gerginliğim sesimden belli oluyordu zaten,abim babam öldükten sonra bizi terk etmişti.

Soner bana gülümsedi "kardeşimi görmeye geldim" dedi alay eder gibi,bu beni daha sinirlendirdi.

"şimdimi aklına geldi kardeşin olduğu babam öldüğünde dul bir kadını ve yanındaki 10 yaşındaki kızı bırakıp gittin abim olarak annene ve kardeşine sahip çıkman gerekirken sen defolup gittin sen annemin benim neler yaşadığımı bilmiyorsun bile! Şimdi karşıma geçipte bana "kardeşimi görmeye geldim" falan diyemezsin sen benim diyolağa girmeye hakkın bile yok!." Soner benim sözlerime karşı dondu sonra yüzünde ifadesi değişti öfke ile sanki yumuşaklığı gitmişti tamamen öfke kaplamıştı, Dicle ise kapının köşesine çekildi karışmadı saygı gösterdi, Soner öfke ile atıldı sözlerime altta kalmadı.

"size sahip çıkma gibi bir sorumluluğum yok kendi hayatımı kurdum ben! Sizinle ömrümü çürütemezdim!" Dedi bu dediği ile beynime kan sıçradı "lan biri 10 yaşındaki kardeşim diğeri annen lan annen annemiz!! Madem öyle yüzsüz gibi niye geri geldin siktir git o kurduğun beş para etmez hayatına!! Defol!!" Diye isyan ettim binada olduğumuzu unutmuştum,

merdivenlerden biri geldi bulunduğumuz Kata gelen alp'di, onun ne işi vardı burda ha bide bu eksikti zaten tam oldu.

"Komutanım noldu ne işiniz var burda?" Dedim sorgular bir bakışla Alp ise bana cevap vermedi bu adamın cevap verme huyu yokmuydu?.önce abim soner'e sonrada bana baktı "sesini yükseltmene sebep olan bu it kim Yazgı" ilk defa samimiyet ile isimim dudakalrından döküldü ne güzel anmıştı adımı... Ne diyorum ben ya diye düşündüm sonra telaşla konuştum "önemli biri değil komutanım'da sizin ne işiniz var?" Diyerek konuyu değiştirdim.

"benim dairem burda Yazgı senin ne işin var burda?" Dicle ve sonerin varlığını unutmuş gibi cevap verdim "benimde evim burda" demem ile Alp sırıttı "demek komşu olduk iyi haber bu" Soner öfke ile çıktı gitti binadan arkasından bile bakmadım. Dicle'de Alp ile beni yalnız bırakmak için eve girdi "iyi geceler Yazgı" dedi Alp bakakaldım mal gibi suratına alp'de kendi kapısına yöneldi göz kırptı.

gülümsedim " iyi geceler komutanım" dedim ve bende Diclenin Aralık bıraktığı kapıdan içeri girdim.dicle ise bana bakıyordu gülerek "ne niye öyle bakıyorsun?" Diyerek soru yönelttim.

"Noldu fazla mutlusun" afalladım,öylece kalakaldım. "Ne alaka ya mutlu fln değilim bu benim normal Halim." Hemen odama girdim kalpli pijamalarımı giydim düşüncelerimi bir kenara bırakmadan aslında bende tam olarak bilmiyordum düşüncelerimi yada bilmek istemiyordum.

Yatağıma oturdum elimi boynumda zincire geçirilmiş olan babamın yüzüğüne attım bana güven veriyordu,yatağa uzandım üstüme yorganı çektim belime kadar, yüzüğü parmaklarımın arasında döndürdüm, gözlerimi kapattım artık babamın sesini yavaş yavaş unutuyordum bu olmamalıydı çünkü babam ile videolarım yoktu sesini kendime hatırlatmaya çalıştım çok az hatırlıyordum, bana bu bile yeterdi.

Sonra kafamda başka düşünceler yer aldı,nasıl olmuştu'da Alp gelince Soner ile olan kavgamı unutup tüm odağım onda kalmıştı nasıl olmuştu buna anlam veremiyordum.

şuan kafam çok karışıktı ama bu düşünceleri bir kenare bırakıp uyumam gerekiyordu,öylede yaptım.

*Sabah*
Dicle'nin bağırışı ile uyandım ,yataktan acele ile kalktım Patiklerimi giydim hemen salona koşturdum "noluyo ya!" Demem ile gözlerim salonun ortasında kazık gibi duran Alp ile buluştu evi kalıyordu büyüklüğü ile,bir dakika ya sabah sabah burada ne işi vardı bu adamın? Beni uykumdan uyandırıcak kadar ne olmuş olabilir.

Alp bana bakarken sırıttı başta anlamadım sonra üstüme bakınca kalpli pijamam ve köpekli patiklerim ile karşıladığını anladım "ne ya hayatınızda hiç kalpli pijama görmediniz mi?" dedim hafif çatık kaşlarım ile "tamam sakin ol gülmedim say sen güzelim" son dediği kelime beni afallattı ama normal karşılamaya özen gösterdim. "Buyrun komutanım sabah sabah noldu bu kadar önemli?" Sorguladım sabah sabah beni uyandırma sebebini dicle'nin mutfaktan gülme seslerini duydum gözlerimi devirdim.

"Bugün akşam Emrah ile sertap'ın evlilik yıl dönümü numaran olmadığı için ve sana yakın olan tek ben olduğum için sana söylememi istediler" diyerek kendini çok net bir şekilde açıkladı."tamam komutanım sağolun." Alp tam gidecekken son kez baktı bana "ha bide bugünde izinlisiniz" demesiyle sırıttım sevinmiştim tabii ,alp'e döndüm "komutanım kahvaltıya kalmazmısınız, Alp tekrardan bana döndü "teşekkürler ben yaptım erkenden size afiyet olsun, bide sivil hayatta bana ismimle hitap edebilrisin" diyerek çıktı ve gitti.

Tam iki dakika sonra tekrar kapı çaldı kararını değiştirdi sanarak açtım kapıyı sonra kapının önündeki en sevdiğim Açelya çiçeğine bakakaldım ,bu çiçeği sevdiğimi çok kişi bilmezdi içeri aldım çiçeği üzerindeki notu açtım merak ediyordum kimin yolladığını notta isim yazmıyordu sadece bir not yazıyordu

"Seni izliyorum ne yaparsan yap gözüm üstünde Yazgı Koral..."

Bu neydi şimdi kimdendi abim yapmazdı ne olursa olsun o sözlerime rağmen yapmazdı... Kimdi?...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18