4. bölüm · Kalbimin aşireti🕊️
Aklımdan çıkmıyor 🕊️
Yine Bennn Evet Canlar Yeni Bir Bölümle Geldimmmm 🥰
Umarım beğenirsiniz Yüzünüzde Bir Gülümseme Bile Bırakıyorsam Ne Mutlu Bana ☺️
Yüzünüz Hep Gülsün Hiç Solmasın Solduran İnsanlara İnat Hep Gülün Benim Gibi Onlar İçin En Büyük Cevap Olur sizi Çook seviyorum🥰😘
Bol yorumlarınızı ve Desteklerinizi Bekliyor Olucam Düşünceleriniz Emin Olun Çok Merak Ediyorum Özelden Bana Yazabilirsiniz 🌼
Destek veren herkese çoooook teşekkür ediyorum kendinize dikkat edin canlar çok uzattım kusura bakmayın lütfen 🤭
Yorumlarınızı merakla bekliyorum 💙💜 💙
Ağzımdan bir hıçkırık daha firar etti evet tanımadığım bir kişinin omzunda ağlıyordum saçlarımı şefkatle okşayıp öpücükler kondurarak "ağlama güzelim lütfen" gözlerimi kırpıştırarak açıp kimin kolarında olduğuma baktım aslında kokusundan tanımıştım ama emin olamamıştım gözlerim zifiri karanlık gibi gözleriyle buluştu oydu yüzümdeki saçlarımı yüzümden çekti ben hala olayın etkisiyle tekrar ağlamaya başladım beni daha fazla kendine çekerek sarıldı başım boyun girtisindeydi ama elimi kaldırıp sarılamıyordum hayatımda görmediğim şefkati bir günde tanıdığım adamda görmüştüm sanki yıllardır tanıyormuşum gibiydi....
💜💙💜💙💜💙💜💙💜
" Her kes Geceyi Yaşar ama Her kesin Karanlığı Farklı🤍🖤🤍"
Saran'dan 🤍🖤
Lanet olsun ki bir türlü aklımdan çıkmıyordu önümdeki masanın üzerindeki içkiyi alıp bir dikişte içtim ama lanet olsun ki bir türlü aklımdan çıkmıyordu bir tane daha içki istediğimde Ayaz garsona dönerek " getirme " ayaza sinirli gözlerle bakmaya başladım elini koluma koyarak " bu kadar yeterli seni buraya kafanı dağıt diye getirdim kendini yıprat diye değil" dedi
Başımı oturduğum koltuğa yaslayarak " lanet olsun Ayaz aklımdan bir türlü çıkmıyor " dedim ne dediğimi bilmeden
Ayaz merakla " kim aklından çıkmıyor" ona cevap vermeden gözlerimi kapadım ve onu düşünmeye başladım bana ürkekçe yaklaşıp tereddütle sarılışı gözlerimin önünden gitmiyordu o kokusu beni adeta sarhoş etmişti
Daha önce böyle bir kokuya sahip olan birisini tanımamıştım Ayazın birden
" saran kimi aklından çıkaramıyorsun lan çatlatma adamı" beni gerçek dünyaya döndürdüğü için ne kadar sinir olsam da sakin olmalıydım tek gözümü açarak ona sinirle baktım " siktir git sülaleni sikmeden"
Umrunda olmayarak meraklı kadınlar gibi " bak eğer söylemesen seni bırakmayacağımı biliyorsun " dudaklarım kıvrılarak " acaba şu Aylin denen kızla fazla mı vakit geçirdin" yüzünü buruşturarak " kız aynı sümük gibi yapıştı niye bir kere onunla yatım diye bir türlü kurtulamadım gitti bu arada fark etmediğimi sanma konuyu değiştiriyorsun "
Lanet olsun ki Zeki bir adamdı doktor olmamasına şaşmamalı
Derin bir nefes alarak " tamam anlatıcam " diyerek oturduğum yerden doğruldum garsonu çağırarak yeni bir içki istedim
O sırada kırmızı mini elbisesiyle dans eden kadın bana bakarak kalçalarını dahada kıvırtı kısa sarı saçlı ve abartılı makyajıyla beni etkilemeye çalışıyordu..
Dudaklarım kıvrıldı bana gülümseyerek ellerini vücudunda gezdirmeye başladı onunla olabilirdim ama o hayatıma girdikten sonra hiç bir kadın bana onun gibi çekici gelmiyordu
Ayaza dönüp " Hani ilk geldiğimiz gün bizim Spor salonuna gittik Baran ı görmek için..." İçkisini içerken evet anlamında başını salladı" o sırada Baran la bir kız dövüşüyordu "
Ayaz kaşlarını çatarak" şu mavi tişörtlü kız mı Baran ı öldürecek miş gibi olan " aklıma o an gelince istemeden dudaklarım kıvrıldı normalde çok nadir gülen birisiydim ama onu hatırlayınca gülmeden edemiyordum
" Evet" Ayaz şaşkınlıkla " saran sakın galiba kızın asabiliğini ve sinirini görmedin sanırım valla yandın sen" eğlenen bir sesle " evet kardeşim o asabiye vuruldum ve bu gün çalıştığı kafeye gittim tam bir inatçı ve hazır cevap birisi "
Ayaz içtiği içkiyi püskürterek öksürdü bu hareketiyle sert bir şekilde sırtına vurarak " helal helal"
Geri çekilerek " delirdin mi kızın çalıştığı kafeye gitmek ne yakında sen kızı araştırıp takipte edersin"
Sırtım " yok artık sen tam bir ruh hastasısın kızı takip etmek ne" omzumu silkerek " bilmem galiba beni etkiledi "
O sırada Mahir yanıma gelerek bir dosya yı uzatarak " abi istediğin gibi yengenin geçmişi" elindeki dosyayı alarak " Ekin takipte değil mi?"
Ellerini önünde birleştirip başını eğerek cevap veriyordu " evet abi Ekin abi takipte" mavi kapaklı dosyayı açarak " tamam gide bilirsin"
Diyerek dosyayı incelemeye başladım
Annesinin adı Nuray Babasının adıysa Çağatay Sakman bu isim nerden bana tanıdık geliyordu hemen dosyanın sayfadını çevirdim ve okumaya başladım okumayı bitirdiğim de masanın üzerinden telefonumu alıp rehberliğe girip Bora'yı aradım açtığında konuşmasına izin vermeyerek konuya direk geçtim
" Bora bana beyaz bir elbise bul gelinlik gibi olucak ama sakın açık olmasın"
Bora bir süre ses vermedi " Bora hemen"
Boğuk sesiyle " aklını sikim saran en önemli yerinde aradın peki sade mi ?olsun"
Bıkkın bir şekilde" evet ben gelip alıcam sen elbiseyi hazırla"
Jetonu yeni düşmüş gibi " lann yoksa..." demesine kalmadan telefonu kapattım bir de o zevzekle uğraşamazdım
Ayaz bana ağzı açık şekilde bakarak " sen ciddisin " merakla " peki ekin o nasıl ikna ettin o piç günahını bile vermez "
Pis pis sırıtarak " biraz tehdit etmiş olabilirim " Ayaz kah kaha atarak " çok acımasız bir abisin biliyorsun değil mi? "
O sırada içkimde gelmişti tek bir dikişte içerek " ona değer" dedim
" Neyle tehdit ettin" dudaklarım kıvrılarak " babamın en sevdiği arabasını sevgilisine hediye ettiğini söyleyeceğimi söylemiş olabilirim "
Ayaz gülerek " desene başı büyük belada beyaz elbiseyi napıcaksın"
" Onun için benim olucak benim gelinim "
Ayaz başını iki yana sallayarak " o zaman yengeye boll sabırlar" kaşlarımı çatarak " sebep" diye sordum
Elini havaya kaldırarak beni gösterdi " böyle sinirli ,tehlikeli ve çekilmeyen bir adam olduğun için ve çok çabuk sinirlenen birisi olduğun için kıza acıdım vallah" dedi
Çatık kaşlarla " Ayaz sen hiç benden dayak yedin mi?"
Hemen ayağa kalkarak " yok yemedim ama birazdan yiyeceğim galiba o yüzden ben kaçtım" diyerek çıkışa doğru yürümeye başladı
Telefonumu alarak otelin barından çıktım korumalarım hemen arabamın kapısını açtı Mahir' e dönerek" ben tek gidicem gelmemize gerek yok "
Mahir" ama abi..." Sözünü keserek" Erkin 'in yanına gidicem size ihtiyacım yok gidin dinlenin" konuşmasına izin vermeyerek arabaya bindim din direk Bora' nın evine sürdüm
Boran' nın evine yaklaştığımda Bora'yı aradım
Telefonu ikinci çalışta açtı " Bora beş dakikaya oradayım elbise hazır değil mi?"
" Evet kardeşim hazır hayırdır bu akşam balo falan varda benim mi ? haberim yok gelir gelmez elbise istemeler ne zamandan beridir yatığın kadınlar için elbise istedin artık yatığın kadınlar için benden elbise tasarlamamı mı? istikceksin sen ne ara yatığın kadınları bir yere götürüp elbise diktiriyorsun bana..."
Demişti ki sözünü kestim iki dakikada ne kadar soru sormuştu beynimi sikmişti
" Hayır kardeşim o elbise yatığım kadınlar için değil yakın da yengen olucak kadın için ve balo içinde değil benle evlendiğinde giyicek bu arada kapının önündeyim"
Telefonu kapatarak arabadan indim Bora nın vilasına doğru yürümeye başladım evin kapısının önüne geldim Bora ev haliyle kapının önünde beni bekliyordu çakılı yoldan yürüyerek Bora ' nın yanına gittim beni gördüğü gibi üzerime doğru yürümeye başladı
Elindeki paketi bana uzatarak " kim bu şansız kız" elindeki paketi alarak " görürsün hem niye şansız " dedim
" Vallah kusura bakma ama sana katlanmak biraz sabır ister ne yalan söyleyeyim" bu gün bunu ikinci kez duyuyordum " siktir git lann"
" Tamam tamam ne sinirleniyorum be "
" Ya sabır ya sabır şimdi sana siniri göstericem "
Ukala bir şekilde gülerek" tamam hem beni öldürürsen kim senin elbiselerini tasarlayacak " sinirden küplere binmiştim bunlar benim sabrımı zorluyorlardı
Dişlerimi sıkarak" canın cehenneme piç herif sen dua et şimdi işim var ve Bir halt biliyorsun diye seni öldürmiyeceğimi sanma" diyerek arabama doğru yürümeye başladım
Onun keyifli kah kahası bana geliyordu arabaya binerek elimdeki paketi yanımdaki koltuğa bıraktım derin bir nefes aldım hayatımda hiç bir kadından bu kadar etkilenip ciddi düşünmemiştim taki onu görene kadar kokusu üzerime sinmişti o narin elleri aklıma geldikçe aklımı kaybedecek gibi oluyordum arabayı çalıştırıp bahçeden çıktım
Sıra ikinci aşamadaydı telefonumu ceketinin iç cebinden çıkarıp rehberliğe girdim Erkin 'ni aradım hemen açtı
" Efendim saran" sesi yorgun geliyordu " takipte misin?"
Homurdanarak " evet abi" kaşlarımı çatarak " sesin peki neden bu kadar yorgun geliyor" diye sordum keşke sormasaydım
" Evet yorgun geliyor çünkü bu kız yerinde bir saniye bile durmuyor sabahtan beri onun peşinden koşucam diye canım çıktı aynı çocuklar gibi hareket ediyor yani sana geçmiş olsun bula bula sana zıt bir baş belası buldun gerçi niye şaşırıyorum ki belalı birisi de tam kendisini tamamlayacak bir baş belası bulur...."
Ardından " saran elini ayağını öpeyim yeter gell bu kız değil benim tanıdığım kızlar böyle değil hayatım bir günde kaydı lan " eğlenen bir sesle " bitti mi ? "
Homurdanarak" evet bitti "
Arabanın hızına biraz daha artırarak" küçük bir işin var "
" Siktir lan konu küçük iş bunun gibiyse almayayım" dedi yanımdaki poşete ufak bir bakış atarak" sana bir paket vericem bunu serin ' e vericeksin sonrada gidip dinlenirsin "
" Tamam çabuk gel" diyerek kapattı
Bir süre sonra....
Sonunda Erkin' in yanına varabilmiştim koltuğun üstündeki paketi alarak arabadan indim Erkin de bana doğru geliyordu
O sırada çocuklarla futbol oynayan kişiye gözlerim takıldı koşmaktan mavi tişörtü ona yapışmış yüzü oynamaktan kıpkırmızı olmuştu dudakları dikkatimi çekmişti o beni göremiyordu ama ben onu rahat bir şekilde görüyordum çocuklara bakarak söyleniyordu
" Yok ben bir daha maç yapmam sizinle anamı ağlatınız" diye söyleniyordu yanındaki çocuk asfalta uzandı yanağına yapışan bir tutam saçını kulağının arkasına koydu o sırada bana güzel bir gülümseme bahş etti
Tabi bu sırada geri zekalı kardeşim bu anı bozmasa olmazdı ona döndüm " noldu lan"
Gülümsemesini saklamaya çalışarak " sonunda gerçek dünyaya dönebildin sabahtan beri seni çağrıyorum ama sen kızı ağzının salyalarını akıtarak izliyorsun"
Homurdanarak " şimdi sana salyanın nerden aktığını göstericem piç herif"
" Tamam ya celalenme hemen ne vericeksin ver gidip verim"
" Al bunu ne diyeceğini biliyorsundur umarım" sinsi bir şekilde gülerek " sanki benden başka şansın varmış gibi konuşuyorsun aşk olsun şekerim"
En nefret ettiğim kelimeyi kulanıyordu ve bu piç bilerek söylüyordu inadıma " lan Ekin o kelimelerden bir daha kulanırsan müsait bir yerine sokarım "
Elimdeki paketi alarak" emriniz olur bebeğim "
" Lan piç kendini öldürtmeye mi çalışıyorsun çünkü şuan doğru şekilde gidiyorsun"
Yanımdan ayrılarak" görüşürüz aşkım" " lann" diyerek ona yürüdüğümde koşarak uzaklaştı
O sırada sevdiğim kadının içeriye girdiğini gördüm " siktir" dedim Ekin'in elimden çekeceği vardı orospu çocuğu bilerek beni oyalamıştı arabanın ön kaputuna kalçamı dayayıp ellerimi göğsümde birleştirip beklemeye başladım
Bir süre sonra Ekin apartmandan çıktı yanıma gelip " ben gittim kendine dikkat et" diyerek arabasına binip gitti
Bende bir sigara yaktım tam o sırada bir kuriye içeri girdi onu umursamadan sigara dumanını havaya üfleyip beklemeye başladım kuriye gideli beş dakika olmadan serin binadan dışarı çıkıp boş sokaklarda koşmaya başladı
Bende hemen peşinden koştum kafası o kadar yerinde değildi ki beni bile fark etmedi arkasından rüzgar mest olduğum kokusunu burnuma doldurdu artık Güneş batıyordu hatta batmıştı bile
Isısız bir ormana girdi bende peşinden gidiyordum durduğunda bende durdum nefes nefese kalmıştım eğilerek ellerimi dizlerime dayayıp soluklandım
Gözlerimi kısarak karanlığın izin verdiği kadar onu görmeye çalıştım beni görmemesi için bir ağacın arkasına saklandım hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı sessizce onu dinledim her bir kelimesinde kalbim sıkışıyordu
Tahmin etiğimdende yaralıydı o sırada annesinin yanına geleceğini söylediği an kaşlarımı çatım sağ ayağının boşlukta salanmasıyla küfür savurdum nasıl fark etmemiştim bir uçurumun başında olduğunu
Hayatımda ilk defa kalbim korkuyla atmaya başladı hayır bana bunu yapamazdı
Hızla koşmaya başladım tam kendini boşluğa bırakıyordu ki son anda bileğinden tutup kendime çektim tam o sırada korumalarım etrafımızı sardı
Ağlamaya devam ediyordu şefkatle saçlarını okşayarak " ağlama güzelim lütfen" gözlerini kırpıştırarak açtı ve daha çok ağlamaya başladı daha sıkı sarıldım bir süre sonra uykuya daldı yüzünü öperek kucağıma aldım zayıf göstermesine rağmen çok ağırdı ve kollarımda küçücük kalmıştı bu hoşuma gitmişti...
Serin Beren' den💟
Sabah gözlerimi yoğun bir ışık yüzünden açtığımda gözlerim ağrıyordu nolmuştu ki bana hatırladıklarımla içimden küfür ettim yataktan hemen doğrulup üstüme baktım hala aynı kıyafetler üstümdeydi
Rahatlayarak telefonumu aramaya başladım siktir telefonumu düşürmüştüm koşarken içimden küfür ederek ayağa kalktım dün gece olanlarla gözlerim doldu ben bir değersiz yüzünden hayatımdan
vazgeçiyordum bana Babalık yapmayan bir kişi yüzünden hayatımdan vazgeçiyordum eğer o olmasaydı..
Başımı iki yana sallayarak apartman telefonunu alarak Mina ları aramaya başladım
Minanın sesiyle içimden küfür savurdum " sen nerdesin dünden beri sana ulaşamıyoruz serin iyi misin?"
Bok gibi çıkan sesimle" iyiyim demek isterdim.. ama hiç iyi değilim Mina bıktım artık yalan söylemekten Mina canım çok yanıyor bir hiç yüzünden az kalsın intihar ediyordum ama onu da beceremedim " Diva'nın hiiii diyen sesini duydum
Mina " oraya geliyoruz tamam mı?"
Hemen " yok gelmenize gerek yok ben birazdan gelicem"
Diyerek telefonu kapattım daha fazla uzamasına izin vermedim
Yere bağdaş kurarak oturdum ama tam o sırada kapımın sert bir şekilde çalınmasıyla kaşlarımı çatarak kalktım mina'lar olamazdı ne olur ne olmaz diye temkinli bir şekilde kapıya doğru yürümeye başladım sesler geliyordu noluyor lannn
Hemen kendimi toparlayarak kapıyı açmamla bir sopayla Burun buruna geldim
Yaşlı bir amca " seni namussuz defolup git " anlamayarak " bana mı dediniz"
" Bir de bana mı dediniz diyor burası namuslu bir mahalle senin gibiler için değil"
" Ne diyorsun teyze zaten sinirliyim birde sizinle uğraşamam"
" Terbiyesiz çabuk bu daireden çıkıyorsun"
Başka bir kadın konuştu yarabii eğer beni sınıyorsan isyan etmem biliyorsun sabredicem diyerek kapıya yaslandım
" Terbiyesiz? Pardon o ben mi oluyorum peki neden sizin kızınız her gün başka bir adamın altında yatıyorken mi gelip bana terbiyesiz diyorsunuz "
Kadının yüzü kıpkırmızı oldu çok ta umrumdaydı zaten sinirliydim bunlarda yanlış bir zamanda burdaydı
Bir amca " anası neyse kızıda odur" bu şimdi benim canımı bile vericeğim anneme laf mı etmişti
Aynı amca sopayı bana savurdu çevik Bir hareketle sopayı tutum Sinem teyze ve Erhan amca neredeydi bunlar hangi cesaretle kapıma gelebiliyorlardı
lan siz kaşındınız madem insanlıktan anlamıyorsunuz bende size hayvan dilinden konuşurdum
Ve annem ona laf sokmuşlardı lan ben sizi yaşatır mıyım en zayıf noktam
Adamın elini çevirdim adam acıyla bağırdı çokta umrumdaydı madem canımı yaktınız bende yakardım
Adamı iterek ayakkabılık kısmında olan çakmağı görmemle güldüm hemde kah kaha atarak onlara döndüm " kusura bakmayın bu yaptığım için" her kes bana anlamayan gözlerle baktı oğlum şimdi yandınız içeriye geçip çakmağı aldım ve Erhan amcanın bana verdiği benzini alıp dışarı çıktım
Her kes elimdekileri görmesiyle irkilip geri çekildi gülerek" noldu az önce ev bastınız değil mi? Peki neden beni kovuyorsunuz bekleyin ben söylim çünkü annem olmadığı için kendinizden utanın son dakikaya kadar sabırlıydım ama benim en zayıf noktamdan vurmasaydınız bunlar olmazdı" diyerek benzini dökmeye başladım
Tabi biraz onların üstüne de dökmüş olabilirim hepsi çil yavrusu gibi kaçıştılar
Gülerek elimdeki çakmağı yaktım çıkışa doğru yürümeye başladım arkama bile bakmadan çakmağı arkama doğru fırlattım
Merdivenlerden dışarıdaki ve penceredeki insanlara bakarak " biliyor musunuz ben hiç annemin sesini bile duymadım ve görmedim ve bu hatsiz insanlar kalkıp annem olmadığı için beni daireden attı buda yetmezmiş gibi tanımadıkları anneme orospu demeye kalkıştılar kendi hatalarını görmezden geldiler her kes duysun Ben Serin Beren Sakman istediğiniz kadar benle dalga geçebilirsiniz ama sakın sesini ve görüntüsünü bile duymadığım kadına laf ettirmem edeninde sonu bu benim ateşimle yanar "
Diyerek merdivenlerden aşağıya indim arkamda kos koca bina yanıyordu ve her kes söndürmeye çalışıyordu ama çok geç çoktan benim ateşimle yanmıştı
İnsanlarım çığlığı kulaklarımı delip geçiyordu biraz ilerlememle
arkamdaki kausa baktım ama gözlerim bir çift siyah gözle buluştu elerini cebine koymuş dudakları kıvrılmış bana bakıyordu bende buruk bir tebessüm ederek baktım onun sayesinde hayataydım son kere mahalleye baktım millet elindeki su kaplarıyla söndürmeye çalışıyordu
Gülerek önüme döndüm hak etmişlerdi...
Evet canlar yine bölüm sonuna geldik 🦋
Bu bölüm daha uzun oldu ve yazana kadar boynum tutuldu lütfen yorum ve takip etmeyi unutmayın 💜🤍💜
Merak etmeyin daha kitabın başındayız gülceğiniz ve üzülceğiniz bölümlerde olucak ✨
Bu bölümde saran' ın bakış açısıyla anlatım
Bütün kitaplarımda da dediğim gibi kitapların daha başındayım ve olaylar olmuyor ama diğer bölümler daha heyecanlı olucak🤭
Kendinize dikkat edin canlar yorumlarınızı bekliyorum kusura bakmayın lütfen bölümler biraz geç gelicek 😘
Kusura bakmayın lütfen biraz argo kelimeler kulanmış olabilirim daha az yazmaya çalışıcam rahatsız olanlar için 💟
Sizi Çook seviyorum 🥰 😘
Desteklerinizi bekliyor olucam kendinize dikkat edin canlar 😚
