Kalan Zaman kitap kapağı

3. bölüm / 5

Kalan Zaman

2.Bölüm: Ölümcülü geri sayım

Yazar: Alice Watson

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 2.Bölüm: Ölümcülü geri sayım

Pars telefonuna baktığında en üstte "Kalan Zaman" yazıyordu. Tam olarak 720 saat yani 1 ay süresi vardı. O sırada İpek'in kalan süresi 336 saat yani 2 haftaydı. Bu durum İpek için çok kötüydü, ne yapacağını bilmiyordu. Bunu Alp ve Pars'a nasıl söyleyeceğini de bilemiyordu. Ancak Alp'in kalan zamanı daha azdı: 168 saat, yani tam olarak 1 hafta.
Bu, gerçekten çok kötü bir durumdu.

Pars, Alp ve İpek'e sordu: "Sizinki kaç saat tam olarak? Benimki 720 saat yani 1 ay, sizin peki?"

İpek ve Alp, nasıl söyleyeceklerini bilemiyorlardı.

İpek: "Benimki 336 saat, tam olarak 2 hafta."

Pars: "Nasıl? Bu nasıl olabilir ya? Ciddi misin? Bu olamaz."

Pars, İpek için üzülse de, asıl en çok Alp için üzülmesi gerekiyordu.

İpek: "Alp, seninki ne kadar tam olarak?"Alp: "B-benim... Ş-şey... 168 saat, tam olarak 1 hafta."

Alp bunu söylerken çok zorlanıyordu. İpek ve Pars da dinlerken çok zorlanıyorlardı.

İpek: "Hayır, ciddi olamazsın! Seninki daha azmış, nasıl olabilir?"

Pars susmuştu. Gözlerinden yaşlar dökülüyordu. Ne diyeceğini, ne yapacağını bilmiyordu. Sadece susmuş, Alp'i izliyordu. Ne de olsa Alp onun en iyi arkadaşıydı. Ne yapabilirdi ki?

Alp onun en iyi arkadaşıydı, onun için tam olarak ne yapabilirdi ki? Onu korumak mı? Bu pek de kolay bir iş olmayacaktı.

Alp: "Pars, bir şey demeyecek misin? Neden sustun?"

Pars: "Hayır, sen ölemezsin. Ben buna izin vermem. Asla olmaz böyle bir şey. Sen ölmeyeceksin, yaşayacaksın."

Alp, ağlayan gözyaşlarıyla: "Bu nasıl olacak sence? Selin'i görmedin mi? Nasıl öldü? Bundan kurtulamayız."

İpek: "Alp, yeter! Böyle şeyler söylemeyi kes, lütfen. Sen ölmeyeceksin."

Pars: "Buna asla izin vermem. Seni koruyacağım, sadece seni değil, İpek seni de. Sizin ölmenize izin vermem."

Alp: "Bu iş nasıl olacak? Bizi nasıl korumayı düşünüyorsun acaba?"

İpek: "Evet, bu nasıl olacak? Bundan kurtuluşumuz yok gibi. Sen en azından biraz daha yaşayacaksın."

Pars: "Hayır, siz de benimle yaşayacaksınız. Konu kapandı. Her şeyi evimde konuşacağız. Şimdilik hadi benim evime gidelim. Halam yemek yapmıştır, gelin beraber yiyelim. Hadi."

Alp ve İpek, Pars'ın evine giderler. Peki Pars, gerçekten onları koruyabilecek mi? Bunu yapabilir miydi?

Pars, arkadaşlarıyla evine doğru yürürken aklından binlerce düşünce geçiyordu. Sadece birkaç saat önce hayatı sıradan bir döngüden ibaretti. Şimdi ise en yakın arkadaşlarının geri sayımı başlamıştı ve bu, bir şaka değildi. O an, bir şeyler yapması gerektiğini anladı. Sadece onların değil, tüm okulun hayatı tehlikedeydi.

Eve vardıklarında hala mutfakta yemek hazırlıyordu. Onları kapıda görünce gülümseyerek "Çocuklar, ne kadar güzel bir sürpriz!" dedi. "Hemen masayı hazırlayın, tavuk dolması yaptım!"

Pars'ın halası, dünyadaki en sıcak insanlardan biriydi. Onu küçük yaşta kaybettikleri anne ve babasının yerini doldurmuş, sevgi ve şefkatle büyütmüştü. Bu yüzden Pars, onun yanında bir an olsun güvende hissediyordu.

Yemeği sessizce yediler. Kimse uygulamadan bahsetmedi, sanki hiç yaşanmamış gibi davranıyorlardı. Bu sessizlik, Pars'ın içindeki ağırlığı daha da artırıyordu.

Yemeğin sonunda, Pars halasına "Hala, biz yukarı odamda film izleyeceğiz," diyerek Alp ve İpek'i yukarı çıkardı.

Odaya girdiklerinde Alp kapıyı kilitledi ve üçü de yatağa oturdu. Artık saklanacak bir şey yoktu. Alp'in gözleri yine dolmuştu. "Benim için geri sayım durmayacak, Pars. Bunu biliyorsun değil mi?"Pars, Alp'e kararlı bir şekilde baktı. "Duracak. Çünkü bu, bir oyun. Ve her oyunun bir kuralı vardır.

Bir şey bizi bu duruma soktuysa, o şeyden çıkış yolu da olmalı."İpek'in gözleri Pars'ın sözleriyle parladı. "Haklısın. Ama bu ne tür bir oyun? Ve nasıl bir kuralı var?"Pars, cebinden telefonunu çıkardı ve uygulamayı açtı.

"Bu uygulama, 'Death App' adında. Ama hatırlayın, o gün okulda herkese bildirim geldiğinde başka bir şey daha oldu. 'Görevi Tamamla' diye bir bildirim daha gelmişti. Demek ki bu bir oyun, ve bu geri sayım bir görevi tamamlamak için bize verilen süre."

Alp: "Peki görev ne? Ne yapmalıyız?"

Pars: "Bilmiyorum. Ama bir yerden başlamalıyız. Selin'in intiharını hatırlayın. Elindeki telefonda 00:00 yazıyordu. Belki de onun ölümü, bu görevi tamamlayamamış olmasından kaynaklanıyordu."

İpek: "Peki Selin'in telefonu hala oradaysa? Belki içinde bir ipucu vardır."

Pars, bu fikri hemen değerlendirdi. "Doğru. Okulun güvenlik kameralarını kontrol edebiliriz ya da yarın okula gidip gizlice Selin'in telefonunu aramalıyız. Bu görevi ne pahasına olursa olsun bulmalıyız. Sizi kaybetmek istemiyorum."

Üç arkadaş, gece boyunca konuşup plan yaptı. Kendi aralarındaki sessiz anlaşma, birbirlerini korumaya yemin etmeleriydi. Alp'in 7, İpek'in 14, Pars'ın ise 30 günü vardı. Zaman, en büyük düşmanlarıydı.

Ertesi sabah, ilk iş olarak okula gitme kararı aldılar. Planları basitti: Kimseye görünmeden okulun bahçesine sızacak ve Selin'in düşen telefonunu arayacaklardı. Amaçları sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda bu uygulamanın ardındaki gizemi çözmekti.

Peki, okulda onları neler bekliyordu? O telefon gerçekten hala orada mıydı?

DEVAM EDICEK.....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…