1. bölüm / 1
KAFAMDA BİR YABANCIGiriş
Bölümler 1Şu an: Giriş
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Korkma, yalnızsan korkacak kimse yoktur.
Başımı iki yana salladım ve sessizce “kendinden korkmadığın sürece” diye fısıldadım. O sırada abim telefondan “He?” diyerek kısaca anlamadığını belirttiğinde hızlıca bir tişörtü daha valize sıkıştıracakken çoktan yeteri kadar koyduğumu fark ettim ve geri yerine koydum. “Hiç.” Sakince mırıldandım ve boynumdaki teri elimle sildim.
Telefona baktığımda yalnızca 1 saatin kaldığını gördüm ve dudağımı ısırarak başka ne alabileceğime baktım. Kulaklığım... Kulaklığımı almış mıydım?
Almadın.
Kısa bir homurtu çıkartarak tekrar valizime baktığımda beyaz kulaklığımın valizin dibinde olduğunu gördüm. Bu da tamam, diye geçirdim içimden. Başka ne olabilir, diye düşündüm ama abim “Gece, daha ne kadar oyalanmayı düşünüyorsun acaba?” deyince “Geldim, merdivenin başına geç,” dedim telaşla. Yetişemeyeceğimizi düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum. Sonuçta İstanbul trafiğine belli olmuyordu.
Gerçi bugün gitmek planlarımın arasında yoktu, bir ay sonra gidecektik ama abim bu sabah akşam hazır olmamı söylediğinde soru sormama bile fırsat vermemişti. Bu aralar çok yoğundu ama sorsam bana hiçbir boktan bahsettiği de yoktu. Derin bir nefes aldım ve fermuarı çekmek için eğildiğimde zaten çektiğimi gördüm. Daha sonra valizin ucundan tuttum ve “Tekerleklerine kuvvet,” diyerek sürüklemeye başladım.
Odamdan çıkmak üzereyken bir anda durdum ve yavaşça arkamı döndüm. Bir daha ne zaman buraya dönerdim, orası meçhuldu ama uzunca bir süre yuvamdan uzak kalacakmışım gibi hissetmekten kendimi alıkoyamıyordum.
Boşuna çalışma zaten, önce kendinden uzak kaldığında anlarsın.
Bu ne demek, demekten kendimi alıkoyamadım ama her zamanki hâlim olduğunu da bildiğimden fazla oyalanmamaya bakmaya karar verdim. Merdivenlerin sonuna ulaştığımda Çağan'ın beni duvara yaslanmış bir biçimde beklediğini gördüm.
Geldiğimi anlayınca başını kaldırdı ve “Hazır mısın?” diye sorup valizimi taşımama yardım etti.
Arabanın yanına vardığımızda yavaşça bagajı açtı ve oraya yerleştirdi. Yolcu koltuğunun kapısını açıp otururken, “Olabildiğince...” diye mırıldandım ve yağan yağmuru seyrettim.
Yalanın tadı tatlıydı, ta ki kokusu çıkana kadar.
Bölüm etkileşimi
