1. bölüm / 1
KADERİN BIRAKTIGI İZBÖLÜM : 1 KADERİN OYUNU
Bölümler 1Şu an: BÖLÜM : 1 KADERİN OYUNU
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazı kararlar insanın hayatını değiştirirdi. Bazılarıysa insanın hayatını elinden alırdı.
Deniz Karahan, o gün ailesinin kendisi için verdiği kararın ikincisi olduğunu öğrenecekti.
“NE DEMEK EVLENECEĞİM?!”
Deniz'in sesi konağın duvarlarında yankılandı. Karşısında oturan babası Murat Karahan, kızının öfkesine rağmen sakinliğini koruyordu. Annesi Selma ise başını önüne eğmiş, tek kelime bile etmiyordu.
Deniz gözlerini babasına dikti.
“Baba, benimle dalga mı geçiyorsun? Ben daha evlenmek bile istemiyorum!”
Murat Bey elindeki çay bardağını masaya bıraktı.
“Bu bir tartışma konusu değil, Deniz. Arslan ailesiyle anlaşmamız yapıldı.”
Anlaşmanız mı?” Deniz acı acı güldü. “Ben sizin ticaret anlaşmanızın bir parçası mıyım?”
“Sesini alçalt!”
“Alçaltmayacağım! Benim hayatım hakkında nasıl benden habersiz karar verirsiniz?”
Tam o sırada ağabeyi Mert araya girdi.
“Deniz, sakin ol. Babamın da kendince sebepleri var.”
Deniz başını ona çevirdi.
“Sen de mi biliyordun?”
Mert sustu.
Deniz'in gözleri doldu ama ağlamamak için kendini tuttu.
“Harika. Bu evde herkes biliyormuş, bir tek ben bilmiyormuşum.”
Annesine döndü.
“Anne, sen bari bir şey söyle. Gerçekten beni tanımadığım bir adamla evlendirecek misiniz?”
Selma kızının elini tutmaya çalıştı. Deniz elini geri çekti.
“Özür dilerim kızım.”
Deniz başını iki yana salladı.
“Özür dileme anne. Sadece bir gün benim yerime karar vermek zorunda kalmayacağın bir hayatın olsun isterdim.”
Arkasını döndü ve odadan çıktı.
Oysa henüz en kötüsünü bilmiyordu.
Evleneceği adamın da bu evliliği istemediğini…
Aynı saatlerde, Arslan ailesinin konağında hava en az Karahanlarınki kadar gergindi.
Kaan Arslan, babasının çalışma odasında ayakta duruyordu. Siyah gömleğinin kollarını dirseklerine kadar kıvırmıştı. Yüzündeki ifade, sabrının tükenmek üzere olduğunu açıkça gösteriyordu.
“Benden evlenmemi istiyorsunuz.” Sesi soğuktu. “Peki, neden?”
Babası Cemal Arslan cevap verdi.
“Çünkü bu evlilik iki aile için de gerekli.”
Kaan kısa bir kahkaha attı.
Benim için gerekli olan hiçbir şey yok. Hele ki hayatıma sokacağınız bir kadın hiç yok.”
Annesi Nermin Arslan koltuğunda doğruldu.
“Kaan, Deniz iyi bir kız. Onu tanıdığında—”
“Anne.” Kaan bakışlarını ona çevirdi. “Ben o kızı tanımak istemiyorum.”
Cemal Bey masaya sertçe vurdu.
“Bu evlilik gerçekleşecek!”
Kaan birkaç saniye babasına baktı. Sonra ceketini aldı.
“Pekâlâ. Madem kararınızı verdiniz, benim de bir şartım var.”
“Ne şartı?” diye sordu babası.
Kaan kapıya yöneldi.
Benden sevgi dolu bir koca olmamı beklemeyeceksiniz. Bu evlilik bir anlaşmaysa ben de anlaşmanın gereğini yaparım. Fazlasını değil.”
Kapıyı arkasından sertçe kapattı
Koridorda onu bekleyen kardeşi Bora, kaşlarını kaldırdı.
“Abi, müstakbel eşini görmeden nefret etmeye başladın. Bir rekor kırıyor olabilir misin?”
Kaan ona sertçe baktı.
“Bora.”
“Tamam, sustum.”
Ama Bora'nın yüzündeki gülümseme kaybolmadı.
Kaan'ın bilmediği bir şey vardı: Deniz Karahan, onun hayatına girdiğinde hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti.
Ertesi gün…
Deniz, annesinin ısrarıyla Arslan ailesinin konağına geldi. Üzerinde sade, siyah bir elbise vardı. Yüzündeki ifade ise buz gibiydi.
Salona girdiğinde onu ilk karşılayan Nermin Hanım oldu.
“Hoş geldin, Deniz.”
“Hoş buldum.”
Nermin Hanım genç kızın gerginliğini fark etse de belli etmedi.
“Kaan birazdan gelir.”
Deniz içinden, Gelmezse daha iyi, diye geçirdi.
Tam o sırada merdivenlerden ayak sesleri duyuldu.
Deniz başını kaldırdı.
Kaan Arslan ağır adımlarla salona girdi. Siyah takım elbisesi, soğuk bakışları ve kendinden emin tavrıyla tam da Deniz'in uzak durmak isteyeceği türden bir adamdı.
Kaan da onu süzdü. Sonra bakışlarını gözlerine sabitledi.
“Deniz Karahan?”
Deniz kollarını göğsünde birleştirdi.
“Ne yazık ki.”
Kaan'ın kaşı hafifçe kalktı.
“Merak etme. Ben de bu tanışmadan pek memnun değilim.”
“En azından bir konuda anlaşabiliyoruz.”
Kaan yaklaştı, aralarında birkaç adım kaldı.
“Şunu baştan söyleyeyim. Bu evlilikten aşk masalları bekleme.”
Deniz gülümsedi ama gülümsemesinde zerre sıcaklık yoktu.
“İçin rahat olsun, Arslan. Seninle evlenmek zorunda kalmak zaten yeterince kötü bir hikâye.”
Kaan'ın çenesi gerildi.
“Dilini biraz tutmayı öğrenmelisin.”
“Sen de insanlara emir vermemeyi.”
İkisi de gözlerini kaçırmadı.
Nermin Hanım araya girmeye çalıştı.
“Çocuklar, biraz sakin—”
“Benim için sorun yok, Nermin Hanım,” dedi Deniz. “Gelecekteki kocamla ne kadar iyi anlaşacağımızı şimdiden görüyorum.”
Kaan hafifçe eğilerek ona yaklaştı.
“Soyadımı taşımak kolay olmayacak, Deniz Karahan.”
Deniz de bir adım öne çıktı.
“Ben de senin hayatını kolaylaştırmak için gelmiyorum, Kaan Arslan.”
Birbirlerine meydan okuyan iki yabancı…
Bir imzayla aynı hayata mahkûm edilecek iki düşman…
Ve ikisinin de henüz bilmediği bir gerçek vardı.
Bazen kader, insanı en çok nefret ettiği kişiye bağlardı.
Ama o bağın aşk mı, yoksa pişmanlık mı getireceğini zaman gösterecekti.
Devam edecek…
Yeni yazıyorum yazım yanlışlarım varsa görmezden gelin lütfen ikinci bölüm gelicek 🤍💐
Bölüm etkileşimi
