3. bölüm · Kaderime seni yazmalıyım

Gün 2

Cey Cey

Zaman hızlı geçiyordu ve çoktan yeni okulumda 2 hafta geçirmiştim. Nisa ile çok iyi anlaşıyoruz ve onu küs olduğu -neden küstüklerini hala bilmyorum- Burcu ile barıştırmıştım. Beni yargılayın yada yargılamayın o zamanlar onların ne denli pislik olduğunu bilmiyordum.

Okulun sınavlar için açılan kursunun bugün ilk günüydü ve tabikide kayıt olmuştum.

Yazar notu: İyikide olmuşum şuan hala o kurstayım ve çok mutluyum.

İlk kurs günü için sınıfa girdim ben C şubesine düşmüştüm. DERS MATAMATİKTİ ilk kurs günü matamatik ve üstüne hoca bizim dersimize giren bir hocaydı. Nasıl gıcık olduğunu tahmin bile edemezsiniz.

Sınıfa girip cam kenarından birinci sıranın bi arkasına oturdum. Sınıf çokta büyük değildi. Ama dikkatimi çeken şey zaten bu değildi. Alaz buradaydı.

Size alazı hiç anlatmadım değil mi? Alaz kumral, uzun boylu(1.80+ ciddiyim bu arada bende yuh deve demiştim), koyu kahverengi gözlü, kemikli bir yüze sahip olmasına rahmen hafif yanakları vardı, dış görünüşünde öyle aman aman birşey yok ama size birazda kişiliğinden bahsedeyim. Alaz yaşına göre çok olgun bir çocuktu, ağır başlıydı ve kızlar ile iketişim kurmayı seven tiplerden değildi. Sen konu açmadığın sürece senin yanına gelmezdi.

Sınıfa bizim sınıftan farklı kızlar geldi. Azra, Buse ve Ceylin. Benşde aralarına alıp cam kenarı en arkanı bir önüne dörtlü kurdular. Ders başlamıştı -kesinlikle çok odaklanamamıştım- kızlar sürekli birşeyler anlatıyordu.

Sırtıma birşey değdiğini hissettim. Arkamı döndüğümde orta sıra en arkada oturan Alaz'ın adımı bilmediği için benim dikkatimi çekmeye çalıştığını fark ettim.

Yazar notu: ben orta 2'de oturuyordum. Arkamızda ise bizim sınıftan Bir erkek vardı.

Sorgular şekilde baktığımı fark edince önce gözlerini kaçırdı sonra tekrar bana baktı ve eli ile perdeyi işaret etti.

"Şey kanka perdeyi çekebilir misin?"

Kafamı salladım ve ardından kızlardan perdeyi çekmesini istedim.

Tekrar ona baktığımda dudaklarını birbirine bastırıp teşekkür manasında kafasını eğdi.

Benim kafama ise farklı birşey takılmıştı. Tekrar ona döndüm. İletişim kurmak mesafeden dolayı bir tık zor oluyordu çünkü hoca fark ederse kızardı.

"Şey kanka senin adın Arda mıydı?"

---

Burada kesiyorummm

Alaz'ın utanması çok tatlı değil miii

Bu arada gerçektede bayağı utangaçtır kendisi