1. bölüm / 1
Kader'e inanır mısın?1.BÖLÜM
Bölümler 1Şu an: 1.BÖLÜM
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İLK HİKAYEME HOŞGELDİNİZ İYİ OKUMALAR...
Yeniden açmıştım gözlerimi karanlık odam da, annemin hoş sesi geliyordu salondan.
''Sanem, hadi ama kızım kalk yatağından'' diye seslendi bana.
Yattığım yerden doğruldum ve oturur pozisyona geçtim sıkılarak
''TAMAAMM ANNEEE'' dedim, ve panduflarımı giyip yere sürüyerek tuvalete doğru yürüdüm, yüzüme soğuk bir su çarpıp ayılmaya çalıştım ayna da kendime baktığım 1 ay öncesine kadar öğrendiğim hastalığım geldi.
Gerçekten çok rahattım bu konuda sanki hasta olan ben değilimişim gibi ne ironik değil mi?
her neyse gerçekten kendimle çok mu konuşuyorum ne?
Bu hafta yaz tatilinin son haftası ve yarın okul var çok heyecanlı değildim tabi ama mimar olmak benim en büyük hayalimdi bu yüzden okula katlanmak zorundayım, odama tekrar gidip panduflarımı ve pijamalarımı çıkarttım
kot pantolon, gri bir tişört ve çoraplarımı alıp giyindikten sonra ayna karşısına geçip saçlarımı taradım,
acaba kemoterapiyle hepsi dökülünce nasıl görünecektim kesinlikle aşırı konik olacaktım orası kesin- kendi kendime sırıtırken annem içeri girdi.
''Tam olarak neye gülüyorsun bakayımm?'' yanağımdan makas aldı.
''Hiç bir şeye sadece bugün fazla enerjiğim''
'Bunu duyduğuma çok sevindim tatlım'
gülümseyip odadan çıktı tam giderken kapıyı aralayıp
''Sakın geç kalma yemekten sonra dışarı çıkacağız beraber''
tamam dercesine başımı salladım ve önüme tekrardan döndüm. 'Aman tanrım kabarık saçlar hep böyle sorun mu çıkartır?'
saçlarımı at kuyruğu yapıp aşağıya indim ve mükemmel bir sofra beni karşıladı, evin tek çocuğuydum babam ben küçükken vefat etti gerçekten çok fazla düşmanı vardı neyse ki hep bizi korudu ve bizim için çabaladı ama ne yazık ki görevi erken sona erdi...
Annemle kahvaltı yaptıktan sonra dışarı çıkmak için hazırlandık ben annemden önce dışarı çıktım ve telefonuma bakıyordum büyük bir evde yaşasak ta bu ev beni mutlu etmiyordu hep yalnızdım kimse yoktu, koruma ve hizmetlilerden başka tabii
Tam kapıdan dışarı çıkarken korna sesi duydum ve kafamı çevirdim, sanırım kaza oldu evet evet kaza oldu deyip koşmaya başladım.
Yerde bir motorcu yatıyordu ona çarpan araba ise öylece duruyordu koşarken ambulansı aramıştım zaten eğilip motorcuya doğru baktım vizörünü açıp bana baktı,
''iyi misin? nefes alabiliyor musun'' dedim.
evet dercesine kafasını salladı neyse ki bir şeyi yoktu annemde sesi duymuş olmalı ki bana doğru koştuğunu gördüm çok telaşlıydı bana sarılıp ''iyisin değil mi sana bir şey olmadı??'' dedi ''hayır anne ben gayet iyiyim merak etme'' dedim.
Ambulans gelene kadar başından ayrılmadım şunu söylemeliyim ki gözleri çok güzeldi, belki benden çok küçüktü ya da fazla büyük ama bunu umursamadan gözlerine öylece bakıyordum, nihayet ambulans gelmişti ve yaralıları sedyeye alıp götürmüştü fark etmeden adamın elini tutuyordum sedyeye yatırılırken bırakmıştım elini.
--------------
Akşam olmuş ve eve gelmiştik ben tüm gün adamı aklımdan çıkaramamıştım,
acaba durumu nasıl?
öldü mü?
''yok canım nefes alabiliyordu ölmemiştir. Bak yine kendi kendime konuşuyorum delirdim galiba'' bunları düşünürken ağır bir uyku basmıştı hâlbuki saat daha 19:45 ti.
Yatağıma uzanmadan önce makyajımı temizleyip üzerimi değiştirdim, dişlerimi de fırçalayıp yatağıma uzandım kitap okumayı cidden çok severdim ayrıca makyaj yapmayı hobi gibi bir şeydi benim için kitabın ilk sayfalarını okurken aklıma hep o adam geliyordu sanırım kafayı üşüttüm ben ya da kazadan etkilendim bilemiyorum uyusam iyi olacak yarın okul var.
Kitabımı masanın üstüne bırakıp gece lambamı açtım ve üzerimi örtüp uyumaya çalıştım, gözlerimi açtığım da sabah olmuştu ve telefonum işkence çekercesine ötüyordu alarmımı susturup uyandım hazırlanmak için elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım ve okul üniformamı giydim.
''Okula giderken makyaj yapmanın kime ne zararı var ki canıımm?? '' kendi kendime deli gibi gülüp makyajımı yaptım biraz abarttım mı ne?
Yemek odasına indiğim de annem hâlâ uyuyordu onu uyandırma gereksinimi duymadım ve kahvaltımı tek başıma yaptım evden çıkmaya hazırdım çantamı koluma takıp evden çıktım ve şoför beni kapıda bekliyordu arabaya binip okula doğru ilerledim.
Okulun önüne vardığım da arkadaşlarım bana doğru ilerledi birbirimize sarılıp hasret giderdik,
''kızım dün ne oldu inanamazsın annem ve babam barıştılar sanırım tekrar evleniceklerrr'' dedi çiğdem heyecanla en yakın arkadaşlarımdan biriydi fıstığım.
''Aşkım bu çok güzel bir haber, artık çifte düğün yaparız'' sırıtarak söyledi Ata
çok komik çiftler cidden çiğdem atanın kolunu ısırıp elini tuttu gerçekten garipler geri kalan arkadaşlarımla da selamlaşıp sınıfıma girdim.
Okulumuzda ki sıralarda kimin oturacağı belirleniyordu hep yani öyle kimse kafasına göre oturamıyordu gerçekten saçma, öğretmen zili çaldı hocalar sınıflara girmeye başladı,
''Gerçekten kendimi lise son değil de liseye yeni başlamış gibi hissediyorum'' kendi kendime söylendim.
İlk dersimiz Edebiyattı sevdiğim bir konuydu ama tabi kii kafam basmıyordu neyse ki çiğdem bu derste çok iyiydi hep yardımcı oluyordu, kitaplarımı çıkartıp dersin başlamasını bekledik hocamız Esra hanım yoklama almaya başlamıştı son bir ismi saydığın da tanımadığımız biri sınıfa girdi;
Elinde kaskı, yüzünde ve kollarında çeşitli yaraları olan biri,
kumral, uzun boylu, gerçekten vücudu iyi olan biriydi
Bir an olsun onu tanıdım ve gözlerim fal taşı gibi açılı verdi ve,
''SEN!!'' diye bağırdım olduğum yerde. Oda beni tanımış olacak ki sırıtıp
'' Evet beenn'' dedi alaylı bir şekilde, öylece bakakaldım.
İLK BÖLÜM OLDUĞU İÇİN KISA TUTMAK İSTEDİM BEĞENİLERİNİZ VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM, İSTERSENİZ DEVAM EDERİM...
Bölüm etkileşimi
