1. bölüm / 1
KAÇARANANişte benim hayatım..
Bölümler 1Şu an: işte benim hayatım..
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
sessiz çığlıklarımız ne zaman son bulacaksa bizlerde o gün suçsuz ilan edilecektik ama çığlıklarımızın son bulması imkansızdı çünkü şiddet gören bir çocuk'tan farkı yoktu içimizin. Çok yorulmuştuk ama hayattan mı hayatımızdan mı?.Bambaşka bir evren bambaşka bir hayatım olsun isterdim ama bana sunulan hayatın kırmızı halısında diz çöküp itaat etmek zorundaydım.
15 𝘀𝗲𝗻𝗲 𝗼𝗻𝗰𝗲 𝗶𝘀𝘁𝗮𝗻𝗯𝘂𝗹..
"Asya!, kızım arkadasların gelmis hadi çık biraz oynayın yemek hazır olunca seni çağırırım."
annemin sesini duyarak mutfağa gittim yine mi gibi kokular geldi burnuma buraya yeni taşıdığımız için tabiki de arkadaşlarımı merak ediyordum.
"tamam annecim." Dedim. Kosarak kapının önüne gittiğimde annemin "dikkat et." ikazını duymuştum hemen kapıyı acıp ayakkabılarımı giydim evden çıkıp kapıyı ardıma kapattım.
"Hey!, sen neden bizim mahallemize geldin." Basımı bu iri yarı ela gözlü çocuğa cevirdim. "Ne aptal gibi bakıyorsun buraya gelmek yasak." Şaşkın bi şekilde hala o iri yarı çocuğa bakıyordum. Evimi göstererek; "bak burası benim evim yani yasak degil." Dedim ılımlı bir şekilde. "Anlamıyor musun bizim arkadaşımız senin aptallıklarını çekecek değil!." Kafamı konuşan bu kıza cevirdim pembe bir askılıgı ve iki at kuyruğu saçıyla cok sevimli görünüyordu. "Ama-" "Seni dinlemeyeceğiz ucube sey." Yüzümü buruşturup bana bakan o iki çocuğa ve arkasındaki arkadaşlarına baktım. "Peki bende oynamam sadece izlerim nasıl fikir!." fikrimi sevmiştim bu yüzden onlara sunma gereği duydum. "Hayır git evin-.." "Geliyolar geliyolar!." Hepsinin bağırışıp kaçması benide korkutmuştu. Arkama baktım ve geri geri gitmeye başladım. Bu çocuklar belliki benden büyüklerdi herkesin onlardan korkma nedeni olmalı ki kaçıyorlardı. Bu sırada gözlüklü en sıska olan çocuk söze girdi; "Meraba yeni misin?." Dedi ılımlı bir sesle.korkmuştum konuşamadım. "hey sagar mısın?." esmer gayet şirin bi o kadarda büyük ve ciddi duran cocuga gozlerimi cevirdim."hala konuşmuyor bak." Bi anlığına ona baka kaldım sonra; "üzgünüm sizi tanımıyorum." "Bana zarar vermeyin." "Sadece tanısmak istedim." Diye art arda kelimelerimi kullanınca "sorun değil onların bizden korkmasının nedeni kotuluk yaptıkları için uyarıp bağırmamız merak etme kötü biri değiliz bücür." Bu konusan sıska cocuktu.
𝘉𝘶𝘤𝘶𝘳 𝘮𝘶?.
"Ben bücür değilim gidin burdan!." dedim avazım çıktığı kadar bağırarak. Esmer olan cocuk üzerime yürüdü "bağırma, kaç yasındasın sen?." "ye-yedi."
Bir anda bir birlerine bakıp güldüler. "Ne var ya alt tarafı boyum kısa." "Ben 14 yaşındayım." Bunu söyleyen esmer çocuğa baktım elbette 14 yaşındaydı.
"Belli yasın büyük aklın küçük." Dedim ve ağzımdan
hıh diye bir kelime çıktı. Bu sefer sıska olan çocuk devreye girdi "bende 13 yasınd-" Sozunu tamamlamadan merak ettigim bişey vardı isimlerini merak etmistim. "isminiz ne?." "ama sözümü kestin,neyse ben Erdinç" Evet sözünü kesmiştim ama üzgün değildim meraklı kişiliğim beni asla pişman etmiyor. "Bende Pusat." Dedi yanındaki esmer arkadası. Tam o sırada annemin sesini duydum.
"Asya!, yemek hazır hadi gel kızım." O an Pusat ve Erdinç'in birbirlerine attıkları soguk kırıcı bakısları anlamadan "görüşürüz." Dedim evin kapısını actım.
"görüşürüz." "görüşürüz." Onlarında görüşürüz dediklerini duyunca rahatça eve girip kapıyı kapattım.
Onlarla arkadaş olmak birazda olsa buraya ısınmamı sağlamıstı.Çokta arkadaş sayılmazdık ama yinede iyi geçiniyorduk.Yine onlarla sohbet ettiğim bir gündü kısa bir sohbet sonrasında annemin sesini duydum "Asya!." evin önüne gidip kapıyı açtım son birkez pusat ve erdinç'e bakıp eve girdim. Annemin yanına paytak adımlarla gittim.Daha erken oldugunu söyleyecektim ki. "Asya, geliyorlar." annemin sesi titriyor bakıslarını benden kaçırıyordu. "kim geliyor?." O an annemin nefes alısları hızlandı.
𝘏𝘢𝘺ı𝘳..
𝘗𝘢𝘯𝘪𝘬 𝘢𝘵𝘢𝘬 𝘨𝘦𝘤𝘪𝘳𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶..
"kim geliyor anne bişey söyle lütfen." Annemin kalbini tutarak yere düşmesiyle çığlık atmam bir olmuştu. "Anne!." annemin yanına diz çöküp elini tuttum. "anne, aç gözlerini." "Anne yalvarıyorum." "Anne lütfen." Annemin sesini duyamamıstım ama kapının sesini duymuştum. biri kapının ziline amansızca basıyordu. Ayağa kalkıp kapıya doğru gittim kimin olduğuna bakacak kadar uzun boylu değilim. Kapıyı direkt açtım. Karşımda duran kirli sakallı esmer simsiyah giyinmis adamı görünce kapının kolunu yavaşça bırakıp geri çekildim. "Merhaba, ufaklık." "Si-siz kimsiniz?." "anneni almaya geldik." Anlamamıştım annemi neden alacaklardı. Adamların hızlıca içeri girmesiyle yerde yatan annemi görmesi bir oldu. Silahlı aşırı ciddi duran gözlüklü adam sırıtarak annemin yanına eğildi "Neden kendine yazık ettin ki?."
𝘈𝘯𝘭𝘢𝘮𝘢𝘥ı𝘮..
"Uyansana konuş!." "Ödesene ulan borcunu!." Korkudan titriyordum çünkü adamın sesi evi inleticek derecedeydi. "ödemiyorsun demek?."
𝘖 𝘣𝘢𝘺𝘨ı𝘯𝘥ı 𝘬𝘰𝘯𝘶𝘴𝘢𝘮𝘢𝘻𝘥ı𝘬𝘪..
𝘐𝘬ı 𝘬𝘶𝘳𝘴𝘶𝘯 𝘴𝘦𝘴𝘪 𝘷𝘦 𝘣𝘪𝘳 𝘰𝘭𝘶𝘮 𝘴𝘦𝘴𝘴𝘪𝘻𝘭𝘪𝘨𝘪..
Yerde yatan anneme baktığımda alnında ve tam kalbinin olduğu yerden kanlar akıyordu. Adamlara bakmamıştım bile koşarak annemin yanına geldiğimde onlarda aynı şekilde evden çıkmıştı. ağlayarak anneme sarıldığımda beni ısıtmasını kolları arasına almasını istemiştim ama onun bedeni benden daha soğuk elleri ise hareketsizdi.
𝘉𝘶 𝘰𝘭𝘮𝘦𝘬 𝘮𝘪𝘺𝘥𝘪?..
Bölüm etkileşimi
