İSKELE kitap kapağı

3. bölüm / 3

İSKELE

Bölüm 3: yeni tanışma

Vaveyla Yazarı: Tirtimiik Balik

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Bölüm 3: yeni tanışma

Yazar notu:
Eğer bölümlerde eklememi istediğiniz veya daha fazla görmek istediğiniz detaylar varsa belirtebilirsiniz. Beğeni ve yorumlarınızı bekliyorum...

Üzerime daha kalın bir ceket örtülmüştü. Kendimi bu yabancı beş erkeğin arasında sudan çıkmış bir şekilde bulmak tuhaf hissettirdiği için önce Gökçe'yi sonra da Efe'yi aradım. Açan yalnızca Efe'ydi.

Yaklaşık beş dakika içerisinde yanıma gelmişti. O gelene kadar oradaki yabancılara birkaç kez teşekkür etmiştim. Gecenin ayazı ıslak saçlarımın ve tenimin arasından içime işlemişti.

"İyi olduğuna emin misin?" Dedi beni sudan çıkarmak için ıslanan çocuk. Başımı onaylar anlamda salladım. Efe elindeki battaniyeyi çocukla ikimizi saracak şekilde örtmüştü. Dakikalar dur kimseden çıt çıkmıyordu.

"Ya söylemeden duramicam," Efe konuşmuştu "siz bizim okulda müzik sınıfını işgal eden grupsunuz dimi." Dedi. Şaşkın bakışlarımı beşinin de üzerinde gezdirdim. Evet küçük bi ilçedeydik ve okulumuz ds oldukça küçüktü ama bu beşinin ne bir arada ne de ayrı ayrı gördüğümü hatırlamıyordum.

"Nasıl ya?" Dedim titreyen çeneme inat. Çocuklar çoktan birbirine bakarak sırıtmaya başlamıştı. Aynı battaniyeyi paylaştığım çocuksa adım kadar eminim ki beni izliyordu.

"Öyleyiz." Dedi yok bir sesle yanımdaki çocuk.
"Tanımıyor muydunuz?"
Efe ellerini kaldırarak "Ben adınızı duydum valla." İşaret parmağıyla beni gösterdi "Ama o asosyal biraz."

Yanımda oturan ve adının ne olduğunu tam olarak hatırlayamadığım çocuk battaniyeyi sadece bana bırakarak ayaklandı.

"Bu iskele son zamanlarda çok sallanmaya başladı. Dalgınlık anlarında yürümen tehlikeli. Biz olmasaydık ve her ne kadar yüzme bilsen de dalgın aklın buna izin vermezse daha kötü sonuçlarla karşılaşabilirdin." Yerde duran çantasına uzandı. Keskin yüz hatlarından başka bir detayını göremiyordum.

Çantasını sırtına asıp bulunduğumuz sabit iskeleden uzaklaşırken "Sen tanımadan da ben seni tanıyorum Nilüfer. Yarın okulda alırım ceketimi. Hasta olmamaya bak." Arkadaşlarına minik bir el hareketiyle gitmeleri gerektiğini söyledi.
"Geçmiş olsun," kalan dört ağızdan da aynı şeyi duyduğumda içimde sıkıştırdığı nefesimi verdim. Efe nihayet yanıma oturmuştu ve beni omzumdan tutarak kendine yasladı. İçimde tuttuğum hıncımı bir hıçkırıkla attım. Gözümden yaşlar akmaya devam ederken büzülen dudağım yukarı kıvrıldı. Tüm dişlerimi gecenin karanlığına göstererek kahkaha atmaya başladım.

"Bipolar mısın nesin sen de!" Bu söylediği üzerine bir süre sustum.

"Bunlar kim?"

"Bizim okul geçen sene bir müzik grubu kurmak için başvuru açmıştı ya saçma sapan. Beş kişi grup oluşturmak için başvuruda bulunmuş. Bunlar işte. Güya şenlik günlerinde şarkı falan okuyacaklardı ama bir şey yapmıyorlar. İsimlerini bilmiyorum ama tiplerini biliyorum. Neredeyse bir senedir derslerden çıkıp kendilerine adadıkları bir oda var. Oraya gidiyorlarmış. Ben de birkaç arkadaşın yalancısıyım."

"12 mi bunlar?"

"Kızım adamların sicillerini bilmiyorum. İçlerinden birine abayı yaktıysan söyle." Salak bir sırıtışla ayağa kalktı.

"Hadi seni eve bırakayım. Geç oldu." Derin bir nefes alıp ondan destekle ayağa kalktım. Eve gidemezdim. Yokluğum anneme iyi geliyordu. Gitmemeliydim.

"Efe ya, bugün eve gitmicem. Sence ne yapayım?" Kaşlarını çattı önce, anlam veremedi. Sonra derin bir nefes alıp sustu.

" Bize gel işte. Annemle yatarsınız koyun koyuna." Bu dediğine büyük bir kahkaha patlattım.
" Tut beni de inelim şu salak iskeleden. Bir daha da buraya gelirsem şu ilçe birleşip meydan dayağı atsın bana."
Ona gitmekten başka bir seçeneğim yoktu. Belki annemin yatmasını bekler öyle girerdim eve ama bu halimle onu bekleyecek gücü kendimde bulamadım.

Bisikletlerimizi oraya zincirledik. Efe neyse ki her zaman yedekli bir insan olmuştur. İskeleye yakın bir yerlerden geçen bir taksiyi durdurup eşyalarımızı da alarak Efe'nin evine gittik. Onlara gerek annemle gerek tek başıma çok kez gelmiştim ama daha önce kalacak kadar mecburiyeti hissetmemiştim.

Eve girdiğimizde yüzünde kil maskesi olan annesi bizi karşılamıştık.
" Ah Nilüfer, Efe bana durumdan bahsetti çok geçmiş olsun." Sevecen bir tavırla vücudumu sardı. Teşekkür edip hızlıca kurulanmak istediğimi söyledim.

Bana yeni yıkanmış bir pijama takımı verip oturma odasına sermek için elime bir çarşaf tutuşturdu annesi.

Önce üzerimi değiştirip saçımı kurutma makinesi ile kuruttum. Ördükten sonra yatacağım yeri hazırlamaya başladım. Efe bu sırada sürekli yanıma gelip gitmiş "mental" destek verdiğini söyleyerek sürekli suya düşme anımı anlatmamı istiyordu.

"Ya merak ettik kızım adsm gibi anlat şunu!"

"OF TAMAM!" eve sesimin gitmemiş olmasını umarak sesimi alçalttım ve konuşmaya başladım.

"Ya kafam zaten dağınıktı. Doğru düzgün düşünemiyordum. Ağlamaktan gözlerim puslanmıştı zaten. İşte sonra..."

Babamın sesini duymuştum. Ama duyan girmeden önce mi sonra mı hatırlamıyorum. Bir ayağım sallanan iskelede diğeri boşlukta kaydı. Kayan ayağım yüzünden diğer ayağım iskelenin köşesine takıldı. Önce kafamı çarptım sonra suyu boyladım...
Kafamı mı çarptım?

"E kafanı çarptığını söylememiştin." Hatırlamıyorum. Kafamı çarptığım an net değildi aklımda. Ama acısı sızlatmıştı. Elimle istemsizce örgünün başladığı dip noktasına dokundum. Şişmişti...

"Offf kafam harbiden çok dalgınmış Efe. Neyse işte muhtemelen çarpmanın etkisiyle yüzmeyi de unuttum. Yani batıyordum sonra işte o çocuk kolunu uzatıp çıkardı beni." Konuşmam bittiğinde olayı daha net hatırlamaya başladım.

Babamın sesini duymuştum tekrar. Bacaklarım ve kollarım çırpamayacağım kadar güçsüzdü. Sonra önce kolumu ardından belimi kavrayan bir el uzandı. Babam olmasını dilerdim. Ama değildi...

" Yarın istersen okula gitmeyip hastaneye uğrayalım kafan için." Elimi geri çekip kucağımda birleştirdim. Bağdaç kurduğum koltuğa uzandım ve konuştum.

"Yok ya hem çocuğa ceketini veririm hem de çıkışt annemle giderim herhalde." Sandalyenin üzerinde duran cekete baktım. Üzerinden alan su damlalarını silmiş kuruması için oraya bırakmıştım.

"Tamam o zaman yarın birlikte gideriz okula." Başımı sallayıp sakince mırıldandım. Bu gece güzel bir uykuyu hak etmiştim. İyi geceler dileyip çıkarken ışığı söndürüp kapıyı kapattı. Ben de çok geçmeden uyumaya başladım.
....

Dünden kuruyan kıyafetlerimi giymiş, saçlarımı düzensiz bir topuzun şeklini verip tamamen hazır olmuştum. Efe'nin de hazırlanmasını bekleyerek evden bir iki parça kahvaltılık malzeme alarak çıkmıştık. Bisikletimi iskelede bıraktığım için mecburen tekrar taksi kullanmak zorunda kalmıştık. Neyse ki paraların çantamda olduğu için onlara çok da zarar gelmemişti.

Geç uyandığım için okula varmamız biraz gecikmeli olmuştu. Koşar adımlarla sınıfa çıkıp hızla sırama pturdum. Gökçe ise hala ortalıkta yoktu. Muhtemelen sevgilisiyle olan tatilini uzatmıştı. Çantamı yanındaki sıraya koyup derse zar zor da olsa dinlemeye çalıştım.
...

Ders bittiğinde önce çantamın koluna astığım sonra da daha fazla kırışmasın diye sıralardan birinin üzerine serdiğim ceketi kolumu alıp sınıftan çıktım.

Adını bile doğru dürüst öğrenemediğim çocuğun sınıfını nereden bulacaktım ki.

Sonra Efe'nin söyledikleri aklıma geldi.

Bunlar bizim okulun müzik grubu, kendilerine adadıkları bir oda var her teneffüs oraya giderler...

Hızla adımlarımı birkaç adım gerideki sayısal sınıfa ilerlettim. Sınıfın içinde Efe'yi görür görmez elimle yanıma gelmesini işaret ettim.

Yanıma gelir gelmez konuştum.

"Bu bahsettiğin oda nerede?" Dediklerim üzerine bir süre düşündü.

"Şu müzik odası mı diyorsun?"
"Evet."
"Bilmiyorum en üst katta olması gerek." Elimdeki cekete baktı ve gülümseyerek sınıfına geri döndü. Ne vardı benimle birlikte gelseydi.

Tek başıma dün gördüğüm o 5 kafanın içerisinde bulunmak açıkçası geriyordu beni. 5 dakikalık teneffüsümü yetiştirmek adına merdivenleri hızla ikişer üçer çıktım. En üst kata geldiğimde katın bomboş ve sessiz olduğunu gördüm. 9 sınıflar 1 katta 2 sınıfta 10 sınıflar benim olduğum katta 11 ve 12'ler olurdu. Ancak 4 kat bomboş kalırdı genellikle. Resim atölyeleri müzik atölyeleri ve zar zor açtırdığım edebiyat atölyesi vardı.

Muhtemelen müzik atölyesinde olmalılardı. Derin bir nefes aldım ve tüm gerginliğimi atmak adına içimden birkaç kez konuşmamı tekrar ettim.

Dün beni kurtardığın için teşekkür ederim, ceketin içinde. Nilüfer ben bu arada.

Önce resim atölyesinin sınıfını açtım. Orada olmadıklarından adım kadar emindim ama işimi kolaylaştırmaya çalışıyordum. İçeride birkaç kız öğrenci çalışma yapıyordu. İçlerinden biri Ilgın'dı. Benden bir alt sınıftı ama arada sırada dergi çalışmalarına yardım ederek yakınlaşmamıza sebep olmuştu. Tatlı bir gülümsemeyle selam verdi. Aynı şekilde karşılık vererek orayı terk ettim.

Cebimdeki anahtarla edebiyat atölyesinin kapısını açtım. Hadi ama kapısı bile kilitli olan bir sınıfta olmaları saçma olurdu.

Kapıyı açar açmaz geri kapattım ve kilitledim. Anahtarı tekrar cebime alarak koridorun en sonundaki atölyeye adımladım.

Çoğu zaman bu gerici durumlarda kalbim olması gerekenden çok daha hızlı ve güçlü atardı. Yine öyle olmuştu...

"Ceketimi mi getirdin?" Duyduğum sesle olduğum yere çivilendim. Arkam dönmeye korkuyordum. Dün gece sesini net olarak duymasam da şu an anımsadığım kadarıyla beni kurtaran çocuğun o olduğundan emindim.

Topuklarımın üzerinde dönerek arkamı tam olarak dönmüştüm. Yanında iki arkadaşı daha vardı. 5 farklı kafa yerine 3 farklı kafanın olması işimi kolaylaştırmıştı.

Gülen bir ifade takındım ve bir asosyal gibi durmak yerine konuşmaya.

"Ah, evet. İşte burada ceketin. Ayrıca dün gece için de ceketin için de teşekkür ederim. Nilüfer ben bu arada." Tam olarak aklımdaki gibi bir konuşma yapmıştım ve bundan mutluydum. Bir elimle ceketi uzatırken diğer elimle de selamlaşmak için ona uzanmıştım.

Önce sıcak bir tebessümle karşılık verip ceketi elimden nazikçe aldı. Sonrasında uzattığım elimi resmi bir ifade ile sıkarak.

"İsmini biliyorum zaten. 4 senedir okulumuzda bu kadar baskıcı müdür yardımcılarına rağmen ısrarla dergi çıkaran inatçı Nilüfer'sin." İstemsiz bir tebessüm oluştu yüzümde. Beni bu şekilde tanıyor olması açıkçası hoşuma gitmişti.

Yanındaki çocuklar hiçbir şekilde konuşmuyor hatta mimik bile oynatmıyorlardı. Bu gerilmeme sebep olmak yerine açıkçası rahatlatmıştı beni.

Arkamı dönüp gidiyordum ki tekrar sesini duydum.

" E benimle tanışmak istemiyor musun?" Bu sorduğu üzerine tekrar dejavu yaşarcasına olduğum yere çivilendim. Tekrar topuklarımda dönerek arkamı tam olarak ona döndüm.

" Evet, biz tanışmadık. Adın neydi?"

" Rüya," yeşil gözlerinden bir dal düştüğünü gördüm. Sonra Kehribar gözlerimle çarpıştığını hissettim. Bembeyaz teninden akan bir gülümseme yanağına çarpıp ona miras kalan gamzesini hareketlendirdi.

Sonra gülümsemesi bana çarptı. Kehribar gözlerimden ok gibi kirpiklerime çıktı sonra incecik kaşlarıma. En son kaşlarımın inceldiği yerden akarak göz kenarlarımı kırıştırdı.

Memnun olmuş gibi gülercesine arkamı dönüp hızla merdivenlere indim.

Nasıl yani rüyalarımın adamının adı Rüya mıydı?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

31okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18