3. bölüm / 4
𝚂𝚎𝚜𝚜𝚒𝚣 𝙵ırtınaSessiz fırtına
Bölümler 4Şu an: Sessiz fırtına
- 1 Uyanış640 kelime
- 2 Tanışma724 kelime
- 3 Sessiz fırtına583 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Voleybol Maçı724 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Okul başlayalı bir hafta olmuştu. Pazartesi sabahı her zamanki gibi saat altıda alarmımın çalışıyla uyandım. Her ne kadar kalkmak istemesem de kalkmak zorundaydım. Hem ikinci haftadan devamsızlık hem de dersleri kaçırmak iyi olmazdı. Elimi yüzümü yıkadım. Her zamanki gibi tost yaptım. Yedikten sonra hızlıca kıyafetlerimi giyip saçımı ve hafif makyajımı da hallettikten sonra evden çıktım. Umayla mesajlaşmıyorduk artık. Her sabah saat 7 de her zamanki buluştuğumuz yerde buluşup dolmuşa biniyorduk. Evden çıkıp biraz yürüdükten sonra Umay'ın ilk defa benden erken geldiğini gördüm.
"Vay canına! Gözlerim yaşardı resmen! Umay hanım bu erken gelişinizi neye borçluyuz acaba?"
"İnan ben de bilmiyorum bugün kendiliğimden sabah 5'te kalktım ve masanın başına geçip ders çalıştım. Yavaş yavaş bu sınavın ciddiyetini anlıyorum galiba."
"İyi bari sevindim senin adına."
Umay da benim gibi Ankara'da okumak istiyor. Ama o tıp değil hukuk okumayı istiyor. İkimizin de Ankara'da okuyup aynı eve çıkma gibi bir hayalimiz var da... Umarım gerçekleşir ve ikimiz de çok mutlu oluruz.
Çok beklemeden dolmuş geldi ve bindik. Umay sinirle:
"Ya! Off kulaklığımı unutmuşum."
"Ay tamam bir gün de şarkı dinlemeden geçir şu yolu. Hem biraz sohbet edelim. Bu okula alışabildin mi?"
"Alıştım gibi ya. Yani sınıfımdakileri ve hocaları sevdim gayet tatlı insanlar. Şimdilik mutluyum burada umarım bozulmaz. Ee sende durumlar nasıl?"
"İyi bende de. Sadece sınıftaki birkaç kıza uyuz oldum. Bir de ilk gün Mehmet'i görünce moralim bozulmuştu ama şimdi pek umursamıyorum."
"Aman, umursama zaten. Çocuk aslında iyi ama gerçekten çok gıcık hareketleri var."
"Evet maalesef."
Yolun yarısında her zamanki gibi sınıftaki sessiz, ilk günden beri dolmuşta gördüğüm kumral çocuk geldi. Yine ilk günkü gibi önüme oturdu. Bu çocuğa da başta çok sinir olmuştum sebepsiz bir şekilde ama şimdi bunun çok gereksiz olduğunu anladım çünkü çocuğun gerçekten sinir olunması bir hareketi yok. Kendi halinde, sessiz bir çocuk ama bana kalırsa bu çocuğun içinde fırtınalar kopuyor. Çocuk sessiz fırtına gibi."
Nihayet dolmuştan indik ve hızlıca okula doğru yürümeye başladık. Okulun bahçesinde o uyuz olduğum üç kızın bana dik dik baktığını gördüm. Onlar öyle bakınca ben de duruşumu biraz daha dikleştirdim ve okula girene kadar göz temasını ayırmadım. Okula girince Umay:
"Şu uyuz olduğun kızlar bunlar mı?"
"Evet. Nedense çok pis kavga edicem gibi geliyor."
"Neden durduk yere uyuz oldun veya onlar neden durduk yere öyle bakıyorlar? Bir şey olmuş kesin."
"Ya yok kızım bir şey olmadı aslında. Ama onlara göre oldu. Yani bak şimdi o gördüğün kızıl saçlı İdil bizim sınıfta Volkan diye bir çocuğu seviyormuş lisenin başından beri. Volkan da geldiğim ilk gün bana gülümsedi selam verdi diye kıskandı herhalde o günden beri bana imalı imalı bakıyor. Bu kızın bir de iki tane arkadaşı var. Melis ve Gamze. Bunlar anlayacağın çete gibiler klasik okulda kendini havalı zanneden egolu 3'lü kız grubu."
"Bu Volkan denen çocuk ilk günden hoşlanmış mı acaba senden?"
"Ya Umay o kadar şey söyledim buna mı takıldın? Çocuk geldi kibarca selam verdi iki gülümsedi hepsi bu."
"Bilemiyorum. İdil bu kadar kıskandığına göre sıradan bir selam sıradan bir gülümseme değilmiş demek ki."
"İdil bu kadar kıskandığına göre mi? Çocuğun gözü iki saniye bana veya başka bir kıza takılsa yine kıskanır o merak etme sen."
"İyi tamam be. Ders başlayacak ben sınıfa gidiyorum hadi öptüm."
"Bende seni iyi dersler."
Telefonumu çıkartıp saate baktım. Dersin başlamasına iki dakika vardı. Çok geçmeden ben de sınıfıma geçtim ve Irmağın yanına otururken sessiz kumral çocukla göz göze geldim. İlk defa bu kadar uzun göz teması kurmuştuk birbirimizle. Bu arada sessiz kumral çocuk diye tasvir ediyorum ama adını ikinci gün öğrendim. Çınarmış.
Irmakla biraz lafladıktan sonra biyoloji hocası geldi ve derse geçtik.
Bölüm etkileşimi
