Bölümler 1Şu an: Daha Yeni Başlıyoruz-Ortak Yardım
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Annem ve babam öleli tam bir ay olmuş fakat acımız dinmemiş aksine öfkeyle harlanmıştı.Ailemizin köklerine zarar verilmiş ama dalları yine ayakta kalmayı başarmıştı.
Mercan, "Sedef hadi hazırlanda birlikte 𝐇𝐚𝐲𝐚𝐥'𝐞 gidelim! " diye salondan seslendi.Bizde anne ve babamız öldükten sonra evin birkaç sokak aşağısındaki kafeye çok daha sık gitmeye başlamıştık.Ama bu sefer biriyle buluşmaya gidicektik.
Hızla üzerime bordo bir straplez üst altımada beyaz bir keten pantalon geçirdim.
"Mercan ben hazırım, hadi çıkalım. " diyerek kapıya yöneldim.Arabamın ve evin anahtarını alarak kapıyı açtım. Ayağıma bordo converse ayakkabılarımı giyip aşağıya indim.Telefonumu açıp saate baktığımda saat 15:30'du.Buluşmaya yarım saat kalmıştı ama yetişirdik sonuç olarak uzak değildi.
Birkaç dakika sonra Mercan üzerinde siyah kalın askılı bir tişört altınada siyah bir pantalon giymiş beyaz spor ayakkabılarıyla arabaya doğru geliyordu.Çok şükür.
O arabanın yan koltuğuna geçerken bende sürücü koltuğuna geçerek son sürat kafeye sürdüm.
Arabayı park ettikten sonra içeriye geçtiğimizde masada oturmuş bizi bekliyorlardı.Hızlı adımlarla selamlaşıp karşılarına oturduk.
Mercan söze girerek, "Çok bekletmedik değil mi Uraz?Eylül?"
Eylül avukattı bu davada bize yardımcı oluyordu.Uraz ise polisti ve Eylül'ün arkadaşı olduşu için o da bize yardımcı oluyordu.
Onlarla birlikte saatlerce oturup herşeyi konuşup paylaştık onlarda fikirlerini ve davayla ilgili çözümlerini öne sundular.
Onlarla olan konuşmamız bittikten sonra Mercan'ı eve bırakıp Ordu'da en sevdiğim yerlerden biri olan Mavi Dünya Plajına gittim.
Yol boyunca çevredeki insanları izledim.Birisi sevgilisiyle el ele gezerken diğeri arkadaş grubuna derdini anlatıyordu.
Plaja geldiğimde arabayı park edip yürümeye başladım.Yorulduktan sonra boş bir bank bulup oturdum.Telefonumdan saate baktığımda saatin 18:45 olduğunu fark ettim.Bizim evimiz buraya uzak olduğu için ve buluşma uzun sürdüğü için saat geç olmuştu bende fark etmemiştim açıkçası. Etrafa baktığımda insanlar dağılmaya çoktan başlamıştı bile.
Ayağa kalkıp bir kez daha baktım buraya çünkü artık buraya gelecek fazla zamanım yoktu.Üzerimde bazı bakışlar hissettim ama umursamayarak arabaya doğru ilerlemeye devam ettim.
Arabaya bindikten sonra boş ve tenha sokaklarda ilerleyerek eve doğru sürdüm.
Sıcaklayıp camları açtığım sırada bir ses duydum.Bir kadın bağrıyor, yardım istiyordu.Arabayı kenara çekip sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladım.Bu sokakları bilmiyordum.
"İMDAT! " sesle birlikte adımlarımı hızlandırarak sesin geldiği yöne döndüm.Burası çıkmaz sokaktı.Ayyaş,siyahlar içerisinde bir adam,orta yaşlarda, siyah saçlı, orta boylarda bir kadının üzerine yürüyordu.
Hızlı adımlarla yanlarına doğru ilerledim."Şerefsiz herif,cibiliyetsiz çek o pis ellerini kadından! "diye bağırarak yanlarına geldiğim gibi suratına yumruğu geçirdim.
Kız birkaç adım arkaya kaçarken, adam doğrudan o kara gözlerini üzerimde gezdirdi.Ondan tekrar iğrendim.Adam ayağa kalkarken ona sinirle bağırdım." TCK 102 cinsel saldırının 2 yıldan 5 yıla kadar yatarı var gerizekalı! "
Adam doğrulup bana doğru yaklaştı. "Sen kimsin lan?Polis? Avukat? Dedektif? Karışma işime defol git bayan! " diye bağırdı.
Öfkemi yutmaya çalıştım.Yok olmuyordu.En azından denemiştim.
"Ben Avukat Sedef Milas.Ayrıca bayan kelimesine al yoksa ben senin bir taraflarına montelerim! "
Tam karşıma geçtiğinde kaşlarını kaldırdı ve öfkeyle soluyarak,"Sen bu işi çok uzattın!" diyerek tam elini kaldırmıştı ki bir el onun havaya kalkan bileğini tutup ters çevirdikten sonra sırtına tekme atarak adamı yüz üstü yere düşürdü.
Ben şaşkınlıkla karşımda duran adama baktığımda o öfkeyle yerde yatan adama bakıyordu.Onu dikkatlice izlediğimde saçlarının siyah gözlerinin de koyu acı kahverengi olduğunu cılız sokak ışığından fark edebildim.Üzerinde siyah bir gömlek ve siyah keten bir pantalon vardı.Gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamış bir şekilde açıkçası karizmatik duruyordu.
Bana döndüğünde önce üzerime ardından gözlerime baktı.Sonra arkamdan az önceki kadının sesi yükseldi.Yaşanan herşeyi uzaktan izlemişti.
"B-ben çok teşekkür ederim.Siz gelmeseydiniz bu takıntılı manyak bana saldıracaktı." Ona döndüğümde ağlamaktan yeşil gözleri kızarmıştı.
Ona elimi uzatarak kendimi tanıttıktan sonra o da kendini tanıttı.Zahide Okan.Uzun zamandır bu adam tarafından tehdit ediliyor ve bunu ailesine söylemekten çekiniyordu.
Ona ne olur ne olmaz diye cebimden çıkardığım kartımı uzattım."Ne olur ne olmaz diye.Merak etme eğer istersen şikayetçi olabilirsin bende sana bu süreçte kesinlikle yardım ederim.En kötüsü uzaklaştırma kararı çıkartırız."
Kartı elimden aldıktan sonra çenesini havaya kaldırarak, "Kesinlikle şikayetçi olacağım yardım ettiğiniz için tekrar teşekkür ederim. "
Bana teşekkür ettikten sonra arkamızda bizi izleyen gizemli adama döndü ve onada biraz çekingen bir tavırla teşekkür etti karşılık olarak ise sadece minik bir baş sallama hareketi verdi gizemli adam.
Bende adama dönerek, "Teşekkür ederiz beyfendi ama ben hallediyordum."
Muzip bir şekilde gülümseyerek,"Rica ederim avukat hanım ve merak etmeyin sizin halledeceğinizi biliyorum. "dediğinde ona kaşlarımı çalarak baktım." Bakışlarınız avukat o hırs, öfke ve başkaldırı. "hafifçe başımı salladıktan sonra arkama dönüp Zahide'nin sırtını sıvazladım ve kendi arabama yöneldik.Onu ben bırakacaktım,bu ıssız ve tehlikeli sokaklarda yalnız bırakamazdım.
Arabaya bindikten sonra onunla davayla ilgili konuştuk ve onu büroma davet ettim.
Onu tarif ettiği yere yani evine bıraktıktan sonra bende eve sürdüm.
Kapının önüne geldiğimde arabayı park edip aşağı indim.Sokak bu saatte bomboştu.Yavaş adımlarla binaya girip yukarı çıktım.
Sessizce kendi anahtarımla kapıyı açacakken kapı içeriden açıldı.Mercan her zamanki gibi uyumamış beni beklemişti.
Sessizce gülümseyip içeri geçip ayakkabılarımı çıkardım.Her hareketimde beni izliyordu.
En sonunda konuşarak," Hadi sen geç üzerini değiştir sonra anlatırsın ne olduğunu. "diyerek salona yöneldi.
O beni hep en iyi tanıyan olmuştu.Birşey olduğunda hemen anlardı.
Odama geçip üzerime beyaz pijama takımımı geçirdim.Elimi ve yüzümüde yıkadıktan sonra içeriye geçtim.
Mercan camın önündeki tekli koltukta oturmuş telefonuna bakıyordu.Yavaş adımlarla karşısındaki diğer tekli koltuğa oturdum.Benim geldiğimi fark ettikten sonra telefonunu kapatıp yavaşça yanındaki boşluğa bıraktı.
Onu eve bıraktıktan sonra yaşanan herşeyi anlattım o da dikkatlice dinledi.Zaten en son yorum yapmayı severdi.
Anlatacaklarım bittiğinde derin bir nefes alıp konuştu." Aslında huzur için bir yere gittiğinde böyle bir şeyle karşılaşman garip.En azından birine yardımın dokunmuş ellerine sağlık.Zaten mahkemede ve dava sürecinde o şerefsize ne kadar çektireceğini tahmin edebiliyorum.Ama aklım o adamda kaldı çıkmaz sokak falan dedin ama sesinizi falan duyup gelmiş olmalı yoksa biliyoruz her insan böyle yardım etmez. "Üzücü de olsa doğruydu.
Biz insanlar bazen sırf başımız belaya girmesin diye hayatımız zedelenmesin diye başkalarının hayatlarından vazgeçebiliyordu.Sonra haberlerde gördüğümüzde de üzülmekle yetiniyor ardındanda başka bir haber geldiğinde unutuyorduk.İşte hayat bu kadar acımasızdı...
Mercan yorgun olduğunu söyleyip kendi odasına çekilirken bende kapıyı kitleyip kendi odama çekildim.Davayla ilgili araştırmalar yapmaya başladım.
Yatağımın üzerine fırlattığım telefonuma uzandım ve saate baktım.03:45.Zaten yorgunluktan da gözlerim kapanmaya başlamıştı.
Çalışma masamdan kalkıp yatağıma geçtim ve ailemin ölümünden sonra ilk defa başka birşey düşünmeye başladım.Acaba o adam kimdi?Yani bu sektörde bir yıldır vardım ama ilk defa böyle bir an yaşamıştım.Değişik bir andı ama bilemedim çünkü ailemin ölümü yerine böyle birşey düşündüğüm için kendimi bir an suçlu buldum.Hem diğer davalarımla uğraşıyor hem de ailemin davasıyla uğraşmak beni fazla yormuş,yıpratmıştı.Aynı şekilde Mercan'ı da...
Mercan zaten hep içine kapanık biriydi ama anne ve babamızın ölümünden sonra daha fazla içine kapatmıştı.Küçükken onunla kendi içimde dalga geçerdim.O bir sandık ve kilitli derdim ama şimdide bir sandık olsada eskiden kilidinin nasıl açıldığını bilsemde şuan bilmiyordum.O herkesin derdini dinleyip kendi dertlerini içine atan biriydi ama kimse fark etmezdi.Ben dışında.O benim kardeşimdi onu bu hayatta benden daha iyi tanıyan biri kalmamıştı.
Ailemin davası için yarın duruşmamız vardı.O duruşmaya bir mağdur olarak değil ailemin avukatı olarak çıkacaktım.Sonuç olarak daha yeni başlıyoruz...
∼İlk bölümü nasıl buldunuz? 💗🔥
Bölüm etkileşimi
