1. bölüm / 4
İNTİKAM1. Bölüm -Sadece Başlangıç
Bölümler 4Şu an: 1. Bölüm -Sadece Başlangıç
Bugün ya tarih yazıcaktım ya da tarih olucaktım.Karşımda Olin krallığı varken üstümde ise uçan ejderhalar vardı. Daha birkaçı havalanmamıştı bile. Krallığımızda ejderha yetiştiriciliği çok bilinirdi ve küçücük çoçukların bile hayali olmuştu. Sağ tarafım full Aurora krallığının adamları vardı. Atalardan kalma dostumuzlardı. Ancak şöyel bir sorun vardı karşı tarafta Valendar krallığı olabilirdi. Hatta adamları değil direk krallığı. Onlarda aynı Aurora ve Valeria krallığı gibiydi. Ama anlamadığım bir şekilde onların birbiriyle olan bağı daha güçlüydü. Belkide bizden daha önceden tanışıklıkları olduğu içindi. Aurora ve Mistral krallıkları bana adam desteğinde bulunmuştu. Havada hala ejderhalar varken sırada gökyüzünün en iyi tanıdığı o ejderha gelecek idi."Thora!"diye bağırdığımda havada büýük bir ateş görüldü ve ardından beyaz bir ejderha. Thora önümde eğildiğinde sırtına bindim ve adamlara "Biz şu vadide direk yükselince ateşleyin"diye emir verdim. Onlar ise sadece kafalarını saklamakla yetindi. Ben,üç arkadaşım ve birkaç kişi ile birlikte. Ejderhalar ile yükselmeye başladığımızda Olin sarayı daha net görünmeye başlamıştı. En önde biz dörtlü vardık ancak ben ve Viola daha öndeydik. Ejderha kullanma konusunda kimse elimize su dökemezdi . Daha demin bahsettiğim vadiye gelmiştik. Elimle arkadaki herkese haber verdim ve işaret parmağınla yukarıyı gösterdiğimde hep birlikte yukarıya dik bir kalkış yapmıştık. Olin sarayının yanındaki uçurumdan yukarı çıkıyorduk. Arka dağdaki ve önündeki adamlar ateşlemişti. Dağdaki adamların hedefi direk içeri iken öndeki adamların üst taraftaki adamlardı. Biz ise ejderhalarla en üste ulaştığımızda sarayın üstünde dolanarak ateş püskürtüyorduk ya da ok atıyorduk. Ok atanlar bazen ateşli oklar atıyorlardı ve o ateşlerin asıl hedefi aralarındaki adamımızın koyduğu patlayıcılardı. Bir yandan onları patlatıyor bir yandan diğer adamları yakıyorduk. En sonunda aşağı inişe geçtik. Üstte indiğimizde etrafımızı adamlar sarmıştı bile. Ejderhaları gönderdiğimizde hep beraber kılıçları çekmiştik. Tek tek herkes geliyordu. Herkes ya öldürûyor ya kenara savunuyordu. Bende aynı şekilde. En sonunda aşağı inmeyi başarmıştık. Merdivende karşımıza çıkanları aşağı atmıştık ya da öldürmüştük. Aşağıda bizi daha büyük bir sürü bekliyordu. Aşağı attığımız ilk adımla savaşmaya başlamıştık. Bir beş kişiyi falan öldürdükten sonra Vaelorun kapıyı açtığını görmüştüm. İyi bir seçimdi. Adamda hayvan gücü vardı ya da ayı. Koskoca saray kapısını kendi açıyordu. Ben ona dalmış bakarken kılıcın elinden sıyrıldığını hissettim. Daha ne olduğunu anlamadan aldığım darbeyle geriledim. Kafamı kaldırıp baktığımda ise Orionun beni öldürebileceği halde öldürmediğini gördüm. Anlaşılqn biriyle savaşıyordu ama o bizden değildi. Bu bağırışmanın arasında adamın"BIRAKSAYDIN ÖLDÜRENİLİRDİM!"dediğini duydum. Cümleyi anlamladıramadım. Kendimi toplayıp kılıcımı aradım. Kılıcımı Violayla aynı anda görmüş olucaz ki bir anda ikimizde kılıca davrandık. Tabi o benden daha yakın olduğu için o önce vardı ve profesyonel bir hareketle bana yolladı. "Eyvallah" dedim ve Orionun hala aynı adamla savaştığını gördüm. Zorlanıyor gibiydi. Yanına gidip karşısındaki adamı öldürdüm. "Bunu bi teşekkür say" dediğimde bana piç gülüşü atmıştı. Tam bir şey diyecekti ki Alvanın "LİLİTH!"diye bağırışıyla ona döndüm. Baktığımda Aurora kralının ejderhasıyla geldiğini gördüm. Adam nefes nefese kalmıştı. Ve ağzından tek bir cümle çıktı"SALDIRIYA UĞRADIK KOŞUN!"...
Bölüm etkileşimi
