İNTİKAM kitap kapağı

2. bölüm / 3

İNTİKAM

2 BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Defne Başekin

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 2 BÖLÜM

2 BÖLÜM
Toplantı salonuna giden koca koridorlarda tek başıma ilerliyordum. Aklımda hâlâ Lexi’ye attığım omuz ve onun o çileden çıkmış yüzü vardı. Tam bu düşüncelerle yürürken karşımda Kalista ve ikizi Kai’yi gördüm. Yanlarında ise daha önce görmediğim, duruşuyla bile ortamın havasını değiştiren biri vardı. Kalista beni fark edince sıcak bir tebessümle yanıma geldi. "Yujin! Bak, bu ikizim Kai; Kai, bu da Mierna varisi Yujin." Kai oldukça nazik bir tavırla beni selamladı. Kalista hemen arkalarında, gölge gibi duran o mesafeli genci işaret etti: "Ve bu da kuzenimiz Vaelor."
Vaelor... İsmini duyduğum an zihnimde bir yerlere not ettim. Jelyan’ın o yumuşak havasından eser yoktu onda. Üzerindeki ceketin her düğmesi ilikli, duruşu kusursuz ve bakışları buz gibiydi. Göz göze geldiğimizde beni hayranlıkla süzmesini ya da reklamlardan tanıdığı o kıza bakmasını beklerdim ama o sadece "İşime engel olma" der gibi bakıyordu. "Mierna’nın reklamlarından tanıdığımız o meşhur yüzü sonunda bizzat gördük," dedi Vaelor. Sesi pürüzsüz ama iğneleyiciydi. "Umarım buradaki sınavlar podyumda yürümeye benzemiyordur, Leydi Yujin."
İçimdeki öfkeyi bastırıp ona doğru bir adım attım. Aramızdaki mesafe azaldığında, o asil ve soğuk parfümünün kokusunu aldım. "Merak etme Vaelor," dedim sesimi sadece onun duyabileceği kadar alçaltarak. "Podyumda dengede kalmayı becerebiliyorsam, senin gibi kibirli stratejistlerin arasından geçip gitmeyi de gayet iyi beceririm." Vaelor’un dudak kenarı hafifçe kıpırdadı ama bu bir gülümseme değildi. Bakışlarını benden çekip sanki orada yokmuşum gibi kapıya doğru döndü. "Göreceğiz," diye mırıldandı.
Salona girdiğimizde, onca boş yer varken gelip yanıma oturması tam bir ironiydi. İkimiz de birbirimizin varlığından aşırı derecede rahatsız oluyorduk ama bunu kabul etmek yerine önümüzdeki kürsüye kilitlenmiştik. O elindeki kalemle ritim tutuyor, ben ise sanki yanımda bir taş parçası oturuyormuş gibi dik durmaya çalışıyordum. Aramızdaki bu sessiz savaş, okulun geri kalanının nasıl geçeceğinin habercisi gibiydi. Vaelor’a doğru döndüm. "Cidden yanıma mı oturdun?" dedim. Kafasını bana doğru yavaşça çevirdi ve "Hoşuna mı gitti?" dedi. Resmen beni delirtmeye çalışıyordu. Aniden kalktım; neyse ki arkada oturduğumdan kimse fark etmeden Kalista’nın yanına geçtim. Derin bir nefes verip rahatladım. Kalista’ya dönüp, "Senin şu kuzenini öldürmek istiyorum, gerçekten beni delirtiyor," dedim. Kalista güldü. "İyi anlamda mı?" diye sordu. "Şaka mı yapıyorsun?" diyerek verdiğim tepkiye de kıkırdadı. Kalista konuşmaya devam etti: "Seni seveceğimi zaten anlamıştım. Kuzenime bakma sen; o sadece kızlar ona tapmayınca, erkekler de ondan korkmayınca böyle oluyor." İkimiz de aynı anda "Bir havalar, bir havalar..." dediğimizde, gerçekten uzun zaman sonra kafa yapıma uygun birini bulduğumu anlamıştım. Sonra gelen alkış sesleriyle ancak toparlanabildim. Konuşmalar yapılmıştı ve ben tek bir kuralı dahi dinleyememiştim. Kalista ile kısa bir bakışmadan sonra Kai, Kalista’nın yanına gelip yerini aldı ve biz de vedalaştık.
Kafamı toparlamak için odaya çıktım. Kendi getirdiğim bavulu açtım ve şortlu pijama takımımı giydim. Birkaç sayfa kitap okuduktan sonra gözlerim hızla kapandı. Gözlerimi araladığımda odada Kalista, Kai ve Vaelor’u gördüm. Önce nerede olduğumu şaşırıp örtüyü hızla yüzüme kadar çektim ve derin bir iç çekip oturur pozisyona geldim. Erkeklerin çantaları didik didik aranırken kızlarınkine dokunmadıkları için güvenlik amaçlı yanlarında tuttukları hançerleri saklaması için Kalista’ya getirmişlerdi. Tam o sırada Kalista ve Kai acil bir durumla odadan fırladılar. Odada sadece ben ve kapıya yaslanmış beni süzen Vaelor kalmıştı. Dudaklarında o sinir bozucu ifadeyle, "Şu şortlu takımın ve kürdan gibi kollarınla rüzgar esse devrilecek gibi duruyorsun, pek bir şey yapabileceğini sanmıyorum," diyerek dalga geçti. Yavaşça yataktan kalktım ve hiç çekinmeden dibine kadar girip gözlerinin en derinine baktım; aniden ona göz kırptım. Vaelor’un o sarsılmaz yüzündeki gülümseme bir anda dondu. Keyifle bir kahkaha atıp kendimi yatağa yüz üstü fırlattım. Vaelor, Kalista’nın yastığını kafama fırlatıp kapıdan çıkmadan önce o alaycı sesiyle seslendi: "İyi uykular, Kedicik. Yarın arenada o pençelerini görelim bakalım."
Gözlerimi açtığımda oda henüz şafak sökmeden önceki o gri ve soğuk havayla kaplıydı. Aynadaki aksime baktım; her zaman kusursuz olması gereken o Mierna varisi duruyordu karşımda. Kan kırmızısı rujumu sürerken ablamın yüzü bir an hayalime geldi ve parmaklarım titredi, ama bu zayıflığı hemen kovdum. Bugün podyumda değil, kanın ve tozun içinde parlayacaktım. Üzerime geçirdiğim siyah-kırmızı zırh vücuduma tam oturuyordu, hareketlerimi kısıtlamayacak kadar esnek ama bir o kadar da korunaklıydı. Saçlarımı tepeden, bir telinin dahi kaçmasına izin vermeyecek bir sıkılıkta topladım.
Arenanın devasa kapıları gıcırdayarak açıldığında içeri giren serin rüzgar, barut ve ter kokusunu yüzüme çarptı. Tribünlerdeki krallar ve kraliçeler, bizleri birer satranç taşı gibi izleyen o donuk gözleriyle yerlerini almışlardı. Sahaya adımımı attığımda Lexi tam karşımda duruyordu. Kavisli kılıcını parlatmış, gözlerindeki o sinsi nefretle beni süzüyordu. Aramızdaki omuz atma mevzusu henüz tazeydi ama benim asıl derdim ablamın intikamıydı. Lexi hamle yapmak için kılıcını havaya kaldırdığında, kılıcıma bile dokunmadan belimdeki gümüş işlemeli silahımı çektim. Metalin soğukluğu avucumda can buldu. Namluyu tam kaşlarının ortasına odakladığımda etraftaki uğultu bir anlığına kesildi. "Podyumda dengede kalmayı becerebiliyorsam," dedim, sesim arenanın duvarlarında yankılanırken, "senin gibi kibrinden kör olmuş bir prensesi devirmeyi hayli hayli beceririm Lexi. Şimdi o oyuncağını yere bırak yoksa o kusursuz sarı saçlarını barut kokusuyla sonsuza dek kirletirim." Lexi’nin o anki yüz ifadesi birincilik ödülünden bile daha değerliydi. Üzerime atıldığı an zarif bir manevrayla yana kaydım, silahımın kabzasıyla ensesine indirdiğim darbe onu dizlerinin üzerine çökertti. O kargaşada parmağım tenine değdiğinde aramızda tuhaf, elektrikli bir kıvılcım çaktı; parmağında oluşan o küçük kan damlası benim için bir zafer nişanıydı.
Bu sırada gözlerim, Katherine’in sahasına kaydı. Katherine, kahverengi buklelerini umursamazca geriye atmış, rakibi Hine’yi sadece zekasıyla köşeye sıkıştırmıştı. Herkes onun Lexi’nin sadık bir dostu olduğunu sanıyordu ama Katherine’in her adımı bir kandırmacaydı. Katherine, zaferini ilan edip sahadan çıkarken hemen yanında Vaelor’la aynı heybette duran o çocuğu, Damon’ı fark etti.
(Katherin'in Ağzından)
Sahadan çıkarken üzerimdeki tozu silkeledim ama kalbim her zamankinden farklı bir tempoda atıyordu. Damon tam kapının eşiğinde, o sarsılmaz ve buz gibi duruşuyla beni izliyordu. Siyah saçları alnına dökülmüş, o derin mavi gözleri sanki ruhumun en gizli köşelerini kazıyordu. Ona yaklaştıkça havadaki elektrik yoğunlaştı. Yanından geçerken hafifçe duraksadım, buklelerim omzumdan aşağı dökülürken dudaklarımda kurnaz bir gülümseme belirdi. "Karanlık sınırların varisi burada ne arıyor?" diye fısıldadım, sesim sadece onun duyabileceği bir tınıdaydı. Damon’ın bakışları dudaklarıma kaydı, o an içimde bir şeylerin eridiğini hissettim ama bozuntuya vermedim. "Lexi’nin gölgesinde saklanan bu keskin zekayı yakından görmek istedim," dedi Damon. Sesi pürüzsüz ama bir o kadar da yakıcıydı. Aramızdaki o mesafe azaldığında, onun o baskın ve yabani kokusu ciğerlerime doldu. Kimse fark etmiyordu ama Katherine olarak ben, hayatımda ilk kez bana boyun eğmeyecek bir güçle karşılaşmıştım. Bu sadece bir merak değildi; onun buz mavisi gözlerinde kendi yansımamı, kendi karanlığımı görüyordum. Bakışları ellerime, oradan gözlerime tırmandı. Aramızdaki o sessiz çekim, arenadaki kılıç seslerini bastıracak kadar gürültülüydü. Onu orada, o karanlık çekimiyle bırakıp yürümeye devam ettim ama artık biliyordum; Damon benim için sadece bir rakip değil, kaçınılmaz bir fırtınaydı.

(Yujin'in azından)
Herkesin güçsüz ve ürkek sandığı Elara, sahaya girdiğinde karşısındaki rakibi görünce adeta bir taşa dönüştü. Kaçtığı, kabuslarına giren o yüz tam karşısındaydı. Gözlerindeki o yaşlı korku bir saniyede yerini simsiyah bir nefrete bıraktı. Yarınki büyük finalin sadece bir yarışma değil, bir katliam olacağı o an hepimizin zihnine kazındı.
Vaelor her zamanki gibi kapıya yaslanmış, elindeki elmayı havaya atıp tutarak geçişimi izliyordu. "Kedicik," diye seslendi o alaycı sesiyle. "Barut ve kan sana podyum ışıklarından daha çok yakışmış. Ama dikkat et, o kıvılcım sadece Lexi’yi değil, tüm bu okulu yakabilir." Ona cevap vermek yerine sadece sinsi bir gülüşle yanından geçtim. Mierna’nın ateşi henüz yeni başlıyordu

Lütfen yorumlarınızı ve karakterlere eklememi istediğiniz bişey olup olmadığını yazın karakter kartı her bölüm başı gelsinmi yoksa tüm karakterleri öğrenince mi gelsin okuduğun için çok teşekkür ederim 🩷

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

103okunma 66beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18