2. bölüm · İMKANSIZIN ÖTESİNDE; DÜŞMAN TİM
1.BÖLÜM:GÖREV
“Geçmişin izleri bedende değil, hafızada kalır…
Kimsenin bilmediği izler vardır bazılarında, o izler ne silinebilir ne de başkasının yardımıyla kapanabilir…”
‘YARALARINI SARAMAYAN HERKESE…”
Yazarın anlatımı ile,
Yüzbaşı Asena Sert Çelikyürek küçükken çok zor bir şekilde büyüdü ailesi hep kavga ederdi.
Ve bir gün çok büyük bir kavga yaşandı.Bu kavga yaşandığında Asena sekiz yaşındaydı.Asena kavganın sebebini bilmiyordu ama babasının suçu olmadığını anlayaniliyordu.
TEMMUZ 2014
Büyük bir kavga ederler…
Sema Çelikyürek(Asena’nın annesi) kararlıydı boşanmak istediğini söyledi ve Asena’nın babası BuğraÇelikyürek(Asena’nın babası) itiraz ettiğinde çok büyük bir olay yaşandı;
Sema Çelikyürek eline vazoyu aldı ve kimsenin düşünmek istemeyeceği o şeyi yaptı ve bunun cezası olarak 12 yıl hapis yatma cezası verildi yaptığı şey şuydu:
“BUĞRA ÇELİKYÜREK’İ ÖL-DÜR-DÜ”
Acımasızca, vicdansızca öldürdü Buğra’yı adamın hiç bir suçu yoktu masum bir insan ölmüştü masum bir insan.
Asena o sırada korkudan masanın altına saklanmıştı ve ayağının ucuna cam parçası sıçradığında ağlamaya başladı bağırmak istiyordu ama bağıramıyodu çünkü annesinin kendisini de acımasızca öldüreceğini düşünüyordu zaten annesi kızgındı pişman değildi bağırsa hele bir çıt sesi çıksın Sema’nın ona kızacağını çok iyi biliyordu.
Tam o esnada kapı çaldı ve Asena koşa koşa kapıyı açtı annesi Sema açma diyerek bağırsa da dinlemedi ve gidip kapıyı açtı gelenler polisti Asena o kadar çok korkmuştu ki titriyordu ama nasıl titremek sanki sert rüzgarlı havada dalında kopmamak için zar zor duran bir yapraktı Asena.
Polisler Asena’nın korktuğunu anladı ve onu alıp dışarı çıkardılar bir şişe su verdiler Asena bağıra bağıra ağladı sonra onu karakola götürdüler.Asena olup biten her şeyi en ince detayına kadar anlattı çünkü annesini o andan itibaren zerre kadar sevmiyordu nefret ediyordu.
Bu olay Asena’nın travması oldu ‘vazo’ denilse Asena panikliyor ve masanın altına saklanıyordu.Bu olaydan sonra Asena yetimhanede büyüdü oraya alışması çok zor olmuştu ve zaman almıştı.
Asena önce subay oldu sonra sırasıyla teğmen,üsteğmen,yüzbaşı ve şimdi binbaşı olarak görevini yerine getiriyor.
Asena’nın anlatımı ile,
2025 yılının son günleriydi binbaşı olmuştum ve çok önemli bir göreve hazırlanıyorduk nihayet 7 Aralık görev günü geldi görev şuydu;Kaçak silah satıcılarını yakalayacaktık polisler bu işi beceremezdi bu bizim işimizdi.
2 tim olarak katılacaktık benim yönettiğim PENÇE TİMİ ve YÜZBAŞI DEMİR GÖKBERK KARAHAN’ın yönettiği HANÇER TİMİ olarak katılacaktık.
Timlerimizin adını biz koyduk.PENÇE TİMİ koymamın sebebi; Düşmanı yakalayınca bırakmayıp, keskin ve sert müdahale eden birim anlamında olduğu içindi.
YÜZBAŞI DEMİR GÖKBERK KARAHAN’ın timinin adını HANÇER TİMİ koymasının nedeni; Düşmanın kalbine (karargahına) doğrudan sızan keskin kuvvet anlamında olduğu içinmiş.Sohbet ederken söylemişti.
Ekiplerimizi aldık ve tam gidecektik ki aklıma YÜZBAŞI DEMİR GÖKBERK KARAHAN geldi ortalıkta yoktu bende Cihangir’in yanına gidip “DEMİR nerede?” Dedim fakat bir yararı olmadı çünkü oda bilmiyordu fakat Demir bazı İpuçları bırakmıştı ve bunları Cihangir’e söylemişti anlaşılan o ki Cihangir’in de pek anladığı sayılmazdı.Cihangir’e şunları söylemişti;
“Benim bir işim var göreve gelmeyeceğim benim yerime bugünkü görev için sizide ASENA SERT ÇELİKYÜREK yönetsin ben geç gelirim” Cihangir Demir’in söylediklerini tekrar ettiğinde şok olmuştum başkanın haberi olmadan çıkıp gitmişti ‘Vay be adamdaki cesarete bak taş gibi mübarek’ dedim içimden.
Görev yerine varmak tamı tamına 2,5 saat sürmüştü ve otururken yorulmuştuk.
Görev yerine vardığımızda demirden kapının önünde şapkalı siyah pelerin takan ve her şeyini siyah giymiş bir adam duruyordu çok havalıydı kol kasları pelerinin altından, karın kasları da uzun siyah badisinin altından belli oluyordu adam adeta yürüyen kas yığınıydı.Ama o düşmanımızdı havalı değil kötüydü, bizimle dövüşmek için üstümüze atladığında etrafını sardık.
Maskesini indirmesini sağladık ve hepimiz şok olduk 200 asker ve ben şok olduk.
