6. bölüm · İMKANSIZI DENEMEK

YOĞUN BAKIM

Zeynep Eylül

Benim hayatım hep inişli çıkışlıydı. Annemi ve babamı kaybettiğim zaman ise dönüm noktasıydı hayatımın.Onları kaybettikten sonra kendime ve kardeşime bakmak için hayatımı düzene sokmam gerekiyordu.Kariyerimi sıfırdan zirveye taşıdım,hem tanınan bir model oldum hem de mafya aleminin ilk ve tek kadın lideriyim.Herkes tarafından saygı görsemde daima tek başımaydım.Tek tabanca bir şekilde tüm işlerimi hallederim.Kimsenin varlığına da ihtiyaç duymadan ilerliyordum.Ama annemin daima bana destek olmasını isterdim.Dünkü yemek fazla sessiz geçmişti sanki tehditle çağırmışım gibiydi.Yemek boyunca Yaren ters ters Yunus'a bakmış,Yunus ise yemeğe odaklanmıştı.Biz ise sadece etrafı izlemiştik.Biz değil sen ve o.İç Ses ne var bunda yanlış söylemişim işte.Çok şey var canım kimse yanlışlıkla bütünleşmiyor sonuçta.İç sesimle düşman olmak istemiyorum susarmısın.Gün gelecek bana şükrediceksin ama yine de susuyorum.Sağol ya.Yine şirketteyim ve yine provalara hazırlanıyorum.Hem modellik hem mafya olmak aynı anda yürümüyor kardeşim ya.Bana rahat batıyor zaten alıştık artık.Bazen diyorum ki çekip gitsem ne olur ama sonra buradaki hayatım ve kardeşim aklıma geliyor.Zaten onu yeterince tehlikeye atmıyormuş gibi bir de üstüne arkadaşlıklarını ve yaşadığı yeri de almak istemiyorum.Benim aksine onun bir hayatı olsun ve tüm duyguları tadabilsin istiyorum.Birini sevsin aşık olsun istiyorum benim yapamadığım ve belkide hiç deneyimleyemeyeceğim şeyleri yapsın.Ben onun için hem annelik hem babalık yapmaya çalışırken o hayatını yaşasın ve mutlu olsun,kimse onu kırmasın incitmesin daima mutlu olsun ve sevdiği insanlarla olsun kimseye muhtaç olmadan kendi ayakları üzerinde dursun istiyorum.Bu zamana kadar kendimi Bestegül’e adadım.Onun iyiliği benim için en önemlisiydi ama onu korumak amacıyla yaptıklarımın Besteyi fazla kısıtladığının farkında değildim.O bunu dile getirene kadar. Provaların yapıldığı binadan çıkıp bir sigara yaktım.Dumanı içime çekip burnumdan verdiğimde uzak kaldığım tada ulaşmıştım.Sigara içmeyi bir hafta önce bırakmıştım ama fazla dayanamıyor tekrar başlıyordum. Provaları umursamadan arabama binip eve sürdüm. Besteden özür dileyecektim. Onu kısıtladığım zamanı telafi etmeye çalışacaktım.Arabayı garaja bırakıp eve girdim.Bodrum kata inip Bestenin olduğu hücreye yürüdüm.Koruma kapıyı benim için açtığında Besteyi yerde görmeyi beklemiyordum.Beste yerde kendi bedenin sarılmış yatıyordu.Hemen yanına gidip tenine dokunduğumda biz gibiydi.Kahretsin hipotermi geçiriyordu.”Hemen battaniye birşey getirin Beste üşüyor.Hemen ısıtacak bir şeyler getirin gerekirse burayı yakın.Çabuk.”diye bağırdığımda korumanın hâla dikildiğini görmek beni sinirlendirmişti.”Ne bakıyosun mal mal dediklerimi yap çabuk yoksa onu ısıtmak için seni yakarım,canlı canlı yanmak istemiyorsan dediklerimi yap çabuk.”dediklerinin üzerine koşarak yukarı çıkmıştı.Benim ise gözlerimden yaşlar firar ediyor Bestke’nin ölümünden korkuyordum.Boynuna dokunarak nabzını ölçtüğümde çok az olduğunu fark edip hemen üzerimdeki kıyafetleri çıkarıp onu sarsmadan üzerine örttüm fakat bir işe yaramamıştı hala buz gibiydi.Korumalarda battaniye getirdiğinde üzerini onlarla örtüp ısınmasını bekledim.Teni normal ısısına yaklaştığında korumalardan birinin kucağına almasını isteyip arabaya taşıdık.Hastaneye giderken hâla ağlıyordum Beste olmadan yaşayamazdım o benim herşeyim, tek ailem.Hastaneye doğru giderken şoför arabayı yol kenarına çekip bize döndü”araba bozuldu galiba bir bakıp geliyorum”dedi.İlk önce arabanın kaputunu açıp bir şeylerle oylandı sonrada bagajdan birşey alıp benim bulunduğum yerin kapısını açtı.Şoförün elinde bir silah vardı ve namlunun ucundaki Besteydi.Yanımda silah olmadığını sanıyordu ama jartiyerime sıkıştırdığım bir silahım olduğunu bilmiyordu.Hemen jartiyerime uzandım fakat geçti şoför doğrulttuğu silahı ateşleyince Beste karnından vurulmuştu.Jartiyerimdeki silahı bir hışımla çıkarıp şoföre doğrulttum onun silahı da beni hedeflemişti.İkimizde aynı anda tetiğe bastığımızda benim sıktığım kurşun onun kalbine denk gelmişti ama onunki sadece bacağımı sıyırmıştı.Şoför yere yığıldığında sonunda bize yetişen korumalarıma onu almalarını söyleyip ön koltuğa geçtim Besteyi hastaneye yetiştirmem gerekiyordu.
Hastanenin arka kapısına geldiğimizde Besteyi hemen içeriye aldık.Doktorlar yoğun bakıma götürdüğünde bana sadece beklemek düşmüştü.Bunun siniriyle yanımdaki korumalara bağırarak “ Ben size zorlanınca çıkarın dedim niye beklettiniz aptal mısınız siz.”dediğimde içlerinden birisi çıkıp”Asya Hanım biz Beste Hanıma söyledik fakat bizi dinlemedi çıkmak istemedi.’Ben kendimi zorlamak istiyorum’ dedi”deyince sarsılmıştım.Bana kendini kanıtlamak için böyle birşey yapmıştı.Ben onu kendim gibi yapayım diye kendini zorlamıştı ve bu birazda benim yüzümdendi onun yapabileceğine inanmamıştım.
Koridordaki korumalarla gitmelerini söylediğimde herkes çıktı fakat Haydar çıkmadı.”Gidebilirsin demiştim neden gitmedin?”dediğimde bakışları bana döndü “Asya Hanım ben yanınızda olmak için buradayım herkes gider ama ben yanınızda kalırım çünkü sizin yalnız kalmanızı istemem”dediğinde ilk defa düşünülmek iyi hissettirmişti.Haydar’a sarıldığımda o da bana sarıldı.”Haydar çok teşekkür ederim yanımda olduğun için.”dediğimde Haydar “Ne demek Asya hanım görevim.Kendinizi her yalnız hissettiğinizde bir adım arkanıza bakın beni daima burada bulacaksınız.”dediğinde aşırı duygulandım.Bir de bunun için ağlayabilirdim.

Üç gündür Beste yoğun bakımda ve tek başıma koridorda onu bekliyorum.Başlarda Haydar vardı ama sonra onu da gönderdim çünkü bizim malikanede çalışan ablası ve annesi vardı onlardan uzak kalmamalıydı.En azından birileri ailesini görmeliydi.

Beste yoğun bakıma girdiğinden beri bir gram uyumamıştım.Uykum var ama ya birşey olursa korkusuyla uyuyamıyorum.Gelen giden yoktu hemşireler dışında.Yine koridor fazla sessizdi beklemek dışında birşey yapamamak kahrediyordu beni.

Kardeşimde giderse daha da yok olurdum.Bir çıksında şu yoğun bakımdan onu benim gibi yapmamam için neden yok.

Hastanenin lavabolarından birine girip aynaya baktığımda çok korkunç göründüğümle yüzleştim.Mavi gözlerim kanlanmış göz altlarım morarmıştı.Beyaz tenim daha da beyazlamış ve solgunlaşmıştı.Saçım dağılmış rezalet bir haldeydim.Telefonumu açıp Haydarı aradım.Telefonu açtığında makyaj malzemelerimi ve bir kaç kıyafet isteyip kapattım.Elimi yüzümü yıkayıp kendime gelmeyi bekledim ama hiç birşey değişmedi.Bu çaresizlik ne kadar sürecekti bilmiyorum fakat bende bu durumdan bıktım.Koridorun duvarlarını gözlerim kapalı çizebilecek kadar bakıştım

Koridora çıktığımda elindeki çantayla Haydar’ı gördüm.”Teşekkür ederim”deyip elindeki çantayı aldım yeni çıktığım lavaboya geri girip üzerimi değiştirdim.Getirdiği kahverengi keten pantolon ve blazer ceket idare eder durumdaydı.Makyaj malzemelerimi çantadan çıkartıp önce ten makyajımı yaptım sonra da ince bir eyeliner çekip maskara sürdüm.Son olarak pembemsi bir ruj sürünce solgun yüzümü gizlemeyi başarmıştım.Makyaj malzemelerimi çantaya geri koyup lavabodan çıktım.Çantayı kenara koyup sandalyeler den birine oturdu Haydar'ıa yanımı işaret edip “otursana” dedim.Haydar yanıma oturduğunda omzuna başımı yasladım aşırı yorgundum.

Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı ama ben uyumamakta ısrarcıyım.Istarım pek uzun sürmeden gözlerim kapandı ve uyku beni esir aldı.
Umarım uyandığımda Beste de uyanmış olur.

⛓️

Uyandığımda hala Haydar’ın omzuna yaslıydım ama tek uyuyan ben değildim Haydar da uyuyordu ya da ben öyle sanıyordum.Beste hâla çıkmamıştı ve ben artık çıldırmak üzereydim.Sigaramın bitmeside sinirlerimi bozunca Haydar’ın cebini yokladım fakat onda da yoktu.Çatık kaşlarla etrafa göz gezdirirken beni izleyen bir çift gözle karşılaştım.Haydar sorgular bir ifadeyle bana bakarken sordu “ne arıyorsunuz yardımcı olayım.”etrafa ters gözlerle bakarken “Sigara arıyordum fakat yok galiba.”deyip somurtunca Haydar gülüşünü gizlemeye çalışarak “Kapıdaki çocuklara söyliyim alıp gelsinler.”deyince gülüp tekrar Haydar’ın omzuna yaslandım.O da telefondan çocukları aramış sigara getirmelerini söylemişti.Haydar bana dönüp “Başka isteğiniz varmı Asya Hanım”dediğinde kafamı yok serçesine salladım.”Acaba artık bana söz demesen mi Haydar?”diye sorduğumda Haydar “ama patronumsunuz Asya Hanım.”dedi.”siktir et patronluğu arkadaş olalım biz senle,ne dersin?”dedim.O ise kafa sallamakla yetindi.

Çocuklar sigara getirdiğinde hemen bir dal çıkarıp yaktım.Sigaradan bir duman çekerken paketi Haydar’a uzattım.İçinden bir dal alıp sigarayı uzatınca elindeki çakmakla onun sigarasını da yaktım.Haydar sigaradan duman çektikten sonra nefesini benim yüzüme doğru vermişti.Bunun ne demek olduğunu biliyordum.Seni seviyorum demenin bir başka diliydi.Haydarla göz göze geldiğimiz de bana daha bir anlamlı baktığını hissettim.Uzun uzun bakışırken koridordan ayak sesleri geldi.Kafamı seslerin geldiği yöne çevirdiğimde Alper’i gördüm.

Kimden öğrenmişti.
Kim söylemişti
Madem biliyordu neden gelmemişti.
Düşmanımın oğlu kanında var bir bozukluk belli.

Alper yanımıza geldiğinde Haydar’a garip garip bakıyordu.Ona böyle bakması beni rahatsız edince “Niye geldin Alper?”diyip onu dürttüm.Bana dönüp bir anda “Ne zaman söyleyecektin Beste’nin durumunu”diye bağırdığında irkildim.Ben irkilince Haydar beni korumak için “Ona böyle bağıramazsın dört gündür uykusuz kardeşinin başında bekliyor bir kez olsun aradın mı da ne zaman söyleyecektin diye bağırıyorsun.Dört gündür burada tek başına bekliyor ve en kötüsü kardeşinden hâla haber yok.Kimse aramadı,sen dahil.Şimdi burda gelip ona hesap soramazsın.”deyince Alper çok sinirlendi ve daha çok bağırdı “KİM OLARAK KORUYOSUN ULAN SEN ASYA'YI KİM OLARAK KORUYOSUN.SEN KİMSİN KAÇ PARALIK ADAMSINDA KORUYOSUN.”Haydar’a böyle bağırması beni kendime getirdi.Haydar’ın önüne geçip “Arkadaşım olarak koruyor beni senin aksine beni anlamayı tercih ediyor.Simdi daha fazla bağırma ve git buradan düşmanımın oğlu.”deyince Alper alacağı kadar tartışma dozunu alıp geri dönmüştü.

Arkamdaki Haydar’a dönüp sarıldım.Yine beni savunmuştu.Kısa sürede Haydar'ı sevmiştim.

Sandığınız gibi Haydar’ı iki gündür tanımıyorum yaklaşık üç yıldır benimle çalışıyor ama anca yakından tanışma fırsatı buldum.Kendisi ve ailesi çok efendi ve saygılı insanlar.Özellikle annesinin sarmaları nefistir.Bu zamana kadar Haydar benim için hep diğer korumalar gibi olmuştu ama anca yakından tanıdım.

Birbirimizden ayrıldığımızda Haydar sandalyeye oturdu.Bende yanına oturduğumda boşluğa dalmıştım.
Beste’nin durumunu merak ediyorum fakat hiçbir haber yok.Kafayı yememe az kalmıştı.

Sonunda yoğun bakım kapısı açıldığında doktor çıktı.”Beste Hanımın yakınları?”diye sorduğunda hemen ayağa kalktık “be-benim”dedimde doktor durumunu açıkladı “Beste Hanım uzun süre soğukta kalması ve kurşun yemesi nedeniyle dört gündür ameliyattaydı.Bu süre boyunca iki kez kalbi durdu fakat kendisini kurtarmayı başardık.Bir süre hastanemizde kalması gerekiyor kendini toparlamasını beklemeliyiz bunun dışında birşey yok.Birazdan kendisi normal odaya alınır.Geçmiş olsun.”diyip gitti.

Hastane koridorunda Beste'nin normal odaya alınmasını bekliyorduk doktor birazdan alınır dese de yaklaşık yirmi dakikadır bekliyorduk.

Sonunda ameliyathanenin kapısı açıldığında rahatladım.Besteyi sedyeyle normal odaya götürdüklerinde yanına gidebileceğimizi söylediler.Hemen odaya girdiğimde Beste uyuyordu yanındaki koltuğa oturup Haydar'a Beste için kıyafet getirmesini söyledim.Haydar odadan çıktığında Beste hala uyanmamıştı.Kaç günlük uykusuzluğun ardından içim rahat bir şekilde gözlerimi kapattım.Uykuya dalmak üzereyken Haydarın odaya gelip başımın altına yastık koyduğunu hissettim.
______________
Bölüm hakkında düşüncelerinizi yorumlara bekliyorum seviliyorsunuzz💗💖💘💕💞💝💓🩷
Sizce Haydar ve Asya mı?Yoksa Alper ve Asya mı?