4. bölüm / 4
İMKANSIZDERE
Bölümler 4Şu an: DERE
- 1 YENİ BIR YOL228 kelime
- 2 BAŞLANGIÇ809 kelime
- 3 BAZI GERÇEKLER910 kelime
- 4 DERE1.683 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BORANIN ANLATIMIYLA
"Ne diyorsun sen farkındamısın?O kız dünyanın en başarılı 100 savcısından biri be senin ortaokul arkadaşın.Bu kız bizi bitirecek boran.Soyumuzu kurutucak!"
"Anne!Onun hakkında böyle konuşmayı bırak.Şuan birşey olduğu yok!Ben yaşıyorum daha,kimse ben varolduğum sürece soyumu kurutamaz!"dedim son kısma özellikle vurgu yapmıştım.Kimse eliz hakkında böyle konuşamazdı.Ondan bir iblis gibi bahsedemez.Buna asla izin vermem.
Ceketimi giyip kapıdan çıkıyordum ki annem seslendi
"Nereye gidiyorsun?"
"Cehennemin dibine gelmek istermisin?"
"Ben almayım!"dedi hafif sırıtarak bu sırıtışı öfkelendiğinde yapıyordu.Annemi anlıyordum kocasını kaybetmiş daha kocasının yasını tutamadan en büyük oğlu hapise girmişti.Ben ise holdinge gidecektim ve elizin geldiğinden kimin haberi olup olmadığını sorgulayacaktım.
Arabaya binip holdinge sürdüm.
"Hoş geldin abi." dedi isa.
"Hoş buldum kurban."
İsadan aşiretteki ve anlaşmalı olduğum herkesi çağırmasını isteyecektim.
"Aşiretteki ve anlaşmalı herkesi çağır."
"Hatta Aybarsıda çağır gelsin."
Aybars kan davalı olduğum birisiydi ama kendisi dayımın oğlu oluyordu.Dayımla görüşüyorduk ama aybarsla birbirimizi gördüğümüz anda boğazlardık.
"Eminsen abi."
"Eminim kurban.Çağır gelsin gelmezse sürükleyin getirin."
"Tamam abi."
Herkes saat 13.00 da burada olacaktı saat 12.47'ydi elizin uğurlu rakamlarından biriydi yedi.Her şeyi yedilerdi.Yüzünü yedi kere yıkardı,bir yeri temizleyecek olsa orayı yedi kere üstünden geçerdi.Batıl inançlar öğğğh!
Sabaha karşı gelmiştim holdinge işlerimi bitirmiştim gelecek olanları bekliyordum.O sırada kapı tıklatıldı.
"Gel."
"Herkes geldi abi."bana ağam demelerini sevmediğim için abi demelerini söylüyordum.
"Geliyorum isa."
Ve toplantı odasına doğru yol tuttum.Kapıdaki korumalar kapıyı açtı.
"Hoş geldiniz beyler."
Herkes aynı anda
"Hoş bulduk."dediler
Direk söze girecektim bir an önce elizi bulmalı konuşmalı ve bu işten vazgeçmesini sağlamalıydım.Karşısına çıkmalıydım.
"Şimdi diyeceksiniz bu bizi niye topladı.Niye toplamış olabilirim bilen varmı?"Herkes birbirine bakarak hamurdadı.
"Bilen yokmu?" Tam o sırada kapıdan birisi girdi.Yutkunmama sebep olan kişi,ne diyeceği önemli olan bir kişi.
ELİZİN ANLATIMIYLA
Sabah saat 7.00 da kalkmış bir duş almış makyajımı yapmış çıkmıştım.Bugün cumaydı.Bir camiye gidip çocuklara çikolata ve meyve suyu dağıtacaktım.Her cuma İstanbulda farklı bir camiye böyle bir hayır yapardım.O yüzden bir markete girip 3 koli meyve suyu üç koli çikolata aldım.O sırada telefonum çaldı,bilinmeyen bir numaraydı.
"Efendim."
"Kimsiniz sesiniz gelmiyor."
Kimdi bu?
"Zaman daralıyor savcım.Tik tak tik tak tik tak."
"Ne zamanı ?siz benim kim olduğumu biliyormusun da böyle konuşuyorsunuz hadsiz."
"Öyle deme yav öyle deme günaha giriyorsun savcım günaha."
"Kimsin necisin sen?"
"Öğrenecen çok çok yakın zamanda öğreneceksin savcım."
"Kapat be manyak!"
"Yav ne kızıyorsun.Nefret edilecek birisi değilim ha darılırım sana."
"Ula de haydi!"diyerek telefonu kapattım.Kim bu manyak?Böyleleride beni bulur zaten çok normal bir hayatım var şakamı?
Camiye vardım.Esk bir camiydi.Bir çocuğa seslendim.
"Bir gelirmisin?"çocuk hemen geldi ve
"Efendim abla."dedi sanırsam 9 veya 10 yaşlarındaydı.
"Bana imamın nerde olduğunu gösterirmisin?"
"Gösterilerek."dedi sessizce kıkırdadı ve beni imamın olduğu yere götürdü.Caminin içi çok ferahtı.Buram buram gül kokusu alıyordum.
"Bak şurada."dedi parmağıyla göstererek.
"Teşekkür ederim.Adın ne?"
"Mazhar."
"Arkadaşlarını çağır yani tüm arkadaşlarını size ufak bir hediyem var namazdan sonra."
Ezanın okunmasına az kalmıştı yaklaşık bir 10 dakika falan.İmamın yanına geldim.
"Merhaba'lar."dedim elimi uzatarak.
"Merhaba kimsiniz?"dedi imam orta yaşlı hafif göbekli bir imamın.
"BEN SAVCI ELİZ ROZİN."dediğimde yüzü biraz bozuldu.Sanırım bir şey yaptığını düşünmüştü.
"Yanlış anlaşılma olmasın.Eskiden İstanbulda her hafta bir camiye hayır yapardım.Çocuklara yani, şimdi de o alışkanlığını bozmak istemiyorum o yüzden hayır yapmam da bir sakınca varmı onu soracaktım?"
"Ah tabikide bir sakıncası yok.Yapabilirsiniz."dedi elini uzatarak.
"ZİYA DEMİR."
"Tanıştığıma memnun oldum.Namazdan sonra dağıtacam bilginize."
Dedim ve arkama dönerek yürümeye başladım.Arkamdan konuştuğunu duydum.
"Öyle bir anda savcı denilirmi kızım ödümü kopardı.Cuma cuma valla abdestim kaçacaydı."
O anda telefonum çaldı bu sefer arayan TANER KALELİ'YDİ.
"Efendim taner amca."
"Nasılsın kızım iyimisin?"
"İyiyim sen nasılsın?"
"İyiyim bende sana bir daire satın aldım dayalı döşeli yarın sabah eşyalarını al taşın.Evi sana avukatın gösterecek."
"Ayy çok teşekkür ederim taner amca ne gerek vardı ya.Levent demi burada."
Levent benim avukatımdı.Biz ikimiz bir araya geldiğimizde ortalığın anasını ağlatıyorduk.Bitirici ikiliydik aynı zamanda bela mıknatıslı.Ne zaman beraber bir araya gelsek illa bir işe bulaşıyorduk.Leventi seviyordum lisede tanışmıştık.Yakın bir zamanda evlenecekti.
"Maalesefki evet.AVUKAT LEVENT ERSOY mardinde."
Taner amca birazcık levent kıskanıyordu.Çünkü ikiside birbirinden nefret ediyormuş gibiydi.Ama ikisinden birisinin başına birşey gelse giderlerdi.Sadece dışa yansıtmamaya çalışıyorlardı.
"Boranı gördüjmü?"
"Görmedim ama kaldığım otelde birisi gelip beni sormuş.Resepsiyondaki kız tarif etti tarif ettiği kişi borana benziyor."
"Gözünü açık tut.Ne yapacağı belli olmaz ha bu uşağun.Levent akşam inecek haberin olsun,oda bir otelde kalacak.Yarın evine geçecek oda.Senin karşı dairende olacak bilgine.Şimdi birkaç işim var sonra konuşuruz."
"Tamam hadi görüşürüz."
"Görüşürüz kızım."
Telefonu kapattım.İçimi bir hüzün ve heyecan kapladı heyecanın sebebi leventti.Onla çok yakındık neredeyse dokuz yıldır arkadaştık.Başına bir iş gelse koşa koşa giderdim.Oda aynı şekilde gelirdi.Hüzünlü olma sebebim taner amcanın bana kızım demeseydi.Babam bile bana kızım dememişti.Babam beni hep arka planda bırakmıştı küstüm,kırgındım ona beni bir kez bile arayıp sormamıştı 10 yaşımdan beri.Birgün taner amcayla babam bir iş birliği yapmıştı yani bir tir alışveriş.O zaman beni görmüştü taner amca,ailemin beni nasıl arka plana attığını görmüştü.Dayanamamış babamla alışverişi bittikten sonra beni kaçırmıştı.Büyütmüş, okumuştu.
Namaz bitmişti.Bense aldığım yiyecekleri çocuklara dağıtmıştım.
BORANIN ANLATIMIYLA
"Ben."Gelen AYBARS MEMİKA'ydı.
"Heh bende tam kim eksikti diyordum.Geç hele."
"Gene ne işler karıştırıyorsun?"dedi aybars
"Gelen savcıyı duyan varmı?"
Kimseden ses çıkmadı.
"Bana buna mecbur bırakıyorsunuz."diyerek belimdeki silahı çıkardım.
"Şimdi tekrar soruyorum gören duyan varmı?"
"Ben."dedi aybars elini kaldırarak.
"Ben duydum.Ama daha o güzeli göremedim."siktir.
"Nerden duydun lan?"
"Sanane lan."
"Siktir git lan."diye bağırınca yüzünün şekli değişti.
"Biliyorsun elim kolum uzundur.Duydum ama görmedim dahası yok."
"Başka bilen varmı?"dedim
"O zaman herkese hayırlı işler."diyerek odadan çıktım.
En kocamanından bir siktir.Bu manyak adam elizi bulurdu.
"İsaa."
"Efendim abi."
"Elizi takip edin.Bu manyak hasta adam kızla iş yapar."
"Ayıptır sorması kim o manyak hasta adam abi?"
"Kim olacak aybars."
"Ne bakıyorsun ne dediysem hemen yap."
"Hemen Abim."
Herkes bugün tersmiydi yoksa benmi terstim anlayamadım.
"Te Allahım bana sabır ver yarabbim."
Tekrardan işimin başına oturdum.
NARENİN ANLATIMIYLA
Annem beni çağırmıştı.Odasının kapısını tıklattım.
"Beni çağırmışsın anne."
"Geç otur şöyle."
"Senle birşey konuşacağım."orasını anlamadım sanki
"Dinliyorum."
"Yarından tez yok MİTHAT HAMURCUOĞLU'yla evleneceksin"dedi tok bir sesle.Ne dediğini biliyormuydu.MİTHATLA evlen demek ne demekti.Her şeyi geçtim ben daha 25 yaşındaydım.
"Anne ne dediğinin farkındamısın sen.Bana git öl diyorsun.İyimisin."
"Gayet iyiyim.Kartalı unutacaksın artık.Kartal yok."
Son dediği ağırdı hem de çok ağırdı kartal vardı hepde var olacaktı.Sanki bizi onlar ayırmamış gibi konuşuyordu.Bir kalbe iki adam fazla olurdu.Kartal beni seviyordu biz birbirimizi heo seviyorduk.
"Mithatla evlenmeyeceğim.Gerekirse ölerim.Evlenmem ben onunla o sinir hastası bir manyak."
"Napacaksın kız kurusumu olacaksın.Ne zamandır kararımı sorguluyorsun.Sen kimsin."dedi ve odada bir ses patladı.
Annem bana tokat atmıştı.Bana atmıştı.Annem dışardan masum görünsede içerden hiç masum değildi.Sahi kimdim ben annesi tarafından sevilmeyen bir kızmı yoksa babası tarafından ansızın veda edilen bir kızmı.Kimdim ben kartaln naresi mi?
Annem nefret ederdi benden sırf onun istediği şekilde büyümedim diye.Onun sınırlarını aştım diye.
"ÖLÜRÜMDE EVLENMEM!" O kadar yüksek sesle bağırmıştmki ümmü gelmişti korkudan titriyordu.
"Herşey senin istemenle olmaz anne bunu kafana sok."
Hızlıca odadan çıktım.Arkamdan bağırıyordu.
"Nare buraya gel!"
Hızlıca arabama binerek mezarlığa gittim.
Mezarlığa geldim.Babama ziyaret etmeye.Babamın mezarının yanına yavaşça diz üstü durdum.
"Nasılsın babam.İyimisin.Ben iyi değilim baba.Annem beni zorla evlendirmek istiyor baba."ağlamaya başladım.
"Baba söylesene bana daha acımasızı varmı?Söylesene baba daha acıtmayan bir Anne varmı baba,söylesene baba neden veda ettin bana.Neden baba neden.Kendimi senin yanında güvenli hissederken neden gittin baba neden.Tek sığınağım sendin niye sığınağım çöktü baba niye.Beni Kiminle evlendirmek istiyor biliyormusun baba?MİTHAT HAMURCUOĞLU'yla.Bana öl diyor baba öl.Acıyor baba yüreğim acıyor acıtıyor.Sen olsaydın yumruğunu indiririrdin masaya"Evlenmeyecek dedim."diye kızardın.Geri gelsene baba."
Ağlamam şiddetlendi.
"Bende uğursuzmuyum ne sürekli sana kötü haberler getiriyorum.Affet baba iyi bir evlat olamadım sana.Şimdi nereye gideceğim biliyormusun?Beyazsu Deresine senle sürekli kaçamak yaptığımız yere.Sende gelsene baba"
Babam gelmeyecektiki.Gelemeyecekti.
"Ruhun gelsin bari baba, ruhun gelsin Gidiyorum baba hadi beni bekletmeden gelsin ruhun."
Mezarbaşını öptüm ve toprağını suladım.
"Seni seviyorum baba evren kadar çok seviyorum."
Dedim ve Beyazsu Deresine doğru yol aldım.
ELİZİN ANLATIMIYLA
Nereleri gezebilirim diye ufak bir araştırma yapmıştım.BEYAZSU DERESİNE gidiyordum meşhur bir yermiş.Geldiğimde iç tarafa doğru girdim çok güzel di burası.Su berraktı saf ve temiz.Derenin her iki tarafında oturmak için kamelyalar vardı onlardan birine doğru yürürken bir kız gördüm.Bacaklarını dereye sarkıtıyordu.Belli ki dertliydi.O zaman ilaç olurduk.
"Selam."
Kızın keskin kahveleri, keskin yüz hatları,kahverengi saçları vardı.Boranın kardeşi Nareye benziyordu.
"Selam."dedi zoraki bir gülümsemeyle.Bende onun gibi bacaklarımı sarkıttım.
"Belliki bir derdin var anlat bakayım."dedim elimi dökül dercesine hareket ettirdim.
Çok cana yakın bir insan olduğum için garipsemişti.
Ama ben hep cana yakın bir insandım.
"Annem beni zorla evlendirmek istiyor.Evlendirecekde.Ama benim sevdiğim var."
"Baban ne diyor?"
"Babam öldü."
"Başın sağ olsun."
"Dostlar sağ olsun."
"Karşı çık annene söyle istemiyorum de.Sevdiğim var olmaz de."
"Onlar zaten beni sevdiğimle ayırdı."
Bu kız neler yaşamıştı böyle.Zorla evlendireceklerdi,sevdiğini elinden almışlardı.Ama hala güçlü olmaya çalışıyordu.
BORANIN ANLATIMIYLA
Annem ısrarla beni arıyor.Her reddettiğimde tekrar arıyordu.
Toplantıdayım, toplantıda bok varmış gibi arıyordu ısrarla.
En son.
"Toplantı bitmiştir."
Hemen odadan çıktım ve annemi aradım.
"Ne var anne ne var ısrarla arıyorsun."
"Nare yok."Allah bilir gene naptıda kız ortalıkta yoktu.Birde bu eksikti.
"Tamam anne bulurum ben onu kapatmam lazım."
Konuşmasına bile izin vermeden telefonu kapattım.Nare benden sonraki kardeşimdi.İnatdı hemde ne inat.Gideceği tek bir yer vardı oda Beyazsu Deresiydi.Oraya sürdüm.
Hızlıca arabadan indim ve yürümeye başladım.Bir kaç metre uzaklıkta iki kadın oturuyordu.Bunlardan birinin nare olduğuna emindim ama diğeri kimdi?
"Nare!"
"Abi!"
Yanına doğru koştum.Yanndaki kadında kalkmıştı.
"Napıyorsun burada."
"Kafa dinliyorum."
"Sen kimsin?"diye sordum yabancı kadına.
"Herhangi biri."diyerek hızlı adımlarla uzaklaştı.
"Evde görüşeceğiz."
ELİZİN ANLATIMIYLA
Boran karşımdaydı hemde tam karşımda.
"Sen kimsin?"diye sordu
"Herhangi birisi."diyerek hızlı adımlarla uzaklaştım ve arabamı çalıştırıp full gaza yüklendim.
Biraz uzaklaştıkdan sonra birisinin beni takip ettiğini fark ettim.Siyah bir audiydi.Sonra bir el silah sesi geldi.Siktir tekerleğime ateş etmişti.Direksiyonu hemen sağa kırdım ve el frenini çekip indim.Arabadaki adamda indi.
"Savcııı!"Ananın gözü bu o adamdı.Beni telefonla arayan benimle konuşan adamdı.
"İnan ben böyle tanışmak istemezdim."
"Kimsin sen?"
"AYBARS MEMİKA."
Duyduğum en son şey buydu çünkü biri arkamdan bir bezle beni basılmıştı.Bağırmaya gücüm yetmedi.Ve en son gördüğüm şey aybars denen o adamdı.Bu adan boranın kan davalı olduğu kişiydi.
BORANIN ANLATIMIYLA
"Adı ne o kadının?"
"ELİZ."
"Ne!"
Anı bir fren yaparak durdum.Hasss o kadın elizmiydi?Nasıl tanıyamadım onu.Ama o beni hatırlamıştı hiç kimse dedikten sonra gözleri dolmuş koşar adımlarla uzaklaşmıştı.Siktir hemde ağız dolusu siktir nasıl tanıyamadım ben onu.Telefonum çaldı arayan isaydı.
"He kurban."
"Abi elizi aybars kaçırdı."
"Sikeyim böyle işi takip edin.Sakın gözünüzü ayırmayın hepiniz kellesini alırım duydun mu lan!"
"Tamam abi."
İşte şimdi her şey başlıyordu.Ama izin vermem kimsenin sevdiğim kadına zarar vermesine izin vermem verdirtmemde!
FATİKTEN SİZE BİR NOTTTT
SELAMÜN ALEYKÜM NASILSINIZ CANLARIM.BÖLÜM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ YORUMLARA YAZMAYI UNUTMAYIN.SİZCE BORAN ELİZİ KURTULABİLECEKMİ.ELİZ BORANI AFFEDECEKMİ.ÇÜNKÜ BORANI HATIRLAMADI.AYBARS NAPACAK SİZCE ELİZE?YORUMLARINIZI OKUMAK İÇİN SABIRSIZLANIYORUM.SEVİLİYORSUNUZ.
Bölüm etkileşimi
