Bölümler 13Şu an: 12. Bölüm
- 1 BİLGİLENDİRME VE TANITIM10 kelime
- 2 1.Bölüm1.558 kelime
- 3 2.Bölüm977 kelime
- 4 3.Bölüm868 kelime
- 5 4. Bölüm761 kelime
- 6 5. Bölüm2.449 kelime
- 7 6. Bölüm495 kelime
- 8 7. Bölüm613 kelime
- 9 8. Bölüm550 kelime
- 10 9.Bölüm664 kelime
- 11 10. Bölüm690 kelime
- 12 11. Bölüm530 kelime
- 13 12. Bölüm738 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
12. Bölümm
PAZARTESİ GÜNÜ SABAH SAATLERİ (EGEDEN)
Sabah gözlerimi zar zor açmıştım. Dün babamla iddialaşıp onu kızdırdığım için beni evin bahçesinde -hava sonbahar- bekletmişti.
Bende orada ki salıncakta uyuyakaldığım için acayip baş ağrım vardı. Hatta ateşim bile çıkacak gibiydi,bu yüzden geç uyanmıştım ve saate baktığımda neredeyse ilk ders bitecekti. Kartalı arayıp iyi olmadığımı ve gelip gelmiceğini sordum. Bu şekilde araba kullanmam mümkün değildi. Şöförlere de demek istemek de istemedim. Kartal gelince o derdi büyük ihtimalle,hazırlandım ve Kartalı bekledim "Ege ne oldu sana?" "İyiyim ben sade- -hapşu- ce biraz üşütmüşüm" "biraz?,yav okula gidiceğine hastaneye gidelim" "Kardeşim hastanelik bir iş yok. Hadi yürü" kartalı ikna edip bir şekilde okula gittik. "Bu arada bugün benle bizim dağ evinde kalır mısın." Duraksadı sonra, "Kalırım da,neden?" "Ya babamın eve gelip gelmiceği meçhul işte biraz kafamı dağıtmam lazım,hem laf yemek istemiyorum..." kafasını salladı.
Kartal kapıyı çalmış sonrada girmiştik. Direkt olarak sırama oturmuştum kafamı gömmüştüm. Kimseyi dinlicek halde değildim şuan. Ayşeden "Egeciğim neyin var" sesiyle uyuyacağım uykumdan uyanmış ama kafamı kaldırıpda bir ses çıkartmamıştım.
Eceden
Kartal kapıyı çalmıştı hocadan izin isteyip içeriye girmişlerdi. Leyla bana ben ise Egeye bakıyordum. Hasta gibiydi. Kimseye bakmadan yüzünü sıraya koymuş uyuyacaktı. Yalan yok endişelenmiştim. Ama ağzımı açıp tek kelime soramadım...utangaç ve çekingenliğim hayatımda olan herşeyi mahvedicekti bu bariz belliydi..Ne zaman olacağını ise kader göstercekti.
(Egeden)
Son derslere doğru yanımdakinden "İyi misin.."diyişi kafamı kaldırmış tahmini olarak kıpkırmızı gözlerim ile "İyiyim ben" "Hayır,değilsin ayrıca hastaysan niye geldin ki??" "Ya sanane mesela?" Yüzü düşmüştü. "Off iyi be sanada bir şey sorulmuyor."diyişi ile başımı sallayıp kafamı tekrar sıraya koymuştum.
Kırmıştım,halimi soran bir insanı daha kırmıştım...
Yazardan
Üzgün,sinirli yada hasta olduğu zamanlarda en iyi yaptığı şeylerden biriydi bu,'İnsanları İstemeden Kırmak'...Ama valla hi kötü bir niyeti de yoktu,o babası gibi olmicaktı,annesine verdiği sözü tutucaktı babası gibi olmicak,Kadınlara değer verip onları mutlu edicekti. Sadece istemeden elinde olmadan kırıyordu.
Belkide annesi ile daha çok vakit geçirseydi kadınlar,kızlar hakkında onlara nasıl davranmak hakkında daha çok şey öğrenicekti...
FLASBACK (2012 YILI)
Küçük Ege 5 yaşındayken annesi hasta olmuş. Babası işten eve geldiğinde annesinin nasıl olduğunu sormak yerine 'Eee ne yiyeceğiz acıktım ben hadi' demiş. Hasta yataiında yatan yemek yapamayan, yemek olmadığı içinde Işıl hanıma bağırmıştı.
Sonra da aşağı inip birşeyler içmeye başlamıştı.
Ardından Işıl hanımda Egeye kadınları üzmemesi gerektiğini onların bir çiçek olduğunu düşünebilirsin demişti. Fazla su verirsen senden bıkar fakat hiç su vermezsende solar gider demişti. Ve baban gibi olma sakın demişti.
Egede bunları bilerek büyümüş 18 yaşına gelmişti. Fakat ne kadar kırmamak istese bile istemsiz kırıyordu ve pişman oluyordu ama ne fayda...
Bir nevi benziyordu babasına ama babası ile bir farkı da,insanları kırınca pişman olmasıydı babası denen adam pişman olmuyordu. Hatta kırıp mutlu oluyordu.
Egenin babasına benzediği ve hiç sevmediği bir konu ise sigara içmesiydi...lisede 9.sınıfda bir arkadaşına uymuş ve 'bir kereden birşey olmaz' diyerek içmesi olmuştu. Düzenli olarak kullanmaz fakat sinirlendiği zamanlarda içiyordur.
Babası ise hem sigara hem içki içen,kumar masalarından pek kalkmayan ama sözde Ünlü İş İnsanı Kerem Ersoy olarak bilinen bir adamdi...😔🙂↕️
Günümüzz
Okul bitmişti,Ege kartal ile dağ evine gitmişti. Durumu ise kartala belli etmesede iyice kötüleşmişti. Kartal ise iyice endişelenmişti,anneside onu çağırmıştı,ailecek memlekete gidiceklerdi ama kartal egeyi bırakmayı istemiyordu onun için annesine Ege hasta diyip Egenin yanında kalmıştı,anneside ona çorba tarifi vermişti.
Kartal yemek yapmaktan ne anlardi ki?
Bunun için okul grubundan Ecenin numarasını bulup Eceye mesaj atmıştı.
Sohbett
Siz;Ece akşam akşam rahatsız ediyorum ama...
Siz;Biz Egelerin dağ evindeyiz. Ege hasta annemlerde memlekete gitti. Ben Egenin yanındayim ama annem bana bir çorba tariifi verdi.
Siz;Sana zahmet ben gelip seni alsam,sende çorbayı yapsan olur mu...
Siz;Ya ben ne anlarım çorba yapmaktan başka kimseyi de çağıramam.
Ece;Yani,annemleri ikna edemem ki maaleseff...
Siz;Lütfen gerekirse bende konuşurum...
Ece;İkna olurlarsa olur,nesi var ki?..
Siz;Ateşi fazla derecede var,ikna ederiz ya geliyorum ben
Ece;Bekliyorum.
...
"Teyzecim bakın Ege bu ya hem bir şey olmaz ki"
"Tamam oğlum seni ilk defa görsem de Ege oğlumu tanıyorum. Ben yaparım size çorbayı" "EEEE,ECE yani ecede gelsin olmaz mı" "Olur gelsin"
...
Dağ evine varmışlardı. Kartal kapıyı açınca Güneş hanım doğrudan mutfağa girmişti. Ece ise salona Egenin oraya girmişti. Alnında bez vardı ve uyuyordu ama hafif kıpırdanıyordu. "Aann-ne,,anne kırdım onu sana verdiğim sözü tutamadım" diyebilmişti...
Ece ise kimi kırdığını,ne sözünü tutamadığını ve nasıl böyle olduğunu düşünüyordu. Annesinin çorba yapmayı neden kabul ettiğinide anlayamamıştı.
Bütün merak ettiği soruların cevapları Egedeydi,o da suan ateşler içinde uyuyordu.
Odaya kartal girmişti. "Noldu dalmışsın" "hiç" "pek 'hiç' gibi durmuyor" "Buz prensi dediğim çocuk şuanda gözümün önünde cayır cayır ateşten yanıyor,Kartal ne yapmam gerekiyordu?..."
12. Bölüm sonuuu
Nasıl olmuşşş 🫶🏻💖
Bölüm etkileşimi
