Bölümler 2Şu an: 2.bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Göz kapaklarımı zorlukla araladığımda şakaklarıma saplanan keskin bir ağrıyla irkildim. Zihnimdeki bulanık görüntüler yavaş yavaş berraklaşırken en son nerede olduğumu hatırlamaya çalıştım. Karahanlıların malikanesi Derin’in nişanı Bahçedeki o keskin soğuk hava ve tam arkamda beliren o gölge.
Burnuma dolan rutubet ve pas kokusu eski terk edilmiş beton duvarlarından soğuk sızan küf kokulu bir depoydum.
Bakışlarımı etrafta gezdirdim ellerim arkadan sert bir halatla sandalyeye bağlanmıştı bileklerimi hafifçe kıpırdattığımda canımın acısıyla dişlerimi sıktım. Tam karşımdaki loş ışığın altında duran iki siluete kilitlendi gözlerim yüzlerini seçtiğimde kaşlarım çatıldı.
Bu adamları tanıyordum. Bunlar Emir Karan’ın yani babamın yer altındaki düşmanının sağ kollarıydı
"Benim ne işim var burada" dedikten sonra sesimin titremediğinden emin olarak başımı dikleştirdim
İçlerinden iri yarı olanı hafifçe sırıtarak telefonunu çıkardı ve bir numara çevirdi. "Efendim hanımefendi uyandı" dedi kısa bir sessizliğin ardından telefonu hoparlörden çıkarıp kulağına götürdü birkaç saniye dinleyip kapatarak bana döndü. "Patron yolda Sorularını ona sorarsın Zemheri kızı."
Yaklaşık on dakika sonra deponun paslı demir kapısı gıcırdayan acı bir sesle sonuna kadar açıldı içeriye giren adımların yankısı beton duvarda patladı şık siyah takım elbisesi omuzlarına attığı kabanı ve yüzündeki o sinir bozucu derecede özgüvenli tebessümle Emir Karan tam karşımda duruyordu.
Emir, babamın yıllardır yer altı dünyasında tahtını sallamaya çalışan adamdı Acımasızlığıyla soğukkanlılığıyla bilinirdi
Ama benim karşıma böyle paldır küldür çıkacak kadar cesaret bulacağını hiç düşünmemiştim
Adımlarını ağır ağır atarak tam önümde durdu. Eğilip yüzüme yaklaştı
"Aksa Zemheri" dedi sesi alçak ama tehditkardı "Babanın o dokunulmaz sandığı imparatorluğun en zayıf halkası"
"Babam senin o saklandığın delikten çıkacağını bilseydi o gece seni öldürürdü Karan" dedim nefretle gözlerinin içine bakarak "Beni burada tutarak ne elde edeceğini sanıyorsun babam bu şehri altüst eder o tepesinde oturduğun leş krallığını başına yıkar'
Emir alaycı bir kahkaha attı deponun içinde yankılanan bu ses tüylerimi diken diken etse de istifimi bozmadım. Cebinden çıkardığı sigarayı çakmağının ateşiyle yaktı ve dumanı ağır ağır tavana doğru üfledi.
"Baban hiçbir şey yapamayacak Aksa çünkü seni kurtarmak için ordusunu toplamak yerine, benimle bir anlaşma masasına oturacak" dedi.
"Ne anlaşması" dedim öfkeyle. "Babam senin gibi bir adamla asla masaya oturmaz"
Emir bana doğru bir adım daha attı aramızdaki mesafeyi tamamen kapattı. Parmağının ucuyla çenemi tutup başımı yukarı doğru kaldırdı. Dokunuşu buz gibiydi.
"Baban yer altındaki o büyük konseyin başında kalmak istiyorsa bana istediğimi vermek zorunda" dedi gözlerimin içine bakarak
"Ve ben bu sefer para ya da sevkiyat tırları istemiyorum Ben Zemherilerin gücünü tamamen kendi gücüme katmak istiyorum."
"Nefesini boşuna tüketme, babam sana tek bir hisse bile vermez"
Emir çenemi serbest bıraktı ve dudaklarında tehlikeli bir tebessüm belirdi.
"Hisseler umurumda değil kızım," dedi eğilip kulağıma doğru fısıldayarak. "Baban bana seni verecek. Sen benimle nişanlanacaksın Aksa"
Gözlerim şaşkınlıkla açıldı "Sen ne saçmalıyorsun be ben seninle hayatta nişanlanmam babam da seni kendi elleriyle gebertir"
"Baban tek kızının canı ile o çok güvendiği itibarı arasında bir seçim yapacak" dedi Emir gayet sakin bir tavırla. "Benimle nişanlandığın gün Zemheri ailesi Karanların arkasındaki güç olacak. Babanı devirmenin en zarif yolu onun tek varisiyle aynı masada oturmaktır ve sen o yüzüğü o parmağına seve seve takacaksın"
"Beni buraya bağlayıp tehdit ederek kazanacağını sanıyorsan çok yanılıyorsun Emir Karan," dedim sesimdeki tüm soğukkanlılığı toplayarak. "O nişan masası kurulursa o masada kimin kimi devireceğini çok iyi göreceğiz"
Emir bir an için duraksadı. Yüzündeki o kendinden emin ifade yerini kısa bir şaşkınlığa bıraktı ama çabuk topladı adamlarına dönerek "Gidiyorum " dedi. "Aksa Hanım’a iyi bakın Yakında müstakbel gelinimiz olacak misafirimize saygıda kusur etmeyin"
Kapı arkasından büyük bir gürültüyle kapandığında karanlık depoda yine o iki adam Mirza ve Girayla kalmıştım. Bileklerimdeki acıyı unuttum. Şimdi sadece tek bir şey düşünüyordum babam bu haberi aldığında yer yerinden oynayacaktı ve ben o nişan yüzüğü parmağıma takılsa bile Emir Karan’a bu hamlesini ödetecektim.
Bölüm etkileşimi
