2. bölüm / 9
“İki Aşiret, Tek Kalp: Zeliha ve Azad”💕🖤1. Bölüm Karşılaşma
Bölümler 9Şu an: 1. Bölüm Karşılaşma
- 1 Tanıtım110 kelime
- 2 1. Bölüm Karşılaşma1.297 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Prognat43 kelime
- 4 2 bölüm1.196 kelime
- 5 Duyuru !69 kelime
- 6 3 - Bölüm İki Kardeş İki Nikah920 kelime
- 7 Duyuru42 kelime
- 8 4 . Bölüm yanlızlık ile hayat954 kelime
- 9 5 .Bölüm umutsuz kalp592 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zeliha ' nın anlattımı ile
Sabah kalktığımda kimsecikler yoktu annemin yatak odasına bakacaktım ki dayım ile konuşma seslerini duydum .
"–Abla gel biz verelim Zelihayı Azad Ağaya hem yarın öbürsü gün sen öleceksin bu kız hem yetim
birde öksüz mü kalsın? Yazık değil mi Asmin zaten yuvasını kurdu o da kursun ?"
Annem sessiz durmuş dayımın sözlerini dinliyor du. Acaba nasıl biriydi : İyi birimi ? Yoksa kötü birimiydi ? Kimdi bu Azad Bey acaba ?
"–Abla eğer sen kızını vermezsen seni öldürecekler ."
"–Olmaz Zelihayı veremem o bana kocamdan emanet . Ölmeden önce Zeliha ya bakacağıma onu koruyacağıma söz verdim."
"– Ama abla Zeliha artık büyüdü ama sen onun Mürüvvetini görmek istemez misin ?"
" –İsterim onun mutluluğunu isterim".
Ben bunları duyduğum vakit direk odama doğru koşup ablamı aramak istedim o zaman annem bana seslenerek.
" –Zeliha gel aşağıya kahvaltı et . "
" Peki anne."Seslendiğimde cam kenarına baktığımda idam aşağıya tam iki metre yükseklikteydi .Eğer kaçmazsam beni Azad olan Ağa evlendireceklerdi . Çarfamı yatağımın ayağına bağlayıp aşağı indim . Pencereden inerken evin bahçe kısmına düştüğümde ayağımı burkmuştum . Az yürüdükten sonra arabalarda bir tanesi durup kapısının açılmasını bekledi kapı açıldığında arabanın içinden takım elbiseli boyu 1. 82 ya 1. 83 olan esmer bir adam araçtan inerek. Bana doğru yaklaşıyordu kaçmaya çalıstığımda önüme iki tane iri yapılı adam durdu esmer adam arkamdan yaklaşarak.
"–Demek kaçak gelin sensin."
"–Sende Yıldırım aşiret reisi deli ve çirkin Azad Ağa olmalısın".
Aslında pek çirkin değildi tam bir manken gibi duruyordu. Bütün kızlar kesin peşinden koşuyorlardı peki o neden benimle evlenmek istiyordu ki .
Azad bey bana bakarak;
"–Evet doğru ben Azad ağayım gülerek Senin gelecekteki eşin . "
Ben anladım bu adam benim bir ömür boyu anlıma yazılı olan bir lekeydi.
"–Sen tam bir ucubesin seni deli ucube".
Diyip oradan uzaklaşmaya çalışıyordum.
Yürümeye çalıştığım vakit ayağımdaki ağrı şiddetle artığı için Azad bey kulağıma kadar yaklaşarak.
" –Kıpırdama seni kaldıracağım tamam mı ?" Diyerek beni kaldırmaya çalıştığı sırada ben kendimi ondan uzaklaştırmaya çalışıyordum.
"–Sana ihtiyacım yok kendim yürüyebilirim ".
"–He aynen yürüyebilirsin topallıyorsun böyle yürüyebilir misin ki ? "
"– Ben istediğim şekilde yürüyebilirim sende göreceksin ".
"– Elbette göreceğiz ama gelinlikle birlikte o evden çıkıp benim kolumdan tutup koynuma girdiğin zaman göreceğim."
"– Sen tam pisliksin ".
Dediğim zaman beni kucağına alıp arabanın koltuğuna oturur bir vaziyette indirdi .Daha sonra kemerimi takıp. Arabanın kapısını kapatıp kapıyı kitlediği vakit iki siyah araba gelecek arabanın önüne geçti . arabadan annem ,dayımlar ve ablam hepsi inilerek arabaya doğru yaklaştığı ;sırada Azad annemin elini öpecekken annem elini çekip kafasını dayıma döndü zaman Azat ın baş aşağıdaydı . Azat başını yukarı kaldırıp hemen söze girdi .
"– Oğlunuz Demir Efe bana kızınız Zeliha'yı verdi .Bugün nikah olacak kızınız benim karım ,gelecekteki çocuklarımın annesi ve ayrıca Yıldırım ailesinin gelini olacak."
"–Senin gibi bir yetime annesi ve babası olmayan birine benim verecek kızım yok."
Ben camdan olayları izliyordum annemin az önce söylemediği sözleri bayağı bir zoruma gitmişti nasıl böyle söyler diye düşünüyordum. Ablam annemin sözlüğünün arasına girerek konuşmaya başladı .
"– Anne bak diyelim yetim ve öksüz gibi olması ne anlamı var .Sevmiş abim de böyle uygun görmüş evlenmek istiyorsa bırak evlensinler."
Ablamın bu sözleri annemin pek hoşuna gitmemişti çünkü annem ablamın düşüncesini hiç umursamıyordu daha sonra abime ve dayıma bakarak cevap vermek istedi ama dayım annemi susturmaya çalışsa da annem sonunda patlayarak ablama cevap verdi ;
"–Sana ne oluyor kız benim evlat benim."
Ablam öfkeli bir şekilde dişlerini sıkıyordu sanki onun o öfkesi bütün toprakları titretecek deprem gibiydi.
"–Neden ben senin kızın değil miydim?"
Annem neredeyse ablama dayak atacak kadar öfkelenmişti o kadar çok siniri bozulmuştu ki .Bütün hıncını ablamdan ve Azat'tan çıkarmak istiyordu.
"–Sen de benim kızımsın ben asla seninle Zeliha'yı ayırmam."
Ablan en sonunda anneme öyle birden bağırarak konuşmaya başladı ki artık dayanamadı; çünkü ablamın çok zor dönemleri olmuştu ama hiçbirinde annem yanında değildi.
"–O ne de olsa senin kızın ben senin kızın değilim babama dedin ki bırak o Hüseyin ağa ile evlensin en azından mutlu bir ailesi olur. Dedin ama Zeliha'ya konu gelince onu ben vermem diyorsun .Bırak kız evlensin belki mutlu olur karışma sen bu işe . Mesut işlerdir bunlar bunlara genellikle abim ve dayım karar vermiş anne." Anne cevap verecekti ki Azad arabanın içine binerek şoföre emir verir bir vaziyette ;
" –Konağa sür ."dedi
Ben camı o ise beni izliyordu büyük bir konak olan Yıldırım konağına varmıştık arabadan inerken bir adam yanımıza koşarak geldiğinde zıt o kara gözleriyle bana bakarak;
"– Onu yatak odasına götürün ben birazdan geleceğim."
diyip yanımızdan ayrıldığı sırada az önce yanımıza gelen adam bana elini uzatarak
"–Buyurun Zeliha hanım sizi odanıza götüreyim." diyip götürdü . Merdiven basamaklarına geldiğimizde bir kız gördüm Sarı saçlı ,ela gözlü biriydi yanımdaki orta yaşlı adam kıza bakarak .
"–Buyurun Başak hanım bir isteğiniz mi vardı diyerek soru sordu?"
Başak hanım beni küçümseyerek bir bakış attı sanki kendisi çok harika ve evin hanımı gibi sanıyordu . O kadar çok kötü birini benziyordu ki kalbi yüzünde ki duruş aynı Meleği ve Merve'yi anımsatıyordu.
Küçümseye bir dalga geçiyor bir sesle,
"–Resul kim bu küçük dilenci?"
Resul ilkin biraz öfkelenmişti ama daha sonra sakinleşerek.
"–Bu hanımefendi Azat Bey'in nişanlısı Zeliha Kandemir .Kandemir aşiretinin başı olan Selçuk Bey'in küçük kızı."
Neden anlamıyorum ama insanlar bir türlü yoksul gibi görüyordu?Annesi ve babası olmayanların neden öyle bir dilenci gibi görünüyordu onların gözlerinde . Bilmiyordum Azad'ın bu döneme kadar yaşadı bütün acılar acaba bir günde unutabilecek miydim ? Ben onun gibi mi olacaktımdiye bazen çok düşünüyorum ? Benim de tabii babam yoktu ama yine de annem vardı annem her zaman beni koruyordu yüreği de onun gibi merhametli biri için çok değerliydi onun gibi anneye sahip olduğum için çok şanslıyım.
"–Anladım yani bu dilenci sevebilecek kadar kötü bir kalbe sahip yani Azat."
Bu kendini beğenmiş kişi olan kişiyi yani Başağı hiç beğenmedim.
Konuşmasını yaptıktan sonra hemen deyip gitti bu kadının çok gıcık olmuştum yani kendini bir şey sanıyor gibi insan öğütlerle değil elde ettiği maliyet değere bakıyordu . Başak da öyle biriydi maliyet kısmında belirlenmiş bir un çuvalında farksızdı . O kendini bir şey sanan bir yaratıktan aynıydı 10 dakika boyunca tırmandığımız merdivenin sonuna gelmiştik . Benim odam yani Azad ' ın odası 3 . katta Başağın odasının çarpazındaydı . Başak kendi için büyük bir oda almıştı Resul beni odaya bırakıp çıktı odadan yarım saat sonra kapım tıklatılmak yerine dan diye biri odaya girdi; Odaya gelen kişiye baktığımda bunun Azad olduğunu anladım kapının giriş kısmından bana doğru gelip yatağa bastırıyordu o ağır erkek parfüm kokusu çok keskindi . O zeytin gibi olan kara gözleri ile sanki köşeye sıkışmış bir zavallı gibi duruyordum o anda Azad kendini geri çekerek kıyafetini düzeltiği sırada dolabın üzerindeki aynadan bana bakıyordu . Ben titrek bir sesle cevap vermek istedim ama yapamadım en sonu cesaretemi toplayarak cevap verdim.
"– Ben neden buradayım ne zaman özgür olacağım ?"
Azad cevap vermiyordu sadece saçı ile uğraşıp duruyordu.
"– Sen beni duymuyor musun? "
"– Ben seni duyuyorum sağır değilim "
"–Bence sağırsın sağır olmasaydın hemen cevap verirdin ."
"– Ne dedin sen bana ?"
O Keskin bakış birden çok fazla bana bakıyordu. Sanki birini öldürmüşümde benden nefret edercesine bakıyordu.
Birden o bakış değişti onun yerine o soğuk bir kalp konuşmaya başladı.
"– Bana bak eğer ki ben olmasaydım seni o Recep adındaki adama vereceklerdi sen dua et şimdi . Ayrıca yarın sabah İmam nikahı var hazır ol yarın bu saatte karım olacaksın kaçmaya çalışma seni yine bulurum . Camda 30 santimetre uzunluğunda yüksek atlarsanda ölürsün . " Diyerek dalga geçer gibi sırıtıp, odadan çekip gitti.
Üzerime kapıyı kitleyip beni odada tek başıma bıraktı. Telefonumla ablamı aramak istedim ama şarjım bitmişti .Odada dolanıp şarj aleti aramaya başladım . Bir türlü şarj aleti bulamadım en sonu kapıyı yumruklamaya başladım . "Açın kapıyı lütfen açın!" Diyip duruyordum gözlerim o zaman dolmaya başlamıştı yavaşça kapının arkasında yere çökerek oturmuş bir şekilde ağlıyordum.
Bölüm etkileşimi
