7. bölüm · İHANET

Hisler Ve Düşünceler

Magnolia Noir .

Şükür ki çıkış saati gelmişti, okuldan hep beraber çıktık ve evlerimizden bir kaç parça eşya ve pijama alıp Loris’lere gittik. Beni abim almıştı o yüzden birlikte gittik, kapıyı çaldım açan Yusuf abiydi “Selam Yusuf abi, Loris nerede” dedim, bana baktı ve güldü “Mutfakta, varya iki dakika ayrılsanız ağlıcam, oğlum varya sizin sevgili olmuş halinizi düşünemiyorum” dedi, ya varya ben hayatımda bu kadar kimseyle shiplenmemiştim, Yusuf abiye pas vermeden mutfağa gittim.

İçeri girince Loris bana baktı “Hoşgeldin yav-Lasira sana sarılmak isterdim ama ellerim pis görüyorsun” dedi, o sarılamayınca gidip ben arkasından sarıldım “Ee sen sarılamıyorsun madem ben sana sarılırım” dedim. Hafif gülümsediğini hissediyordum çünkü göremiyordum, aramızda asırlar vardı. Aman neyse dert edicek durumda değilim, Loris’e baktım bana bakıyordu “Lara” dedi “Efendim Loris” dedim ve bir anda lafına başladı “Yanında şık bir şey varsa akşama şık giyin seni bir yere götürücem” dedi, yüzüne baktım “Tamam tatlı çocuk” dedim ve konuyu kapattık.

Biz mutfaktaki işimizi bitirip salona geçtiğimiz de Derin’ler gelmişti. Derin’e baktım ve “Ee hoşgeldiniz, görmedim geldiğinizi Loris’e yardım ediyordum” dedim, Derin hafif kıkırdadı “Tabii görmezsin canım, geldiğin gibi sevdiceğinin yanına koşmuşsun, bende olsam bende görmem” dedi. Öff beni utandırmaktan niye zevk alıyorlardı ki, yine kızarmıştım ve kızardığımı anladığım an kafamı eğdim ve gidip koltuğa oturdum sonra da yanıma Loris oturdu. Sonra biraz kızarmam geçtiğini anladığımda konuşmaya başladım “Ee ne yapıyoruz, valla böyle oturmaya geldiysek ben giderim çok sıkıldım otur otur” dedim, sonra Loris bana baktı “Va bene tesoro, possiamo fare tutto quello che vuoi”(olur güzelim sen ne yapmak istersen onu yapabiliriz) dedi, oğlum benim bu çocuğa aşık olmamam için hiçbir neden yok ya, hem nazik hem düşünceli çokta yakışıklı, dürüst. Öff eriyorum resmen ya “Oğlum Türkçe konuşun valla hiçbir şey anlamıyoruz” dedi Arda, sonra ben söze girdim “Tamam Türkçe konuşuyoruz ama hadi Loris git abur cubur, çerez falan getir mükemmel bir film açıcam” dedim ama bu sefer Loris söze girdi “Hayır şuan değil siz ne izliyorsanız izleyin ben Lara’yı alıp çıkıyorum, çok geç olmadan döneriz” dedi ve kolumdan tutup beni arabaya götürdü.

Loris arabaya binince ona baktım, bakmamla birlikte kucağımda Fuşya renginde bir zambak buketi buldum. Tekrar Loris’e baktım “Loris bunlar çok güzel” dedim, bana bakmadı ama cevap verdi “Oo sen bunları beğendiysen gittiğimiz yeri görünce bayılacaksın” yüzüne baktım ama soru sormadım arkama yaslandım, her dakika çiçekleri kokluyordum, ben çiçeklere o kadar çok dalmıştım ki geldiğimizi farketmedim bile “Hadi güzelim geldik” dedi ama ben daha emliyet kemerimi çıkarmadan kapımı açtı.

İndim ve çiçekleri de yanıma aldım, burası gerçekten Loris’in dediği kadar güzeldi “Loris burası mükemmel” dedim, bana baktı hafif gülümsedi ve elimi tuttu.

Beni çok güzel bir bölgeye getirmişti. Burada kimse yoktu Deniz’in kıyısındaydık ve en önemlisi birlikteydik, başka ne isteyebilirdimki. Loris bana baktı ama yüzünde tedirgin bir ifade vardı. Bende kafamı kaldırdım hafif ve aşk dolu gözlerle gözlerine bakmaya başladım. En sonunda kendini Toparlamıştı “Lara, biliyorum yeni tanıştık ama ben sana aşık oldum, eğer sende izin verirsen senin hayatına girmek, senin adamın olmak istiyorum” dedi emin sesi ve aşk ile bakan gözleriyle, hiç cevap vermeden ti ho dayı un bacio sulle labbra E mi sono allontanata.(küçük bir smut sahne o yüzden İtalyanca yazdım)

Loris sırıtıyordu “Bu evet demek mi?” Diye sordu, kafamı evet anlamında salladım. Bir anda beni kucağına aldı ve döndürmeye başladı. Çok mutluydum ve kimse bu mutluluğumu bozamazdı artık sevdiğim adamla sevgiliydim.

Loris’e bağırmaya başladım “Oğlum tamam bırak başım döndü” dedim “Tamam yavrum” dedi “Loris eve gitmemiz gerekiyor zaten geç olmuş abim bizi azar dayağına yatırmadan gidelim bence, hem daha kdrama izlicez” dedim ve arabaya koşmaya başladım. Tam arabanın olduğu yere gelmiştim ki ayağım kaldırım taşına takıldı ve sert bir şekilde düştüm.

Loris yanıma geldi ve beni kucağına alıp arabaya oturtup yarama bakmaya başladı. “Loris dur dikkat et koltuğa kan bulaşıcak” dedim, Loris bana baktı “Yavrum yemişim arabasını, senin burada canın yanmış koltuğa kan değse ne olur boşver, senin canından önemli değil” dedi, Loris’e bakıp biraz gülümsedim. “Neyse gel Eve gidelim evde bakarız” dedim ama canım acayip yanıyordu. Loris bana baktı “Yavrum ağzın bişey olmaz diyor ama yüzün canım acayip yanıyor diye bağırıyor” dedi ve haksızda sayılmazdı ama belli etmedim “Tamam acıyor ama evde hallederiz” dedim.

Hiç itiraz etmedi ve eve gittik. Bi 20-30 dakika sonra evdeydik, Loris ilk önce kapımı açtı sonra da beni kucağına aldı, Loris’e baktım “Ee Loris sende alıştın beni kucağına almaya ha” dedim “Ee ne yapıyım sen de bu eve gelirken ya yaralanıyorsun ya hasta oluyorsun ya da uyuyorsun ben ne yapayım” dedi, haksız değildi bu yüzden bişey demedim.

Loris kapıyı çaldı ama maalesef kapıyı abim açmıştı, Loris dert etmeden içeri girdi ve beni koltuğa oturttu, sonrada pansuman aletleri alıp yarama pansuman yapmaya başladı. Arda “Lara bacağına ne oldu” dedi ama ben çok yorgundum o yüzden arkama yaslanmış yatıyordum bu yüzden benim yerime Loris cevap verdi “Hanım efendi arabaya koşarken ayağı takıldı düştü sonrada olan bu” dedi.

Yerimden başımı kaldırdım “Kumandayı versenize” dedim sıkılmış ses tonumla, Arda Kumandayı bana uzattı, aldım ve netflix’i açtım.

Ben Happiness açarken Loris pansumanımı bitirdi ve atıştırmlık getirip yanıma oturdu. Biz filmi izlerken fırsattan istifade iyice dibime girmişti, bende o sırada “Oğlum Yi-hyun bu yakışıklılık fazla vallaha fazla ya” dedim. Loris iyice kulağımın dibine girdi ve “Yavrum, bak böyle şeyler deme bana taa ülke değiştirtip şu adamı öldürtme” dedi sessizce, bende gıcıklığına bişey daha dedim “Allah’ım ya valla özene bözene yaratmış Sea-bom’u kesinlikle kıskandım” Loris iyice kıskanmıştı “Arkadaşlar ben çok sıkıldım bu filmden bence Lara bize şarkı söylesin” dedi.

Yaa kıskançlıktan ne hallere girdi, diğer herkes onaylayınca Loris odasına gitti ve odasından elektro gitarını getirdi. İlk önce akorlarını kontrol ettim sonra çalmaya başladım. “Son Arzum nedir diye gelipte bana sorsalar gözlerime bakıpta herşeyi anlatsalar, son arzum nedir diye gelipte bana sorsalar gözlerime bakıpta herşeyi anlatsalar” diyip şarkıyı bitirdim sonra bir tane daha söyledim “Gül renginde gün doğarken, Boğazdan gemiler usulca geçerken, gel çıkalım bu şehirden, ağaçlar gökyüzü ve toprak uyurken. Dolaşalım kumsallarda çılgın kalabalık artık uzaklarda, yorulursan yaslan bana, sarılıp uyuyalım gün batımında, belki üstümüzden bir kuş geçer, kanadından bir tüy düşer, iner döne döne gökyüzünden, hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden” deyip bitirdim. Herkes bayılmıştı birtane daha istemişlerdi ama çok uykum gelmişti “Arkadaşlar sonra çok uykum geldi” dedim ve uyku bölümlerini ayarladık ben ve Derin Loris’in odasında kalacaktık, Abim ve Yusuf abi Yusuf abini odasında kalacaklardı birlikte, Arda ve Loris de misafir odasında kalıcaktı. Biz Derin’le odaya çıkmıştık ama ben uyuduktan sonra Derin lavaboya gitmişti.

LORİS ANLATIYOR:
Pijamalarımı almak için odaya girmiştim ama Lara uyuyordu. Pijamalarımı alıp yanına gittim, boynuna bir Buse kondurdum ve “Özür dilerim yavrum” diyip odadan çıktım.

NOT:
Arkadaşlar kitabın okunma sayısına göre gerçekten beğeniler acayip az, lütfen okuduktan sonra yorum yapıp beğenir misiniz?