1. bölüm / 1
𝑲𝒂𝒚ı𝒑 𝑯𝒂𝒓𝒊𝒕𝒂𝒏ı𝒏 𝑺ı𝒓𝒓ıKAYIP HARİTANIN SIRRI
Bölümler 1Şu an: KAYIP HARİTANIN SIRRI
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 1 — Yeni Gelen Çocuk
Ada, hayatının son derece normal olduğuna inanıyordu.
Ta ki okulun ilk günü, sınıfa yeni bir öğrencinin gelmesine kadar.
“Arkadaşlar, bugün aramıza yeni biri katılıyor.”
Sınıftaki herkes öğretmene bakarken Ada, defterinin kenarına küçük bir yıldız çiziyordu.
“Adı Ege. İstanbul'dan buraya taşındı.”
Ada başını kaldırdı.
Ege kapının yanında duruyordu.
Üzerinde lacivert bir sweatshirt, sırtında eski bir çanta vardı. Yüzünde ise sanki dünyanın bütün sorularının cevabını biliyormuş gibi hafif bir gülümseme vardı.
Öğretmen:
“Boş yer olarak Ada'nın yanındaki sıra var.”
Ada'nın kalemi elinden düştü.
“Ne?”
Ege gelip yanına oturdu.
“Merhaba.”
Ada kalemini yerden aldı.
“Merhaba.”
“Ben Ege.”
“Biliyorum.”
Ege kaşını kaldırdı.
“Daha tanışmadan ismimi biliyor olman biraz ürkütücü.”
Ada gözlerini devirdi.
“Öğretmen söyledi ya!”
Ege güldü.
Ada ise içinden:
Bu çocuk kesin başıma bela olacak.
diye geçirdi.
Henüz bilmiyordu.
Gerçekten de olacaktı.
Ama sandığından çok daha büyük bir bela.
BÖLÜM 2 — Eski Dolap
Bir hafta sonra Ada, okulun kütüphanesinde kitap arıyordu.
Ege de karşı rafta bir şeyler karıştırıyordu.
“Ne arıyorsun?” diye sordu Ada.
“Eski bir kitap.”
“Kitabın adı?”
Ege cevap vermedi.
Ada meraklandı.
“Niye söylemiyorsun?”
“Çünkü söylersem bana inanmazsın.”
Ada kollarını bağladı.
“Denemeden nasıl bilebilirsin?”
Ege çantasından sararmış bir kâğıt çıkardı.
Kâğıtta eski bir haritanın küçük bir parçası vardı.
Ada'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Bu ne?”
“Dedemin eşyalarının arasında buldum.”
“Harita mı?”
“Evet.”
“Ne haritası?”
Ege başını eğdi.
“Bilmiyorum.”
Tam o sırada kütüphanenin ışıkları söndü.
Ada irkildi.
“Ege…”
“Buradayım.”
“Ben karanlıktan korkmuyorum.”
“Ben de bir şey demedim.”
“Demeni bekliyorum.”
Ege gülmeye başladı.
“Tamam, korkmadığını kabul ediyorum.”
Işıklar tekrar geldi.
Ada bir şey fark etti.
Haritanın üzerinde okulun sembolüne benzeyen bir işaret vardı.
“Ege…”
“Ne?”
“Bu işaret bizim okulun logosuna benziyor.”
İkisi birbirlerine baktılar.
Sonra aynı anda haritaya eğildiler.
Haritanın arkasında küçük bir cümle yazıyordu:
“İlk anahtar, unutulan yerde saklı.”
BÖLÜM 3 — Macera Başlıyor
O gün Ada ve Ege okul çıkışında araştırmaya başladı.
“Unutulan yer neresi olabilir?” diye düşündü Ada.
“Eski spor salonu.”
Ada ona baktı.
“Neden?”
“Çünkü yıllardır kullanılmıyor.”
“Oraya giremeyiz.”
“Girmemiz gerekiyor.”
“Ege.”
“Efendim?”
“Başımıza iş açacaksın.”
“Henüz açmadım.”
“Henüz mü?”
Ege gülümsedi.
Akşamüstü eski spor salonunun arka tarafına gittiler.
Kapının kilidi paslanmıştı.
Ege kapıyı hafifçe itti.
Gıcırdayarak açıldı.
Ada içeri baktı.
“Burada kesin bir şey var.”
“Bunu nereden çıkardın?”
“Filmlerde böyle yerlerde hep bir şey çıkar.”
“Sen filmlere fazla güveniyorsun.”
Tam o anda tavandan bir kutu düştü.
İkisi de çığlık attı.
Bir saniye sessizlik oldu.
Ege:
“Ben korkmadım.”
Ada:
“Ben de.”
Kutunun içinden eski fotoğraflar çıktı.
Fotoğrafların birinde okulun kurucusu vardı.
Ve yanında…
Haritadaki sembolün aynısı.
Ada fotoğrafı çevirdi.
Arkasında şöyle yazıyordu:
“Üç kişi başladı. İki kişi devam etti. Bir kişi sırrı sakladı.”
BÖLÜM 4 — Kıskançlık Değil, Dedektiflik!
Ertesi gün Ada, Ege'yle konuşurken sınıftan Deniz yanlarına geldi.
“Ege, teneffüste benimle kantine gelir misin?”
Ada bir anda sustu.
Ege:
“Olur.”
Ada:
“Ben de geliyorum.”
Ege ona baktı.
“Sen kantine gitmiyor muydun?”
“Fikrimi değiştirdim.”
Deniz gülümseyerek:
“Üçümüz gidelim.”
Ada:
“Harika.”
Ege eğilip fısıldadı:
“Sen kıskandın mı?”
Ada'nın gözleri büyüdü.
“Ne?! Hayır!”
“Tamam.”
“Kesinlikle hayır!”
“Ben bir şey demedim.”
Ada kızardı.
“Sen çok sinir bozucusun.”
Ege güldü.
“Bunu daha önce de söylemiştin.”
“Çünkü hâlâ öylesin.”
Ama Ada'nın yüzündeki gülümsemeyi saklaması mümkün değildi.
BÖLÜM 5 — İkinci Harita
O akşam Ege, Ada'ya mesaj attı.
Ege: Acil.
Ada: Ne oldu?
Ege: Haritayı buldum.
Ada: NASIL?
Ege: Dedemin eski sandığında.
Ada: Nerede buluşuyoruz?
Ege: Yarın okuldan sonra.
Ada: Tamam.
Ege: Ama bir sorun var.
Ada: Ne?
Ege: Haritada bizim okul yok.
Ada: ???
Ege: Bir ada var.
Ada telefonunu elinden düşürdü.
“Bir ada mı?”
Ertesi gün Ege haritayı masaya serdi.
Haritanın ortasında denizin içinde küçük bir ada vardı.
Adanın üzerinde tek bir kelime yazıyordu:
YILDIZ.
Ada dikkatle baktı.
“Bu ada nerede?”
Ege:
“Bilmiyorum.”
“Peki nasıl gideceğiz?”
Ege gülümsedi.
“Ben onu da düşündüm.”
“Ne yaptın?”
“Kayık buldum.”
Ada'nın ağzı açık kaldı.
“Sen normal bir insan mısın?”
“Sanırım.”
“Sanırım mı?!”
BÖLÜM 6 — Denizin Ortasında
Ertesi hafta sonu, Ada, Ege ve arkadaşları küçük bir tekneyle adaya doğru yola çıktılar.
Başlangıçta her şey eğlenceliydi.
Ta ki hava birden değişene kadar.
Rüzgâr kuvvetlendi.
Gökyüzü bulutlandı.
Ada korkuyla haritaya baktı.
“Ege, geri dönsek mi?”
Ege ciddi bir şekilde başını salladı.
“Evet.”
Tekne yön değiştirdi.
Fakat harita aniden rüzgârla havalandı.
“HARİTA!”
Ada arkasından koştu.
Harita denize doğru uçtu.
Ege de peşinden atıldı.
Ada:
“EGE!”
Ege haritayı yakaladı.
Ama geri döndüğünde teknenin biraz uzaklaştığını gördü.
Ada kıyıda kaldı.
“Harika.”
Ege:
“Bence de.”
“Bu komik değil!”
“Biraz komik.”
“EGE!”
İkisi adanın kıyısında yalnız kalmıştı.
Önlerinde ise ormanın içine uzanan eski taş bir yol vardı.
Yolun sonunda büyük bir yapı görünüyordu.
Ada haritayı açtı.
Haritada aynı yapı çizilmişti.
Ve altında:
“Saklananı bulmak isteyen, önce kendi korkusunu bulmalı.”
yazıyordu.
BÖLÜM 7 — Eski Köşk
Köşkün kapısını açtıklarında içerisi tamamen toz içindeydi.
Duvarlarda eski tablolar vardı.
Bir tablonun önünde Ada durdu.
“Ege…”
“Ne?”
“Baksana.”
Tabloda üç genç vardı.
Birinin elinde aynı harita vardı.
Diğerinin boynunda yıldız şeklinde bir kolye.
Üçüncü kişinin yüzü ise çizilmişti.
Ege tabloya yaklaştı.
“Bu kişiler dedemin anlattığı hikâyedeki insanlar.”
“Ne hikâyesi?”
“Dedem, gençken arkadaşlarıyla büyük bir sırrın peşine düştüğünü söylerdi.”
Ada:
“Sonra?”
“Sonra arkadaşlarından biri ortadan kaybolmuş.”
Ada'nın yüzü ciddileşti.
“Kim?”
Ege cevap veremeden yukarıdan bir ses geldi.
Tak.
İkisi de dondu.
Tak… tak…
Ada fısıldadı:
“Yalnız değiliz.”
Ege parmağını dudaklarına götürdü.
Merdivenlerden yavaşça çıktılar.
Üst katta eski bir oda vardı.
Kapının üzerinde yıldız sembolü bulunuyordu.
Ege kapıyı açtı.
İçeride küçük bir masa vardı.
Masanın üzerinde ise…
Yıldız şeklinde bir kolye duruyordu.
BÖLÜM 8 — Gerçek
Ege kolyeyi eline aldığında arkasından bir ses geldi.
“Onu bırak.”
İkisi birden döndü.
Karşılarında yaşlı bir adam vardı.
Ada korkuyla Ege'nin yanına geçti.
Adam:
“Bu kolye yıllardır aranıyor.”
Ege:
“Dedemi tanıyor musunuz?”
Adam uzun süre sustu.
“Tanıyorum.”
“Kim olduğunuzu söyleyin.”
Adam derin bir nefes aldı.
“Ben, dedenin kayıp arkadaşının oğluyum.”
Ada ve Ege birbirlerine baktılar.
Adam devam etti:
“Yıllar önce üç arkadaş bu adaya geldi. Bir şey buldular. Fakat buldukları şeyi paylaşamadılar.”
“Ne buldular?” diye sordu Ada.
Adam masanın çekmecesini açtı.
İçinden eski bir defter çıkardı.
“Bir hazine değil.”
Ege şaşırdı.
“Değil mi?”
Adam başını salladı.
“Bir mektup.”
BÖLÜM 9 — Mektup
Defterin içindeki mektup çok eskiydi.
Mektupta üç arkadaşın hikâyesi anlatılıyordu.
Onlar gençken adada bir okul kurmak istemişti.
Fakat köydeki insanların buna karşı çıkmasından korkmuşlardı.
Bu yüzden bir süre boyunca gizlice çalışmışlardı.
Sonunda köşkte küçük bir oda hazırlamışlardı.
Çocukların kitap okuyabileceği, ders çalışabileceği ve hayallerini gerçekleştirebileceği bir yer.
Ama aralarından biri korkup ayrılmıştı.
Diğer ikisi ise devam etmişti.
Ada mektubu okurken gözleri doldu.
“Bunca yıl herkes bunun hazine olduğunu sanmış.”
Yaşlı adam:
“İnsanlar bazen en değerli şeylerin altın olduğunu düşünür.”
Ege gülümsedi.
“Ama değil.”
Ada ona baktı.
“Bazen birinin hayalini gerçekleştirmek daha değerli.”
Ege başını salladı.
“Kesinlikle.”
BÖLÜM 10 — Dönüş
Tekne onları almaya geldiğinde hava tamamen düzelmişti.
Ada güverteye oturmuş denizi izliyordu.
Ege yanına geldi.
“Bugün çok korktun mu?”
Ada:
“Biraz.”
“Ben de.”
Ada şaşırdı.
“Sen mi?”
“Evet.”
“Hiç belli etmedin.”
Ege omuz silkti.
“Sen yanımdayken belli etmek istemedim.”
Ada birkaç saniye sustu.
Sonra gülümsedi.
“Bu güzel bir şeydi.”
Ege:
“Biliyorum.”
Ada:
“Yine sinir bozucusun.”
Ege güldü.
“Bunu da biliyorum.”
Tekne uzaklaşırken Ada elindeki yıldız kolyeye baktı.
Macera bitmişti.
Ama Ada'nın hayatında başka bir şey başlamıştı.
Ege'yle tanıştığı gün bunun sadece yeni bir arkadaşlık olduğunu düşünmüştü.
Şimdi ise biliyordu:
Bazı insanlar hayatımıza büyük olaylarla değil, küçük bir “merhaba” ile girer.
Sonra fark etmeden bütün hikâyenin en önemli karakterlerinden biri olurlar.
SON BÖLÜM — Bir Yıl Sonra
Bir yıl sonra okulun bahçesinde yeni bir kütüphane açıldı.
Kapısında küçük bir tabela vardı:
YILDIZ KÜTÜPHANESİ
Ada tabelaya bakıp gülümsedi.
Ege yanına geldi.
“Hatırlıyor musun?”
“Neyi?”
“Her şeyin bir haritayla başladığını.”
Ada:
“Ve senin yüzünden başımıza gelen bütün belaları.”
Ege:
“Belaları mı?”
“Evet.”
“Pişman mısın?”
Ada ona baktı.
Sonra başını iki yana salladı.
“Hayır.”
Ege gülümsedi.
“Ben de.”
Tam o sırada arkadaşları yanlarına koştu.
“ADA! EGE! ÇABUK GELİN!”
Ada:
“Ne oldu?”
“Yeni bir şey bulduk!”
Ege ve Ada birbirlerine baktılar.
Ada'nın yüzünde heyecanlı bir gülümseme belirdi.
“Yine mi?”
Ege:
“Sanırım macera bizi buluyor.”
Ada koşmaya başladı.
“Bu sefer haritayı ben taşıyorum!”
Ege arkasından:
“İyi fikir!”
Ada:
“Ve sen de kaybolmayacaksın!”
“Tamam!”
İkisi gülerek arkadaşlarının peşinden koştu.
Kimse bilmiyordu ama kütüphanenin eski dolabında bulunan küçük bir zarfın üzerinde yalnızca üç kelime yazıyordu:
“İkinci hikâye başlıyor.”
SON.
Ya da belki…
Başlangıç.
Bunun 2. Bölümünü istiyorsanız bana ulaşinn
(Çok uğraştım🤧)
Bölüm etkileşimi
