5. bölüm · Huysuz mafyam

3.Duygusuz Gözler

Havva Temel

Herkese merhaba lütfen yorum ve takip etmeyi unutmayın 🤤

Peki önceki bölümü beğendiniz mi umarım okururken keyif almışsınızdır💖

Lütfen yorum yapın benim için önemli olan yorumlar ve fikirleriniz ama takipte edin lütfen 👍

Keyifli okumalar dilerim 🖤🤍

Gözlerimi kocaman açarak koltukta oturmuş iki adama bakıyoıyordum deli
görmüş gibi bana bakıyorlardı ağzımdaki şeker hala yerini koruyordu
Hemen kendimi toparlayarak ağzımdaki şekeri sehbaya bırakarak
" Kusura bakmayın misafirlerimizin olduğunu bilmiyordum affedersiniz"
Yaramazlık yapim derken bunları fark etmemiştim resmen tanımadığım
Adamlara rezil olmuştum sağ elimi uzatarak " ben nida biraz garip bir
tanışma oldu " kıvırcık saçlı olan adam gülen bir yüzle elimi sıkarak " asıl siz kusura bakmayın haber vermeden geldiğimiz için" "eee yani öyle olmuştu damdan düşer gibi tövbe tövbe " hayır tabiki öyle demedim " ben ege tanıştığıma memnun oldum nida hanım" samimi bir şekilde gülerek
" Ben de memnun oldum ege ama bana hanım demesen daha iyi olur"
" tamam" Meriç yanıma gelip elini omzuna koyarak " bu nida kendisi
kuzenim olur nida koltukta oturan bey de kendisi eski arkadaşım Mirza " koltukta oturan adama baktım bana çatık kaşlarıyla bakıyordu bende aynı şekilde kaşlarımı çatarak" memnun oldum " sadece başını salladı kınayıcı bir bakış atarak meriçe döndüm " Melik ve Atakan abi nerede" " onlar birazdan burda olurlar" " tamam " meriçin elimi iterek tekli koltuğa geçip
Oturdum ıyyy gıcık olmuştum o katıksız oduna birde duygusuz bakması sinirlerimi bozdu erkekler iş konuşmaya başlamışlardı bense boş boş onları dinliyordum şekerimide yiyememiştim sehbaya uzanarak yarım bıraktığım şekerimi emeye başlamıştım bile teyzemler ve amcamlar salondan ayrılmışlardı...

Bir süre sonra önümde bir el sallandı irkilerek elin sahibine baktım Atakan abiydi endişeyle bana bakıyordu " fıstığım iyi misin " " iyim de ne zaman geldin hem neden sordun ki iyi olduğumu " " Melik gülerek " kızım prasayı sabahtan beri yediğini farkında mısın" " ne pırasası be" gözleriyle bir yeri
İşaret eti oraya baktığımda pırasayı yarısına kadar yemiştim o yüzden ağzımda garip bir tat vardı salona baktığımda Meriç kah kahsını tutmadan anıra anıra gülmeye başladı bununla beraber Melik te gülmeye başladı
kafamı sağa çevirdiğimde kıvırcık saçlı olan adam kendini zor tutuyordu gülmemek için Mirza ya baktığımda duygusuz ca bana bakıyordu
diğerlerine dönerek " ne var hiç mi prasa yiyen birisini görmediniz yani"
Atakan abi beni yerin dibine soktu " sen prasa sevmezsin ki" ona baktım vur dedi öldür demedik be abi konuyu değiştirmek için en saçma şeyi söyledim
" eee prasamla aşk yaşıyorum ama siz katıksız odunlar içine ettiniz " cık cık layarak Meriç gülmekten kıp kırmızı olmuştu sinirle yarısını yemiş olduğum prasayı Meriç piçinin kafasına atım resmen beni yükseltmek yerine yerin dibine sokmuştu o sırada gül teyzemin sesi salona geliyordu " çocuklar yemek yiyin sonra devam edersiniz" ona bağırarak " tamam" salondan çıkmaya başladım yeerince rezil olmuştum zaten arkamdan bir çift mavi gözün beni seyretiğini his ediyordum ama dönüp bakmadan yemek salonuna geçip oturdum diğerleri de geldiğin de yemek yemek yemeye başlamıştık Deniz teyzem önüme prasa yemeği koyduğunda yüzümü ekşiterek " teyze biliyorsun sevmiyorum" " kızım ye vitamin verir" tabi canım herkes yemeğine odaklanadığında karşımda oturan Atakan abi ye sessizce seslenmeye başladım " pişt Atakan abi lan Atkan abi" vesselam her zamanki gibi beni duymuyordu ayağına vurmaya çalıştım ama olmadı sinirle biraz sandalyeden kayarak sert bir şekilde ayağına vurdum galiba yanlış kişinin ayağına vurdum mirza kaşları çatık bir şekilde bana bakıyordu sevimlice gülümsedim ah Atakan elime geçiceksin nasıl olsa Mirza beni şoka sokacak şeyi yapatı masanın üzerinden eğilerek tabağımı alıp kendi tabağına tiksinmeden koyarak önüme bıraktı minnetle gülümsedim
demeki o kadar da odun birisi değildi yaptığı şey içimde ona karşı bir şeyler his etmeme sebep oldu tiksinmeden kaşıkla yemeğini yemeye başladı hani bazıları tiksinti ya ama o tiksinmedi masadakilere baktığımda herkes yemeğiyle ilgileniyordu hemen önüme dönerek yemeğimi yemeye başladım...

Yemek bittikten sonra erkekler iş konuşmak için çalışma odasına gittiler
bende salonda oturup sosyal medyada oyalanıyordum teyzem bana seslenerek " nida kahve yapıp amcalarına götürsene kızım " yerinden kalkarak " tamam teyze" diyerek mutfağa gittim " çagla abla kaç şekerli içiyorlar " " Mirza bey şekersiz ,ege beyse çok şekerli" " tamam sağol canım benim " diyerek kahve yapmaya başladım kısa bir süre sonra fincanlar koyarak üst kata çıkmaya başladım kapının önüne gelerek bir dizimle tepsiyi sabitleyerek kapıyı açtım içeri girdiğimde hepsi bana döndü ama yüzlerinde garip bir ifade vardı kaşlarımı çatarak " noldu ne bu yüzünüzden düşen Bin parça" ortaya doğru yürüyerek tepsiyi orta sehbaya bıraktım " birisi artık konuşcak mı yoksa ben mi öğrenim " amcam koltuğundan kalkarak " otur kızım" yanımdaki kahve rengi tekli koltuğa oturdum teknkaşımı kapdırarak
onlara baktım amcamam dönerek " amca noluyor korkutmayın beni" " tamam sakin ol anne ve babanı öldüren kişi bu sefer seni öldürmek için adam yolamış " gözlerimi büyüterek " nasıl hani bu adam öldürmüştünüz " " öldürdük ama oğlu babasının intikamını almak için senin peşine düşmüş sen evde değilken siyah gül yolamış Atakan ve Melik onların kimin gönderdiğini araştırmaya gitti " demek o yüzden gitmişlerdi endişeyle onlara bakmaya başladım " peki oğluda aynı şeyi yaparsa" Atakan abi hemen söze girerek " hiç bir sikimi yapamaz korkma " o anları hatırlayınca tüylerim diken diken oldu gözlerimin dolduğunun farkındaydım ama ağlamamak için kendimi sıkıyordum çaprazımdaki adama baktımda
her zamanki gibi kaşları çatık bir şekilde bana bakıyordu bakışları mı ondan kaçırarak amcamlara döndüm " peki bir çözümünüz var mı" sesimin titremesini engelleyerek amcam sıkıntıyla " var" " nedir " Mirza yla evleneceksin bir tek o seni koruya bilir biliyorsun baban yer altı dünyasının isimlerinden biriydi o öldüğü için bir tek seni Mirza koruyabilir" " nasıl amca siz benle dalga mı geçyorsunuz" Meriç konuşarak " biraz sakin ol Mirza hepinizden daha güçlü seni bütün tehlikelerden korur bunu red etme
senide İnci ve Murat amcam gibi kaybedemeyiz" " o orospu çocuğunun tekrar sana aynı şeyleri yaşatmasını istemiyoruz kabul et evlenmeyi tek kurtuluşun bu" bu sefer konuşan Melik ti ikinci defa onları bu şekilde görüyordum durum çok ciddiydi derin bir nefes alarak " tamam bu huysuz adamla evlenicem " Mirza ya baktığımda homurdanarak önüne döndü galiba ona hakaret ve lakap takılmasını sevmiyordu amcam söze girerek " iki gün sonra nişanınız var " o anlıkla " ohaaa " dedim bu halde bile onları eğlendiriyordum bu kelimemle herkes gülmüştü bir kişi hariç bilin bakalım kim huysuz Mirza adamdan gerçekten gıcık olmuştum ve bu adam benim evleniceğim kişi Allah var adam baya yakışıklıydı koyu mavi gözleri ve gözlerinin etafını saran kıvrak kirpikleri vardı açıkçası biraz İmrenemeden edemedim yüzüne yakışan bir burna sahipti siyah saçlarına şekilendirmişti kesilikle bu adama siyah yasaklanmalıydı siyah gömlek tam üzerine oturmuştu ve kasları adeta ben burdayım diyordu siktir baya yakışıklıydı ve bu adam benim kocam olacaktı...

Evet canlarım bir bölüm sonuna daha geldik 🤤

Umarım bölümü beğenmişsinizdir 😉

Nasıl beğendinizmi eyer beğendiyseniz yorumlarda yazar mısınız lütfen 🌺

Lütfen takip ve yorum yapın sadece bir kişiden ilk yorumumu aldım ve ona çok teşekkür ederim o kadar mutlu oldum ki anlatamam siz de yazar mısınız lütfen yoksa bölümü çok geç yayınlarım ( şüpheli) 🤔

Fikirlerinizi hiç çekinmeden yazabilirsiniz bıkmadan okurum

Sizden ricam yorum ve takip edin lütfen 🥺

Sizi çok seviyorum bol yorumlarda ve bölümlerde görüşmek üzere canlarım benim sağlıcakla Kalın 🖤🤍🖤