Güzel Görünen Yolculuk...

Vaveyla Yazarı: Hüseyin Çetinöz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: Güzel Görünen Yolculuk...

Güneşin gözlerimi kamaştırıp uyan artık gitmek üzereyim dercesine gün batımına doğru sürüklenmesi. Çalmakta olan güzel bir aşk şarkısının anlamlı sözleri ve kulağımda bu şarkının fon müziği niteliğinde çınlamaya neden olan otoban yolu. Henüz 5 yaşına girmeme saatler var. Doğum günü denilen olayı bilmiyorum ve gitmekte olduğumuz kişileri hiç görmemiş, sadece annemin yola çıkmadan çok tatlı bir kardeşin yanına gidiyoruz dediğini hatırlıyorum. Arabanın arka koltuk rahatlığı, çalmakta olan müziğin verdiği huzur ve annemin beni düşünerek başımın altına koyduğu kuş tüyünden oluşan yastık o kadar güzel bir duygu yaratıyor ki uykudan kalkmak hiç istemedim. İstenilen her duygu istediğimiz gibi olmayabiliyor ve o an istediğim duyguyla uyanmak düşlerimdeki gibi olmadı. Rüyamda görmekte olduğum sevgi yumağı olan pandalar, deniz kenarında güneşlenirken, gökyüzünün bir anda bulutlarla kaplanıp yağmurun yağması ve bu yağmurun şiddetini ani bir şekilde arttırmasıyla denizin dalgalarında boğulup hayatları son buluyordu. Anne ve baba panda elleri birbirlerinden ayrılmamış halde ölmüş, deniz kenarındaki kumsalda yatarlarken, her vuran dalga kendilerini birbirinden uzaklaştırıp herkesi farklı bir yöne doğru sürüklüyordu. Güneş gözlerimi artık fazla kamaştırmaya başlayıp, alnımda akmakta olan terlerin uykuma engel olmasıyla yattığım kuş tüyünden yastıktan fırlayıp ağlamamla birlikte arabada olan mutlu anın yerini telaş almıştı.
Annem bana doğru dönüp ne oldu Semihcim kabus mu gördün yoksa dedi. Kabus nedir bilmeyen ben için korku ve şaşkınlıkla;
Evet çok kötü bir rüya, pandalar ölüyordu anne diyerek ön tarafta oturmakta olan annemin kucağına atladım. Babam yan koltuktan başımı okşarken, korkma oğlum biz bizeyiz, arada sırada böyle rüyalar görebiliriz ama onlar gerçek değil, sen korkma yakışıklım diyerek beni rahatlatmaya çalıştı.
İzlediğim çizgi filmlerden görüp çok hoşuma giden siyah beyaz pandaları fazlasıyla sevmeye başladığım için babam bana küçük bir panda almıştı. Her uyuduğumda onunla uyumazsam içim rahat etmeyecek veya yalnızlıktan ölecekmişim gibi hissediyordum. Rüyamda hoşuma giden pandalar benim için bir kabus olup, o kadar çok korkutmuştu ki, hıçkırarak arka koltuktan yere düşmüş olan pandamı elime alıp, neden böyle yaptığını sorgular gibi gözlerimi üzerinden ayırmadım. Pandamın üzerinden bakışlarımı ayırmadığım sırada annemde benden gözlerini ayırmadı. Arabada çalmakta olan müzik kulağıma birden hoş gelmeye başladı, belki de bu psikolojiden çıkmak istedim. Gözlerimi oyuncak pandamın üzerinden çekip müziğin sesini biraz yükselttim ve annemin gözlerinin içine baktım. Annemde bana karşılık verip tatlı bir tebessümle gülümsemeye başladığında, yanaklarındaki çukurlar ortaya çıkmaya başlamıştı. Ne kadar derin bir çukur olduğunu kestiremeyip, nasıl bu kadar tatlı gülümseyebiliyor diye düşünürken, annem bakışlarını babama çevirip uçsuz bir okyanusun, derinlerindeki görünmeyen güzelliklerini incelercesine tatlı tatlı bakmaya başladı.
Gideceğimiz yerin ne kadar kaldığını sordum. Babam tahmini olarak 15,20 dakikalık mesafe kaldığını, otobandan çıktıktan sonra şehir merkezine varınca gideceğimiz yerin çok uzakta olmadığını söyledi.
Gerçekten bu kadar yolculuk sonrası karnım yeterince acıkmaya başlamış ve aklımdan ilk geçen güzel bir hamburgerin yanında, kızartılmış patateslerin olduğu lezzetli bir abur cubur yemek olacaktı. Bunun heyecanı o kadar çok mutlu etmişti ki, hemen aklımdan geçenleri dilime vurdum ve aklımdan geçen bu güzelliklere onay verilecek sözleri bekledim. Onay verilecek sözlerin yerine onay verilen gülümsemelerde benim için yeterli oldu. Babam anneme dönerek;
Uzun zaman oldu, geçmişi yad etmek için bizlerde rakı masası kurmaz mıyız dedi.
Konuşulacak çok güzel muhabbetler olacak, dediğin gibi bizlerde çocukların yanında kuracağımız güzel bir rakı masasıyla ortamı çok güzel hale getirebiliriz dedi annem.
Otoban yolundan ayrıldıktan sonra kulağımdaki çınlama bitmişti. Arabada çalan müzik kulaklarıma hükmedip, yeşil ağaçların arasında güneşin yüzüme yansıması, pencerenin hafif açık olması sayesinde arabanın içerisinde dolan havanın burnumdan vücuduma geçince, kendimi aşırı huzurlu ve rahat hissetmeye başlamıştım. Hafiften gözlerim dalmaya başlamıştı ki, babam bize seslenerek kendi tarafında batmakta olan güneşi göstererek, bakın sahilde gözükmeye başladı ve güneşin batmasıyla ne kadar güzel gözüküyor değil mi dediği anda, güneşin sarıdan daha çok turuncu ve kırmızıya dönük olması dikkatimi o kadar çok çekti ki;
-vayyy güneş ne kadar büyük, ve bu güneş sarı değil neden kırmızı güneş diyerek şaşırmıştım.
- annem o sırada güneşin büyüleyici güzelliğine bakıyor, babama baktığı hayranlıkla güneşi de gözlemliyor ve bana da açıklama yapmaktan kaçınmayıp; Güneş böyle uçsuz bucaksız gözüken yerlerde çok daha büyük gözükür ve günün batmaya başladığı, alçaldığı anlarda turuncu ve kırmızıya dönüşerek eşsiz bir güzellik katar.
Babam varış noktamıza çok az kaldığını söyleyip Mert ve Sevgi’nin evleri yukarı tarafta diyerek sahil kenarının karşı yolunda duran evleri gösterip, ara tarafında olması gerektiğini vurguladı. Artık söylenilen yere varmıştık ve telefonla arkadaşını aradı.
- Tarif ettiğin yere vardık, sizin eviniz hangisi diye sordu. Kırmızı pancurlu evin onlara ait olduğunu öğrendikten sonra görmemiz pekte zor olmadı ve arabayı ara sokağa sürdükten sonra sol ikinci tarafta duran kırmızı pancurlu 2 katlı evin kapısına çıkmış bizleri bekleyen arkadaşları ve onların yanlarında duran saçları hafif kıvırcık, güneşten dolayı kararmış, yüzünde ve kollarında yanık izleri duran buseyi gördüm. Odak noktam evlerinin ne kadar büyük olduğu ve bahçesinde duran havuzdu. Bizim oturduğumuz evlere göre fazlasıyla büyük ve bahçesinde havuz olan evlerden daha önce sadece televizyonlardaki filmlerden gördüğüm için fazlasıyla gözüme ışıltılı gelmişti. Evin ön tarafına arabayı park edip indik ve yanımıza doğru hafif yüzlerindeki tebessümle yaklaştılar.
- Ooo hoş geldiniz ne iyi ettiniz diyerek herkes birbirine sarıldı ve babam bana dönerek;
- Bak oğlum bu salih abin ve buda sevgi ablan dedikten sonra benim yanaklarımı sıkıp maşallah semihcim yıllar geçti görmeyeli büyümüş delikanlı olmuşsun sen dediler. Ardından arkada annesinin bacaklarından tutarak biraz çekingen bir tavırla ortamı gözlemleyen buseyi gösterip bak buda bizim prensesimiz buse dedikten sonra hep birlikte eşyalarımızı alıp içeri doğru geçtik.
Evin içerisine girdikten sonra eşyalarımızı bıraktık ve gözlerimle evin içerisinin ne kadar büyük olduğuna kendimi kaptırıp yürürken evin içerisinde merdivenlerin olduğunu fark edip bir üst katında olduğunu anladım. Fakat bizim oturduğumuz yerlerde evin içerisinde merdivenler olmadığı için dikkatimi çekmiş ve evin içerisinde yürürken karşı tarafımda büyük bir cam olduğunu fark edip onun arka tarafında evin dışarısında fark ettiğim havuz kısmı duruyordu. Sol tarafımda evin oturma alanına çok yakın duran mutfak ve oturma alanıyla mutfağın ortasında duran geniş büyük bir masa vardı. Gözlerim evin içini gözlemlerken, annem ve babam eşyalarımızı bırakmaya devam ediyor ve bir yandan da muhabbet ediyorlardı. Cama doğru yaklaşıp havuza bakarken yanıma buse geldi.
- Merhaba ben buse; havuza gidip yüzelim diyerek kolumdan çekip bahçeye çıkardı.
Ben henüz yüzmeyi çok bilmediğim, birkaç sefer babam ve annemle denize gidip orada çat pat öğrendiğim için, içimde farklı heyecan ve giderek artan kalp çarpıntısı olmaya başladı. Buse beni kollarımdan çekmeye devam ederken durdum ve yüzmeyi henüz çok fazla bilmediğimi söyledim.
- Bak burada kolluklarımız var, simidimiz var, bende çok fazla bilmiyorum ama bunlar sayesinde havuza rahatça girebiliyorum dedi.
Söylediği aletleri öncesinde kullanmıştım ama uzun zaman önce kullandığım için içimde çok fazla rahatlama olmamış, arkadan annemin imdat sesleri yardımıma yetişmişti.
- Semih gel oğlum havuza gireceksen kıyafetlerini giydirip ondan sonra girersin buseyle havuza.
Buseye biraz beklemesini söyledim. Annemin yanına gidip kıyafetlerimi giymeme yardım etmesi ve anneme o esnada havuza girdiğimde kollukların ve simit denilen aletin ben suyun altına çekip çekmeyeceğini sordum. Yüzmeme yardımcı olabilmesi ve suyun altına beni bu kurtarma aletlerinin çekmeyeceğini annemin onay vermesi üzerine içim rahatlamış, kafam rahat bir şekilde havuz başına doğru yürümeye başlamıştım. Havuz kenarında masada oturmuş olan babam ve arkadaşlarının yanına gidip kollukları takması için babama yardım etmesini söyledim. Babam kollukları takıp yanağıma bir öpücükte kondururken;
- Sevgi ablada bana bakaraktan maşallah oğlan aynı sana benziyor mert dedi.
Babamda büyük bir gururla tipi aynı ben huyu suyu da cennetle benden ortak olarak almış dedi.
-Salih abi ne kadar şanslı olduğumu söyleyip, gelecekte ne kadar şanslı bir çocuk olacağımı gözlerimin içine bakarak vurguladı.
Babam kolluklarımı takmayı tamamlarken arka taraftan yükselen busenin hadi gel semih sesiyle havuza doğru koşmaya başlayıp suya atladım. Suya atlayıp dibine girdikten, vücudumun ayaklarımdan başıma kadar suyla kaplandığını anladıktan sonra içimde bir heyecan oluştu. Ben nasıl bir anda bu şekilde atlayıp gerçekten suyun üstüne çıkabilecek miyim, çıkamayacak mıyım bilmeden atladığıma şaşırdım. Birkaç saniye içerisinde gözlerim etrafımda kabarcık harici bir şey görmezken suyun üstüne fark etmeden çıkıp nefes alabildiğimi anlayınca içimde rahatlama oluştu. Annemin dediklerinin yalan olmayacağına bir kez daha kanaat getirip başımın üstünden akmakta olan suyu elimle silip havuz kenarında duran babamlara ve onların yanına oturmaya yaklaşan anneme bakarak gülümseyip, içimdeki tarif edilemez duyguyu onlarla paylaşmaya başladım. Onlarda benim bu mutluluğumu görünce yüzlerindeki gülümseme katbekat artmıştı.
-semih hadi gel yarışalım diye arkadan seslenen busenin sesi, içimde oluşan azim duygusu hırsla birleşip hayatımda hiç suya temas etmemişim ama bu suyu ve buseyi yenebilirim duygusuyla yarışmak için busenin yanına doğru kulaçlar atmaya başladım. Yanına vardıktan sonra busenin gözlerine baktım ve ondaki kararlılık duygusu uzun zamandır içinde bulunduğumuz havuzun hakimi ve sahibi benim edasıyla birleşmişti. Beni kesinlikle yenecek ti, bunu anlayabiliyordum fakat ne olursa olsun bu savaştan ve kazanma duygusundan vazgeçecek değildim. Birden üçe kadar saydı ve suyun altına girip karşı tarafa doğru kulaçlarımızı atmaya başladık. Her çektiğim kulaç sonrası kendimi hızlanmış hissediyor ama yanımda yüzen buseyi gördükçe ben yüzüyorsam o denizkızı gibi süzülüyor gibi geliyordu. Benim ve ailemin hayatında böyle lüks ve şaşalı hayat bulunmadığı için bunu gayet normal karşılayıp buse karşımızdaki duvara değdikten sonra büyük bir mutlulukla;
Heyyy ben kazandım! çok hızlıydım diyerek sevinmeye başladı ve bende bu adil olmayan yarışı bitirdikten sonra bunu normal karşılar bir gülücük atarak, dışarı doğru baktım. Babam ve annemin benim üzülmemem için bana doğru attığı öpücükleri yanaklarımda hissettim.
Yaklaşık 20 dakika boyunca havuzun dışına çıkıp, tekrar suya atladım. Suyun dibine her batışımda büyük bir heyecan kaplıyordu sol tarafımı. Su yüzeyine çıkıp nefes aldığımda, kendimce verdiğim savaşı kazanıp, henüz 5.Yaşına adım atacak bir çocuk için tarif edilemez mutluluk sarıyordu bedenimi.
Annem, babam ve dostları biz havuzda eğlenirken kendi aralarında muhabbetlerini edip, arada sırada kulağımın işittiği kadarıyla, son zamanlarda neler yapıldığı, hayat akışlarının nasıl ilerlediği üzerine konuşup durdular. Hava artık kararmaya başlıyordu. Annemde bugünkü yol yorgunluğumu bilerek beni ve buseyi havuzun dışına çağırıp eğlencemize yarın devam edebileceğimizi söyledi. Biraz nazlanıp, havuzun içerisinde birazcık daha vakit geçirebilmek için annelerimize dil dökmeye çalışsak ta, onların yemek yiyebilmemiz ve bu şekilde hasta olabileceğimizi ifade eden sözleri üzerine havuzdan çıkmaya karar verdik.
Buse ile birlikte havuzdan çıkıp sevgi abla ve annemin bizleri yukarı kattaki banyoya götürüp duş aldırmaları sonrasında iyice durulandık. Annem buraya gelirken getirdiği henüz giymediğim kıyafetleri üzerime giydirirken, hiç giyilmemiş kıyafet olmasının temiz kokusu ve rahatlığı aşırı derece mutluluk ve rahatlık verince, kendimde rahatlama hissine vardım. Siyah kısa pantolon, beyaz pamuk gömlek ve siyah spor ayakkabı çok şık durmuştu. Kendimi görebileceğim ayna yoktu, kendimi aynadan daha net gösterebilen annemin bakışları ve ne kadar tatlı olduğumu anlatan gözleri yeterliydi. Kıyafetlerimizi giyip hazırlandıktan sonra tekrar aşağı indik. Merdivenlerden indikten sonra, üzerimdeki kıyafetlerin verdiği mutluluk hissiyle babamın yanına koşar adımlarla vardım. Beni sarmalayan babam, kafamı okşayan salih abiyle birlikte ne kadar yakışıklı bir delikanlı olduğumu ifade ettiler. Arkamdan buseyi sevgi abla getirdi ve busede geceye uygun çok güzel kıyafetlerini giymişti. Bizleri babamızın yanına bıraktıktan sonra annem ve sevgi ablada kıyafetlerini giymeye gittiler. Güzel bir akşam yemeğine hazır hale geliyorduk. Annem ve sevgi ablanın kıyafetlerini giymesini beklerken kapı zili çaldı. Salih abi heyecanla ayağa kalkıp;
Size sürprizim var mert, bizimle akşam yemeğine bakın bakalım kimler geldi diyerek bahçe terasından kapıya doğru yürüdü. Kapıyı açıp içeri çift olduğunu düşündüğüm kişileri davet etti. Salih abi ve sevgi ablayı ilk defa görmüş biri olarak içeri aldığı kişileri de ilk defa gördüm. Ama içeri giren kişileri ilk defa görmemiş kişi olarak babam büyük bir mutlulukla ayağa kalkıp gelen kişilerin yanımıza yaklaşmasını bekledi. Çift diye düşündüğüm kişiler aslında abi ve kardeş olan Sinan ile Tuğba’ydı. Yanımıza geldikten sonra birbirlerine sarılıp babamın;
‘sizlerde mi buradaydınız, ne güzel bir sürpriz.’ diye sarılmasıyla mutlu bir hal aldılar. Kimseye kendimi tanıtmadan benim kim olduğumu tanımaları ve ismimi sorup;
‘ Demek Merdo’nun oğlu sensin demeleri’ ve benim düşünceli yapıya büründüğümü görmeleri biraz eğlenceli ortam yarattı. Tuğba ablanın babanın ikizi gibisin yakışıklı demesiyle nasıl beni tanıdıklarını anladım. Annem yukardan inip gelen misafirleri görünce mutlu oldu ve Tuğba ablaya sımsıkı sarıldıktan sonra hoş geldin sende Sinan diyerek el tokuştular.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

9okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18