4. bölüm · Hırladı
Basurumu Azdiriyorsun
Bir oteldeydik ve otelde tek bir oda boştu. Tek kişilik tek bir oda... Bu adam ise yolda beni takip eden sapığın tekiydi. Onu bir yerlerden tanıyor gibiydim ama çıkaramiyordum. Tanidik simasının yanı sıra oldukça üst düzey bir yakışıklılığı ve çekiciliği vardı. Yolda beni takip etmiş, arabam bozulunca kendi arabasiyla buraya getirmişti. Bense yeni bir hayata baslamak için yola çıkmış, Bodrum'a gidiyordum. Gece vakti olunca bu otele geldik. Bana otel odasında beni takip ettiğini horlayarak söyledi. Evet horlamıştı: bu beni ona bağlayan ilk detay oldu.
Ellerime değen elleriyle hayallerimden sıyrıldım. Gözlerinde saf bir mutluluk vardı. Neden mutluydu ki?
"N-neler oluyor koca adam?"
"Senin bu kadar yakınında oturmak... Basurumu azdırıyor küçük hanım."
Dudaklarımdan sesli bir nefes verdim. Gözlerindeki ve sözlerindeki büyüye kendimi kaptırmamalıydım. Hızla ayağa kalktim ama elim az önce uzanmaya çalıştığım vazoya çarptı. Vazo düştü, ne kadar da sakardım böyle. Tarihin en sakarı ben olmalıydım, hatta belki de oyleydim.
Elim vazoya carpinca bende dengemi kaybettim. Ve tam düşerken...
