2. bölüm / 3
Hilzey2.Bölüm
Bölümler 3Şu an: 2.Bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Zeynep sen katil misin?" diye şaşkınlıkla sordu. Şaşırmıştı çünkü Zeynep öyle birine benzemiyordu ve Mina öyle anlatmamıştı. Büyük ihtimalle onlarda bilmiyordu. Zeynep'in yüzü bembeyaz olmuştu. Olduğu yerde donup kalmıştı. Telefonu kapattı.
"H-hilal sen ne zamandan beri buradasın?" dedi kekeleyerek.
"Katil olduğunu itiraz ettiğinden beri. Gerçekten mi?" diye sordu Hilal.
"Sanane Hilal." dedi.
"Ne demek banane Zeynep? Şimdi katil olup olmadığınla ilgili birşey duydum ve sen bana böyle mi diyorsun?Genişliğin böylesi." dedi şaşkınlığı yavaş yavaş geçiyordu.
"Ne yapacaksın Hilal tehtit mi edeceksin?"
"Öyle biri Değilim. Sadece..." lafını tamamlamadan Zeynep lafını böldü.
"Ne sadece? Sen kendini benim arkadaşım falan mı sanıyorsun. Adını öğrendim diye arkadaşım değilsin ve seninle tanışmak için gelmedim Mina'nın hatrına burdayım. Eğer tehtit edeceksen umrumda değil bunuda bil. Hayatıma bir daha burnunu sokmaya çalışma. Çalışırsan olacaklardan ben sorumlu değilim." dedi Zeynep.
"Ne yaparsın öldürür müsün?"
"Belki de." Zeynep mutfaktan çıktı. Hilal salona geçti. Salonda Mina, Sueda'ya yastıkla vuruyordu.
"Ya ben sana o kadar mı vurdum? Abla yardım ett!" diye bağırdı Sueda. Kimse Sueda'ya yardım etmedi. Sueda son darbe ile koltuktan düştü. Sueda dışında herkes güldü. Lidya gülerek Sueda'yı yerden kaldırdı. Sueda saçlarını geriye attı kaldıranın Lidya olduğunu görünce sırıttı.
"Cennetine düşsem böyle kaldırır mısın?" dedi çapkın bir sırıtışla. Kızlardan 'oooo' sesi duyuldu. Mina, Sueda'nın ensesine vurdu.
"Bizimki açılmış bakıyorumda." dedi Mina gülerek.
Lidya göz devirdi Sueda'ya, hoşuna gidiyordu ama belli etmiyordu. Sueda, gözlerini kısarak Lidya'ya baktı.
"Geldiğimden beri niye göz devriliyor bana Lidyacım." diye sordu. "Yoksa beni kızlardan mı kıskandın? Korkma ablamlar." dedi.
Lidya şaka yaptığını düşündü ama yüzünde şakaya dair işaret bulamadı. Bunu ciddi yapacak kadar mal mıydı bu kız? Malsa bile çekici bir maldı.
"Sueda canımın dışı sana bir şey sorucam. Müsaade var mı?"
"Tüm müsaadeler senin kurban olmadığım."
"Mal mısın?" diye ciddi şekilde sordu Lidya.
"Evet." dedi Sueda. Onların tartışmasını izleyen kızlar gülmeden edemedi. Lidya güldü. Sueda, Lidya'yı yanına çekti. "Sen gülünce öldüm sandım." dedi.
Lidya bıkkın bakışlar attı. Hilal ve Zeynep bakışıyorlardı ama öyle arkadaşça bakışlar değildi sanki iki düşman gibilerdi. Zeynep rahattı çünkü katil değildi sadece birini yaralamıştı ve onun üzerinden iki hafta geçmişti. Sonuçta yaralanan kişiye bir şey olmamıştı. Ama Ayça onu tehtit ediyordu. Onunla sevgili kalmazsa adamı yaraladığı anın kayıtlarını polise verecekti. İki haftadır bokun içindeydi. Hilal'in öğrenmesi onun için iyi olmamıştı. Hilal'i tanımıyordu ve onu herkese söyleme ihtimali vardı. Şuan herşey normaldi ama hep normal kalacağı anlamına gelmiyordu. Her şey bomboktu. Tam bunları düşünürken Hilal ona doğru yaklaşıp bacağına dokundu ve ona mutfağa gel sinyali verdi. Hilal koltuktan kalkıp mutfağa yürüdü. Kimse farketmeden arkasından Zeynep gitti.
"Ne oldu Hilal?"
"Eğer bana ne olduğunu anlatmazsan..."
"Anlatmazsam ne?"
"Onu anlatmadığında öğrenirsin."
"Ne yaparsın polise mi gidersin ya da..." sırıttı ve devam etti. "Söyletene kadar sevişir miyiz? Çünkü hareketlerin bunu anlatıyor." dedi.
"Siz abla-kardeş hayırdır?"
"Genimizde var demek ki?"
"Belli.Neyse konumuza dönelim. Söyle katil misin?"
"Çok öğrenmek istiyorsan değilim. Üstüme atılan bir iftira."
"Neden iftira atsınlar ki?"
"Seni ilgilendirmez. O kadar samimi değiliz daha." yine soğuk haline dönmüştü. En azından konuşmuştu Hilal bunla yetinecekti.
"Pekala, o kadar samimi olduğumuzda söylersin."
"Samimi olacağımızı sanmıyorum." dedi Zeynep.
Sueda mutfağa girdi. "Kusura bakmayın ya da bakın böldüm Sizi. Lidya'm su istedi." dedi neşeyle su doldurdu. "Hadi sizde gelin dışlamayın bizi." dedi ve mutfaktan salona gitti. Onlarda salona gittiler. Geceye kadar sohbet ettiler. Sonra evlere dağıldılar. Lidya ve Hilal, Mina'nın evinde kalıyorlardı. Mina, Lidya'nın başında Sueda ile ilgili şeyler anlatıyordu. Sonra balkondaki Hilal'i farketti.
" Şimdi sıra ablanda Lidişko. Bu arada odan şu kenarda. Sana iyi geceler." dedi ve Hilal'in yanına gitti. Hilal balkondan dışarıya bakıyordu.
"Hilalcim uzaklara dalmış kimi düşünüyorsun?" dedi sırıtarak.
"Ben kimseyi düşünmüyorum ama sen düşünüyorsun gibi." dedi Hilal hafifçe gülümsedi.
"Kimi düşünecekmişim ben?" dedi Mina anlamamazlıktan gelerek.
"Esin."
"O kadar belli mi?"
"Fazlasıyla."
"Flört gibi bir şeyiz galiba."
"Galiba ne Mina ya? Belirsiz konuşursan baştan olmaz."
"Bilmiyorum ki hiç ilişkimiz üzerine bir konuşma yapmadık."
"En kısa sürede bu belirsizlikten kurtul canım arkadaşım."
"Bakıyorumda çok deneyimlisin Hilal hanım."
"Tabii ki."
"Hilal bir şey dicem benle ve Esin, Lidya ile Sueda, senlede Zeynep, nasıl olurdu?"
Hilal kendini Zeynep ile sevgili düşündü. Ama hayır çok uyumsuzlardı.
"Zeynep ve Ben? Daha uyumsuz ikili olamaz."
"Zıt kutuplar birbirini çekermiş Hilalcim."
Tam o anda Mina'nın telefonu çaldı. Arayan Sueda'ydı.
"Alo, Mina abla koş ablamı götten sikecekler!"
"Ne?"
"Ayça evi bastı! Kapatıyorum koşun." dedi ve Sueda telefonu kapattı.
Bölüm etkileşimi
