1. bölüm / 1
HİKAYENE BAĞLIAşkı Öğreten minnetle
Bölümler 1Şu an: Aşkı Öğreten minnetle
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İLHAM KAYNAĞIMA İTHAFEN
.
.
.
Ay ışığı yansımış olmalı
Yoksa böyle nur saçamazsın ömrüme
Bahçedeki tüm çiçekleri sen mi kopardın
İçime çektiğim kokunla yapıştın tüm hücreme
Kaderden olsa gerek ya
Ellerimizin buluşup, hesapsızca girdin gönlüme
AŞKIN HALİ
Akıl bilmez kalp bilirmiş
Aşk düşünce başa
Baş kalbin önünde eğilirmiş
Ruh ise aşka itaat edermiş.
Sevince elleri titrermiş insanın
Gözler sadece sevince gülermiş
Kuş gibi hafiflermiş insan
Dil tutulur, sözler birbirine girermiş
Masum kediye dönermiş gaddar
Bülbül gibi şarkı söylermiş
Mehtap gibi seni izler
Sevince; toprak insana dönermiş
Dünya sevene güzelmiş
Güzellik sevdiğine özelmiş
Zaten gören de kalpteki gözlermiş
Ay parlar, geceler gündüze dönermiş…
AŞK’TA KALMIŞ
Duvarda dayalı durur gitarım,
Çalmayı bilmesem de notalarımdasın.
Bir mikrofonum yok belki ama
En güzel nakaratlarımdasın.
Şarkılar söylemek isterdim sana,
Kafiye öğrenmiş boş şairim ben.
Masal gibi durduğuma bakma,
Konusunu kaybetmiş romanım ben.
En son suskunluğumda kaybettim kendimi,
Tatlı diline alışkın haylazım ben.
Sesini duymadığım her an,
Dünyası susan insanım ben.
Peki ya sen…
Sevdayı elbise gibi giyen kadın,
Beni benliğinle esir aldın.
Şimdi sende volta atacağım adım adım.
AY IŞIĞI
Yırtılsa bütün sayfalar,
Yok olsa hatıralar,
Yüreğimdeki tüm mısralar,
Dile gelir ay ışığında.
Sormazlar halimi mecnun muyum ne;
Görmezden gelirler ateşimi yansın diye,
Beni daldırdığın gözlerindeki sevgiye,
Dile gelir ay ışığında.
Satrancındaki piyon gibiyim,
İstersen hamle yaparsın beni.
Satrancımdaki şah gibisin,
Tüm ordum emrinde.
BİZ
Bir çay koyda içelim
Çay rengi gözlerinde sohbetinde demlenelim
Sonra ben her yudumda seni içeyim
Sohbetimiz koyu olsun
Bir kahve yap içelim
Orta olsun
Fala gerek yok
Kırk yıl hatırı olsun
Bir çorba yap içelim
Soğuktur buralar ısıtsın içimizi
Doyursun sevgimizi
Yuvamızın ocağı olsun
Hadi film izleyelim
Konusu aşk olsun senaryoyu biz belirleyelim
Oyuncusu sen ol
Ben seni seyredeyim
Bırakalım entrikalı dizileri
Beraber müzik dinleyelim
Dans edelim
Eğlenmeden yarına geçmeyelim
Yeter ki sen ol yanımda
Loş ışıkta sen uyu ben seni izleyeyim
Uyanınca gözlerin gülsün
Ben gözlerinden öpeyim
AŞK’TAN İNSAN
Sustukça büyüyor insan
Eşyalar eskiyor su gibi geçiyor yıllar
Narin bir tendi kaybolunan
İçindeki çocuğu tekrar buluyor insan
Çok istiyor ona dokunmayı
Dokundukça onda kaybolmayı
Kavrulup tenine savrulmayı
Savrulan hücrelerim sen olmayı
Sende olunca aşk olmayı
Bir olmayı seviyor insan
Vazgeçmek yok fıtratımda
İzinde yürürüm her adımda
Yazılan kaderin doğrultusunda
Okuyor seni yazıkça bu insan
ACEMİ ŞAİR
Ben acemi şair,
Hayattan mısralar peşindeyim.
Titrek bir ışığın altında,
Masamda kafiyeler dizmekteyim.
Kalem kelâm bilmez,
Kelimelerim ezberi hiç sevmez.
Susar ve yazarım,
Boş konuşmaya değmez
Gerçek mısraların peşindeyim.
Bir hayalim var,
Hayallerimin yolu çok dar
Yol uzun…
sağı yar, solu yâr
hayâlimdeki mısralarımın peşindeyim.
Gecelerdeyim elimde fener,
Aradığım ıssızlarda bir yer
Olmayan umut bile çaresizliğe değer,
Ben kendini arayan mısralar peşindeyim.
Acemi bir şairim işte…
YAZMAK
Ben yazmayı sevdim
Gecenin karanlığında kaybolurcasına
Ben yazmayı sevdim
Ay ışığında kaybolurcasına
Mürekkepleri sevdim
Harflerle resim yapar gibi
Porte çizer gibi
Seni anlatır gibi
Kalemi sevdim, kekeme dilimi konuşturan
İçime dolanları boşaltan
Göz yaşımı mürekkebi yapan
Kendimi kendime anlatmayı sevdim
Kendi kendime konuşur gibi
Kendimi anlattım seni arar gibi
Ben kendimde seni bulmayı sevdim
Sevdim işte… beyaz sayfa ile kalemin aşkını
Onların sevdasından olan mürekkebi ve bizi anlatan dizeleri
Seni anlatan cümleleri bizi biz yapan şiirleri…
ŞİİR İLE BEN
Masal okumakla yazmak arasında çok fark vardır. Okuduklarımız bir başkasının hayalidir aslında;
Her okuduğumuz masal; bazen yazarın hayali, bazen korkuları ve daha çok kaçışlarıdır. İçinden çıkılmaz dünyanın bir kapısını bulup dışarı çıkmasıdır. Yani kendine hayali, kendini gerçek dünyadan soyutlayan bir dünya kurmasıdır.
Bende çok kaçtım, çok korktum. Özendim masal dünyasına kaçanlara. Oysaki çok hayal de kurdum ama bir kapı bulamadım bu dünyadan çıkacak. O yüzden hiç masal yazamadım. Kalemimin ucunda ne Pamuk Prensesler oldu ne de Yedi Cüceler. Hayalini bile kuramadım kurbağanın bir prens olabileceğinin.
Çıkamayınca bu dünyadan kapı aramayı da bıraktım.
Şiir yazdım.
Şairlik bana kutsanmış sandım, şiirden başka hiçbir kapı açılmayınca bende burada kaldım. Belki de en doğrusu buydu kafiyeler ile anlatabilmek hislerini
Buket niyetine sevdiğine verebilmek
Ağıt yazmak, yakmak yerine Anneme…
Bölüm etkileşimi
