Hayat Bildiği Gibi Gelsin kitap kapağı

1. bölüm / 1

1.Bölüm Sedef'in Gelişi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 1.Bölüm Sedef'in Gelişi
  1. 1 1.Bölüm Sedef'in Gelişi1.544 kelime · Okuduğun bölüm

Kapıda ki her kimse sanki acelesi varmış gibi art arda zile basıyor, durmadan kapıyı yumrukluyordu.Kapının yumruklanışını işittiğim anda gözlerimi endileyle açıp yatağımda doğruldum.Etrafıma baktım.Abim Derin, mavi ranzasının altında horul horul uyuyordu.En sevdiği mavi battaniyesi yine her zaman ki gibi yerdeydi.Bir insan nasıl bu kadar deli yatabilir anlamıyorum.

Kapı durmadan hala yumruklanıyor, ve art arda zile basılıyordu.Hızlı bir tavırla, öfkeli suratımla kapıya doğru hızlı adımlarla yürüdüm. Yüzümdeki öfke kapının ve zilin her çalınışında daha da öfkeleniyordu.Kapının önüne geldiğimde üst üste vurulun kilitleri açtım,kapıyı araladım.Kapının önünde duran adam benim babamdı.Üzerinde her zaman giydiği siyah eşofman takımı vardı. Tam da tahmin ettiğim gibi yine zil zurna şarhoş bir şekilde kapıya dayanmıştı."Ne var baba!"dedim ona öfkeyle bakarak."Eylül,annen nerde,karıcığım nerde? "diyerek topallaya topallaya içeri girmeye çalıştı.Ellerimle onu göğsünden iterek içeri almadım.
"Madem annemi bu kadar görmek istiyorsun,o zaman uyu rüyanda görürsün belki"
"Çok konuşma kız!" diye bana bağırdı.O anda gözlerim doldu.Umutsuzca ona bakıyordum yaş dolu gözlerimle.Gözlerimde duran bir iki damla göz yaşı umutsuz ve çaresizce yanaklarımdan yavaş yavaş süzülerek çeneme ulaştı.Babamın bağırışının ardından arkamda bir ses hissettim.Yavaş yavaş bana doğru yaklaşıyordu.Arkamı döndüm.Abim Derin'di.Öfkeli bakışlarıyla kapıyı sertçe tuttu ve bana dönüp:
"Eylül abiciğim,Mete'yi de al yatak odasına git"
"A-Ama a-abi"
"Eylül, sana ne diyorsam onu yap!" dedi kararlı bir ses tonuyla. Abimin sözünün üstüne söz söylemek büyük bir cesaret isterdi.Ve bu cesaret hiç bir zaman bende olmadı ve olmayacak.

Abimin söyleyişiyle odama döndüm.Ranzanın üstüne çıkıp Mete'yi kaldırdım.Küçük kardeşim uykulu gözleriyle bana bakarak bir cevap bekliyordu.Elinden tuttum ve annemin odasına,götürmek üzere ranzanın merdivenlerinden yavaşça inerek odadan çıktık.Annemin odasının kapısı kapalıydı.Yavaşça tıklattım kapıyı. "Anne müsait misin, gelebilir miyiz?" dedim.Annemden bir ses geldi.Ağlamıştı.Ağlıyordu. Sesi çok ürkekti ve korkmuştu.Onu anlayabiliyorum.Evimizin direği,eşim,çocuklarımın babası dediğiniz insan tarafından,size yaşatılanları ve yaşadıklarınızı fark edince alıyorsunuz bu hayatın boş olduğunu."G-Gel kızım"dedi titrek sesiyle.Kapıyı yavaşça araladım.Annem yatağın başında oturmuş,sırtını yatağın baş kısmına yaslamış, üzerine mor battaniyesini örtmüş ağlıyordu.Onu öyle görmeye hiç bir zaman dayamanamadım.Annem benim için her şeyden önemliydi.Böyle bir durumda annemin bize bakması gerekir.Babam tarafından yemediği dayak,uğramadığı şiddet, edilmediği küfür kalmamıştı.Bu yüzden annem bize karşı her ne kadar güçlü, dik durmaya çalışsada içten içe bin parçaya bölündüğünü biliyorum.Annem ve babam ayrılmış olsalarda babam hala bu evde yaşıyor gibiydi.İçtiği alkoller onu zil zurna şarhoş edince uğrayacak başka kapısı olmadığı için buraya, bizim eve geliyordu.

Kardeşim Mete'yi annemin yatağında oturmasını söyledim.Mete hemen dediğimi yaptı.Yavaşça yatağa, annemin yanına yattı.
"Baban geldi değil mi?"dedi annem ürkek ve titrek sesiyle bana bakarak.Olumlu anlamda kafamı salladım ve yatağa oturdum.Annem bana bakıyor, baktıkça daha da ağlıyordu.Bende ağlıyordum.Onun ürkek, çaresiz gözlerine bakıp ağlamamak mümkün değil.Kısa bir süre sonra kapı tıklatıldı ve abim içeri girdi.

"Babam sizi içeride bekliyor"dedi abim.
"Ben onunla asla konuşmam!" dedim.
"Eylül,itiraz etme ve dediğimi yap.Anne sende!"dedi abim yine kararlı ses tonuyla.Abim odadan çıktıktan sonra anneme giymesi için kıyafetlerinden verdim.
Ben ona giyeceği kıyafetler seçerken annem yatağından kalktı, kolumdan tuttu.

"Eylül,kızım biliyorum çok zor şeyler yaşıyoruz ve sizinle çok fazla ilgilenemiyorum, özür dilerim.Ama ben senin annenim,benden bir şey saklama olur mu?" dedi.

"Biliyorum anne, senden bir şey saklamıyorum,yani saklamıyordum."

"Genç kızlığa adım attığını biliyorum Eylül'üm"

Az önce ne duydum ben.Yani evet buna şaşırmamalı.Bunu her kız yaşar ama önemli olan daha doğrusu benim şaşırdığım nokta annemin bunu nereden biliyor olması.
"Ben,babamın kulağına gider diye söylemedim.Tanımadığım bir adamla genç kızlığa
adım attığım için evlenmek istemiyorum anne"

"Ah, benim güzel kızım.Merak etme, bir gün kalbin hangi erkeğe atarsa onunla evleneceksin.Babanın böyle bir şey yapmasına izin vermeyeceğim sana söz veriyorum.

Annem sözleri ile çok rahatlamıştım.Üzerimde duran kocaman bir taş sanki annemin sesi ve sözleriyle aniden kalktı.Mutlu bir suratla anneme bakarak kafamı salladım.Anneme ayırdığım kıyafetleri giymesi için odadan ayrıldım.Kapıyı kapattıktan sonra arkamı döndüm.Ve o an bir şey fark ettim.Babam yoktu.Gitmişti.Abim mi ikna etmişti yoksa kendi mi gitmişti.Buna şaşırmıştım.İnatçı babam ne yaparsanız yapın sevgili karısı ve sevgili çocuklarını çok severdi.İnanırsanız tabii ki.O an bir şey fark ettim. İçeride benim yaşlarımda,bir kız oturuyordu.Güneş gibi sapsarı saçları,masmavi gözleriyle, yüzünde beni görünce oluşan tatlı tebessümü ile bana bakıyordu.Beni görünce ayağa kalktı.Ben onu hayatımda ilk defa görmüştüm ama o sanki beni bunca zamandır tanıyormuş gibi bakıyordu.Salonumuzun ortasında bir yabancı dikiliyordu.Fakat yabancı denilirse tabii.

"Abi, bu kız kim?" diye sordum meraklı gözlerimle ondan bir cevap beklermiş gibi bakarak.Aslında doğru.Önümde duran tanımadığım, hatta hayatımda ilk defa gördüğüm biz kızın evimizde ne işi vardı.Elbette geçerli bir sebep istiyordum.İki dakikalık bir zaman diliminde uydurulan bir yalana kim inanır ki.Dokuz, on yaşlarındaysanız belki,ama ben on beş yaşıma gelmiştim.Artık uydurulan yalanları anlayabiliyordum.Abim ciğerlerinden dışarıya derin bir nefes verdi.Söyleyeceği şey belli ki çok zordu ve bunu söylerken pek de rahat değildi.Abim sakladığı bir şeyi söylerken,vücudu soğuk soğuk terlerdi,ellerini birbirine sürterdi.Yine aynısı olmuştu.Abim Derin, bedeni ve ruhundan atacağı sözcük ve kelimeleri çıkarmakta çok zorlanıyordu.Dakikalardır birbirine sürttüğü ellerini eşofmanına sildi ve yere bakan kafasını bana çevirdi,gözlerini gözlerime dikti.
"Eylül, abiciğim bu Sedef,babamın diğer kızı, yani kızıymış."
"Ne, k-kızı mı!?"
"HıHı"diye kafasını salladı.Daha az önce üvey kardeşim olduğunu öğrendiğim kız.Yüzünde utangaçlık vardı.Bulunduğu ortamdan memnun değil gibiydi.Ve derhal buradan gitmek istiyordu.

Beynimden vurulmuşa döndüm.Meğerse biz üç değil dört kardeşmişiz.Bunca zamandır benim, daha doğrusu bizim bir kardeşimiz daha vardı.Ve yıllar sonra şuan da karşımda utanç ve şaşkın bakışlar altında yüzü yere eğik bir biçimde dikiliyordu.Ellerim ayaklarım ağrımaya başladı.Gözlerim ağrıyor, hatta kararıyordu.Girdiğim bu çıkmazdan ya çıkacaktım, ya da çıkmayı öğrenecektim.Bu kız niye burada,niye geldi, annesi mi öldü,bundan sonra bizimle mi yaşayacaktı,babamı ne zamandır tanıyordu,babam onu da bizi dövdüğü gibi dövüyor muydu,annesi neredeydi.Aklımda binlerce soru ile tartışıyordum zihnimin içinde.
Daha adını ve kim olduğunu yeni öğrendiğim üvey kardeşim Sedef,yanıma geldi.
"İyi misin?Gel otur istersen"diyerek bana koltuğu gösterdi.Ona bakarak gülümsedim ve gösterdiği koltuğa oturdum.
"Babam nerede?" dedim.
"Sedef'i bırakıp gitti"
Kafamı aşağı yukarı oynattım.Yaşadıklarımı gözden geçiriyordum.Sedef yanıma oturdu.Kafamı kaldırıp ona baktım.Sonra annemi fark ettim.Duvarın arkasında bize bakıp gözyaşı döküyor,bedeninden gözyaşlarını atıyordu.Anneme gülümsedim ve buraya gelmesimi söyledim.Annem sözümü duyduğu anda salona geldi ve abimin karşısında duran tekli koltuğa oturdu.

"Evet anlatın bakalım" dedim sakince.
Evet şuan da bana kızıyor olabilirsiniz.Emin olun bir anda tanımadığınız ve yabancı birisi olarak nitelendirdiğiniz insan,sizin üvey kardeşiniz çıkıyor olsa ve salonunuzda dikiliyor olsa sinirden geberirsiniz.Diye tahmin ediyorum.Hatta tahmin değil gerçek.Ama söz konusu babam gibi, bir insana gelince olaylar çok değişiyor.Bana ve kardeşlerime yaşattıklarından sonra onu asla ama asla affetmeyeceğim.Yemediğimiz dayak,uğramadığımız şiddet ve edilmediğimiz küfür kalmamıştı.Ben çok iyi biliyorum gecenin üçünde zil zurna şarhoş gelen bir adamın bizi kemerlerle dövüşünü.Kimi zaman çığlıklarımıza komşular geliyordu.Ben bunları unutmadım ve unutmayacağım.
Sedef,daha az önce hayatıma giren üvey kardeşim.O da yine babam tarafından nelere maruz kalmıştır tahmin bile etmek istemiyorum...

Annem dudaklarını birbirine bastırarak söze başladı.
"Eylül, kızım şimdi şöyle.Ben Sedef'i biliyorum yani uzun zamandır.Evet bunu size defalarca söylemeye çalıştım,ama söyleyemedim.Baban bundan kimsenin haberinin olmaması gerektiğini söyledi."

"Anne, biz senin çocuklarınız.Bir yolunu bulup söyleyemedin mi!?"

"Kızım, canım benim, denemedim mi sanıyorsun. Denedim hemde defalarca ama baban her defasında beni susturdu, bağırdı, çağırdı, dövdü."

"Ya,sende haklısın babamdan bahsediyoruz." dedim.
Annem abim gibi birbirine sürttüğü ellerini dizine sildi ve korkudan kuruyan dudaklarının ıslattı.
"Eylül'üm bak sana ve abine her şeyi en başından beri anlatacağım.Baban benimle nişanlandığı sırada abine hamileydim.Bu hamilelik haberi beklenmedik gerçekleşti.O zamanlar daha babanla sevgili gibi bir şeydik.Sonra ben abini öğrenince baban, evlenmeyi teklif etti.O zaman babana kör kütük aşık bir kızdım, bu teklifi en başından beri istiyordum.Teklifi hemen kabul ettim.Hayal dünyamda babanla musmutlu bir evlilik hayal ediyordum.Sonrasında anneannengil tanıştı ve ailelerimiz abine hamile olduğumu fark etmesin diye çabucak evlenmek zorunda kaldık.Sonra abini doğurdum.Abin iki yaşındayken bir gün evde kahvaltı hazırlıyordum.Kapı çaldı.Yeni evli olduğumuz için komşulardır diye düşünüp kapıyı açtım ve kapıyı çalan komşu değil Sedef'in annesi Ayşe hanımdı.Yani bunu şimdi söylüyorum ama o zaman Sedef'in annesi olduğunu bilmiyordum.Kadıncağız çok zor durumdaydı.Onu eve davet ettim.Beraber kahvaltıya oturduk.Duvarda babanızve benim fotoğrafımızı görünce çok şaşırdı.Bana babanızın eşi olduğunu söyledi.İşte o an anladım ki babanız benimle evliyken aslında bir başkasıyla da evliydi.Beynimden kaynar sular boşaldı.Ve ne yapacağımı bilemedim.O an o kadına çok sinirlenmiştim.Onundabir çocuğu olacaktı.Bu sırada bende sana hamileydim Eylül. Kadınla bayağı bir konuştuk,Ayşe hanım bana bu bebeği doğurmak istemediğini, bu bebeğin yaşayacağı şeylerin çok zor olduğunu söyledi.Ona karşı çıktım ve bu duruma itiraz ettim.İkna edip bebeği doğurması gerektiğini söyledim.Israrlarıma dayanamayıp kabul etti.Ama bana bir şartı vardı.

"Bu bebeği doğuracağım ama bu bebeğe sen bak olur mu, sana anne desin, senin elinde büyüsün"

"Peki ya sen? Sen ne olacaksın"

"Ben bir yolunu bulurum beni boşver"

O kelimeleri duyduktan sonra bu bebeğin kaderinin bana bağlı olduğunu öğrendim.Ayşe ile vedalaştık.O günden sonra her gün bize geldi, çok iyi arkadaş olduk.Babanız bir sürü yalanla hem ona eş oldu hem bana.Babanla kavgalar, gürültüler, şiddetler ve küfürler arttı, boşandık.Ama baban boşanmayı her ne kadar istemesede mecbur kaldı.Ayrıca bizim birbirimizi bildiğini de bilmiyordu.Bir gün Ayşe tekrar geldi.Bu bebeğe annesinin bakacağını ve bir gün bebek ile kendisinin yanıma geleceğini söyledi.Onunla vedalaştım.Her zaman telefonda Ayşe ile konuşuyorduk. Bana her defasında geleceğini söyledi ama bir türlü gelmedi.Sonra Eylül doğdu.Sonra da Mete.Her gün Sedef'i ve annesi Ayşe hanımın kapımı çalmasını bekledim."

Annem kelimelerini bitirdi.İçerisinden attığı onlarca şeyden kurtulmuştu. Artık bedeninde bir yük kalmamıştı.Ayağa kalktı ve mutfağa gitti.Sedef eliyle elimi tuttu ve diğer eliyle çenemi yukarı kaldırıp bana bakmasını sağladı.

"Eylül,benim annem şimdi yok.Yıllar önce yanıma gelirken bir trafik kazasında vefat etti.Bunu annen gidince söyledim çünkü Sena teyze annemi hala yaşıyor zannedip buraya, yanına gelmesini bekliyor.O çok tatlı birisi onu üzmek istemiyorum" dedi.

Zihnim daha da karmaşıklaşmıştı.Beynimde duran bir sürü yapboz parçasını eşleri ile birleştirmye çalışıyordum.Ama pek de kolay değildi.Çünkü ya eşleri yoktu, ya da birbirlerini tamamlasalar bile uyumlu değillerdi.Parçaları defalarca birleştiremye çalıştım ama o zaman fark ettim ki, o parçalar,artık eşsiz ve güzeldi.Tek başlarına zihnimin bir köşesinde kaldılar hiç bir zaman gitmemek üzere.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…