23. bölüm · Hayalden Gerçeğe

23.Bölüm

çağla Dilek

Nil mektubu okuduktan sonra katlayıp diğer mektubun yanına koydu. Bu sırada Pakize Hanım gelip Nil'i akşam yemeğine çağırmıştı. Nil yemeğini bitirip odasına çıktı.
Bu sırada Karan ofisine gelip dava dosyalarını inceliyordu. Birkaç saattir bu kadar yeterli olacağını düşünüp ofisten çıktı ve karşı tarafındaki Yalçın abinin nohut pilav yerine gidip bir şeyler yemeye karar verdi. Kendine bir porsiyon nohut pilav alıp bir sandalyeye oturup yemeye başladı. Aradan 15 dakika geçtiğinde yanına dört adam gelip yine Karan'a sataşmaya başlamışlardı. Bunlar hep babası yüzünden oluyordu; sırf onun yerine geçmediği için kim bir şey isterse direkt ona gelip bulaşıyordu. Adamlardan biri:
— Karan Ağa, şu bizim toprak meselesini çözüver hele, dedi.
— Birincisi, ben ağa değilim. İkincisi, bana ne sizin toprak meselenizden? Gidip diğer ağalara söyleyin.
Karan yerinden kalkar ve yürümeye başlar, dört adam da peşine takılır. Karan her zamanki gibi adamları biraz döver ve karakola gider; çünkü tek rahat edebileceği yer burasıdır onun için. Karan karakola girdiğinde Yasin komiser yine dalga geçer.
— Karan diyorum, buranın anahtarını sana verelim, sabah akşam buradasın zaten. Ya da oda ayarlayalım, ne dersin?
— Fena fikir değil aslında Yasin komiserim. Beni görmeye gelenler çok valla, burası da hastaneye döner, o yüzden böyle iyi komiserim.
— Bugün kaç kişiydi Karan?
— Dört kişiydiler ya. Ağız tadıyla bir yemek yedirmediler valla, oysaki bugün güzel bir gündü benim için.
— Duy da inanma! Senin güzel günün mü oluyor? Bak, ince hastalığa mı yakalandın, söyle bak.
— Evet, ince hastalık komiserim, der ve nezarethaneye doğru gider.
Nil bu sırada yatağına uzanmış, hem bu günü hem de mektubu düşünür.