3. bölüm / 5
HavaBölüm 3: Gölgelerdeki Gerçekler
Bölümler 5Şu an: Bölüm 3: Gölgelerdeki Gerçekler
Gecenin karanlığı savaş meydanını yavaşça yutarken, içimdeki huzursuzluk geçmemişti. Kimliğimi ve amacımı gizlemek için büyük çaba sarf ediyordum ama bu savaşın her anında tehlike kol geziyordu. Her adımımda dikkatli ve temkinli olmalıydım.
Levan, Diran ve Lucien'den uzaklaşırken, etrafı dikkatlice gözlemliyordum. Levan’ın bakışlarının hâlâ üzerimde olduğunu hissediyordum. Beni çözmeye çalışıyordu, ama buna izin veremezdim. Gizemli kimliğim benim en büyük silahımdı.
Bir an durup derin bir nefes aldım. Gölgelerin arasında yürürken, çevremdeki her sesi ve hareketi dikkatle dinliyordum. Amacım sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda intikamımı almak ve adalet sağlamak için bu savaşı kazanmaktı.
Küçük bir tepenin ardına saklandım ve çevremi kontrol ettim. Kimse yoktu. Kılıcımı kınına sokup, yere oturdum. Gözlerimi kapatıp kısa bir süreliğine dinlenmek istedim ama içimdeki huzursuzluk buna izin vermiyordu.
"Levan," diye fısıldadım kendi kendime, "seninle hesaplaşmamız bitmedi .
Diran'ın kampına doğru ilerlerken, Levan'ın izini kaybetmemeye çalıştım. Bir süre sonra, Levan'ın gölgelerin arasında hızlıca hareket ettiğini fark ettim. Beni fark etmiş miydi?
Sessizce takip ettim. Levan bir noktada durup etrafına baktı. Bir an için göz göze geldik ama hiçbir şey söylemeden hareketine devam etti. Beni test ediyordu, buna emindim. Onun için sadece bir çaylak olabilirdim ama gerçek kimliğimi öğrenmeye yaklaşmıştı.
Levan, aniden durup bana döndü. Gözlerinde bir merak ve şüphe vardı. "Liran, neden bizi takip ediyorsun?" diye sordu.
Sessiz kaldım, bakışlarımı ondan ayırmadan. İçimdeki huzursuzluk ve kararlılığı bir arada hissediyordum. Onun oyununa gelmeyecektim.
Levan, bir adım daha yaklaştı ve fısıldadı, "Gerçek kimliğini bilmiyorum ama seni çözmek için yeterince zamanımız olacak."
Kısık bir sesle cevap verdim, "Belki de senin kim olduğunu ben de bilmiyorum, Levan."
Levan gülümsedi, ama bu gülümseme bir tehdit ve aynı zamanda bir meydan okumaydı. "Göreceğiz, çaylak. Göreceğiz."
Levan’ın gözlerindeki şüpheyi daha fazla hissetmeye başladım. Sessizlik, bir anda beni kuşatmıştı. Her şey çok dikkatliydi, her hareketim dikkatle izleniyordu. Levan’ın beni çözmeye çalıştığının farkındaydım ama asla buna izin veremezdim. Gizem, benim en büyük silahımdı, kimliğimi açığa çıkarmak ise en büyük hatam olurdu.
Levan, kollarını kavuşturmuş ve bana doğru birkaç adım atmıştı. Yavaşça, sakin bir şekilde, “Neden bizi takip ediyorsun?” diye sordu. Sesindeki güveni fark ettim, ama bu güvenin ardında bir korku vardı. Bunu çok iyi biliyordum. Her soru, her bakış, onun ne kadar tedirgin olduğunu gösteriyordu.
Beni izlerken, içinde taşıdığı merak ve şüpheyi hissetmek oldukça kolaydı. Ama bir şey daha vardı; ona bir cevap verecek olsam bile, Levan’ın gözlerindeki o tuhaf güvenin ardında başka bir şey aradığını fark etmiştim. Belki de ne olduğunu anlamıştı, belki de sadece bir fırsat bekliyordu.
Bir süre sessiz kaldım. Gözlerimi ondan ayırmadım. İçimdeki huzursuzluğu bastırmaya çalıştım. Levan’a ne söylediğimden çok, ne kadar ikna edici olduğum önemliydi. Bu yüzden, ona hiçbir ipucu vermemek için her kelimeyi dikkatle seçtim.
“Bizi takip ettiğini düşündüğün kadar basit bir nedeni yok," dedim, sesimi olabildiğince net tutarak. "Ama eğer gerçekten çok merak ediyorsan, bir gün öğrenebilirsin."
Levan, gözlerinde bir kırılma hissettim. Bir süre sessiz kaldı, sonra bir adım daha attı. “Gerçek kimliğini öğrenmek için daha fazla zamanımız olacak, Liran. Bunu biliyorsun, değil mi?”
Gülümsemesine dikkat ettim. Bu, sadece bir tehdit değil, aynı zamanda bana meydan okuyan bir gülümsemeydi. Ama ben, onun bu hareketine asla gelmeyecektim. Zekâmı kullanarak, daha fazla bilgi veremezdim. Çünkü her verdiğim ipucu, beni bir adım daha zayıf yapacaktı.
Benimle neden bu kadar uğraştığını bilmiyorum," dedim, sakin bir şekilde. "Ama şunu bil: Benimle uğraşman sadece vakit kaybı yakında tekrardan savaş olucak ve ona hazırlanmalıyız keşke benimle uğraştığın kadar düşmanlarla ilgilensen.
Levan’ın gülümsemesi bir an için silindi. Birkaç saniye boyunca, gözlerinde beliren karanlık bir ifade beni dikkatle inceledi.
Karanlıkta kaybolmak için yeterli mesafe kazandığımı düşündüm. Levan’ın dikkatli bakışlarını, her an bir hamle yapıp yapmayacağını düşündüm. Ama benim için her şeyden önemli olan, bir an önce kaybolmaktı. Bu gece, gizliliğimi koruyacak ve bir sonraki adımımı planlamak için zamanı sabırla bekleyecektim.
Bölüm etkileşimi
