2. bölüm · Hattın Diğer Ucu
2
Çisem:Kusura bakmayın
Çisem: Yeni hat aldım, abimin numarasını yanlış girdiğim için size yazdım
Çisem: Tekrardan kusura bakmayın
Çisem: Vallahi yurt dışından gelip gitmekten bıktım arkadaş
Çisem: O kadar yoruluyorum ki
Çisem:Ama ailemin yanına gelince her şey geçiyor
Çisem:Tabi en çokta abimler
Çisem: Bak şimdi iki abim var Allah var her dediğimi yapıyorlar kırmıyorlar ama
Çisem:Çok kıskançlar
Çisem: Çokk
Çisem: Bazen hızlarına yetişemiyorum
Çisem: Ama artık rahatım buradayım gitmiyorum
Çisem: Telefonlara bakmıyor musun arkadaş
Çisem: Ben elimden düşürmüyorum
Çisem: Önceden o tıp fakültesini kazanmak için günde sadece iki üç saat bakabiliryordum
Çisem: Galiba en kötü dönemlerden biriydi
Çisem: Ama kazandım ya o başka tıp fakültesinin yeri bende ayrı
Çisem: O kadar emeğime değdi
Çisem: Ben yazıyorum böyle ama sen yoksun
Çisem: Sen yazmazsan ben durmam burada yazdıkça yazarım
Çisem: Uyarımı yapıyorum bak sonra bana küfürler yağdırma
Çisem:Mesaj yoksa yazmaya devam aşkısı
🦌
Fakülteden çıkmış, unuttuğum yolları tekrar hatırlatmak için yürüyordum. Üniversitenin başlangıcından beri Amerika'da yaşıyordum.
Harvard'da okuyordum ama son zamanlarda büyük tehditler alıyorduk. Evin erkekleri yani babam ve abilerim asker oldukları için çokca yaşanıyordu bu olay.
Babam ilk başlarda orada daha güvenli olduğumu söylüyordu ama aslında orada daha da tehlikedeymişim.
Normalde babam peşime adam takardı. Rahatsız olduğumu söylediğimde yine kararından vazgeçmese de birkaç gündür yanımda adam görmüyordum. Ama peşimde, beni takip eden bir korumanın olduğunu biliyordum.
Onların korkusunu anlayabiliyordum. Ailede tek kız olunca bunun etkiside fazlaydı. Bu konuyu fazla üstelemiyordum.
Geniş kaldırımlarda yürürken telefonum çaldı. Arayanı tahmin edebiliyorum. Ya Arkan ya da Arslan abimdi. Çıkış saatlerinde hemen arıyorlardı. Çantamdan çıkartıp, arayanı gördüm. Arkan abimdi. Şükürler olsun doğru numarasını almıştım.
Evet bir de bu yanlış numara vardı. Aramayı onayladım. "Çıktın mı küçük felaketim?" Dedi yine alaylı çıkan sesiyle. Yüzümde yine büyük bir gülümsems belirdi. "Çıktım abik, şimdi eve doğru yürüyorum." Dedim insanlara çarpmamaya özen göstererek.
"Almaya geleyim mi?" Dedi, arkadan selamlaşma seslerini duydum. Karargâhtaydı.
"Yok abi, biraz yürüyeceğim. Yolları unutmamak lazım." Dedim yayadan karşıya geçerek. "Dikkatli ol, benim kapatmam lazım." Dedi anladığım ve duyduğum kadarıyla komutan vardı yanında.
Arkan abim bizle ayrı yaşıyordu. Ben yurt dışına gitmeden önce aralarında büyük bir kavga olmuştu. Nedeni ise bendim.
"Kolay gelsin." Deyip aramayı sonlandırdım.
Arkan abim yakınımızda bir evde oturuyordu. Aslında arkadaşıyla beraber kalıyordu. Beraber boş zamanlarımızda buluşuyorduk ama görev zamanlarını ise onda kalarak telafi ediyordum.
Fakülte, evime yarım saatlik uzaklıktaydı. Ben daha çok yürümeyi tercih ediyordum ama arabam olsa daha iyi olurdu tabii ki.
Kablolu kulaklığımı alıp, taktım. Müzik listemden enerjik bir şarkı açtım. Ama şarkı yine bir aramayla kesildi. Telefonuma baktım, arayan Suzan'dı. Kendisi aslında Yarı Türk yarı da İngilizdi. Kendisi benle Türkiye'ye gelmişti.
Babası burada yaşıyordu.
"Efendim, Suzan?" Dedim.
"Çıktın mı fakülteden?" Dedi Türkçe aksanıyla. İngiliz olmasına rağmen Türkçeyi güzel konuşuyordu. Kendisi Hacettepe'de mühendislik fakültesinde okuyordu. O akşamcıydı.
"Evet, çıktım şimdi eve gidiyorum." Dedim, kalabalık sokağa girdiğim için biraz bağırmak zorunda kaldım. "Hım, anladım tamam bizde yarın buluşuyoruz." Dedi demek program yapmıştı.
Ama benim yarına ezber yapmam lazımdı. Vize haftalarına giriş yapmıştık.
"Yarın o kafede buluşuyoruz o zaman," dedim. "Okey, bay bay." Deyip kapattı.
Şükürler olsun ki eve gelmiştim. Evde kimse yoktu, anahtarı çantamdan çıkartıp kapıyı açtım. Arslan abim ve babam karargâhta, annem Adalet sarayında olmalıydı. Evet annem savcıydı.
Direk odama geçip, çantamı masanın üzerine bıraktım. Hemen dolaptan rahat bir eşofman takımı alıp banyoya girip üstümü değiştirdim.
Artık ev modunu almıştım. En sevdiğim mod olabilirdi. Hemen masanın üzerinden telefonumu alıp, yatağa oturdum. İlk olarak nedense mesajlar kısmına girdim. En üstte abim ama abim olmayan numarayı gördüm. Hâlâ bir mesaj yoktu.
Acaba ben yazmaya devam mı etseydim? Ediyim bence. Evet devam ediyorum.
Çisem:Selam
Çisem: Yine yoksun
Çisem: Bir şey soracağım
Çisem: Hangi çağda yaşıyorsun
Çisem: İnsan meraktan bile telefona bakmaz mı
Çisem: Mesela ekrana bir mesaj mı düştü hemen girer bakarım
Çisem: Dur sana bir dedikoduyla gelmişim
Çisem: Olay aşkısı
Çisem: Şimdi anlatıyorum
Çisem: Dinle!
Çisem: Bu bizim profesör birisiyle fan fin fon yapmış
Çisem: Sence kim?
Abim: Kim?
Çisem: Tabii ki bizim şey Nur'la
Çisem: Bu kız tam bir esc
Çisem: Anladın mı?
Abim: Anladım Nur orospuymuş
Çisem: Aferin
Çisem: Lan
Çisem: Sen
Çisem: Nasıl
Çisem: Yazdın
Abim: Tek tek yazmayı bırak
Çisem: Hâlâ şoktayım
Abim: Niye?
Çisem: İki üç gündür yoksun ve ben burayı günlük olarak kullanıyordum
Abim: Buranın günlüğe benzer yanı var mı?
Çisem: Boştu bende kullandım işte alla alla
Çisem:Hem kimsin sen
Abim: Asıl sen kimsin? Yazan sensin
Çisem: İlk sen söyle
Abim:Cık, sen söyle
Çisem: Söylemezsen seni bulmam saniyeler sürer
Abim: Asıl benim seni bulmam saniyeler sürer. Uğraştırma zaten canım sıkkın.
Çisem: Yok inat ettim söylemiyorum gidip abime seni araştıracağım
Abim:Abin kim?
Çisem: Söyleyemem
Abim:Benim küçük bebelerler uğraşacak vaktim yok. Fazla bile konuştum.
Çisem: Yok söylemiyorum
Abim: İyi bende araştırmaya gidiyorum
Çisem: Aklıma bir şey geldi
Abim:Ne?
Çisem:Mafya mısın
Abim:Hayır bir alakam yok
Çisem: O zaman polis
Abim:Hayır,
Çisem: Asker mısın
Abim: Evet.
Çisem: Gerçekten mi
Abim: Evet.
Çisem: Tamam ben kim olduğumu söyleyim sen araştırma
Abim: Neden?
Çisem:Yok sen araştırma ben Çisem, Çisem Karaca. Tıp fakültesi son sınıf öğrencisiyim
Abim: Sen herkese böyle bilgilerini verir misin? Belki asker değilim ne yapacaksın?
Çisem: Ya bi sg gerçekten
Merhaba, nasılsınız?
Bölüm nasıldı,nasıl gidiyoruz?
Şöyle bölüm sonu olarak 🦌 emojimizi koyalım
Yeni bölüm de görüşmek üzere canlar
🦌
