Hatırlama kitap kapağı

1. bölüm / 1

Hatırlama

TANIDIK BİR YABANCI

Vaveyla Yazarı: Simge Karataş

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: TANIDIK BİR YABANCI
  1. 1 TANIDIK BİR YABANCI1.152 kelime · Okuduğun bölüm

“BİR GÜN HAFIZAMI KAYBETSEM BİLE SENİ ASLA UNUTMAM,KARAN...”

Karanlık. Görebildiğim tek şey buydu. Karanlık göz kapaklarımın içine işlemiş gibiydi. Açık mıydılar, kapalı mıydılar anlamıyordum. Uzaktan bir ses geliyordu. Boğuk, tanıdık ama seçemediğim bir ses. "Korkma, hemen uyanacaksın." Sesin geldiği yere gitmek istemedim geri dönmek kaçmak istedim, bana güven vermiyordu duyduğum bu ses. Ama yapamadım ayaklarım benim isteğim dışında hareket ediyordu. Kimin olduğunu, beni neyin beklediğine dair bir fikrim yoktu. Ne olduğunu göremiyordum bile neden gidiyordum ki oraya?

"Merak etme ben her zaman buradayım uyandığında da burada olacağım." Gözlerimin önünde bir görüntü belirdi. Beyaz bir oda, hayır burası hastane odası. Sanki bir film sahnesi gibi ama filmde oynayan bendim karşımda gördüğüm ekranda ben vardım. Yanımda da siyah saçlı bir adam. Garip olan şu ki onu tanımıyordum ama içimde tuhaf bir his vardı. Adamın dudakları hareket ediyordu ama sesini duyamıyordum. Tekrar sesi duymaya başladım ama bu sefer ekrandan gelmediğini fark ettim başka bir yönden geliyordu bu ses. "Uyan." Bir an sessizlik oldu. Sonra aynı ses bu sefer yalvarırcasına tekrar konuştu "Hadi... Lütfen uyan artık"

Gözlerimi açtığımda gördüğüm tek şey beyazlık oldu. Ne yani bu seferde beyazlık içinde mi gezineceğim? Bir süre nerede olduğumu anlamaya çalıştım.
"Uyanmış." Bir ses. Kadın mıydı, erkek mi ayırt edemedim. Ses uzaktan geliyordu ama odanın içinde yankılandı. " Beni duyuyor musun?" Gözlerimi kırpıştırarak sesin geldiği tarafa baktım. Nihayet görüntü netleşmeye başlamıştı. Beyaz bir oda. steril kokular ve makineler. Film sahnesinde ki gibi bir yerdi. Ama niye buradaydım ben? " Beni duyuyor musun" Ses tekrarladı ısrarcı bir şekilde. Sadece kafamı sallamaya çalıştım, başka bir şey yapamıyordum zaten. Dudaklarım birbirine yapışmış gibiydi. Karşımdaki kadına baktım. Onu tanımıyordum bundan emindim. Yüzünü ilk kez görüyordum ama içimde bir şey buna karşı çıkıyordu. Kalbim, beynimden önce tanımış gibiydi onu.
“Sonunda uyandın Selis." Hiçbir tepki veremeden ona baktım. Bana neden öyle bakıyordu? Sanki bir terslik vardı. Benim bilmediğim ama onun bildiği bir şey.
“Sana birkaç test yapmam gerekecek sanırım ha...” lafını bitiremedi karşımdaki kadın. Şimdi ikimizde kapıdan içeri giren, siyah saçlı adama bakıyorduk. Kalbim göğsüme sertçe çarptı. Nedenini bilmiyordum ama onu görür görmez içimde tuhaf bir şey düğümlendi. Onu ilk kez görüyordum. Rüyamda gördüğüm kişi oydu. Bundan garip bir şekilde emindim.
“Bizi yanlız bırak.” dedi, gözlerini kadından ayırmadan. Sesi sertti. Çıkmasını bekliyordu. Kadın bir kaç saniye ona baktı. Sanki bir şey söylemek istiyor ama söylememesi gerektiğini düşünüyordu. Sonunda derin bir nefes aldı ve odadan çıktı.
Kapı kapanınca odanın içi ağır bir sessizlik kapladı. Siyah saçlı adam gözlerini benden ayırmıyordu. Rahatsız olmuştum. Çünkü bana bir yabancı gibi bakmıyordu. Bana kaybettiği bir şeyi bulmuş gibi bakıyordu.
“Sen.. kimsin?”diye fısıldadım.
Adamın yüzünde beli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Karan” bir an durdu. “Şimdilik bu.”
“Şimdili bu?” Ne demekti bu? Kimdi bu adam? Bana doğru bir adım attı. Farkında olmadan nefesimi tuttum. Kaçmak istiyordum ama garip olan şey korkmamam gerekiyormuş gibi hissetmemdi. Bana doğru eğildi. Sesi neredeyse fısıltıydı. “Uyandığında burada olacağımı söylemiştim..” bir an durdu.”Hatırlıyor musun, Selis?”
Bana bunu söylemişti. Bundan emindim. Gerçek miydi? Yoksa uyanamamış mıydım? Karan gözlerini üzerimden ayırmadı. Yüzünde o garip ifade hala vardı. Sanki söylemek istediği binlerce şey vardı ama hiçbirini söyleyemiyordu.
“Korkuyorsun” dedi sessizce.
“Seni tanımıyorum...” dedim kaşlarımı çatarak.“Neden korkayım ki?”Bu sözleri duyar duymaz yüzündeki ifade değişti. Gözlerinde bir şey kırılmış gibi görünüyordu. Ama bu yanlızca bir saniye sürdü. Sonra tekrar o soğuk yüz ifadesi geri geldi.
“Biliyorum.” dedi.
Kalbim bir an duracak gibi oldu. Biliyorum mu?
“Ama seni daha önce gördüm...” dedim yavaşça. Karan’ın yüzünde ki ifade dondu. Gözlerinde ki o soğukluk kayboldu. Birkaç saniye hiç bir şey söylemedi. Sanki nefes almayı unutmuş gibiydi.
“Nerede?” diye sordu.
“Az önce, uyanmadan. Rüyamda gördüm seni.” Bu kez yüzü tamamen değişti. “Bu imkansız..” diye fısıldadı. Kaşlarım çatıldı.
“Ne imkansız?” Bana cevap vermedi.Gözleri birkaç saniye yüzümde gezindi. Sanki bir şeyden emin olmaya çalışıyordu. Sonra yavaşça, neredeyse korkar gibi sordu.
“Rüyanda.. başka ne gördün Selis?”
“Seni gördüm. Bir hastane odası vardı... Bana bir şey söylüyordun.” Karan derin bir nefes verdi. Sanki bir an rahatlamış gibiydi.
“Bir şey daha var.” dedim. O an Karan’ın tekrar nefesini tutuğunu anladım. Tekrar rahatsız olmuştu. Hayır korkmuş gibiydi.
“Ne gördün.”
Dudaklarımı araladım ama sonrasında sustum. Söylersem yüzündeki o ifadenin tekrar değişmesinden korktum. Çünkü rüyamda sadece onu görmemiştim.
“Başka ne gördün Selis?” Sesi bu kez farklıydı. Sanki cevabı gerçekten duymak istemiyordu ama duymak zorundaydı.
“Bilmiyorum...” dedim ama yalan söylediğimi ikimiz de anlamıştık. Karan birkaç saniye yüzüme baktı. Içime tuhaf bir huzursuzluk yayıldı. Söylediğim yalanı çoktan anlamış gibiydi.
“ Tamam.” dedi sonunda. Tamam mı? Bu kadar mıydı?
“ Tamam?” diye tekrarladım. Yüzünde yine çözemediğim o ifade belirdi. Acı mıydı, öfke miydi yoksa hayal kırıklığı mıydı anlayamadım.
“ Hatırladığında bana söylersin.” dedi sessizce. Sonra kapıya yöneldi. Bir adım attıktan sonra durdu.
“ Ama bir şey var Selis...”
Nefesimi tuttum. Başını yavaşça bana çevirdi.
“ Rüyanda gördüklerini herkese anlatma Selis. Bazı şeyler... duyulmaması gerekir.”
Karan çıktan sonra odanın içi yeniden sessizliğe gömüldü. Ama nedense sessizlik beni rahatlatmamıştı. Gözlerimi tavana diktim.
“Bazı şeylerin duyulmaması gerekir.”
Sözleri kafamın içinde dönüp duruyordu. Gözlerimi kapattığım anda başımın içinde keskin bir ağrı oluştu. Kaşlarımı çattım. Sonra bir anda...
Bir görüntü.
Geceydi. Yağmur yağıyordu. Islak asfaltın üzerinde koşuyordum. Nefes nefeseydim. Elim birinin elindeydi.
Karan.
Elimi sıkıca tutuyordu. “Sakın arkanı dönme Selis!” diye bağırmıştı. Sonra herşey parçalandı. Gözlerimi aniden açtım. Göğsüm hızla inip kalkıyordu. Parmaklarım titriyordu. Çünkü ilk kez emin olmuştum.
Bu bir rüya gibi hissettirmemişti. Bir anı gibi hissettirmişti.
Nefesim hala düzelmemişti. Parmaklarımın titremesi yeni durmuştu ki kapı aniden açıldı. Gelen Karanın dışarı kovduğu hemşire yada doktor kadın dı. “Sanırım artık seninle ilgilenebilirim. Yüzün bembeyaz olmuş. Bir şey mi hatıladın Selis?”
Kadına bir kaç saniye baktım. Dilim, dudağım kurumuştu. Karan’ın söyledikleri hala kulaklarımda yankılanıyordu.
“Bazı şeylerin duyulmaması gerekir.”
“Selis?” diye tekrar seslendi kadın.
Dudaklarımı araladım.
“Bir şey hatırladım...”
Yüzünde ki ifade aniden değişti.
“Ne hatıladın?”
Karan’ı anlatmak üzereydim. Yağmuru. Koşmayı. Elimi tutuşunu. Ama bir anda içimde tuhaf bir his oluştu. Sanki söylememem gerekiyormuş gibi.
“Hiçbir şey.”dedim bir anda. “Yanılmışım.”
Kadının kaşları hafifçe çatıldı.
“Emin misin?”
Başımı salladım.
Kalbim bir an duracak gibi oldu. Hafıza mı kaybetmiş miydim ben?
“Beni de hatırlamıyorsun değil mi?” üzgün bir sesle söylemişti bunu. Hatırlamam mı gerekiyordu? Bu etrafımdaki insanlar bana hem tanıdık hem yabancı geliyordu. Nedenini çözebilmiş değildim. Nolmuştu bana? Hafızamı nasıl kaybedebilirdim ki.
“Hatırlamıyorum.” dedim. Sesim hem üzgün hem mahçup gibi çıkmıştı. Öyleydim. Onları hatırlayamadığım için mahçup gibiydim.
“Tamam.. Ben ve İlay sana hatırlaman için yardımcı olucağız. İsmim Lerza bu arada. İlay psikolog. Hatılaman için sana yardım edicektir.”
Sonra gözüm masanın üzerinde ki dosyaya takıldı. Üzerinde kendi ismim yazıyordu.
Selis Alkan.
Ve hemen altında kırmızı kalemle çizilmiş tek bir kelime vardı.
Hatırlama süreci başladı.

[ KARAN ]
Kapı kapanır kapanmaz gözlerimi kapattım. Ellerimi fark etmeden yumruk yapmıştım. Bu olmaması gereken bir şeydi. Selis beni görmemeliydi.
Özellikle de… O geceyi hatırlamamalıydı. Telefonun titreşimiyle düşüncelerimden sıyrıldım.
BİLİNMEYEN NUMARA
“Hatırlamaya başladı mı?”
Ne diyebilirdim ki? Hatırlıyor. Rüya sandığı şeyler aslında anılarıydı.
Ya hepsini hatırlarsa?
Ya gerçeği öğrenirse?
Parmaklarım telefonun üzerinde durdu. Eğer Selis’ in bir şeyleri hatırladığını ona söylersem… Selis ölebilirdi. Gözlerimi kapattım. Tek bir mesaj yazdım.
“Hayır. Hiç bir şey hatırlamıyor.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18